Melekler bile herkesi tatmin edemezler.Even angels can't satisfy everyone.
Laurie Melbourne'da yaşıyor.Laurie lives in Melbourne.
O bir melek!She's an angel.
Tom birinin en sevdiği melodiyi mırıldadığını duydu.Tom heard someone humming his favorite tune.
Ben sadece üç melodi duydum.I only heard three chimes.
Melek oldun mu?Have you become an angel?
Bu mutlu bir melodi.It's a happy tune.
Ne melodramatik!How melodramatic!
Sen bir meleksin.You're an angel.
Ben melankoliden muzdaripim.I suffer from melancholy.
Neden bana bir melek diyorsun?Why do you call me an angel?
Tom bir melek.Tom is an angel.
O melodiyi kafamdan çıkaramıyorum.I can't get that melody out of my head.
Bu şarkının melodisini seviyorum.I like the melody of this song.
Evet, meleğim.Yes, my angel.
Tom mutlu bir melodiyle ıslık çalmaya başladı.Tom started whistling a happy tune.
Her torun bir melek değildir; bazen torunlar düşmandırlar.Not every grandchild is an angel; sometimes grandchildren are enemies.
Bir bıçak ağzının ucuna kaç tane dans eden melek sığabilir?How many dancing angels can fit on the tip of a knife blade?
Melbourne bir Avustralya şehridir.Melbourne is an Australian town.
Canberra, Melbourne ve Sydney'de hiç bulunmadım.I've never been to Canberra, Melbourne, and Sydney.
Angela bir melek değildir.Angela is not an angel.
Melbourne polisi sansür yasalarını ihlal ettiği için kitapçıya baskın düzenledi.The Melbourne police raided the bookstore for violating censorship laws.
Melanie'nin ne kadar güzel olduğunu görebiliyorum.I can see how beautiful Melanie is.
Melanie süt içiyor.Melanie is drinking milk.
Melanie bir elma yiyor.Melanie is eating an apple.
Melanie şu anda meşgûl.Melanie is busy right now.
Bu bitki bir melez.This plant is a hybrid.
Şampanya meleklerin içkisidir.Champagne is the drink of the angels.
Dünyadaki en ünlü at yarışlarından biri, Melborn Kupası, bugün yapılacak.One of the most famous horse races in the world, the Melbourne Cup, will be held today.
Ben Melanie'yim.I'm Melanie.
Emily'nin Melanie adlı bir arkadaşı var.Emily has a friend named Melanie.
Melanie elini salladı.Melanie waved her hand.
Melanie için üzülüyorum.I'm feeling sad for Melanie.
Melanie'ye üzülüyorum.I'm feeling sad for Melanie.
Melanie şu anda ders çalışıyor.Melanie is studying right now.
Melanie bir matematikçi olmak istiyor.Melanie wants to be a mathematician.
Melanie bir matematikçidir.Melanie is a mathematician.
Melanie genç bir matematikçidir.Melanie is a young mathematician.
Melanie liseden 2018 yılında mezun olacak.Melanie will graduate from high school in 2018.
Emily ve Melanie yakın arkadaşlardır.Emily and Melanie are close friends.
Emily and Melanie yakın arkadaştır.Emily and Melanie are close friends.
Emily onu Melanie'ye söyleyecek.Emily will tell it to Melanie.
Emily, Melanie'nin evinde kalıyor.Emily is staying in Melanie's house.
Melanie'nin anne babası Emily'nin kendi evlerinde kalmasına izin verdi.Melanie's parents permitted Emily to stay in their house.
Melissa iki yıldan daha az bir sürede Portekizcede akıcı oldu.Melissa became fluent in Portuguese in less than two years.
Sen de bir melek değilsin.You aren't an angel as well.
Emily ve Melanie İngilizdirler.Emily and Melanie are English.
Bir melek gibi şarkı söylüyorsun.You sing like an angel.
Tom caddeden aşağıya doğru yürürken ıslıkla bir melodi çaldı.Tom whistled a tune as he walked down the street.
Gerçekten bir meleksin.You're really an angel.
Melanom genç kadınlarda bir salgındır.Melanoma is an epidemic in young women.
Melanie, yüzmeyi sevdiğini söyledi.Melanie said that she likes swimming.
Melanie oyunda bir sonraki seviyeye ulaştı.Melanie reached the next level on the game.
Melanie vazoyu masanın üstüne koydu.Melanie put the vase on the table.
Melanie rahat bir yatakta uyuyor.Melanie is sleeping in a comfortable bed.
Melanie eliyle bir örümcek öldürdü.Melanie killed a spider with her hand.
Melanie bacağını acıttı.Melanie has hurt her leg.
Melanie pizza yemekten hoşlanır.Melanie likes eating pizza.
Melanie pizza yemeyi sever.Melanie likes eating pizza.
Melanie müzikten hoşlanır.Melanie likes music.