meşgul ile cümle

meşgul kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ama eğer kimse bir şey öğrenmiyorsa öğretme göreviyle meşgul olabilir, ama gerçekte onu yerine getirmiyordur.하지만 아무도 어떤 것을 배우고 있지 않다면 그녀는 가르치는 행동을 하고 있기는 하지만 사실 가르침을 실제로 이루어내고 있지는 못한거죠.
Ama eğer kimse bir şey öğrenmiyorsa öğretme göreviyle meşgul olabilir, ama gerçekte onu yerine getirmiyordur.Maar als niemand iets leert, is ze wellicht actief bezig met lesgeven zonder het echt te bereiken.
Ama eğer kimse bir şey öğrenmiyorsa öğretme göreviyle meşgul olabilir, ama gerçekte onu yerine getirmiyordur.Ma se nessuno impara nulla, può essere impegnata nel compito di insegnare, ma non raggiungerlo nei fatti.
Ama eğer kimse bir şey öğrenmiyorsa öğretme göreviyle meşgul olabilir, ama gerçekte onu yerine getirmiyordur.Mas se ninguém está a aprender nada, ela pode estar envolvida na tarefa de ensinar mas não estar a cumpri-la.
Ama eğer kimse bir şey öğrenmiyorsa öğretme göreviyle meşgul olabilir, ama gerçekte onu yerine getirmiyordur.Men om ingen lär sig något, så kan hon vara engagerad i aktiviteten av undervisning men inte prestera den.
Ama eğer kimse bir şey öğrenmiyorsa öğretme göreviyle meşgul olabilir, ama gerçekte onu yerine getirmiyordur.Αν όμως κανένας δεν μαθαίνει κάτι, μπορεί να καταπιάνεται με τη διδασκαλία αλλά να μην την ολοκληρώνει.
Ama eğer kimse bir şey öğrenmiyorsa öğretme göreviyle meşgul olabilir, ama gerçekte onu yerine getirmiyordur.Але якщо ніхто нічого не вивчає, вона може займатись викладанням, але не зовсім його виконувати.
Ama eğer kimse bir şey öğrenmiyorsa öğretme göreviyle meşgul olabilir, ama gerçekte onu yerine getirmiyordur.Но ако никой не научава нищо, тя може да е въвлечена в задачата да преподава, но всъщност не я изпълнява.
Ama eğer kimse bir şey öğrenmiyorsa öğretme göreviyle meşgul olabilir, ama gerçekte onu yerine getirmiyordur.Но если никто ничему не учится, она, может, и занята задачей по обучению, но, фактически, не выполняет её.
Ama eğer kimse bir şey öğrenmiyorsa öğretme göreviyle meşgul olabilir, ama gerçekte onu yerine getirmiyordur.אבל אם אף אחד לא לומד כלום, היא אולי עוסקת במטלת ההוראה אך היא אינה מממשת אותה.
Ama eğer kimse bir şey öğrenmiyorsa öğretme göreviyle meşgul olabilir, ama gerçekte onu yerine getirmiyordur.ولكن إذا كان لا أحد يتعلم أي شيء، فهي ربما منهمكة في مهمة التدريس ولكنها في الواقع ﻻ تُحقق ذلك.
Ama eğer kimse bir şey öğrenmiyorsa öğretme göreviyle meşgul olabilir, ama gerçekte onu yerine getirmiyordur.先生は 教えるという作業に 従事していても それを実現してはいないわけです 教師の役割は 学びを促すこと それに尽きます
Ama insanlar bana "Martin, bu imkansız, adam çok meşgul ve hayır diyecek" dediler.Ale lidé mi říkali, víš, Martine, to je nemožné, on je hodně zaneprázdněný a řekne ne.
Ama insanlar bana "Martin, bu imkansız, adam çok meşgul ve hayır diyecek" dediler.Dar oamenii îmi spuneau: "Știi, Martin, e imposibil, tipul e prea ocupat şi te va refuza."
Ama insanlar bana "Martin, bu imkansız, adam çok meşgul ve hayır diyecek" dediler.De azt mondták nekem, tudod Martin, ez lehetetlen, túl elfoglalt és nemet fog mondani.
Ama insanlar bana "Martin, bu imkansız, adam çok meşgul ve hayır diyecek" dediler.하지만 사람들은 제게 '마르땡, 그건 불가능해. 그 분은 너무 바쁘시고 안된다고 하실거야.'라고 했어요.
Ama insanlar bana "Martin, bu imkansız, adam çok meşgul ve hayır diyecek" dediler.Mais les gens me disaient, Martin, c'est impossible, ce gars-là est trop occupé et il va dire non.
Ama insanlar bana "Martin, bu imkansız, adam çok meşgul ve hayır diyecek" dediler.Ma la gente mi disse, sai Martin, è impossibile, quest'uomo è troppo impegnato e ti dirà di no.
Ama insanlar bana "Martin, bu imkansız, adam çok meşgul ve hayır diyecek" dediler.Men folk sa till mig: Martin, det är omöjligt, den killen är för upptagen och kommer att säga nej.
Ama insanlar bana "Martin, bu imkansız, adam çok meşgul ve hayır diyecek" dediler.Nhưng mọi người đã nói với tôi, Martin à, điều đó là không thể, anh ấy quá bận và sẽ nói "không" đấy
Ama insanlar bana "Martin, bu imkansız, adam çok meşgul ve hayır diyecek" dediler.Pero la gente me decía: Martin, es imposible, está demasiado ocupado y te dirá que no.
Ama insanlar bana "Martin, bu imkansız, adam çok meşgul ve hayır diyecek" dediler.Słyszałem: "Martin, to niemożliwe". On jest bardzo zajęty, nie zgodzi się.
Ama insanlar bana "Martin, bu imkansız, adam çok meşgul ve hayır diyecek" dediler.Toda ljudje so mi govorili, da je to nemogoče, da je preveč zaposlen in da bo zavrnil ponudbo.
Ama insanlar bana "Martin, bu imkansız, adam çok meşgul ve hayır diyecek" dediler.Μου έλεγαν, Μάρτιν, είναι αδύνατον, ο άνθρωπος είναι πολύ απασχολημένος και θα πει όχι.
Ama insanlar bana "Martin, bu imkansız, adam çok meşgul ve hayır diyecek" dediler.Але люди сказали мені - ви знаєте, Мартіне, це неможливо, хлопець дуже зайнятий і він відмовиться.
Ama insanlar bana "Martin, bu imkansız, adam çok meşgul ve hayır diyecek" dediler.Но мне говорили: "Мартин, да это невозможно, он слишком занятой, он не согласится".
Ama insanlar bana "Martin, bu imkansız, adam çok meşgul ve hayır diyecek" dediler.אבל אנשים אמרו לי, אתם יודעים, מרטין, זה בלתי אפשרי, הבן-אדם יותר מדי עסוק והוא ייסרב.
Ama insanlar bana "Martin, bu imkansız, adam çok meşgul ve hayır diyecek" dediler.ولكن الناس قالوا لي، أتعلم، مارتن، هذا مستحيل، الرجل مشغول جداً، و سوف يقول لا.
Ama insanlar bana "Martin, bu imkansız, adam çok meşgul ve hayır diyecek" dediler.どうせ断られるよ」と言われました それでも 彼のスタイルを真似するくらいなら
Ama o senin kocan. Ben zaten meşgulüm.J'en ai assez vu...
Ama, siz ikinizin durmadan meşgul olup beni yalnız bırakmasına ne demeli?Aber ihr zwei! Ihr seid immer beschäftigt und besucht mich nicht mehr!
Ama, siz ikinizin durmadan meşgul olup beni yalnız bırakmasına ne demeli?Dar ce-i cu voi? Mereu sunteti ocupate si eu raman singura.
Ama, siz ikinizin durmadan meşgul olup beni yalnız bırakmasına ne demeli?Maar wat is dat met jullie jongens altijd druk en mij alleen laten!
Ama, siz ikinizin durmadan meşgul olup beni yalnız bırakmasına ne demeli?Mais, qu'est-ce qu'il vous arrive les filles ? Vous êtes toujours occupées et vous me laissez toute seule !
Ama, siz ikinizin durmadan meşgul olup beni yalnız bırakmasına ne demeli?Ma, voi due siete sempre occupate e mi lasciate sempre sola!
Ama, siz ikinizin durmadan meşgul olup beni yalnız bırakmasına ne demeli?Men, hur är det att ni alltid är upptagna år lämnar mig ensam!
Ama, siz ikinizin durmadan meşgul olup beni yalnız bırakmasına ne demeli?Nhưng còn việc các cậu luôn bận rộn và bỏ mặc mình thì sao!
Ama, siz ikinizin durmadan meşgul olup beni yalnız bırakmasına ne demeli?Tapi kalian selalu sibuk dan meninggalkanku sendiri.
Ama, siz ikinizin durmadan meşgul olup beni yalnız bırakmasına ne demeli?Αλλά, τι γίνεται και είστε πάντα απασχολημένες και με παρατάτε μόνη μου!
Ama, siz ikinizin durmadan meşgul olup beni yalnız bırakmasına ne demeli?А как на счет того, ребята, что вы всегда заняты и оставили меня совсем одну!
Ama, siz ikinizin durmadan meşgul olup beni yalnız bırakmasına ne demeli?و لكن, ماذا عنكم دائما مشغولون و تتركوني وحيدة
Ama, siz ikinizin durmadan meşgul olup beni yalnız bırakmasına ne demeli?今度はホントに駄目だって
Ancak bağışıklık sisteminiz vücudunuzu korumakla, meşgulken bağışıklık sisteminizi ne koruyor?Pero mientras su sistema inmunitario está ocupado protegiéndolo, ¿quién protege a su sistema inmunitario?
Ancak bağışıklık sisteminiz vücudunuzu korumakla, meşgulken bağışıklık sisteminizi ne koruyor?Но пока ваша иммунная система занята защитой вашего организма, кто защитит иммунную систему?
Araç meşgulMotoren er opptatt
Asıl vücutlarımızı bulmaya çalışmakla öyle meşguldüm ki...Chega de andar a tentar recuperar os nossos corpos originais, logo...
Asıl vücutlarımızı bulmaya çalışmakla öyle meşguldüm ki...He estado muy ocupado intentado recuperar nuestros cuerpos, así que...
Asıl vücutlarımızı bulmaya çalışmakla öyle meşguldüm ki...Jag har haft så mycket med att försöka få tillbaks våra kroppar...
Asıl vücutlarımızı bulmaya çalışmakla öyle meşguldüm ki...Jeg har haft så travlt med at prøve at få vores kroppe tilbage ...
Asıl vücutlarımızı bulmaya çalışmakla öyle meşguldüm ki...La ricerca dei nostri corpi non mi lascia tempo di pensare ad altro.
Asıl vücutlarımızı bulmaya çalışmakla öyle meşguldüm ki...Mam ręce pełne roboty, próbując odzyskać nasze ciała, więc...
Asıl vücutlarımızı bulmaya çalışmakla öyle meşguldüm ki...Minulla on ollut kiire yrittää hankkia ruumiimme takaisin.
Asıl vücutlarımızı bulmaya çalışmakla öyle meşguldüm ki...Ήμουν τόσο απασχολημένος για να βρω τα σώματά μας...
Asıl vücutlarımızı bulmaya çalışmakla öyle meşguldüm ki...Я был занят тем, что пытался вернуть наши тела, так что...
Aygıt meşgul. Belki önce disket sürücüyü ayırmayı denemelisiniz.Apparaat is bezet. Mogelijk dient u de diskette eerst af te koppelen (met umount).
Aygıt meşgul. Belki önce disket sürücüyü ayırmayı denemelisiniz.Az eszköz elfoglalt. Lehet, hogy a floppyt először le kell választani.
Aygıt meşgul. Belki önce disket sürücüyü ayırmayı denemelisiniz.Dispositivo occupato. Forse devi prima smontare il dischetto.
Aygıt meşgul. Belki önce disket sürücüyü ayırmayı denemelisiniz.Dispositivo ocupado. Talvez necessite de desmontar primeiro a disquete.
Aygıt meşgul. Belki önce disket sürücüyü ayırmayı denemelisiniz.Dispositivo ocupado. Tal vez sea necesario desmontar antes el disquete.
Aygıt meşgul. Belki önce disket sürücüyü ayırmayı denemelisiniz.Enhed optaget. Måske skal du først afmontere disketten.
İlgili Sayfalar