mektubun ile cümle
mektubun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ellet'a göre Virginia, Osgood'un mektubundaki "korku veren paragraflar"a dikkat çekti.Według Ellet Virginia zwróciła jej uwagę na „okropne akapity” w liście Osgood.
Poe'nun 1848 tarihli bir mektubuna göre öykü "büyük gürültü kopardı."Jak pisał sam autor w liście z 1848 roku, „opowieść robi dużo szumu”.
Aynı mektubun İbranice harflerle yazılmış bir kopyası Kahire Genizası'nda bulunmuştur.Kopia tego listu, zapisana alfabetem hebrajskim, została odnaleziona w Genizie kairskiej.
(Mektubun tam metni için tıklayınız) Dava 30 Kasım 2011 tarihinde tekrar açılmıştır.Wyrok wydany został na posiedzeniu zamkniętym 30 listopada 2010 roku.
Uzun uğraşlar sonucu itiraf mektubunu yazdırır.Wypracowali oni ostateczny tekst deklaracji.
Mektubun yazarı böbreğin diğer kısmını kızartıp yediğinden bahsetmektedir.Autor listu twierdził, że drugą połowę nerki usmażył i zjadł.
Bir mektubunda da bazı hikâyelerini sadeleştirme gereği duyduğunu yazdı.Czytała gazety licząc, że znajdzie o nim jakiś artykuł.
Kralın mektubuna geciken yanıt, mektubu getiren heyetin esir alınıp hapsedilmesiyle sonuçlandı.Królowa po otrzymaniu listu niezwłocznie spełniła rozkaz zawarty w liście.
Son mektubunu 31 Ağustos 1938'de kızı Elena Kondratyeva'ya gönderdi.Sitt sista brev skrev han till sin dotter, Elena Kondratieva, 31 augusti 1938.
Son mektubunda ise Alman kadınlarının giyiniş şeklinden yakınmıştır.I sitt sista brev beklagade han sig över de tyska kvinnornas dåliga klädsmak.
15 Nisan 1998 tarihinde, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan'a güven mektubunu sundu.Där lämnade han över sitt kreditivbrev till generalsekreteraren, Kofi Annan, den 15 april 1998.
Kız kardeşi Everina'ya 1787'de yazdığı mektubunda belirttiği gibi "yeni bir türün ilki" olmaya çalışıyordu.Som hon skrev till sin syster Everina 1787, försökte hon att bli "den första av ett nytt släkte".
'Nadir Nadi Beyi göreceğim,' dedim, mektubunu gösterdim."I familjekretsen sågo vi honom ej mycket" skrev dottern.
Bugüne kadar yazılmış en esprili tebliğ mektubun için teşekkür ederim.Det är den högst rankande säsongen som sänts hittills.
Kız kardeşi Everina'ya 1787'de yazdığı mektubunda belirttiği gibi "yeni bir türün ilki" olmaya çalışıyordu.Як Мері писала сестрі Еверайні в 1787 році, вона намагалася стати «першою з нового роду».
Biraz sonra uşak Alfredo'ya Violetta'nın mektubunu getirip verir.З часом вона погоджується і повідомляє новину Альфредо.
Papa Date Masamune'ye bir mektup yazmıştır, mektubun bir kopyası hâlâ Vatikan'da görülebilmektedir.Papež napsal dopis Masamune Dateovi, jehož kopie je stále k vidění ve Vatikánu.
Alıcı en sonunda zarfı açtığında en üst düzey SDU, yani mektubun kendisi ortaya çıkar.Když adresát nakonec otevře obálku, získá SDU nejvyšší úrovně, což je vlastní dopis.
Effie'nin mektubundaki samimiyetten kuşku duymaya gerek yoktu.O Pavlově autorství listu se nikdy nepochybovalo.
Poe'nun 1848 tarihli bir mektubuna göre öykü "büyük gürültü kopardı."După cum a scris Poe într-o scrisoare din 1848, aceasta „a făcut un zgomot mare”.
Goldbach, bu varsayımından 1742’de Euler’e gönderdiği ünlü mektubunda bahseder.Problema care îi poartă numele (conjectura lui Goldbach) a expus-o într-o scrisoare din 1742 către Euler.
Bu mektubun el yazısı “Sevgili Patron” mektubuyla benzerdir.Kézírása hasonló volt a „Kedves Főnök”-levélen olvashatóhoz.
Bu mektubun el yazısı ve yazım şekli “Sevgili Patron” ve “Küstah Jack”’den farklıdır.A „Pokolból”-levél kézírása és stílusa eltérő a „Kedves Főnök” és a „Pimasz Jack”-levélétől.
Kıskanç Franz kardeşinin mektubunu başka bir mektupla değiştirir.A féltékeny Ferenc kicseréli Károly levelét egy saját maga által kitaláltra.
Onun mektubuna cevap vermeliydin.Válaszolnod kellett volna a levelére.
Bu mektubun el yazısı “Sevgili Patron” mektubuyla benzerdir.Käsiala oli samantapaista kuin "Hyvä pomo" -kirjeessä.
Vincent son mektubunu yazdı.Opas Paavalin viimeisiin kirjeisiin.
Bu mektubun el yazısı ve yazım şekli “Sevgili Patron” ve “Küstah Jack”’den farklıdır.Lisäksi kirjeen tyyli oli erilainen, kuin "Hyvä pomo" -kirjeessä ja "Hävyttömän Jackyn" -postikortissa.
Mektubuna cevap vermedim, çünkü meşguldüm.En vastannut kirjeeseesi, koska minulla oli kiire.
15 Nisan 1998 tarihinde, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan'a güven mektubunu sundu.Επέδωσε τα διαπιστευτήριά του στον γενικό γραμματέα των Ηνωμένων Εθνών, Κόφι Ανάν στις 15 Απριλίου 1998.
Sonradan gönderilen mektuplar da bu mektubun stilinde yazılmışlardır.Ότι κι αν γράφτηκε μετά από αυτό γράφτηκε πάνω σ’ αυτό το στυλ.
Mektubun yazarı böbreğin diğer kısmını kızartıp yediğinden bahsetmektedir.Αυτός που έγραψε το γράμμα ισχυρίζεται πως είχε τηγανίσει και φάει το άλλο νεφρό.
Bunun üzerine, kaderin mektubun gideceği yere ulaşmasını istediği sonucunu çıkarır.Το γράμμα του όμως έφερε το αποτέλεσμα που ήθελε.
Mektubuna daha erken cevap vermediğim için özür dilerim.Συγνώμη που δεν απάντησα στο γράμμα σου νωρίτερα.
Dün sadece mektubunu aldım.Μόλις πήρα το γράμμα σου χθές.
Bu mektubun el yazısı “Sevgili Patron” mektubuyla benzerdir.Håndskriften mindede om den fra "Dear Boss"-brevet.
Kız kardeşi Everina'ya 1787'de yazdığı mektubunda belirttiği gibi "yeni bir türün ilki" olmaya çalışıyordu.Som hun skrev til sin søster Everina i 1787, forsøgte hun at blive "den første i en ny slægt".
Bu mektubun el yazısı ve yazım şekli “Sevgili Patron” ve “Küstah Jack”’den farklıdır.Håndskriften og stilen var forskellig fra "Kære Boss" og "Saucy Jacky" postkort.
Son mektubunda ise Alman kadınlarının giyiniş şeklinden yakınmıştır.I det siste brevet klaget han over hvordan de tyske kvinnene gikk kledd.
Kız kardeşi Everina'ya 1787'de yazdığı mektubunda belirttiği gibi "yeni bir türün ilki" olmaya çalışıyordu.Som hun skrev til sin søster Everina i 1787 forsøkte hun å bli «den første i en ny slekt».
Bilinen 1120 mektubun sadece 15 tanesi imzalıdır.Hun er kjent for å ha skrevet 1120 brev, men hvor bare 15 prosent er kjent for ettertiden.
Zarfın üstündeki pulu görür ve mektubun Sawyer'a yazılmadığını, yazan çocuğun o olduğunu anlar.Hun ser preg på det fra Knoxville, og oppdager brevet ikke var skrevet til Sawyer, men fra ham.
Bu mektubun el yazısı “Sevgili Patron” mektubuyla benzerdir.Tulisan tangan dalam kartu pos tersebut mirip dengan surat "Dear Boss".
Daha sonraki bir mektubunda buna "Monty Hall problemi" adını verdi (Selvin 1975b).Dalam surat tersebut, ia menamakannya "Masalah Monty Hall" (Selvin 1975b).
Mektubun yazarı böbreğin diğer kısmını kızartıp yediğinden bahsetmektedir.Penulis surat tersebut menyatakan bahwa ia telah "menggoreng dan memakan" separo ginjal yang hilang.
Bu mektubun el yazısı ve yazım şekli “Sevgili Patron” ve “Küstah Jack”’den farklıdır.Gaya penulisan dan tulisan tangannya tidak sama dengan surat "Dear Boss" dan kartu pos "Saucy Jacky".
Son mektubunu 31 Ağustos 1938'de kızı Elena Kondratyeva'ya gönderdi.Bức thư cuối cùng ông gửi cho con gái của mình, Elena Kondratieva, đề ngày 31 tháng 8 năm 1938.
Vincent son mektubunu yazdı.Paine lật lá bài cuối cùng.
15 Nisan 1998 tarihinde, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan'a güven mektubunu sundu.Giải năm 2008 được trao cho cựu Tổng thư ký Liên Hiệp Quốc Kofi Annan.
Kıskanç Franz kardeşinin mektubunu başka bir mektupla değiştirir.Shirin trả lời lá thư của Khosrow với một lời chia buồn châm biếm.
Uzun uğraşlar sonucu itiraf mektubunu yazdırır.Tống Thái Tông sai Lư Đa Tốn viết thư trả lời Lê Hoàn.
Tyrion dışında Küçük Konsey'deki kimse Mormont'un mektubunu önemsemez.だがティリオン以外の小評議会はモーモントの手紙を真剣に受け取らない。
Poe'nun 1848 tarihli bir mektubuna göre öykü "büyük gürültü kopardı."1848年の書簡でポーはこのことに触れ「ひどい騒ぎだった」と書いている。
Sharpless bunu uzerine Butterfly'a Pinkerton'un mektubunu okumaya başlar.蝶々さんはピンカートンの手紙を見て喜ぶ。
15 Nisan 1998 tarihinde, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan'a güven mektubunu sundu.1998年4月15日、カファンドは国連大使に就任し、国際連合事務総長のコフィー・アナンに彼自身の資格情報を提示している。
Bu mektubun 695'te Bizans sarayına ulaştığı bilinmektedir.695年、吾城行宮の堂宇を拝領して始まったと伝えられている。
15 Mayıs 2004'te Dear Abby (Sevgili Abby) adlı köşesine gönderilen bir mektubun sahte olduğu ortaya çıktı.1942年8月13日、ディズニー5作目の長篇アニメ映画『バンビ』の封切りがニューヨーク市で行われた。
Onun mektubuna cevap vermeliydin.彼の手紙に返信を出すべきだったのに。
Ellet'a göre Virginia, Osgood'un mektubundaki "korku veren paragraflar"a dikkat çekti.根据埃利特的说法,弗吉尼亚指出奥斯古德信中有些“让人担忧的言辞”。
Poe'nun 1848 tarihli bir mektubuna göre öykü "büyük gürültü kopardı."如爱伦·坡在1848年在一封信中所写,它“造成了一场大喧嚣。