mektubu ile cümle

mektubu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu.Írta egy ismeretlen.
Daha sonra Birleşik Devletler kendisine bir özür mektubu yolladı.A nagykövetség levélben kért tőle hivatalosan elnézést.
Openshaw’ın kendisi de sonradan bir Karındeşen mektubu almıştır.Dr. Openshaw szintén kapott egy Hasfelmetsző aláírásával írt levelet.
Komiteden bir teşekkür mektubu ve Dreyfus portreli altın bir madalya aldı.A film hatalmasat bukott és Reid újabb Arany Málna-jelölést szerzett.
Mektubu hemen açtım.Azonnal összeállt a kép.
Sawyer Kate'e mektubu okutur.Sawyer ellenzi Kate tervét.
Daha sonra da bölgedeki bir kişiye mektubu ulaştırmasını söyler.Ekkor azonban megmutatják neki a levelet.
Saadettin Gömeç Kenize Mektubu, Doç.Dr.A sírnál megható búcsúztatót mondtak: dr.
Kıskanç Franz kardeşinin mektubunu başka bir mektupla değiştirir.A féltékeny Ferenc kicseréli Károly levelét egy saját maga által kitaláltra.
Ama kaynakçı mektubu hemen denizciye verir.A kitűzőt a halárus büfés adja át.
Onun mektubuna cevap vermeliydin.Válaszolnod kellett volna a levelére.
Bu mektubun el yazısı “Sevgili Patron” mektubuyla benzerdir.Käsiala oli samantapaista kuin "Hyvä pomo" -kirjeessä.
Mektubu hemen açtım.Hän jätti tehtävän välittömästi.
Vincent son mektubunu yazdı.Opas Paavalin viimeisiin kirjeisiin.
Meçhul Bir Kadının Mektubu.Kunniallisen naisen taakka.
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu.Suku historiaa Tuntemattomassa sotilaasta.
Niyet Mektubu Dilekçesi 01/26/1998.Keisarillisen Majesteetin Armollinen Julistuskirja (26/1901).
Bu mektubun el yazısı ve yazım şekli “Sevgili Patron” ve “Küstah Jack”’den farklıdır.Lisäksi kirjeen tyyli oli erilainen, kuin "Hyvä pomo" -kirjeessä ja "Hävyttömän Jackyn" -postikortissa.
Schechter Mektubu'nda Hazarların din değiştirme olayı Hazar Yazışmaları ve Kuzari'ye göre farklı anlatılır.Kirjeessä on eroavaisuuksia verrattuna Juutalaiskasaarien kirjeenvaihto -kokoelmaan ja Kuzarien vastaavaan.
Amerika'da Björson'un mektubu bir işe yaramamıştı.Gottlundin valituskirjeistä ei ollut apua.
Mektubumu alıp almadığını sordum.Kysyin häneltä saiko hän lähettämäni kirjeen.
Bu mektubu kim yazdı?Kuka kirjoitti tämän kirjeen?
Mektubu postalamak için postaneye gitti.Hän meni postitoimistoon postittaakseen kirjeen.
Mektubuna cevap vermedim, çünkü meşguldüm.En vastannut kirjeeseesi, koska minulla oli kiire.
15 Nisan 1998 tarihinde, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan'a güven mektubunu sundu.Επέδωσε τα διαπιστευτήριά του στον γενικό γραμματέα των Ηνωμένων Εθνών, Κόφι Ανάν στις 15 Απριλίου 1998.
Sonradan gönderilen mektuplar da bu mektubun stilinde yazılmışlardır.Ότι κι αν γράφτηκε μετά από αυτό γράφτηκε πάνω σ’ αυτό το στυλ.
Mektubun yazarı böbreğin diğer kısmını kızartıp yediğinden bahsetmektedir.Αυτός που έγραψε το γράμμα ισχυρίζεται πως είχε τηγανίσει και φάει το άλλο νεφρό.
Mektubu hemen açtım.Το μήνυμα λήφθηκε αμέσως.
Hizmetçinin elinden aldığı mektubu gösterir.Γράμματα διδάχτηκε από τη γυναίκα του.
Posa Fransa'dan getirdiği bir mektubu (ve gizlice Don Carlos'tan bir pusulayi) Elizabeth'e verir.Ο μαρκήσιος της Πόζα της δίνει ένα γράμμα από τη Γαλλία μαζί (κρυφά) με ένα σημείωμα από τον Δον Κάρλος.
Ama kaynakçı mektubu hemen denizciye verir.Την επόμενη ημέρα ο Κουντουριώτης έστειλε την αναφορά του στο Υπουργείο των Ναυτικών.
Niyet Mektubu Dilekçesi 01/26/1998.Κατατέθηκε 01/12/1971.
Ve hayranlarına onu desteklediği için bir teşekkür mektubu yazdı.Μια τελευταία του επιθυμία ήταν να ευχαριστήσει τους θαυμαστές του για τα χρόνια που τον υποστήριξαν.
Bunun üzerine, kaderin mektubun gideceği yere ulaşmasını istediği sonucunu çıkarır.Το γράμμα του όμως έφερε το αποτέλεσμα που ήθελε.
Onun sadece dört tane mektubu korunabildi çünkü bu mektuplar dönemin önemli adamlarına yazılmıştı.Αν και είχε συνταξιοδοτηθεί, κράτησε μια αλληλογραφία με τους σημαίνοντες ανθρώπους της εποχής.
Mektubuna daha erken cevap vermediğim için özür dilerim.Συγνώμη που δεν απάντησα στο γράμμα σου νωρίτερα.
Dün sadece mektubunu aldım.Μόλις πήρα το γράμμα σου χθές.
Lütfen bu mektubu postalamayı unutma.Σε παρακαλώ, θυμήσου να ταχυδρομήσεις αυτό το γράμμα.
Mektubumu aldın mı?Έλαβες το γράμμα μου;
Mektubu okudum.Διάβασα το γράμμα.
Mektubu almak için postaneye koştum.Έτρεξα στο ταχυδρομείο για να βάλω το γράμμα.
Sawyer Kate'e mektubu okutur.Sawyer får Kate til at læse brevet højt.
Bu mektubun el yazısı “Sevgili Patron” mektubuyla benzerdir.Håndskriften mindede om den fra "Dear Boss"-brevet.
Aynı yılın 3 Ekim'inde Castro, Guevara'nın birkaç ay önce kendisine yazdığı tarihsiz mektubu açıkladı.Den 3. oktober 1965 afslørede Castro et udateret brev, som Guevara havde skrevet til ham.
Kız kardeşi Everina'ya 1787'de yazdığı mektubunda belirttiği gibi "yeni bir türün ilki" olmaya çalışıyordu.Som hun skrev til sin søster Everina i 1787, forsøgte hun at blive "den første i en ny slægt".
Mektubu Kate'in elinden alarak kendisine acımamasını ve gitmesini söyler.Han tager brevet fra Kate og beder hende om ikke at være ked af det på hans vejne og om at gå.
Petrus'un birinci mektubu ya da 1. Petrus, Yeni Ahit'in kitapçıklarından biri.Peters Første Brev er et af de Katolske breve i Det Nye Testamente.
Kendi ağzından yazılmış ve önceden hazırlanmış bir istifa mektubu kendisine verilerek imzalaması istendi.Dass var blevet lovet, at teksten til hans tale skulle ligge klar til ham ved ankomst.
Calvin'in yedi mektubu, çeşitli tartışma planları ve Servet'le olan alış verişleri.Omfatter 70 breve af Calvin, heriblandt flere, der beskriver hans planer for og håndtering af Serveto.
Kanada Genel Valisine "İstek Mektubu" formu gönderildi.Han har fået tildelt den canadiske orden Order of Canada.
"İngiltere'nin müstakbel başbakanının Türk dedesinden parasızlık mektubu"."The lobby behind Turkey's prime minister".
Bu mektubun el yazısı ve yazım şekli “Sevgili Patron” ve “Küstah Jack”’den farklıdır.Håndskriften og stilen var forskellig fra "Kære Boss" og "Saucy Jacky" postkort.
Son mektubunda ise Alman kadınlarının giyiniş şeklinden yakınmıştır.I det siste brevet klaget han over hvordan de tyske kvinnene gikk kledd.
Sawyer Kate'e mektubu okutur.Sawyer får Kate lese brevet høyt.
Aynı yılın 3 Ekim'inde Castro, Guevara'nın birkaç ay önce kendisine yazdığı tarihsiz mektubu açıkladı.Den 3. oktober 1965 avslørte Castro et udatert brev som Guevara hadde skrevet til ham.
Kız kardeşi Everina'ya 1787'de yazdığı mektubunda belirttiği gibi "yeni bir türün ilki" olmaya çalışıyordu.Som hun skrev til sin søster Everina i 1787 forsøkte hun å bli «den første i en ny slekt».
Odisseas tutukluyu öldürdü ve mektubu alarak Palamedes'in çadırına gitti.Odyssevs drepte deretter fangen og skjulte gullet i Palamedes' telt.
Bilinen 1120 mektubun sadece 15 tanesi imzalıdır.Hun er kjent for å ha skrevet 1120 brev, men hvor bare 15 prosent er kjent for ettertiden.
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu - Olağanüstü Bir Gece.«Sterkt møte med en ukjent fortid», Aftenposten.
Zarfın üstündeki pulu görür ve mektubun Sawyer'a yazılmadığını, yazan çocuğun o olduğunu anlar.Hun ser preg på det fra Knoxville, og oppdager brevet ikke var skrevet til Sawyer, men fra ham.

İlgili Sayfalar