Bazı memeliler suya geri döndüler.Някои бозайници се върнали отново във водата.
Bazı memeliler suya geri döndüler.יש יונקים שחזרו למים.
Bazı memeliler suya geri döndüler.رجعت بعض الثديات الى الماء.
Böylece tipik olarak, küçük memeliler hızlı yaşar ve genç ölürler. Fareyi düşünün.Donc généralement, les petits mammifères vivent vite, et meurent jeunes.
Böylece tipik olarak, küçük memeliler hızlı yaşar ve genç ölürler. Fareyi düşünün.E, tipicamente, os mamíferos pequenos vivem rapidamente e morrem jovens.
Böylece tipik olarak, küçük memeliler hızlı yaşar ve genç ölürler. Fareyi düşünün.În general, mamiferele mici trăiesc puțin, mor repede.
Böylece tipik olarak, küçük memeliler hızlı yaşar ve genç ölürler. Fareyi düşünün.Normalmente, los mamíferos pequeños viven rápido, mueren jóvenes.
Böylece tipik olarak, küçük memeliler hızlı yaşar ve genç ölürler. Fareyi düşünün.Tipikusan, a kis emlősöknek gyors az életük, fiatalon halnak meg.
Böylece tipik olarak, küçük memeliler hızlı yaşar ve genç ölürler. Fareyi düşünün.Typisch leven kleine zoogdieren snel en sterven ze jong.
Böylece tipik olarak, küçük memeliler hızlı yaşar ve genç ölürler.In genere, i piccoli mammiferi vivono freneticamente, muoiono giovani.
Böylece tipik olarak, küçük memeliler hızlı yaşar ve genç ölürler.Kleine Säuger sind normalerweise schnelllebig, sterben jung.
Böylece tipik olarak, küçük memeliler hızlı yaşar ve genç ölürler.그러므로 보통 작은 동물들은 빠른 속도로 살다가 일찍 죽죠.
Böylece tipik olarak, küçük memeliler hızlı yaşar ve genç ölürler.Małe ssaki, jak myszy, żyją szybko i umierają młodo.
Böylece tipik olarak, küçük memeliler hızlı yaşar ve genç ölürler.Rất điển hình, động vật có vú nhỏ sống nhanh, chết sớm.
Böylece tipik olarak, küçük memeliler hızlı yaşar ve genç ölürler.Så typisk, små pattedyr lever hurtigt, dør unge.
Böylece tipik olarak, küçük memeliler hızlı yaşar ve genç ölürler.Άρα,τυπικά, τα μικρά θηλαστικά ζουν γρήγορα, πεθαίνουν νέα.
Böylece tipik olarak, küçük memeliler hızlı yaşar ve genç ölürler.Для маленьких ссавців є типовим коротка тривалість життя і смерть у ранньому віці.
Böylece tipik olarak, küçük memeliler hızlı yaşar ve genç ölürler.Обычно у маленьких животных короткая жизнь, они умирают молодыми.
Böylece tipik olarak, küçük memeliler hızlı yaşar ve genç ölürler.בדרך כלל, יונקים קטנים חיים מהר, מתים צעירים.
Böylece tipik olarak, küçük memeliler hızlı yaşar ve genç ölürler.لذلك عادة تعيش الحيوانات الصغيرة بسرعة، وتموت صغيرة.
Böylece tipik olarak, küçük memeliler hızlı yaşar ve genç ölürler.ネズミが良い例です しかしコウモリは全く違います
Bu bilinen en eski memelilerden türemiş yaşam formu.A legrégibb emlős eredetű életforma, amit ismerünk.
Bu bilinen en eski memelilerden türemiş yaşam formu.C'est la forme de vie dérivée de mammifère la plus ancienne que nous connaissions.
Bu bilinen en eski memelilerden türemiş yaşam formu.Det är den äldsta livsformen vi känner till som härstammar från däggdjur.
Bu bilinen en eski memelilerden türemiş yaşam formu.É a forma de vida derivada de mamíferos mais antiga que conhecemos.
Bu bilinen en eski memelilerden türemiş yaşam formu.E' la più antica forma di vita derivata da un mammifero che conosciamo.
Bu bilinen en eski memelilerden türemiş yaşam formu.Er ist die älteste bekannte Lebensform, die von Säugetieren abstammt.
Bu bilinen en eski memelilerden türemiş yaşam formu.Es la forma de vida más antigua de origen mamífero conocida.
Bu bilinen en eski memelilerden türemiş yaşam formu.Este cea mai veche formă de viață de proveniență mamiferă pe care o știm.
Bu bilinen en eski memelilerden türemiş yaşam formu.Het is de oudste levensvorm afkomstig van zoogdieren die we kennen.
Bu bilinen en eski memelilerden türemiş yaşam formu.Jest to najstarsza forma życia pochodząca od ssaków jaką znamy.
Bu bilinen en eski memelilerden türemiş yaşam formu.Je to nejstarší živočišná forma odvozená od savců, o které víme.
Bu bilinen en eski memelilerden türemiş yaşam formu.이는 우리가 알고 있는 가장 오래된 포유류에서 유래한 생명체의 형태입니다
Bu bilinen en eski memelilerden türemiş yaşam formu.Nó là một dạng sống bắt nguồn từ động vật có vú mà chúng ta biết được.
Bu bilinen en eski memelilerden türemiş yaşam formu.Είναι η αρχαιότερη μορφή ζωής που προέρχεται από θηλαστικά, που γνωρίζουμε.
Bu bilinen en eski memelilerden türemiş yaşam formu.Това е най-старата форма на живот произхождаща от бозайници, която познаваме.
Bu bilinen en eski memelilerden türemiş yaşam formu.Это самая древняя жизненная форма млекопитающих, о которой мы знаем.
Bu bilinen en eski memelilerden türemiş yaşam formu.הוא צורת החיים הישנה ביותר שאנו מכירים אשר נגזרה מיונק.
Bu bilinen en eski memelilerden türemiş yaşam formu.ﺍﻧﻪ ﺍﻗﺪﻡ ﺳﺮﻃﺎﻥ ﻧﺸﺄ ﻣﻦ ﺍﻟﺜﺪﻳﻴﺎﺕ ﻧﻌﺮﻓﻪ
Bu bilinen en eski memelilerden türemiş yaşam formu.まさに現代に
Bu daha çok, insanlar da dahil olmak üzere memelilerin çiftleşmesine benzer:그것은 여러분도 알듯이 인간을 포함한 다른 포유류가 발정하는 것과
Bu daha çok, insanlar da dahil olmak üzere memelilerin çiftleşmesine benzer:זה היה דומה מאוד להתייחמות אצל יונקים, כולל בני אדם.
Bu daha çok, insanlar da dahil olmak üzere memelilerin çiftleşmesine benzer:انه يشبه كثيرا الانس بين الثدييات، بما في ذلك البشر،
Bu daha çok, insanlar da dahil olmak üzere memelilerin çiftleşmesine benzer:違いを探り合い しかしもっと優しく 噛まずに
"Bu deneyle geçmişte memelilerin ve sürüngenlerin ne kadar çok kez H2S e maruz kaldığını görüyoruz."저는 황화수소에 노출되었을 때 일어나는 동물과 파충류의 반응에 대한 결과에 해결의 실마리가 보였습니다.
"Bu deneyle geçmişte memelilerin ve sürüngenlerin ne kadar çok kez H2S e maruz kaldığını görüyoruz.""Myślę, że taka reakcja wskazuje, że ssaki i gady były wielokrotnie wystawione na oddziaływanie H2S"
"Bu deneyle geçmişte memelilerin ve sürüngenlerin ne kadar çok kez H2S e maruz kaldığını görüyoruz.""Uskon, että tämä vastine on tulosta nisäkkäiden ja matelijoiden useista altistuksista vetysulfidille."
"Bu deneyle geçmişte memelilerin ve sürüngenlerin ne kadar çok kez H2S e maruz kaldığını görüyoruz.""אני סבור שאנו רואים בתגובה הזו את התוצאה של העובדה שיונקים וזוחלים נחשפו לסדרת אירועי מימן גופרתי".
"Bu deneyle geçmişte memelilerin ve sürüngenlerin ne kadar çok kez H2S e maruz kaldığını görüyoruz."硫化水素に触れてきた結果だと確信します" このEメールは2年前に受け取ったものです 彼曰く
Bu empatinin temellerinde eşzamanlılığın vücut kanalıyla ilgili bir şey ve temelde bütün memeliler buna sahip.그런데 그건 감정이입의 바탕이 되는 몸 전체를 동기화하는 것과 관련되는데 그것은 근본적으로 모든 포유동물에게 공통된 것이죠.
Bu empatinin temellerinde eşzamanlılığın vücut kanalıyla ilgili bir şey ve temelde bütün memeliler buna sahip.Это связано с телом как средством синхронизации, выражающим сочувствие. Это присуще всем млекопитающим.
Bu empatinin temellerinde eşzamanlılığın vücut kanalıyla ilgili bir şey ve temelde bütün memeliler buna sahip.וזה קשור לאפיק הגופני הזה של סינכרוניזציה שמהווה את הבסיס של חמלה וזה משהו אוניברסלי ביונקים למעשה.
Bu empatinin temellerinde eşzamanlılığın vücut kanalıyla ilgili bir şey ve temelde bütün memeliler buna sahip.وذلك مرتبط بقناة الجسد التزامنية ككل والتي يرتكز عليها التعاطف وهو أمر كوني في الثديات أساسا.
Bu empatinin temellerinde eşzamanlılığın vücut kanalıyla ilgili bir şey ve temelde bütün memeliler buna sahip.身体的チャンネルに関連しており 基本的に全ての哺乳類に共通です 次に より複雑な 「慰め」 を 考えてみましょう
Bu kambur balinalar halen memeliler. Onlarla bir çok ortak noktamız var.Nous avons beaucoup de choses en commun avec les baleines.
Bu kambur balinalar halen memeliler.As baleias, como estas corcundas, continuam a ser mamíferos.
Bu kambur balinalar halen memeliler.Ikan paus, ikan paus humpback seperti ini, masih mamalia.
Bu kambur balinalar halen memeliler.혹등고래 같은 고래들은 여전히 포유류 입니다.
Bu kambur balinalar halen memeliler.Las ballenas, como estas ballenas jorobadas, todavía son mamíferos.
Bu kambur balinalar halen memeliler.Le balene, come queste megattere, sono tuttora dei mammiferi.