Görüyorsunuz, biz adalet memurları konum.Widzisz, my funkcjonariuszy wymiaru sprawiedliwości.
Görüyorsunuz, biz adalet memurları konum.Βλέπετε, είμαστε αξιωματικοί της δικαιοσύνης.
Görüyorsunuz, biz adalet memurları konum.Бачте, ми судові пристави.
Görüyorsunuz, biz adalet memurları konum.Видите ли, мы судебные приставы.
Görüyorsunuz, biz adalet memurları konum.Виждате ли, ние сме служители на правосъдието.
Görüyorsunuz, biz adalet memurları konum.كما ترون ، نحن الضباط للعدالة. لدينا قانون في صالحنا ، و
Görüyorsunuz, biz adalet memurları konum.力、など、あなたは確かに確定画面のために、その方が良い、あなたが見るpeaceablyあきらめるだろう
Güvenlik memuru:Agent de sécurité:
Güvenlik memuru:Oficial de seguridad:
Güvenlik memuru:Sicherheitsbeamter:
Haber oldukça basit bir hikayeydi. Polis memurları sokakta işportacılık yapanlardan rüşvet alıyordu.To była dość prosta historia o policjantach biorących łapówki od handlarzy ulicznych.
Hatırlarsanız incelemeci memurların raporunda aydınlatmanın iyi olduğu yazılıydı.In het rapport van de opsporingsambtenaren stond dat de verlichting goed was.
Hatırlarsanız incelemeci memurların raporunda aydınlatmanın iyi olduğu yazılıydı.Einnern Sie sich, dass im Bericht der ermittelnden Beamten stand, die Sicht sei gut gewesen.
Hatırlarsanız incelemeci memurların raporunda aydınlatmanın iyi olduğu yazılıydı.Hãy nhớ rằng, bản báo cáo của những điều tra viên đã ghi nhận rằng ánh sáng rất tốt.
Hatırlarsanız incelemeci memurların raporunda aydınlatmanın iyi olduğu yazılıydı.조사관의 보고서에 채광이 괜찮았다고 언급한 것을 기억하셔야 합니다.
Hatırlarsanız incelemeci memurların raporunda aydınlatmanın iyi olduğu yazılıydı.Kom ihåg att utredana hävdade i förundersökningen att belysningen var bra.
Hatırlarsanız incelemeci memurların raporunda aydınlatmanın iyi olduğu yazılıydı.Lembrem-se, o relatório dos investigadores dizia que havia boa luz.
Hatırlarsanız incelemeci memurların raporunda aydınlatmanın iyi olduğu yazılıydı.Még emlékszünk, hogy a nyomozók szerint a megvilágítás jó volt.
Hatırlarsanız incelemeci memurların raporunda aydınlatmanın iyi olduğu yazılıydı.Pamatujte, že v policejní zprávě vyšetřující policisté řekli, že osvětlení bylo dobré.
Hatırlarsanız incelemeci memurların raporunda aydınlatmanın iyi olduğu yazılıydı.Przypominam, że według raportu policji oświetlenie było dobre.
Hatırlarsanız incelemeci memurların raporunda aydınlatmanın iyi olduğu yazılıydı.Recuerden, el informe de los agentes, decía que la iluminación era buena.
Hatırlarsanız incelemeci memurların raporunda aydınlatmanın iyi olduğu yazılıydı.Ricordate, il rapporto degli investigatori diceva che l'illuminazione era buona.
Hatırlarsanız incelemeci memurların raporunda aydınlatmanın iyi olduğu yazılıydı.Θυμηθείτε, η αναφορά των αξιωματικών που έκαναν την έρευνα έλεγε ότι ο φωτισμός ήταν καλός.
Hatırlarsanız incelemeci memurların raporunda aydınlatmanın iyi olduğu yazılıydı.Не забывайте, следователи сказали, что освещение было хорошим.
Hatırlarsanız incelemeci memurların raporunda aydınlatmanın iyi olduğu yazılıydı.זיכרו שלפי הדו"ח של החוקרים התאורה היתה טובה.
Hatırlarsanız incelemeci memurların raporunda aydınlatmanın iyi olduğu yazılıydı.تذكر، تقرير ضباط التحقيق ذكر الاضاءه كانت جيده.
Hatırlarsanız incelemeci memurların raporunda aydınlatmanın iyi olduğu yazılıydı.光は十分とのことでしたね また少年たちもよく見えたと言っていました
Henrik Sparholt, ICES Danışma Programı Uzman MemurHenrik Sparholt, expert du programme de vulgarisation de l'ICES
Henrik Sparholt, ICES Danışma Programı Uzman MemurHenrik Sparholt, funzionario professionista del programma consultivo ICES
Henrik Sparholt, ICES Danışma Programı Uzman MemurHenrik Sparholt, ICES Strokovni referent za svetovalni program
Henrik Sparholt, ICES Danışma Programı Uzman MemurHenrik Sparholt, ICES Tanácsadási Program – szakértő tisztviselő
Henrik Sparholt, ICES Danışma Programı Uzman MemurHenrik Sparholt, Kansainvälisen merentutkimusneuvoston neuvontaohjelman neuvoja
Henrik Sparholt, ICES Danışma Programı Uzman MemurHenrik Sparholt, odborný pracovník poradenského program ICES na svoju pôvodnú úroveň.
Henrik Sparholt, ICES Danışma Programı Uzman MemurHenrik Sparholt, Sachverständiger des ICES- Beratungsprogramms
Henrik Sparholt, ICES Danışma Programı Uzman MemurHenrik Sparholt, Specjalista ds. programu doradztwa, ICES
Henrik Sparholt, ICES Danışma Programı Uzman MemurHenrik Sparholt, Εμπειρογνώμων του Συμβουλευτικού Προγράμματος του ICES
Henrik Sparholt, ICES Danışma Programı Uzman MemurХенрик Спархолт, експерт по консултантската програма на ICES
Herkesi devlete memur yapamazsınız.Bahkan di perusahaan pemerintah pun anda tetap tidak bisa mempekerjakan semua orang.
Herkesi devlete memur yapamazsınız. Bazılarını dışlamamız gerekir.No se puede reclutar a todos en una organización guberamental; hay que excluir a algunas personas.
Herkesi devlete memur yapamazsınız.Do štátnej organizácie nemôžete prijať každého.
Herkesi devlete memur yapamazsınız.Je kunt niet iedereen aannemen in een overheidsinstantie.
Herkesi devlete memur yapamazsınız.모든 사람들을 정부조직에 고용할 수도 없습니다.
Herkesi devlete memur yapamazsınız.Man kann nicht jeden für eine staatliche Organisation anwerben.
Herkesi devlete memur yapamazsınız.Não se pode recrutar toda a gente numa organização governamental.
Herkesi devlete memur yapamazsınız.Nem vehetünk fel mindenkit egy állami szervezetbe.
Herkesi devlete memur yapamazsınız.Nie można włączyć wszystkich np. do organizacji rządu.
Herkesi devlete memur yapamazsınız.Non puoi portare tutti in un'istituzione pubblica.
Herkesi devlete memur yapamazsınız.Nu poti sa recrutezi pe toti intr-o organizatie guvernamentala.
Herkesi devlete memur yapamazsınız.Vous ne pouvez pas engager tout le monde dans une organisation gouvernementale.
Herkesi devlete memur yapamazsınız.Δεν μπορείτε να προσλάβετε τους πάντες σε μια κυβερνητική οργάνωση.
Herkesi devlete memur yapamazsınız.Вы не можете нанять всех в государственное учреждение.
Herkesi devlete memur yapamazsınız.Нито пък в една правителствена организация.
Herkesi devlete memur yapamazsınız.אי אפשר לגייס את כולם לארגון ממשלתי.
Herkesi devlete memur yapamazsınız.لا تستطيع توظيف الجميع في مؤسسة حكومية .
Herkesi devlete memur yapamazsınız.ある人々は 取り落とすことになります
Her köyde Direniş ordusundan bir yönetici veya bir memur var.En todos los pueblos hay un oficial o alguien de alto nivel del ERS.
Her köyde Direniş ordusundan bir yönetici veya bir memur var.In ogni villaggio c'è un ufficiale LRA o un anziano de LRA.
Her köyde Direniş ordusundan bir yönetici veya bir memur var.בכל כפר יש קצין ל.ר.א. או בכיר ב- ל.ר.א.
Her köyde Direniş ordusundan bir yönetici veya bir memur var.في كل قرية يوجد مكتب لجيش الرب للمقاومة أو اي شخص يملك منصا في جيش الرب للمقاومة
Her köyde Direniş ordusundan bir yönetici veya bir memur var.彼らはその地域に戻ってきて、他の村人と暮らしているのです。