Aileleri çok memnun, çünkü dizüstünü açtıklarında, evlerindeki en parlak ışık kaynağı o.I genitori adorano il computer perché quando lo aprono è la fonte di luce più forte in casa.
Aileleri çok memnun, çünkü dizüstünü açtıklarında, evlerindeki en parlak ışık kaynağı o.부모들도 이걸 좋아하는데, 아이들이 노트북을 켜는 게 집안에 가장 밝은 조명이기 때문입니다.
Aileleri çok memnun, çünkü dizüstünü açtıklarında, evlerindeki en parlak ışık kaynağı o.Părinţii îl iubesc, pentru că atunci când deschid laptop-urile,
Aileleri çok memnun, çünkü dizüstünü açtıklarında, evlerindeki en parlak ışık kaynağı o.Rodzice cieszą się, bo laptop pięknie oświetla im dom.
Aileleri çok memnun, çünkü dizüstünü açtıklarında, evlerindeki en parlak ışık kaynağı o.Родителите я обожават, защото когато те отворят лаптопите, това е най- ярката светлина в къщата.
Aileleri çok memnun, çünkü dizüstünü açtıklarında, evlerindeki en parlak ışık kaynağı o.Родителям это нравится, потому что мониторы ноутбуков — самый яркий источник света в доме.
Aileleri çok memnun, çünkü dizüstünü açtıklarında, evlerindeki en parlak ışık kaynağı o.ההורים אוהבים את זה, מפני שהם פותחים את הלפטופים, זה מקור האור החזק ביותר בבית.
Aileleri çok memnun, çünkü dizüstünü açtıklarında, evlerindeki en parlak ışık kaynağı o.والآباء يحبون هذا، لأنهم حينما يشغلون الحواسيب المحمولة، إنها أسطع مصدر للضوء في المنزل.
Aileleri çok memnun, çünkü dizüstünü açtıklarında, evlerindeki en parlak ışık kaynağı o.家で一番明るい照明だからです 比喩と事実が混ざったような話ですね
Alice sadece çok memnun olduAlice đã chỉ quá vui mừng
Alice sadece çok memnun oldu Bunu yapmak. 'Lobster başka bir rakam deneyin vereyim"Ali bomo poskušali drug lik Lobster
Alice sadece çok memnun oldu Bunu yapmak. 'Lobster başka bir rakam deneyin vereyim"Allons-nous essayer un autre personnage du homard
Alice sadece çok memnun oldu Bunu yapmak. 'Lobster başka bir rakam deneyin vereyim"Będziemy się starać, inny postać Lobster
Alice sadece çok memnun oldu Bunu yapmak. 'Lobster başka bir rakam deneyin vereyim"Shall igyekszünk egy másik alak a Homár
Ama aynı zamanda habis sevinç de vardır, başkasının çektiği acıdan memnun olabilirsiniz.Aber es gibt auch eine boshafte Freude, denn man kann sich auch am Leid anderer erfreuen.
Ama aynı zamanda habis sevinç de vardır, başkasının çektiği acıdan memnun olabilirsiniz.Ale jest też nikczemna radość na widok cudzego cierpienia.
Ama aynı zamanda habis sevinç de vardır, başkasının çektiği acıdan memnun olabilirsiniz.Avšak, tiež existuje nekalá radosť - môžete sa radovať z cudzieho utrpenia.
Ama aynı zamanda habis sevinç de vardır, başkasının çektiği acıdan memnun olabilirsiniz.Dar există şi o bucurie răutăcioasă: te poţi bucura de suferinţa cuiva.
Ama aynı zamanda habis sevinç de vardır, başkasının çektiği acıdan memnun olabilirsiniz.De ugyanakkor van a káröröm is, amikor az ember más szenvedésének örül.
Ama aynı zamanda habis sevinç de vardır, başkasının çektiği acıdan memnun olabilirsiniz.다른이의 고통에 크게 기뻐할 수도 있죠.
Ama aynı zamanda habis sevinç de vardır, başkasının çektiği acıdan memnun olabilirsiniz.Maar er bestaat ook perverse vreugde, waarbij je je blij maakt over iemand anders zijn lijden.
Ama aynı zamanda habis sevinç de vardır, başkasının çektiği acıdan memnun olabilirsiniz.Ma c'è anche la gioia dei malvagi, si può gioire anche per la sofferenza di qualcuno.
Ama aynı zamanda habis sevinç de vardır, başkasının çektiği acıdan memnun olabilirsiniz.Mais il y a aussi cette joie perverse, qui vous fait rejouir de la souffrance d'autrui.
Ama aynı zamanda habis sevinç de vardır, başkasının çektiği acıdan memnun olabilirsiniz.Mas também podemos sentir uma alegria perversa. Podemos regozijar-nos com o sofrimento alheio.
Ama aynı zamanda habis sevinç de vardır, başkasının çektiği acıdan memnun olabilirsiniz.Men det finns också ond glädje, du kan glädja dig åt andras lidande.
Ama aynı zamanda habis sevinç de vardır, başkasının çektiği acıdan memnun olabilirsiniz.Nhưng có những niềm vui cũng xấu xa, bạn có thể vui mừng trước đau khổ của ai đó.
Ama aynı zamanda habis sevinç de vardır, başkasının çektiği acıdan memnun olabilirsiniz.On myös vahingoniloa, voi riemuita toisen kärsimyksestä.
Ama aynı zamanda habis sevinç de vardır, başkasının çektiği acıdan memnun olabilirsiniz.Tapi juga ada kebahagiaan yang jahat, bahagia di atas penderitaan orang lain.
Ama aynı zamanda habis sevinç de vardır, başkasının çektiği acıdan memnun olabilirsiniz.Αλλά υπάρχει και η κακόβουλη χαρά, που αισθάνεσαι όταν κάποιος άλλος υποφέρει.
Ama aynı zamanda habis sevinç de vardır, başkasının çektiği acıdan memnun olabilirsiniz.Але буває ще глузлива радість, коли ви радієте через чиїсь страждання.
Ama aynı zamanda habis sevinç de vardır, başkasının çektiği acıdan memnun olabilirsiniz.Но бывает и злорадство, когда кто-то рад чужому страданию.
Ama aynı zamanda habis sevinç de vardır, başkasının çektiği acıdan memnun olabilirsiniz.Но има и злонамерена радост. Може да се радваш на нечие страдание.
Ama aynı zamanda habis sevinç de vardır, başkasının çektiği acıdan memnun olabilirsiniz.אבל יכולה גם להיות שמחה מרושעות, אתה יכול לעלוז בסבלו של מישהו.
Ama aynı zamanda habis sevinç de vardır, başkasının çektiği acıdan memnun olabilirsiniz.لكن هناك أيضاً متعة شريرة, يمكن أن تفرح فى معاناة شخص آخر .
Ama aynı zamanda habis sevinç de vardır, başkasının çektiği acıdan memnun olabilirsiniz.ではどのように 幸せを探しましょうか? たいていは 外界から探し出そうとします
Ama bu kalpten pek memnun kalmadım.Ó, de nem tetszik ez a szív.
Ama bu kalpten pek memnun kalmadım.Oh, mais je ne suis pas satisfait de ce cœur.
Ama bu kalpten pek memnun kalmadım.Αχ, αλλά υπάρχει ένα κομμάτι που δεν μου αρέσει.
Ama bu kalpten pek memnun kalmadım.ايوو لا احب القلب الذي في الحليب
Ama eğer onu daha çok isterseniz, bizi bu da memnun eder. -Αλλά εάν θέλετε να γνωρίζετε το καλύτερο, είμαστε ικανοποιημένοι ότι έτσι να μαντέψετε ό, τι φαίνεται όπως.
Ama eğer onu daha çok isterseniz, bizi bu da memnun eder. -但是如果你们更喜欢这个,你知道我们会很开心的。你们猜它会是什么样子。
Ama gerçekten de beni en çok memnun eden tecrübe, her iyi ilişkide ihtiyacımız olan dinleme numarasıdır.하지만 제가 했던 경험 중 가장 만족스러웠던 것은 모든 좋은 관계에서 필요한 듣는 것이었죠
Ama gerçekten de beni en çok memnun eden tecrübe, her iyi ilişkide ihtiyacımız olan dinleme numarasıdır.Mas a melhor experiência que tive foi o acto de ouvir, algo necessário em qualquer relação amigável.
Ama gerçekten de beni en çok memnun eden tecrübe, her iyi ilişkide ihtiyacımız olan dinleme numarasıdır.Nicméně nejuspokojivější zážitek, jaký jsem měla, byl akt naslouchání, což je nezbytné v každém dobrém vztahu.
Ama gerçekten de beni en çok memnun eden tecrübe, her iyi ilişkide ihtiyacımız olan dinleme numarasıdır.Але найбільш задовільний досвід у мене був при акті слухання, що необхідно для будь-яких добрих відносин.
Ama gerçekten de beni en çok memnun eden tecrübe, her iyi ilişkide ihtiyacımız olan dinleme numarasıdır.Но больше всего мне понравилось просто слушать, что необходимо для любых отношений.
Ama gerçekten de beni en çok memnun eden tecrübe, her iyi ilişkide ihtiyacımız olan dinleme numarasıdır.אבל החוויה הכי מספקת באמת שהיתה לי היא פעולת ההקשבה, שזה מה שאנחנו צריכים בכל מערכת יחסים טובה.
Ama gerçekten de beni en çok memnun eden tecrübe, her iyi ilişkide ihtiyacımız olan dinleme numarasıdır.لكن في الواقع أكثر تجربة مرضية روادتني هي عملية الإستماع المطلوبة في العلاقات الناجحة ككل.
Ama gerçekten de beni en çok memnun eden tecrübe, her iyi ilişkide ihtiyacımız olan dinleme numarasıdır.どんな関係を築くにも必要な 聴く行為をした時でした 聴く行為の凄さに感動したものです
Ama hayatta çok nadir olarak ustalaşılan diğer ders memnuniyet sanatı.Aber die andere Lektion des Lebens gelingt selten, die Kunst der Erfüllung.
Ama hayatta çok nadir olarak ustalaşılan diğer ders memnuniyet sanatı.Ale další úlohou života, kterou jen zřídka ovládáme, je umění naplnění.
Ama hayatta çok nadir olarak ustalaşılan diğer ders memnuniyet sanatı.Ale ďalšou úlohou života, ktorú len zriedka ovládame je umenie naplnenia.
Ama hayatta çok nadir olarak ustalaşılan diğer ders memnuniyet sanatı.Ale drugą lekcją życia, która rzadko jest opanowywana jest sztuka spełnienia.
Ama hayatta çok nadir olarak ustalaşılan diğer ders memnuniyet sanatı. Çünkü bilim kolaydır, haksız mıyım?A outra lição de vida que raramente é dominada é a arte da realização.
Ama hayatta çok nadir olarak ustalaşılan diğer ders memnuniyet sanatı. Çünkü bilim kolaydır, haksız mıyım?Een veel lastiger levensles is de kunst van vervulling.
Ama hayatta çok nadir olarak ustalaşılan diğer ders memnuniyet sanatı.Dar cealaltă lecţie a vieţii care este rar însușită e arta împlinirii.
Ama hayatta çok nadir olarak ustalaşılan diğer ders memnuniyet sanatı.De az élet másik tanulsága, amit kevesen sajátítanak el, a beteljesülés művészete.
Ama hayatta çok nadir olarak ustalaşılan diğer ders memnuniyet sanatı.그에 반해 숙달하기 어려운 삶에 대한 또 다른 레슨이 있으니 바로 충만함의 예술입니다.©
Ama hayatta çok nadir olarak ustalaşılan diğer ders memnuniyet sanatı.Mais l'autre leçon de vie qui est rarement maitrisée c'est l'art de l'accomplissement.
Ama hayatta çok nadir olarak ustalaşılan diğer ders memnuniyet sanatı.Ma l'altra lezione di vita che raramente sappiamo imparare è l'arte dell'essere appagati.