İnsan dahil diğer memelilerde de görülür.人間を含む哺乳類の毛の表面にも存在する。
Güneydoğu Asya kuşları ve memelileri hakkında uzmandı.其为东南亚哺乳动物及鸟类专家。
Emekli olduktan sonra British Museum'un memeliler bölümünde gönüllü araştırmacı olarak çalıştı.之後於大英博物館作哺乳動物部門的志願研究者。
Emekli olduktan sonra British Museum'un memeliler bölümünde gönüllü araştırmacı olarak çalıştı.정년 퇴임한 후에는 포유류 분야의 자원 봉사 연구원으로 재차 대영 박물관에서 일했다.
Tavşanlar, tüm memeliler gibi, yavruları için süt üretir.어른벌레들은 먹이를 씹어 떡처럼 만들어 애벌레에게 먹인다.
Tavşanlar, tüm memeliler gibi, yavruları için süt üretir.כמו כל יונק, הפרה מניבה חלב עבור צאצאיה.
Femur veya uyluk kemiği, memelilerin vücutlarındaki en uzun, en hacimli ve en güçlü kemiktir.עצם הירך או קוּלִית (TA: Femur ;Os femoris) היא העצם הגדולה והחזקה ביותר בגוף האדם.
Her organizma gibi, deniz memelileri de viral enfeksiyonlara karşı duyarlıdırlar.כמו כל קוטלי הדרקונים, הוא סובל ממחלת ים.
Göller ve nehirler çeşitli balık, kuş ve suda yaşayan memeliler ile doluydu.האגמים והנהרות היו שופעים מינים רבים של דגים, עופות ויונקים ימיים.
Grip A virüsünün bazı türleri domuzları ve diğer memeliler enfekte edebilmektedirler.זנים מסוימים של שפעת ייחודים לחזירים (ראו שפעת החזירים), וחזירים יכולים גם להידבק בשפעת אנושית.
Balıklar bazı maddeleri memelilerden daha iyi ayırt edebilirler.למעשה הם יכולים לבלוע דגים שיותר גדולים ממשקלם.
Tüm memelilerin dokularında ve çavdar mahmuzunda değişik oranlarda bulunur.לכל אורך גופם דבלולים וציציות דמויי עלי אצה.
Diğer memelilerin ortalama vücut ısısı 36 ila 38 °C arasındadır.הטמפרטורה האידיאלית לחלבוני גוף האדם היא בין 36 ל-38 מעלות צלזיוס.
İlk memeliler de Trias’ın sonlarında ortaya çıkmıştır.הוא נכחד לחלוטין בסוף הטריאס.
Eosenin başlangıcı ilk modern memelilerin ortaya çıkması ile tanımlıdır.Началото на Еоцен е белязано от появата на първите съвременни бозайници.
Dişli balinalar etkin avcılardır ve balık, kalamar ve bazen deniz memelileri ile beslenirler.Зъбатите китове са активни ловци, хранещи се с риба, калмари, а в някои случаи и други с морски бозайници.
Okyanusya'ya gelişleri yerli memeliler için büyük bir tehdit oluşturur.Повишаването на равнището на океана представлява пряка заплаха за тази страна.
Femur veya uyluk kemiği, memelilerin vücutlarındaki en uzun, en hacimli ve en güçlü kemiktir.Bedrena kost (lat. femur) natkoljenična kost je najduža i najjača kost u ljudskom tijelu.
Kısa burunlu dikenli karıncayiyenler Avustralya'nın en yaygın memelileridir.Nakon Europe, svijetla boja kose je najčešća među australskim Aboridžinima.
Genellikle küçük hayvanları (kemirici ve diğer memelileri) ve böcekleri avlayarak beslenirler.Rijetko se hrani sisavcima i drugim životinjama (šišmiši, kukci).
Bazen sürüngenler ve küçük memelileri de yerler.Ponekada jedu i bobice i malene kralježnjake.
Uyku tüm memelilerde, kuşlarda ve balıklarda gözlenen doğal dinlenme biçimidir.Spánok je pravidelný stav odpočinku, pozorovaný u všetkých druhov cicavcov, vtákov a rýb.
Oluklu balinalar en hızlı deniz memelilerinden biridir.Vráskavec severný patrí k najrýchlejším veľrybám.
Yırtıcı kuşlar ve vahşi memeliler timsah yavrularına düşkündür.Vtáky, ako napríklad pinky a mucháre sivé oceňujú plody bazy.
Ada deniz kuşları ve deniz memelileri için çekicidir.Ostrov je hniezdiskom morských vtákov a vodného živočíšstva.
Çok iyi tırmanır ve kuşları,küçük sürüngenleri, küçük memelileri avlar.Aktívna je cez deň, loví vtáky a drobné cicavce.
Eosenin başlangıcı ilk modern memelilerin ortaya çıkması ile tanımlıdır.Začetek eocena označuje pojav prvih modernih sesalcev.
Bazı memeliler de kış uykusuna yatarak, bu dönemi enerjiden tasarruf ederek geçirir.Mnogi sesalci v hladnem letnem času varčujejo z energijo, tako da zapadejo v zimsko spanje.
Apollon siteye, lakabı olan "Delphinidae" veya memelilerden biri ile bağlantılıdır.Apolon je povezan z območjem po pridevku Δελφίνιος Delphinios, "delfinski".
Ama diğer memelilerle kıyaslandığında beyni bedenine göre en büyük olan memelidir.Lyginant pagal kūno dydžio santykį su kitais paukščiais, varniniai turi didžiausias smegenis.
Bazen, varan, piton ve diğer memelilerde de görülür.Čia dažnai galima matyti gandrus ir jų lizdus.
Oluklu balinalar en hızlı deniz memelilerinden biridir.Jūrinė ūdra yra vienas mažiausių jūros žinduolių.
Makaroni penguenlerinin düşmanları orta-büyük boyutlu kuşlar ve deniz memelileridir.Suaugusių pingvinų priešai yra ausytieji ruoniai ir pietiniai jūrų drambliai .
Yer domuzu yuvasını ziyaret eden diğer memelilere de bulaşırlar.Kitam vabzdžiui įgėlusi bitė išgyvena.
Afrika yaban kedisi öncelikle fare, sıçan ve diğer küçük memelileri yer.Aafrika metskass sööb põhiliselt hiiri, rotte ja teisi väikseid imetajaid.
Memelilerde CpG'lerin %60-90'ı metillenmiştir.60–90% kogu CpG piirkondade metülatsioonist toimub imetajates.
Memelilerin hemen hepsi vivipardır.Kilbukalised on kõik veetaimed.
Ayrıca kuşlara ve küçük memelilere de bulaşabilir.Ära ei ütle aga ka lindudest ja pisiimetajatest.
Ada deniz kuşları ve deniz memelileri için çekicidir.Saar on merelindude ja kilpkonnade pesitsuspaik.
Bunlar bütün memelilerin ancak % 6'sını oluşturur.25 ning need moodustasid püsside koguhulgast ainult 6%.
Diğer evcil ve yabani memelilerde de bulunabilirler.See võib esineb ka teistel puudel ja põõsastel.
[(1.) Bebekler (ve diğer memeliler) konuşmadan iletişim kurarlar.](1) 아기들(그리고 다른 포유류들)은 발화 행위없이 의사소통합니다.
[(1.) Bebekler (ve diğer memeliler) konuşmadan iletişim kurarlar.]Bébés (1). (et autres mammifères) communiquent sans la parole
Araştırmacılar balıkların acıya karşı memelilerle aynı davranışları sergilediklerini ortaya koydu.Forscher haben hervorgehoben, dass Fische das gleiche Schmerzverhalten wie Säugetiere aufweisen.
Araştırmacılar balıkların acıya karşı memelilerle aynı davranışları sergilediklerini ortaya koydu.Forskare har urskiljt att fiskar visar smärtbeteende på samma sätt som däggdjur.
Araştırmacılar balıkların acıya karşı memelilerle aynı davranışları sergilediklerini ortaya koydu.Investigaciones revelan que los peces sienten tanto como cualquier otro ser vivo.
Araştırmacılar balıkların acıya karşı memelilerle aynı davranışları sergilediklerini ortaya koydu.I ricercatori hanno dimostrato che nei pesci la risposta al dolore è analoga a quella dei mammiferi.
Araştırmacılar balıkların acıya karşı memelilerle aynı davranışları sergilediklerini ortaya koydu.Kutatók kimutatták, hogy a halak a fájdalomra ugyanúgy viselkednek, mint az emlõsök.
Araştırmacılar balıkların acıya karşı memelilerle aynı davranışları sergilediklerini ortaya koydu.Para peneliti telah membedakan ikan itu menunjukkan sakit dengan perilaku Mamalia Lakukan cara yang sama.
Araştırmacılar balıkların acıya karşı memelilerle aynı davranışları sergilediklerini ortaya koydu.Raziskovalci so prišli do spoznanja, da se ribe odzivajo na bolečino prav tako kot sesalci.
Araştırmacılar balıkların acıya karşı memelilerle aynı davranışları sergilediklerini ortaya koydu.Tutkijat ovat havainneet, että kalat ilmaisevat tuntevansa kipua samaan tapaan kuin nisäkkäät.
Araştırmacılar balıkların acıya karşı memelilerle aynı davranışları sergilediklerini ortaya koydu.Vědci rozpoznali, že chování ryb při bolesti je stejné jako u savců.
Araştırmacılar balıkların acıya karşı memelilerle aynı davranışları sergilediklerini ortaya koydu.Исследователи отличили тот показ рыбы поведение боли тем же самым путем млекопитающие делает.
Araştırmacılar balıkların acıya karşı memelilerle aynı davranışları sergilediklerini ortaya koydu.מחקרים הוכיחו שדגים מביעים את אותה התגובה לכאב שיש ליונקים.
Aslında bu küçük oranda bir çeşitlilik biz memeliler bunlardan biriyiz.Aceasta este, de fapt, o mică varietate; noi, mamiferele facem parte din aceasta.
Aslında bu küçük oranda bir çeşitlilik biz memeliler bunlardan biriyiz.Ceci est en fait une gamme minuscule ; c'est nous, les mammifères, nous en faisons partie.
Aslında bu küçük oranda bir çeşitlilik biz memeliler bunlardan biriyiz.Dit is slechts een klein gebied. Wij, zoogdieren, vallen daar onder.
Aslında bu küçük oranda bir çeşitlilik biz memeliler bunlardan biriyiz.Es funktioniert über einen ungeheuer grossen Bereich. Dies ist nur ein winziger Bereich. Das sind wir,
Aslında bu küçük oranda bir çeşitlilik biz memeliler bunlardan biriyiz.Ez csak egy apró tartomány valójában; mi, emlősök, mi vagyunk az egyik ilyen.
Aslında bu küçük oranda bir çeşitlilik biz memeliler bunlardan biriyiz.Her er bare en lille del af spændvidden: Det er os pattedyr. Vi er en af dem.