Eğitimde, tıpta, hukukta, diplomaside, hükümetlerde, iş dünyasında ve günümüzdeki medyada...In Lehre, Medizin, Recht, Diplomatie, Politik, Wirtschaft und der heutigen Medienlandschaft.
Eğitimde, tıpta, hukukta, diplomaside, hükümetlerde, iş dünyasında ve günümüzdeki medyada...In onderwijs, geneeskunde, rechten, diplomatie, overheid, bedrijfsleven en de media van tegenwoordig.
Eğitimde, tıpta, hukukta, diplomaside, hükümetlerde, iş dünyasında ve günümüzdeki medyada...오늘날 존재하는 교육, 의료, 법학, 외교 행정부, 경영과 언론 같은데서 말입니다.
Eğitimde, tıpta, hukukta, diplomaside, hükümetlerde, iş dünyasında ve günümüzdeki medyada...В образовании, медицине, юриспруденции, дипломатии, государственном управлении, бизнесе и СМИ.
Eğitimde, tıpta, hukukta, diplomaside, hükümetlerde, iş dünyasında ve günümüzdeki medyada...בעלי הכשרה בחינוך, רפואה, משפט, דיפלומטיה, ממשל, עסקים ותקשורת הקיימת כיום.
Eğitimde, tıpta, hukukta, diplomaside, hükümetlerde, iş dünyasında ve günümüzdeki medyada...في العلم و الصحة و القانون و الدبلوماسية و الحكومة و المال و الإعلام المتواجد في أيامنا هذه.
Eğitimde, tıpta, hukukta, diplomaside, hükümetlerde, iş dünyasında ve günümüzdeki medyada...さまざまな 分野においてです 我々の政治指導者は少なくとも ある程度の科学知識を持つべきです
#Garissa ile ilgili medyadaki kanlı görüntüleri görmekten bıktım.Ik heb er genoeg van dat ik alleen maar bloedige foto's in de media zie van #Garissa.
#Garissa ile ilgili medyadaki kanlı görüntüleri görmekten bıktım.Je suis si fatigué de voir des images sanglantes dans les médias sur Garissa.
#Garissa ile ilgili medyadaki kanlı görüntüleri görmekten bıktım.Ya me cansé de ver imágenes sangrientas en los medios referidas a Garissa.
#Garissa ile ilgili medyadaki kanlı görüntüleri görmekten bıktım.Κουράστηκα να βλέπω αιματηρές φωτογραφίες στα ΜΜΕ σχετικά με την Γκαρίσα.
Gittiğim çoğu yere gitmeye medyada duymuş olduğum için karar verdim.A legtöbb hely, ahol jártam, azért döntöttem úgy, hogy odamegyek, mert a médiában hallottam róla.
Gittiğim çoğu yere gitmeye medyada duymuş olduğum için karar verdim.A maior parte dos lugares onde fui, decidi ir lá porque tinha ouvido sobre esse lugar na comunicação social.
Gittiğim çoğu yere gitmeye medyada duymuş olduğum için karar verdim.A muchos de los lugares que fui decidí hacerlo porque supe de ellos por los medios.
Gittiğim çoğu yere gitmeye medyada duymuş olduğum için karar verdim.An die meisten Orte, an die ich ging, beschloss ich zu gehen weil ich über sie in den Medien gehört hatte.
Gittiğim çoğu yere gitmeye medyada duymuş olduğum için karar verdim.Đa phần những nơi tôi đến, tôi quyết định tới đó vì tôi nghe qua truyền thông.
Gittiğim çoğu yere gitmeye medyada duymuş olduğum için karar verdim.De meeste van mijn bestemmingen koos ik uit omdat ik erover had gehoord via de media.
Gittiğim çoğu yere gitmeye medyada duymuş olduğum için karar verdim.Do väčšiny miest, kam som šiel, som sa rozhodol ísť, pretože som o nich počul z médií.
Gittiğim çoğu yere gitmeye medyada duymuş olduğum için karar verdim.Do większości miejsc, w których byłem, zdecydowałem się udać, ponieważ słyszałem o nich w telewizji.
Gittiğim çoğu yere gitmeye medyada duymuş olduğum için karar verdim.제가 가기로 결정한 목적지의 대부분은 미디어에서 접했기 때문이었습니다.
Gittiğim çoğu yere gitmeye medyada duymuş olduğum için karar verdim.La maggior parte dei posti che ho visitato li ho scelti dopo averne sentito parlare dai media.
Gittiğim çoğu yere gitmeye medyada duymuş olduğum için karar verdim.Majoritatea locurilor în care am mers, le-am ales deoarece auzisem de ele din mass-media.
Gittiğim çoğu yere gitmeye medyada duymuş olduğum için karar verdim.Na většinu míst, které jsem navštívil jsem jel, protože jsem o nich slyšel v médiích.
Gittiğim çoğu yere gitmeye medyada duymuş olduğum için karar verdim.Στα περισσότερα μέρη που πήγα, αποφάσισα να πάω επειδή είχα ακούσει γι' αυτά από τα μέσα.
Gittiğim çoğu yere gitmeye medyada duymuş olduğum için karar verdim.Большинство мест я выбрал потому, что услышал о них в СМИ.
Gittiğim çoğu yere gitmeye medyada duymuş olduğum için karar verdim.Избрах повечето места, на които бях, защото бях чувал за тях от медиите.
Gittiğim çoğu yere gitmeye medyada duymuş olduğum için karar verdim.רוב המקומות אליהם הגעתי, בחרתי להגיע אליהם כיוון ששמעתי אודותם באמצעות התקשורת.
Gittiğim çoğu yere gitmeye medyada duymuş olduğum için karar verdim.معضم الاماكن التي زرتها قررت الذهاب اليها لانني سمعت عنها عبر الاعلام.
Gittiğim çoğu yere gitmeye medyada duymuş olduğum için karar verdim.メディアで聞いたことがある という理由で選びました 例えば 2008年6月に
Gittiğim çoğu yere gitmeye medyada duymuş olduğum için karar verdim.我去左好多地方。 我決定去果度 系因為我系媒體上面聽過。
Harika olan başka şeyse medyada insanlar tasarımdan bahsederken aslında tarzdan bahsediyorlar.또하나 흥미로운 부분은, 이 슬라이드에서 보나 대중매체에서 사람들이 디자인을 논할때, 대부분 디자인보다는 스타일을 의미한다는 점입니다.
Harika olan başka şeyse medyada insanlar tasarımdan bahsederken aslında tarzdan bahsediyorlar.С другой стороны, замечательно, когда в СМИ люди рассуждают о дизайне, a на самом деле имеют в виду стиль.
Harika olan başka şeyse medyada insanlar tasarımdan bahsederken aslında tarzdan bahsediyorlar.הדבר הנוסף שהוא די מגניב הוא שאתה מסתכל על זה ובתקשורת כשאנשים אומרים עיצוב, הם למעשה מתכוונים לומר סגנון.
Harika olan başka şeyse medyada insanlar tasarımdan bahsederken aslında tarzdan bahsediyorlar.これを見たり、メディアで誰かが「デザイン」という時、 それが「外観」を意味しているということです でもここではデザインの本質の話をしたい
Herhangi bir medyada doğru tanıtılıp tanıtılmadığımızı test etmek için kullandığım üç tane sorum var.Här är tre frågor- -som undersöker hur sann bilden av oss är- -i media.
Herhangi bir medyada doğru tanıtılıp tanıtılmadığımızı test etmek için kullandığım üç tane sorum var.여기에 제가 사용하고 싶은 세가지 질문들이 있습니다 미디어의 이야기들 속에서 우리의 신뢰성을 시험하기 위한 것들이죠
Herhangi bir medyada doğru tanıtılıp tanıtılmadığımızı test etmek için kullandığım üç tane sorum var.Oto trzy pytania, które lubię używać by sprawdzić prawdziwość i reprezentatywność każdej historii w mediach.
Herhangi bir medyada doğru tanıtılıp tanıtılmadığımızı test etmek için kullandığım üç tane sorum var.Van három kérdés, amit szeretek feltenni, hogy teszteljem az igazságosságát bármely hírnek a médiában.
Herhangi bir medyada doğru tanıtılıp tanıtılmadığımızı test etmek için kullandığım üç tane sorum var.Вот три вопроса, с помощью которых я люблю выяснять, правдоподобно ли представление нас в любом сюжете СМИ.
Herhangi bir medyada doğru tanıtılıp tanıtılmadığımızı test etmek için kullandığım üç tane sorum var.הנה שלוש שאלות שאני אוהב לשאול כדי לבדוק את האמיתות של התדמית שלנו בכל סיפור תקשורתי.
Herhangi bir medyada doğru tanıtılıp tanıtılmadığımızı test etmek için kullandığım üç tane sorum var.أطرح هنا ثلاثة أسئلة أختبر بها تمثيلنا في أي خبر اعلامي
Herhangi bir medyada doğru tanıtılıp tanıtılmadığımızı test etmek için kullandığım üç tane sorum var.中東の描写の信憑性を確かめる 3つの質問を用意しました 1. 正しい脈絡の中に
İçerik artık farketmiyor, problem medyada.A tartalom nem számít többé, a közeg a fontos.
İçerik artık farketmiyor, problem medyada.Conţinutul nu mai contează, esența e mass-media.
İçerik artık farketmiyor, problem medyada.De inhoud telt niet meer, het gaat om de media.
İçerik artık farketmiyor, problem medyada.Es zählt nicht mehr der Inhalt - auf die Plattform kommt es an.
İçerik artık farketmiyor, problem medyada.Il contenuto non ha più importanza, il problema è il mezzo.
İçerik artık farketmiyor, problem medyada.Indholdet har ingen betydning.
İçerik artık farketmiyor, problem medyada.Já não importa o conteúdo, o problema são os média.
İçerik artık farketmiyor, problem medyada.내용은 더이상 중요하지 않습니다, 문제는 미디어 입니다.
İçerik artık farketmiyor, problem medyada.Le contenu n'importe plus, le problème, ce sont les media.
İçerik artık farketmiyor, problem medyada.Nie liczy się już treść, tylko media.
İçerik artık farketmiyor, problem medyada.Nội dung truyền tải không phải là vấn đề, vấn đề là phương tiện truyền thông
İçerik artık farketmiyor, problem medyada.No importa el contenido, el asunto es el medio de comunicación.
İçerik artık farketmiyor, problem medyada.Το περιεχόμενο πλέον δεν έχει σημασία, το πρόβλημα είναι το μέσο.
İçerik artık farketmiyor, problem medyada.Зміст уже не має значення, головною проблемою є способи вираження.
İçerik artık farketmiyor, problem medyada.И не важно, о чём идёт речь, главное, где идёт разговор.
İçerik artık farketmiyor, problem medyada.Съдържанието вече не значи нищо, проблемът е медията.
İçerik artık farketmiyor, problem medyada.התוכן כבר לא משנה, הבעיה היא המדיה.
İçerik artık farketmiyor, problem medyada.لم يعد المضمون مهما، المشكلة هى الوسيط.