Ama Memur Park...سيد بارك
Araba içindeki suçlunun bir polis memuru tarafından kenara çekildiği sahneyi hatırlarsınız.여러분들 그장면을 기억하실지도 모르겠는데 유괴자가 경찰관에게 차를 멈추게 되어,
Araba içindeki suçlunun bir polis memuru tarafından kenara çekildiği sahneyi hatırlarsınız.Misschien herinner je je de scène waarin de kidnapper staande wordt gehouden door een agent.
Araba içindeki suçlunun bir polis memuru tarafından kenara çekildiği sahneyi hatırlarsınız.Vou começar com um enigma: o enigma dos atos de fala indireta.
Araba içindeki suçlunun bir polis memuru tarafından kenara çekildiği sahneyi hatırlarsınız.Vous vous souvenez peut-être de la scène où
Araba içindeki suçlunun bir polis memuru tarafından kenara çekildiği sahneyi hatırlarsınız.Y quizá recuerden la escena en la que un oficial de policía hace detenerse al secuestrador
Araba içindeki suçlunun bir polis memuru tarafından kenara çekildiği sahneyi hatırlarsınız.ואולי זוכרים את הסצנה שבה החוטף נעצר על-ידי שוטר,
Araba içindeki suçlunun bir polis memuru tarafından kenara çekildiği sahneyi hatırlarsınız.وقد تتذكرون المشهد الذي أوقِف فيه الخاطف بواسطة ضابط شرطة،
Araba içindeki suçlunun bir polis memuru tarafından kenara çekildiği sahneyi hatırlarsınız.誘拐犯が 警官によって車を停止させられ 免許証を見せるように言われます
Ayah hasta gece ve o ölmüştü çünkü olduğunu memurları kulübelerde feryat vardı.Ayah zachorował w nocy, a to dlatego, że właśnie umarł, służba nie zawodził w chatach.
Ayah hasta gece ve o ölmüştü çünkü olduğunu memurları kulübelerde feryat vardı.Den Ayah var blevet syg i nat, og det var fordi hun lige var død, at tjenerne havde jamrede i hytterne.
Ayah hasta gece ve o ölmüştü çünkü olduğunu memurları kulübelerde feryat vardı.Verš bol náhle ochorie v noci, a to bolo preto, že práve zomrel, že sluhovia nariekal v kotercoch.
Ayah hasta gece ve o ölmüştü çünkü olduğunu memurları kulübelerde feryat vardı.Verš byl náhle onemocní v noci, a to bylo proto, že právě zemřel, že sluhové naříkal v kotcích.
Ayah hasta gece ve o ölmüştü çünkü olduğunu memurları kulübelerde feryat vardı.하녀는 밤 아픈 촬영, 그리고 그녀가 돌아가셔서 때문이었다됐다고 하인들이 막사로 wailed했다.
Ayah hasta gece ve o ölmüştü çünkü olduğunu memurları kulübelerde feryat vardı.Ая е бил болен през нощта, и това беше, защото тя току-що е починал, че слугите изплака в колиби.
Ayah hasta gece ve o ölmüştü çünkü olduğunu memurları kulübelerde feryat vardı.Аят був захворів у ніч, і це було, тому що вона тільки що помер, що Слуги волав в хатинах.
Ayah hasta gece ve o ölmüştü çünkü olduğunu memurları kulübelerde feryat vardı.Аят был заболел в ночь, и это было, потому что она только что умер, что Слуги вопил в хижинах.
Ayah hasta gece ve o ölmüştü çünkü olduğunu memurları kulübelerde feryat vardı.איה נלקח חולה בלילה, וזה היה בגלל שהיא מתה רק המשרתים יילל בבקתות.
Ayah hasta gece ve o ölmüştü çünkü olduğunu memurları kulübelerde feryat vardı.قد اتخذ سوء آية في ليلة ، وكان قد مات لأنها مجرد أن وكان الخدم صرخت في أكواخ.
Ayah hasta gece ve o ölmüştü çünkü olduğunu memurları kulübelerde feryat vardı.公務員は、小屋にwailedしていた。 次の日の前に他の3つの公務員は死んでいたと他に逃げていた
Babam memurdu ve o öldü.Mon père qui était employé municipal n'est-il pas mort ?
Babam memurdu ve o öldü.W g³êbi serca ciê zaakceptowa³.
Babam memurdu ve o öldü.Мой отец был чиновником. Он умер.
Babam şehirde polis memuru olarak çalışırdı.Ayah saya bekerja sebagai polisi di kota.
Babam şehirde polis memuru olarak çalışırdı.Cha tôi làm cảnh sát trong thành phố.
Babam şehirde polis memuru olarak çalışırdı. Eve yılda bir kere gelirdi.Tata era polițist în oraș, venea acasă o dată pe an.
Babam şehirde polis memuru olarak çalışırdı.저희 아버지는 도시에서 경찰로 일하셨어요.
Babam şehirde polis memuru olarak çalışırdı.Mein Vater arbeitete als Polizist in der Stadt.
Babam şehirde polis memuru olarak çalışırdı.Mijn vader werkte als politieman in de stad.
Babam şehirde polis memuru olarak çalışırdı.Min far arbetade som polis inne i stan.
Babam şehirde polis memuru olarak çalışırdı.Mio padre faceva il poliziotto in città.
Babam şehirde polis memuru olarak çalışırdı.Mi padre trabajaba como policía en la ciudad.
Babam şehirde polis memuru olarak çalışırdı.Mój ojciec pracował w mieście jako policjant.
Babam şehirde polis memuru olarak çalışırdı.Môj otec pracoval ako policajt v meste.
Babam şehirde polis memuru olarak çalışırdı.Mon père était policier en ville.
Babam şehirde polis memuru olarak çalışırdı.Můj otec pracoval ve městě jako policista.
Babam şehirde polis memuru olarak çalışırdı.O meu pai trabalhava como polícia, na cidade.
Babam şehirde polis memuru olarak çalışırdı.Ο πατέρας μου δούλευε σαν αστυνομικός στη πόλη.
Babam şehirde polis memuru olarak çalışırdı.Баща ми работеше като полицай в града.
Babam şehirde polis memuru olarak çalışırdı.Мій батько працював полісменом у місті.
Babam şehirde polis memuru olarak çalışırdı.Мой отец работал полицейским в городе.
Babam şehirde polis memuru olarak çalışırdı.אבי עבד כשוטר, בעיר.
Babam şehirde polis memuru olarak çalışırdı.والدي عَمِل كشرطي في المدينة.
Babam şehirde polis memuru olarak çalışırdı.家に帰ってくるのは年に一度で
Babasının devlet memuru olduğunu düşünüyor.Oui, pour lui, son père, employé municipal, est mort depuis longtemps.
Babasının devlet memuru olduğunu düşünüyor.Он думает, что его отец был просто чиновником.
Başbakanın ayak işlerini mi yapıyorsun, yoksa bir devlet memuru musun?Te vagy az Elnök személyes ügyeinek elintézője?
Başbakanın ayak işlerini mi yapıyorsun, yoksa bir devlet memuru musun?Είναι τα θελήματα του Προέδρου δικαιοσύνη;
Başbakanın ayak işlerini mi yapıyorsun, yoksa bir devlet memuru musun?انها اوامر الرئيس , كيف يمكننا اعتبارها عملا رسميا؟
Baş Federal Memur denen birinde. her nasılsa o da Ulaştırma Güvenliği İdaresi'ne bağlı.là Nhân viên Liên Bang Chính (Principle Federal Officer) làm việc cho Cơ quan An ninh Vận tải Quốc gia.
Baş Federal Memur denen birinde. her nasılsa o da Ulaştırma Güvenliği İdaresi'ne bağlı.l'Officier Fédéral Principal, qui se trouve faire partie de l'Administration de la Sécurité des Transports.
Baş Federal Memur denen birinde. her nasılsa o da Ulaştırma Güvenliği İdaresi'ne bağlı.Principal Federal Official, che lavora per il Transportation Security Administration.
Baş Federal Memur denen birinde. her nasılsa o da Ulaştırma Güvenliği İdaresi'ne bağlı.Rząd federalny mówi, że to tzw. główny urzędnik federalny, który urzęduje w agencji ochrony transportu.
Baş Federal Memur denen birinde. her nasılsa o da Ulaştırma Güvenliği İdaresi'ne bağlı.책임자라고 말할 것입니다. 바로 TSA(교통안전청)를 일컫는 말이죠.
Baş Federal Memur denen birinde. her nasılsa o da Ulaştırma Güvenliği İdaresi'ne bağlı.Главный федеральный служащий, который оказывается в Управлении транспортной безопасности.
Baş Federal Memur denen birinde. her nasılsa o da Ulaştırma Güvenliği İdaresi'ne bağlı.הקצין הפדרלי הראשי שבמקרה עובד עם ההנהלה לבטחון ההובלה.
Baş Federal Memur denen birinde. her nasılsa o da Ulaştırma Güvenliği İdaresi'ne bağlı.الضابط الفدرالي الأساسي، و الذي يعمل أيضا مع الTSA (إدارة أمن النقل و المواصلات).
Baş Federal Memur denen birinde. her nasılsa o da Ulaştırma Güvenliği İdaresi'ne bağlı.運輸保安局管轄です 政府によると
BAYAN MEMURConstellation name (optional)Constellation name (optional)
BAYAN MEMURConstellation name (optional)Constellation name (optional)