Ana içeriğe geç
Sözlük

memurlar ile cümle

memurlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Yakında, iktidara gelmesine yardımcı olan memurların çoğu, çıkarılması gerektiğine karar verdi.Soon, many of the officers that had helped him come to power decided that he had to be removed.
Hem memurlar hem de erkekler asil bir şekilde davrandılar.Both officers and men behaved in a noble manner.
Polis memurlarının kendileri, fuhuş çalışanlarına karşı şiddetin faillerindendir.Police officers themselves are common perpetrators of violence against prostitutes.
Özel Kolordu'nun yüksek rütbeli memurlarının çoğu yeni görevlere atandı.Many of the high-ranking officers of ASC were assigned to new posts.
Jeong-yeong, yozlaşmış polis memurları tarafından her zaman ezilen dürüst bir dedektiftir.Jeong-yeong is an upright detective who is always overpowered by her corrupt fellow police officers.
Bu sonuca geniş çapta alay edildi [1] ve polis memurları bunu şiddetle reddetti.This conclusion was widely derided,[1] and police officers strenuously rejected it.
1 Ocak 1940'ta Versay merkezli Memurlar Mühendislik Eğitim Merkezine katıldı.There, on January 1, 1940, he joined the Versailles-based Officers Engineering Training Centre.
Beşi de Narkotikle Mücadele Bürosu memurları tarafından tutuklandı.All five were arrested by officers of the Narcotics Suppression Bureau.
Times Meydanı'nda New York Polis Departmanı (NYPD) memurlarından bilgi alan bir Teğmen.Lieutenant debriefing New York City Police Department (NYPD) officers at Times Square.
Bir gemiye binen ABD Gümrük ve Sınır Koruma memurları.U.S. Customs and Border Protection officers boarding a ship
Endonezya Ulusal Polis Memurları yaya devriye gezisi sırasında.Indonesian National Police officers during foot patrol
Hiung-nu, Han Hanedanı memurları ve yetkilileri ile evlilik ittifakları uyguladı.The Xiongnu practiced marriage alliances with Han dynasty officers and officials.
Bazı durumlarda K-9 memurları tarafından ve standart olarak devriyeler tarafından kullanılır.Used by K-9 officers in some cases and for standard patrolman and patrolwomen.
Polis memurlarının işkence veya kötü muamele nedeniyle kovuşturulması nadir görülmektedir.[1]Prosecutions of police officers for torture or ill-treatment appear to be rare.[6]
Birkaç dakika sonra polis memurları, Fyssas'ı bıçakla yaralanmış halde buldu.At 23:59, a DIAS motorcycle police unit of eight was instructed to enter the area.
Yardımcı komiserler, eski köle evliliklerini kaydetmek için memurları işe almaktan sorumluydu.Associate commissioners were responsible hiring officers to record former slave marriages.
O zamanlar İspanyol hükümet memurlarının yerli kadınlarla evlenmesi yasaktır.Den spanischen Regierungsbeamten war es damals verboten, einheimische Frauen zu heiraten.
Sağlık ocağı ve sağlık evi vardır.ancak görevli memurlarımız bulunmamaktadır.Es gibt das Wohnzimmer und das Herrenzimmer, aber andere Räume haben wir nicht finden können.
Memurlar 14, halk 27 kuruştan ekmek alacak.Von den 79 Räumen werden 27 bewohnt.
Vergi memurları da görevlerinden alınıp hapse yollandı.Die Putschisten wurden ihrer Ämter enthoben und inhaftiert.
Bazı durumlarda konsolosluk memurları ve konsoloslar temsil ettikleri ülkenin vatandaşı olmayabilir.Der Generalkonsul muss nicht unbedingt Staatsbürger des Landes sein, das er vertritt.
Aynı yıl Genelkurmay Askeri Akademisi memurları kurslarından mezun oldu.Noch im selben Jahr wurde Leistner Offiziersschüler an der Offiziersschule der Landstreitkräfte.
Plebler kendi memurlarını seçme hakkı istediler.Les plébéiens demandent le droit d’élire leurs propres représentants.
Bu dönemde önce devlet memurlarının istihdam statüsü üzerine eğildi.Cette année, cependant, M. le Préfet de police a bien voulu descendre sur la voie publique.
Osmanlı Devleti'ne hizmeti olan bir bölüm asker ve memurlara verilir.Une bonne partie du comté a ensuite été offert à Clark et à ses soldats.
Böylece, orman memurları da bu okulda yetiştirilmeye başlanmıştır.Pour cette raison, les Brown ont grandi dans cette école.
Arslan, saldırı sonrasında kaçmaya çalışırken Danıştay'da görevli polis memurları tarafından yakalanmıştır.Mais quand Platon sort de l'observatoire, il est tué par un agent de police.
Memurlar gürültünün ve kirliliğin olacağını ifade etti.Les résidents se plaignent en particulier du bruit et des odeurs.
Burada bulunan İngiliz subaylar ve memurlar tutuklandı.Des soldats américains et britanniques y sont morts.
Onun kadın polis memurlarına karşı hiçbir şeyi yok; o sadece Moore'nin çok yeşil olduğunu düşünüyor.No tiene nada en contra de mujeres policías, sino que simplemente considera que Moore está demasiado verde.
O gece kadın gibi giyinenler memurlara eşlik etmemekte direndiler.Los que iban con ropa de mujer se negaron a ir con las oficiales esa noche.
Babası hariciye memurlarından Ali Namık Efendi idi.Debía dirigirse a su padre llamándole domine (señor).
Babası, Posta-Telgraf memurlarından Hakkı Bey’dir.Su padre era funcionario del cuerpo superior de Correos.
Asurlu bir diğer görevli ise Šaqil-datim olarak adlandırılan memurlardı.Un ejemplo serían las fuerzas operativas combinadas, conocidas como Task Force.
Memurlar genel olarak dürüst ve adil olmayan bir şekilde davranır.En términos generales su administración parece haber sido honesta y eficaz.
Buna karşı Ümran da Cedid yanlısı memurları tasfiye ederek bu hamleye yanıt verdi.Esta vez la justicia dio la razón a los ondarreses.
Kule eski dönemlerden bu yana kuleye özel polis memurları tarafından korunmaktadır.En la Edad Media la torre fue defendida por soldados regulares.
İşçi ve memurlara sendika kurma hakkı ile grev hakkı tanınmıştır.Reconocimiento como un derecho de los trabajadores las huelgas y los paros.
Memurların tayin ve azilleri ciddi bir statüye bağlanmalıdır.Esto requiere que el Emperador y sus representantes impongan una disciplina estricta.
Polis memurlarının görevdeyken içki içmelerine izin verilmemektedir.Gli agenti di polizia non sono autorizzati a bere alcolici mentre sono in servizio.
Kent seçkinleri dinsel önderler, varlıklı toprak sahipleri ve yüksek rütbeli sivil memurlardan oluşmakta idi.L'élite era composta dai sacerdoti, dai ricchi proprietari terrieri e dagli impiegati statali d'alto rango.
İşçi ve memurlara sendika kurma hakkı ile grev hakkı tanınmıştır.Si negava a tutti i dipendenti pubblici il diritto allo sciopero.
Dış işlerin idaresi için tarafımızdan memurlar atanmıştır.Нами уже назначены чиновники для ведения иностранных дел.
Resmi pasaport: Millet Meclisi üyelerine ve memurlara verilir.Официальный паспорт: выдаётся членам Национальной Ассамблеи и гражданским работникам.
Burada bulunan İngiliz subaylar ve memurlar tutuklandı.Также здесь стали селиться британские военные и чиновники.
Devlet memurlarının yerli kumaş kullanması zorunluluğu getirildi.Чиновников обязали ходить в национальной тибетской одежде.
Polis memurları, aracın içinde biri dolu iki tabanca bulduklarını söylediler.«Мы знаем, что этот человек купил как минимум две единицы огнестрельного оружия.
Transit polis memurları Metro sisteminde ve Metrobüslerde devriye gezerler.Начинается погоня за героями по городским улицам и метро.
Bu rütbeye daha Ulusal Polis Örgütü tüm polis memurları katılmaktadır.Туда отправляется вся команда муниципальной полиции.
Özel giysiler şamanlar ve memurlar için yapılır.اللباس الخاص يتم تصنيعه خاصة للالشامان والمسؤولين.
24 Mart 1879 tarihinde Tesla, ikâmet izni bulunmadığı için polis memurları eşliğinde Gospić'e iade edildi.وفي 24 مارس 1879، تم ترحيل تسلا إلى غوسبيتش تحت حراسة الشرطة نظرًا لعدم حوزته على تصريح بالإقامة.
Burada görevli memurlardan İbrahim Efendi'den Arapça ve Farsça öğrendi.وتعلم اللغة العربية والفارسية من السيد أبراهيم أحد الموظفين المعينن هناك.
Film bittiğinde, SS memurları “figüran”ların çoğunu Auschwitz-Birkenau toplama kampına gönderdi.عندما انتهى الفيلم نفذ مسؤولو قوات الأمن الخاصة ترحيل معظم "الأشخاص" إلى مركز قتل أوشفيتز- بيركيناو.
Memurlar gürültünün ve kirliliğin olacağını ifade etti.أعرب المسؤولون عن قلقهم تجاه الضوضاء وحركة المرور.
İsveç Hükümet memurları - Göran Perssonقاموس السير الذاتية الوطنية السويدية: إهرنستراهل
Polis memurları, aracın içinde biri dolu iki tabanca bulduklarını söylediler.ذهب إلى الداخل ، وجد اثنين من المسلحين هناك.
Bunlar soylular ya da yüksek dereceli memurlardı.فهل تريدني أن أقول (المحترمون) أم (المحترمين)?
Köyden 1960'lı yıllardan bu yana çeşitli mesleklerden devlet memurları çıkmıştır.ويدير شؤون القرية مجلس محلي منذ سنوات الستينات.
Bintolhoda, abisine eşlik etmek istiyordu ama memurlar izin vermediler.أرادت غولدمان الانضمام إلى شقيقتها، لكن والدهما رفض السماح لها بذلك.
O gece kadın gibi giyinenler memurlara eşlik etmemekte direndiler.Aqueles vestidos de mulher naquela noite se recusaram a ir com as oficiais.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod