Melekeokoceania. kgmMelekeokoceania. kgm
Melekeokoceania. kgmMelekeokoceania. kgm
Melekeokoceania. kgmMelooceania. kgm
Melekeokoceania. kgmMelunoceania. kgm
Melekeokoceania. kgmoceania. kgm
Melekeokoceania. kgmoceania. kgm
Melekeokoceania. kgmoceania. kgm
Melekeokoceania. kgmoceania. kgm
Melekeokoceania. kgmoceania. kgm
Melekeokoceania. kgmoceania. kgm
Melekeokoceania. kgmΜελεκεόκoceania. kgm
Melekeokoceania. kgmМелекеокoceania. kgm
Melekeokoceania. kgmマルキョクoceania.kgm
Melek, ‹‹İşte bu kötülüktür!›› diyerek kadını gerisingeri ölçü kabına itip kurşun kapağı yerine koydu. ölçek.Disse: «Questa è l'empietà!». Poi la ricacciò dentro l'efa e ricoprì l'apertura con il coperchio di piombo
Melek, ‹‹İşte bu kötülüktür!›› diyerek kadını gerisingeri ölçü kabına itip kurşun kapağı yerine koydu. ölçek.És mondá: Ez az istentelenség. És veté ezt a mérõ-edény közepébe, a darab ónt pedig veté annak szájára.
Melek, ‹‹İşte bu kötülüktür!›› diyerek kadını gerisingeri ölçü kabına itip kurşun kapağı yerine koydu. ölçek.Il dit: C`est l`iniquité. Et il la repoussa dans l`épha, et il jeta sur l`ouverture la masse de plomb.
Melek, ‹‹İşte bu kötülüktür!›› diyerek kadını gerisingeri ölçü kabına itip kurşun kapağı yerine koydu. ölçek.In reče: To je brezbožnost. In jo vrže v sredo mernika in spusti svinčeno ploščo na odprtino njegovo.
Melek, ‹‹İşte bu kötülüktür!›› diyerek kadını gerisingeri ölçü kabına itip kurşun kapağı yerine koydu. ölçek.I řekl: Toto jest ta bezbožnost. I uvrhl ji do prostřed té efi, uvrhl i ten plech olověný na vrch její.
Melek, ‹‹İşte bu kötülüktür!›› diyerek kadını gerisingeri ölçü kabına itip kurşun kapağı yerine koydu. ölçek.그가 가로되 이는 악이라 하고 그 여인을 에바 속으로 던져 넣고 납 조각을 에바 아구리 위에 던져 덮더라
Melek, ‹‹İşte bu kötülüktür!›› diyerek kadını gerisingeri ölçü kabına itip kurşun kapağı yerine koydu. ölçek.Og han sa: Dette er ugudeligheten. Så støtte han henne ned i efaen og slo blylokket til over åpningen.
Melek, ‹‹İşte bu kötülüktür!›› diyerek kadını gerisingeri ölçü kabına itip kurşun kapağı yerine koydu. ölçek.Og han sagde: "Det er Gudløsheden!" Så stødte han hende ned i Efaen og slog Blylåget i over Åbningen.
Melek, ‹‹İşte bu kötülüktür!›› diyerek kadını gerisingeri ölçü kabına itip kurşun kapağı yerine koydu. ölçek.И сказал он: эта женщина – само нечестие, и бросил ее в средину ефы, а на отверстие ее бросил свинцовый кусок.
Melek, ‹‹İşte bu kötülüktür!›› diyerek kadını gerisingeri ölçü kabına itip kurşun kapağı yerine koydu. ölçek.Рече още: Това е нечестието. И хвърли я всред ефата; после хвърли оловената теглилка в устата на ефата.
Melek, ‹‹İşte bu kötülüktür!›› diyerek kadını gerisingeri ölçü kabına itip kurşun kapağı yerine koydu. ölçek.ויאמר זאת הרשעה וישלך אתה אל תוך האיפה וישלך את אבן העפרת אל פיה׃
Melek, ‹‹İşte bu kötülüktür!›› diyerek kadını gerisingeri ölçü kabına itip kurşun kapağı yerine koydu. ölçek.فقال هذه هي الشر. فطرحها الى وسط الايفة وطرح ثقل الرصاص على فمها.
Melek, ‹‹İşte bu kötülüktür!›› diyerek kadını gerisingeri ölçü kabına itip kurşun kapağı yerine koydu. ölçek.天 使 說 、 這 是 罪 惡 . 他 就 把 婦 人 扔 在 量 器 中 、 將 那 片 圓 鉛 扔 在 量 器 的 口 上
Melek, ‹‹İşte bu kötülüktür!›› diyerek kadını gerisingeri ölçü kabına itip kurşun kapağı yerine koydu. ölçek.天使說 、 這是 罪惡 . 他 就 把 婦人 扔在 量器 中 、 將 那 片 圓鉛 扔在 量器 的 口上
Melek kadınlara şöyle seslendi: ‹‹Korkmayın! Çarmıha gerilen İsayı aradığınızı biliyorum.A anjel odpovedal a riekol ženám: Vy sa nebojte! Lebo viem, že Ježiša, toho ukrižovaného, hľadáte.
Melek kadınlara şöyle seslendi: ‹‹Korkmayın! Çarmıha gerilen İsayı aradığınızı biliyorum.Ale Anioł odpowiadając, rzekł do niewiast: Nie bójcie się wy; boć wiem, iż Jezusa ukrzyżowanego szukacie.
Melek kadınlara şöyle seslendi: ‹‹Korkmayın! Çarmıha gerilen İsayı aradığınızı biliyorum.Angel pa izpregovori in reče ženam: Ne bojte se! vem, da iščete Jezusa križanega.
Melek kadınlara şöyle seslendi: ‹‹Korkmayın! Çarmıha gerilen İsayı aradığınızı biliyorum.De engel zei tegen de twee vrouwen: "U hoeft niet bang te zijn.
Melek kadınlara şöyle seslendi: ‹‹Korkmayın! Çarmıha gerilen İsayı aradığınızı biliyorum.I odpověděv anděl, řekl ženám: Nebojte se vy, neboť vím, že Ježíše ukřižovaného hledáte.
Melek kadınlara şöyle seslendi: ‹‹Korkmayın! Çarmıha gerilen İsayı aradığınızı biliyorum.천사가 여자들에게 일러 가로되 너희는 무서워 말라 십자가에 못 박히신 예수를 너희가 찾는 줄을 내가 아노라
Melek kadınlara şöyle seslendi: ‹‹Korkmayın! Çarmıha gerilen İsayı aradığınızı biliyorum.Ma l'angelo disse alle donne: «Non abbiate paura, voi! So che cercate Gesù il crocifisso
Melek kadınlara şöyle seslendi: ‹‹Korkmayın! Çarmıha gerilen İsayı aradığınızı biliyorum.Mas o anjo disse �s mulheres: Não temais vós; pois eu sei que buscais a Jesus, que foi crucificado.
Melek kadınlara şöyle seslendi: ‹‹Korkmayın! Çarmıha gerilen İsayı aradığınızı biliyorum.Men engelen tok til orde og sa til kvinnene: Frykt ikke! jeg vet at I søker efter Jesus, den korsfestede;
Melek kadınlara şöyle seslendi: ‹‹Korkmayın! Çarmıha gerilen İsayı aradığınızı biliyorum.А ангелът проговори, като каза на жените: Вие не се бойте, защото зная, че търсите разпнатия Исус.
Melek kadınlara şöyle seslendi: ‹‹Korkmayın! Çarmıha gerilen İsayı aradığınızı biliyorum.Ангел же, обратив речь к женщинам, сказал: не бойтесь, ибо знаю, что вы ищете Иисуса распятого;
Melek kadınlara şöyle seslendi: ‹‹Korkmayın! Çarmıha gerilen İsayı aradığınızı biliyorum.Озвав ся ж ангел і рече до жінок: Не лякайтесь, знаю бо, що Ісуса рознятого шукаєте.
Meleklerinfı ekmeğini yedi her biri, Doyasıya yiyecek gönderdi onlara.Chlieb mocných jedol obyčajný človek; poslal im potravy do sýtosti.
Melek kadınlara şöyle seslendi: ‹‹Korkmayın! Çarmıha gerilen İsayı aradığınızı biliyorum.ויען המלאך ויאמר אל הנשים אתן אל תיראן הן ידעתי כי את ישוע הנצלב אתן מבקשות׃
Melek kadınlara şöyle seslendi: ‹‹Korkmayın! Çarmıha gerilen İsayı aradığınızı biliyorum.فاجاب الملاك وقال للمرأتين لا تخافا انتما. فاني اعلم انكما تطلبان يسوع المصلوب.
Melek kadınlara şöyle seslendi: ‹‹Korkmayın! Çarmıha gerilen İsayı aradığınızı biliyorum.天 使 對 婦 女 說 、 不 要 害 怕 、 我 知 道 你 們 是 尋 找 那 釘 十 字 架 的 耶 穌
Melek kadınlara şöyle seslendi: ‹‹Korkmayın! Çarmıha gerilen İsayı aradığınızı biliyorum.天使 對婦 女說 、 不 要 害怕 、 我 知道 你 們是 尋找那 釘十字架 的 耶穌
Melekler beyazdır."그리고 그는 말했다, "천사 흰색입니다."
Melekler beyazdır."Und er sagt, "Die Engeln sind weiß."
Meleklerden ne denli üstün bir adı miras aldıysa, onlardan o denli üstün oldu.ajungînd cu atît mai pe sus de îngeri, cu cît a moştenit un Nume mult mai minunat decît al lor.
Meleklerden ne denli üstün bir adı miras aldıysa, onlardan o denli üstün oldu.Annyival kiválóbb lévén az angyaloknál, a mennyivel különb nevet örökölt azoknál.
Meleklerden ne denli üstün bir adı miras aldıysa, onlardan o denli üstün oldu.devenu d`autant supérieur aux anges qu`il a hérité d`un nom plus excellent que le leur.
Meleklerden ne denli üstün bir adı miras aldıysa, onlardan o denli üstün oldu.ed è diventato tanto superiore agli angeli quanto più eccellente del loro è il nome che ha ereditato
Meleklerden ne denli üstün bir adı miras aldıysa, onlardan o denli üstün oldu.feito tanto mais excelente do que os anjos, quanto herdou mais excelente nome do que eles.
Meleklerden ne denli üstün bir adı miras aldıysa, onlardan o denli üstün oldu.Fue hecho tanto superior a los ángeles, así como el nombre que ha heredado es más excelente que el de ellos
Meleklerden ne denli üstün bir adı miras aldıysa, onlardan o denli üstün oldu.idet han er bleven så meget ypperligere end Englene, som han har arvet et herligere Navn fremfor dem.
Meleklerden ne denli üstün bir adı miras aldıysa, onlardan o denli üstün oldu.in je tolikanj višji postal od angelov, kolikor odličnejše ime je podedoval mimo njih.
Meleklerden ne denli üstün bir adı miras aldıysa, onlardan o denli üstün oldu.저가 천사보다 얼마큼 뛰어남은 저희보다 더욱 아름다운 이름을 기업으로 얻으심이니
Meleklerden ne denli üstün bir adı miras aldıysa, onlardan o denli üstün oldu.Och han har blivit så mycket större än änglarna som det namn han har ärvt är förmer än deras.
Meleklerden ne denli üstün bir adı miras aldıysa, onlardan o denli üstün oldu.og er blitt så meget større enn englene som han har arvet et herligere navn fremfor dem.
Meleklerden ne denli üstün bir adı miras aldıysa, onlardan o denli üstün oldu.stanúc sa o toľko výtečnejším od anjelov, o koľko znamenitejšie meno zdedil než oni.
Meleklerden ne denli üstün bir adı miras aldıysa, onlardan o denli üstün oldu.Tem się zacniejszym stawszy nad Anioły, czem zacniejsze nad nie odziedziczył imię.
Meleklerden ne denli üstün bir adı miras aldıysa, onlardan o denli üstün oldu.Tím důstojnější nad anděly učiněn, čím vyvýšenější nad ně jméno dědičně obdržel.