Ana içeriğe geç
Sözlük

memur ile cümle

memur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Kendinizi polis memuruna rüşvet vermek isteyen adamın yerine koyun.Puneti-va in pozitia rapitorului care vrea sa mituiasca politistul.
Kendinizi polis memuruna rüşvet vermek isteyen adamın yerine koyun.Stel je in de plaats van de kidnapper die de agent wil omkopen.
Kendinizi polis memuruna rüşvet vermek isteyen adamın yerine koyun.Versetzen Sie sich in die Position des Kidnappers, der den Polizisten bestechen will.
Kendinizi polis memuruna rüşvet vermek isteyen adamın yerine koyun.Τοποθετείστε τον εαυτό σας στη θέση του απαγωγέα που θέλει να δωροδοκήσει τον αστυφύλακα.
Kendinizi polis memuruna rüşvet vermek isteyen adamın yerine koyun.Поставете се на мястото на похитителя, който иска да подкупи полицая.
Kendinizi polis memuruna rüşvet vermek isteyen adamın yerine koyun.Поставте себе на місце викрадача, який хоче дати хабаря офіцерові.
Kendinizi polis memuruna rüşvet vermek isteyen adamın yerine koyun.Поставьте себя на место похитителя, намеревающегося дать взятку полицейскому.
Kendinizi polis memuruna rüşvet vermek isteyen adamın yerine koyun.שימו עצמכם בנעליו של החוטף שרוצה לשחד את השוטר.
Kendinizi polis memuruna rüşvet vermek isteyen adamın yerine koyun.ضع نفسك في موقف الخاطف الذي يرغب في رشوة رجل الشرطة.
Kendinizi polis memuruna rüşvet vermek isteyen adamın yerine koyun.誘拐犯の立場を想定しましょう 警官が不正であるか 公正であるかの
Kobaylarda biri alkışladı ve hemen memurları tarafından bastırıldı mahkeme.Aici, una dintre cele cobailor ovaţionat, şi a fost imediat suprimată de către ofiţerii instanţei de judecată.
Kobaylarda biri alkışladı ve hemen memurları tarafından bastırıldı mahkeme.Aqui uma das cobaias cheered, e foi imediatamente reprimida pelos oficiais do tribunal.
Kobaylarda biri alkışladı ve hemen memurları tarafından bastırıldı mahkeme.Berikut salah satu guinea-babi bersorak, dan segera ditekan oleh petugas pengadilan.
Kobaylarda biri alkışladı ve hemen memurları tarafından bastırıldı mahkeme.Dưới đây là một trong lang-lợn cổ vũ, và ngay lập tức bị đàn áp bởi các sĩ quan của Toà án.
Kobaylarda biri alkışladı ve hemen memurları tarafından bastırıldı mahkeme.Ecco una delle cavie applaudito, ed è stato subito soppresso dagli ufficiali della corte.
Kobaylarda biri alkışladı ve hemen memurları tarafından bastırıldı mahkeme.Här en av de marsvin jublade och var genast ned av officerarna av domstolen.
Kobaylarda biri alkışladı ve hemen memurları tarafından bastırıldı mahkeme.Her en af ​​de marsvin jublede, og blev straks undertrykt af officererne af banen.
Kobaylarda biri alkışladı ve hemen memurları tarafından bastırıldı mahkeme.Hier een van de cavia's juichten, en werd onmiddellijk onderdrukt door de officieren van de rechtbank.
Kobaylarda biri alkışladı ve hemen memurları tarafından bastırıldı mahkeme.Hier eines der Meerschweinchen jubelten, und wurde sofort von den Beamten unterbunden des Gerichts.
Kobaylarda biri alkışladı ve hemen memurları tarafından bastırıldı mahkeme.Itt az egyik tengerimalac ujjongott, és rögtön elnyomta a tisztek A bíróság.
Kobaylarda biri alkışladı ve hemen memurları tarafından bastırıldı mahkeme.여기 기니 돼지 중 하나가 환호하고, 즉시 경찰에 의해 억제되었다 법원의.
Kobaylarda biri alkışladı ve hemen memurları tarafından bastırıldı mahkeme.Oto jeden z świnki morskie cieszyli się, i natychmiast tłumione przez oficerów sądu.
Kobaylarda biri alkışladı ve hemen memurları tarafından bastırıldı mahkeme.Täällä yksi marsujen hurrasi ja oli heti tukahduttivat virkailijat
Kobaylarda biri alkışladı ve hemen memurları tarafından bastırıldı mahkeme.Tu jeden z morčiat jasali, a bol okamžite potlačený dôstojníkov súdu.
Kobaylarda biri alkışladı ve hemen memurları tarafından bastırıldı mahkeme.Tukaj je eden izmed morskih prašičkih navijali, in je bil takoj zatreti z uradniki sodišča.
Kobaylarda biri alkışladı ve hemen memurları tarafından bastırıldı mahkeme.Voici l'un des cochons de Guinée-applaudi, et a été immédiatement réprimées par les officiers de la cour.
Kobaylarda biri alkışladı ve hemen memurları tarafından bastırıldı mahkeme.Zde jeden z morčat jásali, a byl okamžitě potlačen důstojníky soudu.
Kobaylarda biri alkışladı ve hemen memurları tarafından bastırıldı mahkeme.Вот одна из морских свинок приветствовали это решение, и сразу же был подавлен сотрудниками суда.
Kobaylarda biri alkışladı ve hemen memurları tarafından bastırıldı mahkeme.Ето един от морски свинчета се радваха, и веднага бе потушено от служителите на съда.
Kobaylarda biri alkışladı ve hemen memurları tarafından bastırıldı mahkeme.Ось одна з морських свинок вітали це рішення, і відразу ж був пригнічений співробітниками суду.
Kobaylarda biri alkışladı ve hemen memurları tarafından bastırıldı mahkeme.הנה אחד משפני הניסוי הריעו, דוכאה מיד על ידי השוטרים
Kobaylarda biri alkışladı ve hemen memurları tarafından bastırıldı mahkeme.هلل هنا واحدة من الخنازير الغينية ، وعلى الفور تم قمعها من قبل ضباط للمحكمة.
Kobaylarda biri alkışladı ve hemen memurları tarafından bastırıldı mahkeme.裁判所の。 (これはかなり難しい単語なので、私はちょうどれます
Konfüçyüsçülüğün sosyal norm ve önemli olan kişinin Mandarin(Çin'de yüksek memur) olduğu zamanda büyümüştü.Bà lớn lên trong thời kì mà đạo Khổng là chuẩn mực xã hội và quan lại địa phương có quyền sinh quyền sát.
Konfüçyüsçülüğün sosyal norm ve önemli olan kişinin Mandarin(Çin'de yüksek memur) olduğu zamanda büyümüştü.Gdy dorastała, konfucjanizm był normą społeczną, i lokalny Mandaryn tym, kto się liczy.
Konfüçyüsçülüğün sosyal norm ve önemli olan kişinin Mandarin(Çin'de yüksek memur) olduğu zamanda büyümüştü.Ia tumbuh pada saat ajaran Konghucu menjadi norma sosial dan orang Mandarin lokal adalah orang terpandang.
Konfüçyüsçülüğün sosyal norm ve önemli olan kişinin Mandarin(Çin'de yüksek memur) olduğu zamanda büyümüştü.Ő akkoriban nőtt fel, amikor a konfucianizmus volt a társadalmi norma, és a helyi mandarin volt a kiskirály.
Konfüçyüsçülüğün sosyal norm ve önemli olan kişinin Mandarin(Çin'de yüksek memur) olduğu zamanda büyümüştü.Odrasla je v času ko je bilo konfucijanstvo socialna norma in je bil lokalni mandarin zelo pomemben.
Konfüçyüsçülüğün sosyal norm ve önemli olan kişinin Mandarin(Çin'de yüksek memur) olduğu zamanda büyümüştü.Vyrástla v čase, keď konfucionizmus bol spoločenskou normou a najdôležitejšou osobou bol miestny mandarín.
Konfüçyüsçülüğün sosyal norm ve önemli olan kişinin Mandarin(Çin'de yüksek memur) olduğu zamanda büyümüştü.Vyrostla v době, kdy Konfucianismus byla společenská norma a místní Mandarin byl člověk, na kterém záleželo.
Konfüçyüsçülüğün sosyal norm ve önemli olan kişinin Mandarin(Çin'de yüksek memur) olduğu zamanda büyümüştü.Ze groeide op in een tijd dat Confucianisme de sociale norm was en de lokale Mandarijn de persoon van belang.
Kullanılan dil eski ve yoruma açık. 3. Bir polis memurunun statüsü, onu istemese şiddet uygulamaya itiyor.Statutul unui politist il face sa se comporte foarte violent, chiar daca nu isi doreste asta.
Mandarin(Çin'de yüksek memur) olduğu zamanda büyümüştü.지역 관료들의 위상이 높던 시대에 자랐습니다.
Mandarin(Çin'de yüksek memur) olduğu zamanda büyümüştü.והמנדרין המקומי היה האיש החשוב.
Mandarin(Çin'de yüksek memur) olduğu zamanda büyümüştü.والموظف المحلي ,كان هو الشخص المهم.
Mandarin(Çin'de yüksek memur) olduğu zamanda büyümüştü.暮らしは何世紀も変わらないものでした
Memur bey, lütfen onu güvenli bir yere götürün.Agente, leve-a para local seguro.
Memur bey, lütfen onu güvenli bir yere götürün.Før hende til et sikkert sted, officer.
Memur bey, lütfen onu güvenli bir yere götürün.Konstaapeli, viekää hänet turvaan.
Memur bey, lütfen onu güvenli bir yere götürün.Oficial, llévela a un lugar seguro, por favor.
Memur bey, lütfen onu güvenli bir yere götürün.Proszę ją zabrać w bezpieczne miejsce.
Memur bey, lütfen onu güvenli bir yere götürün.Ta henne till ett säkert ställe, officer.
Memur bey, lütfen onu güvenli bir yere götürün.Ufficiale. La porti al sicuro.
Memur bey, lütfen onu güvenli bir yere götürün.Παρακαλώ, πηγαίνετέ τη σε ασφαλές μέρος.
Memur bey, lütfen onu güvenli bir yere götürün.Офицер, прошу вас, отведите её в безопасное место.
Memur ister dürüst olsun ister olmasın hiçbir şeyi tehlikeye atmaz ama hiçbir şey de kazanmazsınız.Há um alto risco nas duas possibilidades de ter um polícia desonesto ou um policial honesto.
Memur ister dürüst olsun ister olmasın hiçbir şeyi tehlikeye atmaz ama hiçbir şey de kazanmazsınız.그 공정한 경찰관이 정직하든지 않든지 간에: 범의 소굴에 들어가야 범을 잡죠.
Memur ister dürüst olsun ister olmasın hiçbir şeyi tehlikeye atmaz ama hiçbir şey de kazanmazsınız.liệu viên cảnh sát trung thực đó có trung thực hay không: có thử mới biết.
Memur ister dürüst olsun ister olmasın hiçbir şeyi tehlikeye atmaz ama hiçbir şey de kazanmazsınız.אם השוטר ישר או שהוא מושחת, אין הימור ואין רווח.
Memur ister dürüst olsun ister olmasın hiçbir şeyi tehlikeye atmaz ama hiçbir şey de kazanmazsınız.سواء أكان رجل الشرطة النزيه نزيه أو غير نزيه: "الذي لايخاف على نفسه من شئ، لايملك أي شئ."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod