meşakkat ile cümle
meşakkat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
13
ORT. KELİME
Hayatı meşakkatlerle geçti.Her life has been full of trials.
Ancak yaz yolculuğunun meşakkatlerinden dolayı çekiniyor.It is well known for its summertime tour passenger service.
Sizin de tahmin edebileceğiniz gibi çok meşakkatli bir araştırmaydı (Gülüşmeler)(Laughter)
Dokuz aylık meşakkatli bir tedavi süreci sonrasında şu anda A1 soslu biftek yiyebiliyor.And after nine months of grueling recovery, he's now eating steak with A1 sauce.
Şüphe yok ki geceleyin kalkmak, pek meşakkatlidir, fakat ibadet için de gece, pek uygun.Surely in the watches of the night the soul is most receptive and words more telling.
Orada kendilerine hiç bir zahmet ve meşakkat dokunmaz, oradan hiç çıkarılmazlar.No weariness will come upon them, nor will they be sent away from there.
Tâ Hâ. Kur'ân’ı sana, meşakkat çekip, bedbaht olasın diye indirmedik.TA HA.
Eğer Allah dileseydi, sizi de zahmet ve meşakkate sokardı. Çünkü Allah güçlüdür, hakimdir.And had Allah so willed, He could have harassed you; verily Allah is Mighty, Wise.
Kur'ân’ı sana, meşakkat çekip, bedbaht olasın diye indirmedik.Ha. *Chapter: 20
Eğer Allah dileseydi, sizi de zahmet ve meşakkate sokardı.And if Allah had wished, He could have put you into difficulties.
Bir zaman o, Rabbine şöyle nida etmişti: "Meşakkat ve acı ile bana şeytan dokundu."When he called out to his Lord, ‘The devil has visited on me hardship and torment,’
Meizu M9'u Çin dışında satın almak oldukça meşakkatlidir.Unless one is in China, getting access to the Meizu M9 can prove to be quite an arduous task.
Ancak yaz yolculuğunun meşakkatlerinden dolayı çekiniyor.Aber er fürchtet die Strapazen der Sommerreise.
Frédéric'in meşakkati artar ve eve dönmesini öneren Deslauriers ile yeniden rastlaşır.قال ساذرلاند بأنه يفضل أن يأكل رتيلاء على العمل مع لوريل ثانية.
Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî onun hakkında; "Ben gurbete ve meşakkate tahammül ettim.Bij zijn afscheid zei hij: „Ik ben zuur gekomen, maar zoet gegaan.”
Bu meşakkatli, sorumluluk gerektiren ve uzun sürecek bir işti.Een saaie, harde, langdurige taak.
Bu meşakkatli, sorumluluk gerektiren ve uzun sürecek bir işti.Це великий, відповідальний і серйозний крок.
Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî onun hakkında; "Ben gurbete ve meşakkate tahammül ettim.Iar ea va fi atunci dispusă să-l ierte (S.: Wie hat' ich das erworben: Ce-am făcut eu să merit asta?)
Bu meşakkatli, sorumluluk gerektiren ve uzun sürecek bir işti.Det må ha vært et krevende og langvarig arbeid.
Deri işlemesi meşakkatli, emek isteyen ve severek yapılması gereken bir iştir.Dengan kata lain, sikap yang mau ditampakkan yaitu sikap berani, ulet dan rendah hati.
Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî onun hakkında; "Ben gurbete ve meşakkate tahammül ettim.Dalam riwayat yang lain disebutkan: "Maka dia akan menjadi milik sekutunya dan Aku berlepas diri darinya."
Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî onun hakkında; "Ben gurbete ve meşakkate tahammül ettim.세이야로서의 일인칭은 「俺(오레)」, 파이터 때는 「アタシ(아따시)」.
Bu meşakkatli, sorumluluk gerektiren ve uzun sürecek bir işti.Следователно, пред Интернационала стои голяма, трудна и изискваща дълго време задача.
Ancak yaz yolculuğunun meşakkatlerinden dolayı çekiniyor.Štetje let se nanaša na Sončeva leta.
Bana gelince, ben bütün onurlu saygın meşakkatı, deneme ve sıkıntıları tiksinmek ne olursa olsun her türlü.Čo sa mňa týka, ja hnusiť všetky čestné slušný drie, skúšok a súženia všetkého druhu.
Bana gelince, ben bütün onurlu saygın meşakkatı, deneme ve sıkıntıları tiksinmek ne olursa olsun her türlü.Co se mne týče, já hnusit všechny čestné slušný dře, zkoušek a soužení všeho druhu.
Bana gelince, ben bütün onurlu saygın meşakkatı, deneme ve sıkıntıları tiksinmek ne olursa olsun her türlü.Da parte mia, ho abomino tutte le fatiche d'onore rispettabile, prove e tribolazioni di qualsiasi genere.
Bana gelince, ben bütün onurlu saygın meşakkatı, deneme ve sıkıntıları tiksinmek ne olursa olsun her türlü.Din partea mea, am detesta toate trudeşte onorabili respectabil, încercări şi necazuri de orice fel.
Bana gelince, ben bütün onurlu saygın meşakkatı, deneme ve sıkıntıları tiksinmek ne olursa olsun her türlü.För min del avskyr jag alla hederliga respektabla mödor, prövningar och vedermödor av alla slag som helst.
Bana gelince, ben bütün onurlu saygın meşakkatı, deneme ve sıkıntıları tiksinmek ne olursa olsun her türlü.For mit vedkommende, afskyr jeg alle hæderlig respektable slider, prøvelser og trængsler af enhver art.
Bana gelince, ben bütün onurlu saygın meşakkatı, deneme ve sıkıntıları tiksinmek ne olursa olsun her türlü.Kar se mene tiče, sem abominate vse častno ugleden naporov, poskusi, in napora vseh vrst whatsoever.
Bana gelince, ben bütün onurlu saygın meşakkatı, deneme ve sıkıntıları tiksinmek ne olursa olsun her türlü.제가 생각하기 에는요, 난 존경하는 존경 짐승을 잡는 그물, 시련과 고난을 싫어하다 무엇이든지 모든 가지.
Bana gelince, ben bütün onurlu saygın meşakkatı, deneme ve sıkıntıları tiksinmek ne olursa olsun her türlü.Por mi parte, abomino todos los afanes honorable respetables, las pruebas y tribulaciones de todo tipo.
Bana gelince, ben bütün onurlu saygın meşakkatı, deneme ve sıkıntıları tiksinmek ne olursa olsun her türlü.Về phần tôi, tôi không thích tất cả các toils đáng kính đáng kính, thử nghiệm, và đau khổ của mỗi loại gì.
Bana gelince, ben bütün onurlu saygın meşakkatı, deneme ve sıkıntıları tiksinmek ne olursa olsun her türlü.Z mojej strony mogę nienawidzić wszystkich honorowy szacunku trudów, prób i ucisków każdego rodzaju.
Bana gelince, ben bütün onurlu saygın meşakkatı, deneme ve sıkıntıları tiksinmek ne olursa olsun her türlü.Από την πλευρά μου, μισώ όλους τους αξιότιμους αξιοσέβαστη κοπιάζει, δοκιμές και δοκιμασίες των κάθε φύσεως.
Bana gelince, ben bütün onurlu saygın meşakkatı, deneme ve sıkıntıları tiksinmek ne olursa olsun her türlü.За моя страна, аз ненавиждам всички почтен уважаван труди, изпитания и премеждия независимо от всякакъв вид.
Bana gelince, ben bütün onurlu saygın meşakkatı, deneme ve sıkıntıları tiksinmek ne olursa olsun her türlü.Зі свого боку, я ненавиджу всіх чесних респектабельний трудиться, випробувань і негараздів будь-якого роду.
Bana gelince, ben bütün onurlu saygın meşakkatı, deneme ve sıkıntıları tiksinmek ne olursa olsun her türlü.Со своей стороны, я ненавижу всех честных респектабельный трудится, испытаний и невзгод любого рода.
Bana gelince, ben bütün onurlu saygın meşakkatı, deneme ve sıkıntıları tiksinmek ne olursa olsun her türlü.כשלעצמי, אני מתעבות כל עמלה מכובד מכובד, משפטים, והניסיונות מכל סוג שהוא.
Bana gelince, ben bütün onurlu saygın meşakkatı, deneme ve sıkıntıları tiksinmek ne olursa olsun her türlü.من جهتي ، أنا مقت كل الشرفاء الشراك محترمة ، والمحاكمات ، والمحن من كل نوع.
Bana gelince, ben bütün onurlu saygın meşakkatı, deneme ve sıkıntıları tiksinmek ne olursa olsun her türlü.いかなるあらゆる種類の。 私は自分自身の世話をするためにできることとしては、世話をすることなく、全く同じくらいです。
Dokuz aylık meşakkatli bir tedavi süreci sonrasında şu anda A1 soslu biftek yiyebiliyor.힘든 9개월간의 회복기간후에, 이제는 A1소스를 뿌린 스테이크를 잘 먹고 있습니다.
Dokuz aylık meşakkatli bir tedavi süreci sonrasında şu anda A1 soslu biftek yiyebiliyor.A kilenc hónapos fárasztó felépülési időszak után most bifszteket tud enni csípős szósszal.
Dokuz aylık meşakkatli bir tedavi süreci sonrasında şu anda A1 soslu biftek yiyebiliyor.A po deviatich mesiacoch vyčerpávajúceho zotavovania, teraz jedáva steak s A1 omáčkou.
Dokuz aylık meşakkatli bir tedavi süreci sonrasında şu anda A1 soslu biftek yiyebiliyor.Après neuf mois d'un traitement épuisant, il peut manger des steaks avec de la sauce piquante.
Dokuz aylık meşakkatli bir tedavi süreci sonrasında şu anda A1 soslu biftek yiyebiliyor.Después de 9 meses de intensa recuperación, ahora come un asado con salsa de primera.
Dokuz aylık meşakkatli bir tedavi süreci sonrasında şu anda A1 soslu biftek yiyebiliyor.Dopo nove mesi di faticosa guarigione, ora il bambino può mangiare bistecche con salsa A.1.
Dokuz aylık meşakkatli bir tedavi süreci sonrasında şu anda A1 soslu biftek yiyebiliyor.După nouă luni de recuperare istovitoare, acum mănâncă friptură cu sos A1.
Dokuz aylık meşakkatli bir tedavi süreci sonrasında şu anda A1 soslu biftek yiyebiliyor.E, após nove meses de recuperação a comer papas, ele agora já come bife com molho de carne.
Dokuz aylık meşakkatli bir tedavi süreci sonrasında şu anda A1 soslu biftek yiyebiliyor.Na negen maanden van slopend herstel, eet hij nu biefstuk met curry.
Dokuz aylık meşakkatli bir tedavi süreci sonrasında şu anda A1 soslu biftek yiyebiliyor.Och efter nio månader smärtsam återhämtning, äter han nu stek med A1-sås.
Dokuz aylık meşakkatli bir tedavi süreci sonrasında şu anda A1 soslu biftek yiyebiliyor.Po devíti měsících obtížného zotavování kluk teď jí steaky (a to i s omáčkou A1).
Dokuz aylık meşakkatli bir tedavi süreci sonrasında şu anda A1 soslu biftek yiyebiliyor.Po dziewięciu miesiącach wyczerpującego dochodzenia do siebie, teraz może zajadać się stekami z sosem A1.
Dokuz aylık meşakkatli bir tedavi süreci sonrasında şu anda A1 soslu biftek yiyebiliyor.Setelah sembilan bulan penyembuhan yang menyakitkan, sekarang dia bisa makan steak dengan saus A1.
Dokuz aylık meşakkatli bir tedavi süreci sonrasında şu anda A1 soslu biftek yiyebiliyor.Und nach neun Monaten strapaziöser Erholung isst er jetzt ein Steak mit bester Sauce.
Dokuz aylık meşakkatli bir tedavi süreci sonrasında şu anda A1 soslu biftek yiyebiliyor.Và sau chín tháng phục hồi mệt mỏi, cậu bé ấy giờ đang ăn thịt bò với nước sốt A1.
Dokuz aylık meşakkatli bir tedavi süreci sonrasında şu anda A1 soslu biftek yiyebiliyor.Και μετά από εννέα μήνες δύσκολης αποκατάστασης, τώρα τρώει μπριζόλες με σάλτσα Α1.
Dokuz aylık meşakkatli bir tedavi süreci sonrasında şu anda A1 soslu biftek yiyebiliyor.И след девет месеца диета и възстановяване, детето сега яде стек със сос.
Dokuz aylık meşakkatli bir tedavi süreci sonrasında şu anda A1 soslu biftek yiyebiliyor.І після дев'яти місяців важкого одужання він тепер їсть стейк із першокласним соусом.