Ana içeriğe geç
Sözlük

mekan ile cümle

mekan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kan damarlarının hasara uğraması pıhtılaşma mekanizmasını harekete geçirir.É significativo o desenvolvimento de máquinas de recuperação intraoperatória de sangue.
Savunma mekanizmaları kesin çözüm üretmezler.Os sistemas de transporte não apresentam uma definição exata.
İç mekan tamamen Mosteiro de São Bento, Rio kilisesinin dekorasyonu ile dekore edilmiştir.O interior inteiramente revestido de decoração da igreja do Mosteiro de São Bento, Rio
Allah mekanını cennet eylesin."Met de belofte betreed ik de tuinen van God.”
Bunlara ek olarak, antioksidanlar bu savunma mekanizmalarında önemli rol oynar.Verder spelen ook antioxidanten een sleutelrol bij deze beschermingsmechanismen.
Bu klasik mekanikde de böyledir.Dit geldt overigens ook in de klassieke mechanica.
Aynı zamanda bu mekanda çalışmalarını sergilemiştir.Ook elders in zijn werk doet hij dit.
1990'ların ortalarında Le Centrale, the Rex, Le Boy ve Folies Pigalle gibi mekanlarda çıkmaya devam etti.In de jaren 90 speelde de dj in clubs als Le Centrale, the Rex, Le Boy en Folies Pigalle.
Ölümün ayırdıkları son mekan olarak ahirette buluşurlar.KA staat voor levenskracht; na de dood gaat KA over naar het hiernamaals.
Bu enfeksiyon mekanizmasını ilk olarak Ignaz Semmelweis tanımlamıştır.Het verloop van de ziekte werd door Ignaz Semmelweis stap voor stap beschreven.
Aynı mekanda dört yıl boyunca performansını sergiledi.De show werd vier jaar op diezelfde locatie gepresenteerd.
Bu bir geri besleme mekanizmasıdır.Dit is een vorm van hergebruik.
Aynı zamanda sınıf farklılıkları da kendini mekanda ortaya koymaya başladı.En plotseling beginnen ook haar individuele nummers weer ergens op te lijken.
2006 yılında, otomatik kurmalı yeni nesil mekanik düzenekler piyasaya sürülmüştür.Een nieuwe generatie mechanische uurwerken met automatisch opwindmechanisme wordt in 2006 geïntroduceerd.
Ayrıca herhangi bir alanda ibadet etmeye yarayan, boş ve imarsız mekanlara namazgah denir.Vrouwen bidden op de achterste plaatsen of op een verhoogde plaats.
Bu işlemin tersini yapacak bazı mekanizmalar (sabit adres eşleme dahil) hala vardır.Er zijn nog een aantal (goede) bouwers over van dit instrument.
Akışkanlar mekaniğinde en önemli gelişmeyi Leonardo da Vinci (1452-1519) yapmıştır.Een van de eerste natuurvorsers was Leonardo da Vinci (1452-1519).
Üzerinde hem mekanik hem de elektronik fünye kullanılabilir.Ze kunnen zowel mechanisch als elektronisch zijn.
12 tanesi mevcut olan, 6 tanesi ise yeni yapılacak mekanlardır.Naast de 12 bestaande sluiskolken werden zes nieuwe gepland.
Dış mekan çekimleri için Buckinghamshire'daki Wooburn Grange Country Club tesisleri kullanılmıştır.De buitenopnamen voor het hotel werden gefilmd in de Wooburn Grange Country Club in Buckinghamshire.
Müslümanlar için en kutsal ikinci mekandır.Het is de tweede heilige stad van de islam.
Köpeklerin görme mekanizmaları koku alma mekanizmaları kadar gelişmemiştir.De wandbeenderen lijken bij het holotype niet vergroeid te zijn.
15 Kasım 1886 tarihinde Stuttgart'ta kendi 'Hassas Mekanik ve Elektroteknik Atölyesi' ni açtı.In 1886 stichtte hij zijn eigen bedrijf, de Werkstätte für Feinmechanik und Elektrotechnik te Stuttgart.
Bu araç tam otomatik dolum mekanizmasıyla donatılmıştır.Deze motor werd altijd gekoppeld aan een automaat.
Bu etki, mekanik ve elektrikli cihazlarda geniş bir şekilde kullanılmaktadır.Later werd dit mechanisch en elektrisch bediend.
1978 yılında ise Amerika Açık, bugünkü mekanı olan USTA Billie Jean King National Tennis Center'ne taşındı.Het werd geïncorporeerd in het in 1978 geopende USTA Billie Jean King National Tennis Center.
Mekanik saatler (13 ila 14. yüzyıllar) Mekanik saatlerin ilk kez ne zaman ortaya çıktığı bilinmemektedir.Vanaf het eind van de veertiende eeuw verschijnen de eerste mechanische klokken.
Ceza) "Dünya Koca Mekan" "Terör Damlaları" (feat.Samengevoegd; 'arm van het water' ("Рукавная вода" of "Рукав - вода").
Yenilenen saat mekanizmasıyla her saat başı o saat sayısı kadar çan ile çalar.Het uurwerk liet de speeltrommel met de klokken immers het hele etmaal acht keer per uur klinken in die tijd.
Bu tankın en büyük sorunu mekanik arızalardı.Operationeel gezien was het grote bezwaar tegen de tank zijn mechanische onbetrouwbaarheid.
Popüler bir sörf mekanıdır.Het is een populaire bestemming voor surfers.
İç mekan oldukça yüksek, pencere açıklıkları vitraller ile süslenmiştir.De bladeren zijn lijnvormig tot breed langwerpig, met een spitse top en duidelijke zijnerven.
Yani zaman mekanıyla 90 derecelik açı yapması gerekir.Deze zal hiervoor 90 graden gekanteld moeten worden.
Bir diğer tespit mekanizması da polarimetridir.Ook individuele fotonen hebben een polarisatierichting.
1953 yılında açılan göl popüler bir eğlence mekanı haline geldi.Nadat ze op een festival optraden in 1935 werden ze een populaire act.
Mekan: Yalçın kayalar arasında bir geçit.Larcenia: Een stap tussen de boomtoppen.
Mesleği endüstriyel mekanikçiliktir.Van beroep is hij mecanicien.
1913'te mekanik fırın açıldı ve 1940 yılına kadar ekmek okulda pişirildi.De dagbouw ontstond in 1913 en vanaf 1917 werd er bruinkool gedolven.
Ancak B-Dup mekanında değildi.De single had geen B-kant.
Londra'nın en gözde turistik mekanlarından biridir ve bir Dünya Mirası alanıdır. ^Het eiland is een van de populairste toeristische attracties van Rusland, en staat op de werelderfgoedlijst.
Yoğunluk fonksiyoneli teorisi, hesapsal kuantum mekanik modelleme metodudur.Het stimulus-respons-denken is te mechanistisch.
Bu olgu Kelvin-Helmholtz mekanizması olarak adlandırılır.Deze warmte wordt opgewekt door het Kelvin-Helmholtzmechanisme.
Seride geçen hayali mekanlar Amerikan şehirlerinden esinlenilerek tasarlanmıştır.Deze steden zijn imitaties van bestaande Amerikaanse steden.
Oyun hiçbir şekilde bize bu mekanlarda neden bulunduğumuz hakkında ipucu vermiyor.Er werden geen aanwijzingen gevonden waarom het nu juist daar geplaatst is.
Oyun Orta Çağ'da, hayali bir mekan olan Kalradya'da geçmektedir.Het spel speelt zich af in een middeleeuwse fantasiewereld.
Kuantum mekaniğiyle uyum bunu gerektiriyor.Dit is met kwantummechanica uit te rekenen.
Mekan aynı zamanda boks maçlarına da ev sahipliği yapabilmektedir.House kan ook erg goed jongleren met de tennisbal.
Bunun yerine durmak için mekanik bir fren kolu bulunur.Een enkelvoudige zuiger bedient hier de rem.
Bu özel enzimler, bakteri ve arkelerde bulunurlar ve virüslere karşı bir savunma mekanizmasına aittirler.Dit is voor insecten een schadelijke stof en daardoor een afweermechanisme tegen vraat.
Okul sarıldı, öğrenciler ve öğretmenler güvenli bir mekana taşındı.De fusies verliepen niet probleemloos: studenten en docenten boden er groot verzet tegen.
1900 senesinde mekan, yangından dolayı tahrip oldu ve tekrar dekore edildi.In 1900 werd het voorhuis door brand verwoest en vervolgens herbouwd.
Vakko, tasarım çizgisini iç mekanlara yeni markası Vakko Home'la taşıdı.Vakko breidde het assortiment uit met interieurproducten onder de naam Vakko Home.
111 South Michigan Avenue adresi bu müzenin üçüncü mekandır.Obecny budynek przy South Michigan Avenue 111 to trzecia z kolei siedziba muzeum.
Örneğin, Newton'un klasik mekaniği, gerçek dünyanın yaklaşık modelidir.Przykładowo newtonowska mechanika klasyczna jest tylko przybliżonym modelem świata rzeczywistego.
Newton'a göre, mutlak zaman ve mekan sırasıyla nesnel gerçekliğin bağımsız yönleridir.Zdaniem Newtona absolutna przestrzeń i czas są niezależnymi aspektami obiektywnej rzeczywistości.
1962 yarışması'na ev sahipliği yapan mekan olarak Villa Louvigny seçilmiştir.Na organizację konkursu w 1962 roku wybrano Villa Louvigny.
Onlar da direkt olarak bugün oturdukları mekana yerleşmiş olup, ilk yerleşiklerdendirler.W jej pobliżu jeszcze dzisiaj możemy zobaczyć pozostałości po dawnych umocnieniach (wały i fosy).
Pkinit (RFC4556) gibi diğer parola mekanizmaları parola yerine açık anahtar kullanımına izin verir.Inne mechanizmy logowania, jak np. pkinit (RFC 4556 ↓) pozwalają na użycie kluczy publicznych zamiast hasła.
Gök mekaniğinde bu genellikle Kepler elipsidir.W mechanice nieba są to zazwyczaj prawa Keplera.
Sıklıkla türbin ve kompresör tek bir şaft vasıtasıyla mekanik olarak bağlanır.Często turbina i sprężarka są mechanicznie sprzężone ze sobą pojedynczym wałem.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod