Daha önce hiç gün yüzü görmemiş birşeyin yoğunluğun iç mekanizmalarına girebildiği bir alan.Такие пространства превращают недоступное в доступное.
Daha önce hiç gün yüzü görmemiş birşeyin yoğunluğun iç mekanizmalarına girebildiği bir alan.חלל שמשהו שטרם ראה אור יום יכול לחדור למנגנון הפנימי של דחיסות.
Daha önce hiç gün yüzü görmemiş birşeyin yoğunluğun iç mekanizmalarına girebildiği bir alan.الفضاء حيث الأمر الذي لم يسبق له أن رأى ضوء النهار يمكنه الدخول في أعمال داخلية كثيفة.
Daha önce hiç gün yüzü görmemiş birşeyin yoğunluğun iç mekanizmalarına girebildiği bir alan.密度の高い内部構造に入れる場所です これが本当に自然の建築だと思います
Değerler kazanılır; doktrin ve dogma empoze edilir - iki karşıt mekanizma.Az értékeket megszerezzük. Az elveket és a dogmákat ránk erőltetik. Ezek egymásnak ellentmondó mechanizmusok.
Değerler kazanılır; doktrin ve dogma empoze edilir - iki karşıt mekanizma.Hodnoty si osvojujeme; doktrína a dogma jsou vnucené -- dva protikladné mechanismy.
Değerler kazanılır; doktrin ve dogma empoze edilir - iki karşıt mekanizma.Hodnoty si osvojujeme; doktrína a dogma sú vnútené -- dva protichodné mechanizmy.
Değerler kazanılır; doktrin ve dogma empoze edilir - iki karşıt mekanizma.I valori si acquisiscono; dottrine e dogmi sono imposti - due meccanismi opposti.
Değerler kazanılır; doktrin ve dogma empoze edilir - iki karşıt mekanizma.가치는 습득되고, 서로 반대되는 원칙과 가설이 주어져야 합니다.
Değerler kazanılır; doktrin ve dogma empoze edilir - iki karşıt mekanizma.Les valeurs sont acquises; la doctrine et le dogme sont imposés - les deux mécanismes opposés.
Değerler kazanılır; doktrin ve dogma empoze edilir - iki karşıt mekanizma.Los valores se adquieren, la doctrina y el dogma son impuestos -- los dos son mecanismos opuestos.
Değerler kazanılır; doktrin ve dogma empoze edilir - iki karşıt mekanizma.Nilai-nilai diperoleh; doktrin dan dogma ditanamkan -- keduanya memiliki mekanisme yang berlawanan.
Değerler kazanılır; doktrin ve dogma empoze edilir - iki karşıt mekanizma.Os valores são adquiridos. As doutrinas e os dogmas são impostos — os dois mecanismos opostos.
Değerler kazanılır; doktrin ve dogma empoze edilir - iki karşıt mekanizma.Valorile sunt dobândite; doctrina şi dogma sunt impuse -- cele două mecanisme antitetice.
Değerler kazanılır; doktrin ve dogma empoze edilir - iki karşıt mekanizma.Waarden zijn verworven; doctrines en dogma zijn opgelegd -- de twee tegengestelde mechanismen.
Değerler kazanılır; doktrin ve dogma empoze edilir - iki karşıt mekanizma.Wartości są nabywane, doktryny i dogmaty narzucane, to dwa przeciwstawne mechanizmy.
Değerler kazanılır; doktrin ve dogma empoze edilir - iki karşıt mekanizma.Werte sind erworben; Lehre und Lehrsätze sind auferlegt - zwei entgegengesetzte Mechanismen.
Değerler kazanılır; doktrin ve dogma empoze edilir - iki karşıt mekanizma.Οι αξίες αποκτούνται, τα δόγματα και οι δοξασίες επιβάλλονται - οι δύο αντιτιθέμενοι μηχανισμοί.
Değerler kazanılır; doktrin ve dogma empoze edilir - iki karşıt mekanizma.Ценности приобретаются, доктрины и догмы навязывают, это два противоположных механизма.
Değerler kazanılır; doktrin ve dogma empoze edilir - iki karşıt mekanizma.Ценностите се придобиват; доктрините и догмите се налагат... два противоположни механизма.
Değerler kazanılır; doktrin ve dogma empoze edilir - iki karşıt mekanizma.ערכים נרכשים; שיטה או דוגמה נכפות -- שני מכניזמים הפוכים.
Değerler kazanılır; doktrin ve dogma empoze edilir - iki karşıt mekanizma.القّيم مكتسبة. العقائد والمذاهب تُفرض -- الآليتين المتعارضتين.
Değerler kazanılır; doktrin ve dogma empoze edilir - iki karşıt mekanizma.相反する構造です 学習とは ほとんどの場合 自己学習システムです
Denetim ve geri bildirim mekanizmaları yönetim yaklaşımına entegre edilecektir.Auditul şi mecanismele de feed-back vor fi integrate în demersul managerial.
Denetim ve geri bildirim mekanizmaları yönetim yaklaşımına entegre edilecektir.Do manažerského přístupu bude rovněž zapojen audit a mechanismy zpětné vazby.
-dev bir kontrol mekanizması olan bir telif hakkı çarkı olmamalı.-dla ludzi, którzy trzymają na tym swoje ręce.
-dev bir kontrol mekanizması olan bir telif hakkı çarkı olmamalı.- for folk der sidder på store mængder rettigheder.
-dev bir kontrol mekanizması olan bir telif hakkı çarkı olmamalı.-für Menschen, welche auf einem Haufen von Rechten sitzen.
-dev bir kontrol mekanizması olan bir telif hakkı çarkı olmamalı.-ihmisten hyväksi jotka vain istuvat oikeuskansio -pinojen päällä.
-dev bir kontrol mekanizması olan bir telif hakkı çarkı olmamalı.어떤 거대한 메카니즘에 대한 지지는 아니라 이거야
-dev bir kontrol mekanizması olan bir telif hakkı çarkı olmamalı.-para personas que se sientan sobre largas capas de derechos.
-dev bir kontrol mekanizması olan bir telif hakkı çarkı olmamalı.-pro lidi, kteří sedí na ohromných svazcích autorských práv.
-dev bir kontrol mekanizması olan bir telif hakkı çarkı olmamalı.TPB の調査を 担当した警官が
-dev bir kontrol mekanizması olan bir telif hakkı çarkı olmamalı.-voor mensen die op grote delen van de rechten zitten.
-dev bir kontrol mekanizması olan bir telif hakkı çarkı olmamalı.-Для людей, которые сидят на большие участки прав.
-dev bir kontrol mekanizması olan bir telif hakkı çarkı olmamalı.לאנשים שיושבים על- .ערמות אדירות של זכויות
-dev bir kontrol mekanizması olan bir telif hakkı çarkı olmamalı.من أجل الناس الذين يجلسون على مساحات واسعة من الحقوق
Devlet kurumlarının mekanizmalarını birbirine bağlamalıyız.Chúng ta phải đầu tư vào cơ cấu bộ máy chính phủ.
Devlet kurumlarının mekanizmalarını birbirine bağlamalıyız.Dobbiamo farci coinvolgere dalla macchina amministrativa.
Devlet kurumlarının mekanizmalarını birbirine bağlamalıyız.Elkötelezettnek kell lennünk a kormányzati rendszer mellett.
Devlet kurumlarının mekanizmalarını birbirine bağlamalıyız.Este nevoie să ne implicăm în maşinăria guvernului.
Devlet kurumlarının mekanizmalarını birbirine bağlamalıyız.우리는 정부의 체계에 관여해야만 합니다.
Devlet kurumlarının mekanizmalarını birbirine bağlamalıyız.Musíme sa zaoberať mechanizmami štátu.
Devlet kurumlarının mekanizmalarını birbirine bağlamalıyız.Musíme se zapojit do té mašinerie státní správy.
Devlet kurumlarının mekanizmalarını birbirine bağlamalıyız.Musimy się zaangażować w działanie tej machiny.
Devlet kurumlarının mekanizmalarını birbirine bağlamalıyız.Nous devons revoir le mécanisme de gouvernance.
Devlet kurumlarının mekanizmalarını birbirine bağlamalıyız.Temos que nos envolver com os mecanismos do governo.
Devlet kurumlarının mekanizmalarını birbirine bağlamalıyız.Tenemos que colaborar con la maquinaria de gobierno.
Devlet kurumlarının mekanizmalarını birbirine bağlamalıyız.We moeten de werking van de overheid aanpassen.
Devlet kurumlarının mekanizmalarını birbirine bağlamalıyız.Wir müssen uns auf die Maschinerie der Regierung einlassen.
Devlet kurumlarının mekanizmalarını birbirine bağlamalıyız.Πρέπει να εμπλακούμε με το μηχανισμό της κυβέρνησης.
Devlet kurumlarının mekanizmalarını birbirine bağlamalıyız.Ми повинні залучити урядовий механізм.
Devlet kurumlarının mekanizmalarını birbirine bağlamalıyız.Нам нужно ввязаться в механизмы работы правительства.
Devlet kurumlarının mekanizmalarını birbirine bağlamalıyız.Трябва да задвижим машината на правителството.
Devlet kurumlarının mekanizmalarını birbirine bağlamalıyız.אנחנו צריכים להתחבר למכונה של הממשל.
Devlet kurumlarının mekanizmalarını birbirine bağlamalıyız.علينا أن نتشارك مع أجهزة الحكومة.
Devlet kurumlarının mekanizmalarını birbirine bağlamalıyız.「オキュパイSEC」はこれを行いました
Dikkat: Ken Burns efekti bu önbellek mekanizmasını kullanmaz.Aviso: El efecto Ken Burns no utiliza este mecanismo de memoria caché.
Dikkat: Ken Burns efekti bu önbellek mekanizmasını kullanmaz.Aviso: O efeito Ken Burns não usa este mecanismo de 'cache'.
Dikkat: Ken Burns efekti bu önbellek mekanizmasını kullanmaz.Bemærk: Ken Burns- effekten bruger ikke denne cache- mekanisme.