Ana içeriğe geç
Sözlük

memleket ile cümle

memleket kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
48
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
‹‹Size doğrusunu söyleyeyim›› diye devam etti İsa, ‹‹Hiçbir peygamber kendi memleketinde kabul görmez.Och han tillade: »Sannerligen säger jag eder: Ingen profet bliver i sitt fädernesland väl mottagen.
‹‹Size doğrusunu söyleyeyim›› diye devam etti İsa, ‹‹Hiçbir peygamber kendi memleketinde kabul görmez.Poi aggiunse: «Nessun profeta è bene accetto in patria
‹‹Size doğrusunu söyleyeyim›› diye devam etti İsa, ‹‹Hiçbir peygamber kendi memleketinde kabul görmez.Reče pa: Resnično vam pravim, da noben prorok ni prijeten v domovini svoji.
‹‹Size doğrusunu söyleyeyim›› diye devam etti İsa, ‹‹Hiçbir peygamber kendi memleketinde kabul görmez.--Y añadió--: De cierto os digo, que ningún profeta es aceptado en su tierra
‹‹Size doğrusunu söyleyeyim›› diye devam etti İsa, ‹‹Hiçbir peygamber kendi memleketinde kabul görmez.Yesus menambahkan, "Ingatlah, tidak ada nabi yang dihormati di kampung halamannya sendiri
‹‹Size doğrusunu söyleyeyim›› diye devam etti İsa, ‹‹Hiçbir peygamber kendi memleketinde kabul görmez.Ειπε δε Αληθως σας λεγω οτι ουδεις προφητης ειναι δεκτος εν τη πατριδι αυτου.
‹‹Size doğrusunu söyleyeyim›› diye devam etti İsa, ‹‹Hiçbir peygamber kendi memleketinde kabul görmez.И пак рече: Истина ви казвам, че никой пророк не е приет в родината си.
‹‹Size doğrusunu söyleyeyim›› diye devam etti İsa, ‹‹Hiçbir peygamber kendi memleketinde kabul görmez.И сказал: истинно говорю вам: никакой пророк непринимается в своем отечестве.
‹‹Size doğrusunu söyleyeyim›› diye devam etti İsa, ‹‹Hiçbir peygamber kendi memleketinde kabul görmez.Рече ж: Істино глаголю вам: Що нї один пророк не єсть приятен в отчинї своїй.
‹‹Size doğrusunu söyleyeyim›› diye devam etti İsa, ‹‹Hiçbir peygamber kendi memleketinde kabul görmez.ויאמר אמן אמר אני לכם כי אין נביא רצוי בארץ מולדתו׃
‹‹Size doğrusunu söyleyeyim›› diye devam etti İsa, ‹‹Hiçbir peygamber kendi memleketinde kabul görmez.وقال الحق اقول لكم انه ليس نبي مقبولا في وطنه.
‹‹Size doğrusunu söyleyeyim›› diye devam etti İsa, ‹‹Hiçbir peygamber kendi memleketinde kabul görmez.又 說 、 我 實 在 告 訴 你 們 、 沒 有 先 知 在 自 己 家 鄉 被 人 悅 納 的
‹‹Size doğrusunu söyleyeyim›› diye devam etti İsa, ‹‹Hiçbir peygamber kendi memleketinde kabul görmez.又 說 、 我實在 告訴 你 們 、 沒 有 先知 在 自己 家鄉 被 人 悅納的
Stüdy H sayesinde becerilerini geliştirme ve memleketine anlamlı bir fayda sağlama imkanı bulabilecek.Co Studio H może jej zaoferować to możliwość rozwoju co pozwoli na oddanie w najbardziej wyraźny sposób.
Stüdy H sayesinde becerilerini geliştirme ve memleketine anlamlı bir fayda sağlama imkanı bulabilecek.스튜디오 H는 라이언에게 자신의 기술을 개발할 수 있는 방법을 제안하고 가장 의미있는 방식으로 지역사회에 다시 기여할 수 있게끔 하는 것이죠.
Stüdy H sayesinde becerilerini geliştirme ve memleketine anlamlı bir fayda sağlama imkanı bulabilecek.Studio H jí může pomoct, aby se zdokonalila v činnostech, kterými toho může dosáhnout.
Stüdy H sayesinde becerilerini geliştirme ve memleketine anlamlı bir fayda sağlama imkanı bulabilecek.Студио Ейч може да и предложи път да развива уменията си, така че да върне по най-значимия начин.
Stüdy H sayesinde becerilerini geliştirme ve memleketine anlamlı bir fayda sağlama imkanı bulabilecek.אז מה שסטודיו H יכול להציע לה זאת דרך לשפר כישורים כך שהיא תוכל לתת בחזרה בדרך המשמעותית ביותר.
Stüdy H sayesinde becerilerini geliştirme ve memleketine anlamlı bir fayda sağlama imkanı bulabilecek.فاستوديو اتش قد أعطاها طريقة لتنمي قدراتها لتسطيع أن ترد الفضل بطريقة مفيدة.
Stüdy H sayesinde becerilerini geliştirme ve memleketine anlamlı bir fayda sağlama imkanı bulabilecek.彼女は能力を高め 最も有意義なかたちで恩返しができるようになるでしょう 2人目はエリックです。エリックはフットボールチームに所属しています
tehdit, örneğin memlekete gönderme ile korkutmakamenazar, por ejemplo, con enviar al país de origen;
tehdit, örneğin memlekete gönderme ile korkutmakhot, till exempel att hota med att skicka till hemlandet
tehdit, örneğin memlekete gönderme ile korkutmakmenacer verbalement, par exemple, de renvoyer la personne dans son pays natal,
tehdit, örneğin memlekete gönderme ile korkutmakuhkailu, esimerkiksi kotimaahan lähettämisellä pelottelu
tehdit, örneğin memlekete gönderme ile korkutmakугрозы, например, запугивания отправить на родину
tehdit, örneğin memlekete gönderme ile korkutmakالتهديد كالتخويف بالإرسال إلى الوطن
tehdit, örneğin memlekete gönderme ile korkutmak强迫 限制,例如限制穿着、恋爱交友或干涉兴趣爱好活动等
Yabancı bir memlekete gidiyorum.Con sẽ đi khỏi đất nước này.
Yabancı bir memlekete gidiyorum.Tu es un esclave né pour me servir. Je pars dans un pays étranger.
Yabancı bir memlekete gidiyorum.Напускам родината.
Yabancı bir memlekete gidiyorum.Я уезжаю в далёкую страну.
"Yayıncına yazar biyografinde memleketini yazmamasını söyle""Dì all'editore di non indicare la città dove vivi, nella biografia."
"Yayıncına yazar biyografinde memleketini yazmamasını söyle"" Dites à votre éditeur de ne pas mentionner votre ville dans votre biographie. "
"Yayıncına yazar biyografinde memleketini yazmamasını söyle""Hãy bảo nhà xuất bản của anh đừng có viết tên quê anh vào trong bản lí lịch tác giả của anh. "
"Yayıncına yazar biyografinde memleketini yazmamasını söyle""Kérd meg a kiadód, hogy ne említsék a szülővárosod az önéletrajzodban."
"Yayıncına yazar biyografinde memleketini yazmamasını söyle"'네 출판사에게 네 약력에 너의 집 주소를 적지 말라고 말해라.'
"Yayıncına yazar biyografinde memleketini yazmamasını söyle""Odkáž vydavateľovi, nech neuvádza tvoje bydlisko v tvojej biografii."
"Yayıncına yazar biyografinde memleketini yazmamasını söyle""Poproś wydawcę by nie podawał twojego adresu w notce biograficznej."
"Yayıncına yazar biyografinde memleketini yazmamasını söyle"(Risos) "Diz à tua editora para não publicar a tua morada na tua biografia." (Risos)
"Yayıncına yazar biyografinde memleketini yazmamasını söyle""Sag Deinem Verlag, er soll nicht Deinen Wohnort in Deiner Autoren-Biografie erwähnen."
"Yayıncına yazar biyografinde memleketini yazmamasını söyle""Spune-i editorului să nu menţioneze oraşul în care locuieşti în biografia ta."
"Yayıncına yazar biyografinde memleketini yazmamasını söyle""Vraag je uitgever om je thuisstad niet in je auteursbiografie te vernoemen."
"Yayıncına yazar biyografinde memleketini yazmamasını söyle""Πες στον εκδότη σου να μην αναφέρει το τόπο διαμονής σου στο βιογραφικό του συγγραφέα."
"Yayıncına yazar biyografinde memleketini yazmamasını söyle"Кажи на издателя си да не посочва родния ти град в авторската ти биография."
"Yayıncına yazar biyografinde memleketini yazmamasını söyle""Скажи своему издателю не упоминать твой родной город в биографической справке."
"Yayıncına yazar biyografinde memleketini yazmamasını söyle""תגיד למו"ל שישמיט את מקום המגורים מהביוגרפיה של המחבר."
"Yayıncına yazar biyografinde memleketini yazmamasını söyle""أخبر الناشر أن لا يذكر محل ميلادك فى سيرتك الذاتية."
"Yayıncına yazar biyografinde memleketini yazmamasını söyle"言っておいたほうがいい」 「きみ、終身教授職を持っている?」
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod