meşgul ile cümle

meşgul kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom burada ama o şu anda meşgul.Tom is here, but he's busy at the moment.
Çok meşgul değilsen bana yardım edebilir misin?If you're not too busy, could you help me?
Tom masasında bir şey yazmakla meşgul.Tom is busy writing something at his desk.
Biz çok meşgul değilken onu daha sonra yapacağız.We'll do that later when we're not so busy.
İşte kalmak için sadece yeterince meşgulüz.We're just busy enough to stay in business.
Tom aile için kahvaltı hazırlamakla meşgul.Tom is busy making breakfast for the family.
Meşgul değilsen lütfen bana yardım eder misin?If you're not busy, could you please help me?
Tom ve Mary düğünlerini planlamakla meşgul.Tom and Mary are busy planning their wedding.
Tom mutfakta sandviç yapmakla meşgul.Tom is busy making sandwiches in the kitchen.
Hepinizin oldukça meşgul olduğunu duydum.I hear you've all been pretty busy yourselves.
Meşgul olduğunu biliyorum, ama biraz yardım kullanabilirim.I know you're busy, but I could use some help.
Her ikimiz de şu anda sana yardım edemeyecek kadar çok meşgulüz.We're both way too busy to help you right now.
Şu anda öğle yemeği yemeyi bırakmak için çok meşgulüm.I'm just too busy to stop to eat lunch right now.
Tom'a onunla konuşamayacak kadar çok meşgul olduğum söyledim.I told Tom that I was way too busy to talk to him.
Tom kapıyı açtı ve Mary'ye meşgul olup olmadığını sordu.Tom opened the door and asked Mary if she was busy.
Meşgul olduğunu görebiliyorum, bu yüzden hemen konuya gireceğim.I can see you're busy, so I'll get right to the point.
Vergi sezonu muhasebeciler için yılın en meşgul zamanıdır.Tax season is a very busy time of year for accountants.
Sen ne olduğunu fark edemeyecek kadar eğlenmekle meşguldün.You were too busy having fun to notice what was happening.
Meşgul etmek zorunda kaldım, bu yüzden ne olduğu hakkında düşünmedim.I had to keep busy, so I wouldn't think about what had happened.
Sanırım Tom'un sorunlar yaşadığını fark edemeyecek kadar çok meşguldüm.I guess I was too busy to notice that Tom was having problems.
Noel'den önceki ay mağazalar için yılın çok meşgul zamanıdır.The month before Christmas is a very busy time of year for stores.
Ne kadar meşgul olursam olayım çocuklarım için her zaman zamanım olacak.No matter how busy I become, I'll always have time for my children.
Tom Mary'yi her aradığında bir meşgul sinyali alıyor.Tom has been getting a busy signal every time he tries to call Mary.
Tom, eğer çok meşgul değilsen, bir dakika ofisime gelebilir misin?Tom, if you're not too busy, could you come to my office for a minute?
O hayır dedi, o meşguldü.He said no, he was busy.
O meşgul ve sizinle görüşemez.He's busy and can't meet with you.
Meşgul olmasına rağmen beni görmeye geldi.She came to see me in spite of being busy.
Kötü bir zamanda beni aradın. Üzgünüm, meşgulüm.You called me at bad time. Sorry, I'm busy.
Tom'la tek başına birkaç dakika meşgul olabileceğini düşünüyor musun?Do you think you can handle a few minutes alone with Tom?
Neden bununla meşgul olmama izin vermiyorsun?Why don't you let me handle this one?
Sen her zaman meşgulsün.You're always busy.
Sen açıkça meşgulsün.You're clearly busy.
Çok meşgulsün.You're too busy.
O uzun boylu ve şişman ve o her zaman meşgul.He's tall and fat, and he's always busy.
Tom meşgul görünüyor.Tom seems preoccupied.
Her zaman meşgulüz.We're always busy.
Oldukça meşgulüz.We're pretty busy.
Çok meşgulüz.We're too busy.
Meşgul olmadığın zaman seninle konuşacağım.I'll talk with you when you're not busy.
Hat ne yazık ki meşgul.The number is unfortunately busy.
Numara ne yazık ki meşgul.The number is unfortunately busy.
Bugün gerçekten meşgulüm yoksa kabul ederdim.I'm really busy today, otherwise I would accept.
Tom'a e-posta gönderdim ve ona gelecek hafta meşgul olacağımı söyledim.I emailed Tom and told him I'd be busy next week.
Sanırım çok meşguldün.I guess I've been too busy.
Yarın meşgul bir günüm var.I have a busy day tomorrow.
Sana meşgul olduğumu zaten söyledim.I've already told you I'm busy.
Meşgul olacak başka meselelerim var.I have other matters to attend to.
Meşgul olmam gereken işlerim var.I have things to attend to.
Ben başıboş tahminle meşgul olmam.I don't engage in idle speculation.
Maalesef,şu anda çok meşgulüm.Unfortunately, I am too busy now.
Ne yazık ki şimdi çok meşgulüm.Unfortunately, I'm now too busy.
Ne kadar meşgul olduğunu biliyorum, bu yüzden hemen konuya gireceğim.I know how busy you are, so I'll get right to the point.
Tom'un meşgul olduğunu biliyorum.I know Tom was busy.
Meşgul olduğunu biliyorum ama bir dakikalığına seninle konuşabilir miyim?I know you're busy, but can I talk to you for a minute?
Çok meşgul olmazsam, sana yarın yardım ederim.If I'm not too busy, I'll help you tomorrow.
Meşgul olduğumu söylemeliydim.I should've said I was busy.
Ona yardım edemeyecek kadar çok meşgul olduğumu Tom'a söylemeliydim.I should've told Tom that I was too busy to help him.
Hem Tom hem de Mary şu anda meşgul.Tom and Mary are both busy right now.
Babam şimdi meşgul.My father is busy now.
O meşgul. Bir dakika bekleyin.She is busy. Wait a minute.
İlgili Sayfalar