maymun ile cümle

maymun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
30.000 yıl öncesine kadar, en az üç dik yürüyen maymun... ...dünyayı paylaşıyordu.30 000 лет назад на Земле было как минимум три вида прямоходящих обезьян.
30.000 yıl öncesine kadar, en az üç dik yürüyen maymun... ...dünyayı paylaşıyordu.3만 년 전까지는 최소 세 종류의 직립 보행 인류가 지구에서 살고 있었습니다.
30.000 yıl öncesine kadar, en az üç dik yürüyen maymun... ...dünyayı paylaşıyordu.Dan hingga 30.000 tahun yang lalu, setidaknya ada 3 jenis kera berperawakan tegak yang menghuni planet Bumi.
30.000 yıl öncesine kadar, en az üç dik yürüyen maymun... ...dünyayı paylaşıyordu.E fino a 30.000 anni fa, per lo meno tre specie di scimmie erette coabitavano sulla Terra.
30.000 yıl öncesine kadar, en az üç dik yürüyen maymun... ...dünyayı paylaşıyordu.En tot 30.000 jaar geleden, deelden minstens drie rechtop lopende apen de planeet Aarde.
30.000 yıl öncesine kadar, en az üç dik yürüyen maymun... ...dünyayı paylaşıyordu.Jeszcze 30.000 lat temu przynajmniej 3 wyprostowane małpy dzieliły planetę miedzy sobą.
30.000 yıl öncesine kadar, en az üç dik yürüyen maymun... ...dünyayı paylaşıyordu.Jusqu'à il y a 30.000 ans, il y avait au moins trois singes bipèdes qui se partageaient la planète.
30.000 yıl öncesine kadar, en az üç dik yürüyen maymun... ...dünyayı paylaşıyordu.Și până acum 30,000 de ani, cel puțin trei specii de maimuțe bipede împărțeau Pământul.
30.000 yıl öncesine kadar, en az üç dik yürüyen maymun... ...dünyayı paylaşıyordu.Und bis vor 30.000 Jahren teilten sich mindestens drei aufrecht gehende Affenarten den Planeten Erde.
30.000 yıl öncesine kadar, en az üç dik yürüyen maymun... ...dünyayı paylaşıyordu.Y hasta hace 30 000 años, al menos tres monos erguidos compartían el planeta Tierra.
30.000 yıl öncesine kadar, en az üç dik yürüyen maymun... ...dünyayı paylaşıyordu.Και μέχρι πριν από 30.000 χρόνια, τουλάχιστον τρεις πίθηκοι που περπατούσαν όρθιοι μοιράζονταν τη Γη.
30.000 yıl öncesine kadar, en az üç dik yürüyen maymun... ...dünyayı paylaşıyordu.И преди 30 000 години поне 3 ходещи изправени маймуни са споделяли Земята.
30.000 yıl öncesine kadar, en az üç dik yürüyen maymun... ...dünyayı paylaşıyordu.ועד לפני 30,000 שנה היו לפחות 3 מינים של קופי אדם זקופים על פני כדור הארץ.
30.000 yıl öncesine kadar, en az üç dik yürüyen maymun... ...dünyayı paylaşıyordu.وحتى قبل 30,000 عاما، على الأقل ثلاثة من القرود التي تمشي منتصبة القامة اشتركت في كوكب الأرض.
30.000 yıl öncesine kadar, en az üç dik yürüyen maymun... ...dünyayı paylaşıyordu.そして 3万年前までは少なくとも 直立猿人が3種共存していたのです そこで今の私たちは誰か という質問に辿り着きます
Aegyptopithecus eski ve yeni maymunlar arasında bir kırılma noktasıydı.Aegyptopithecus a marcat separarea dintre maimuțele lumii vechi și suprafamilia Hominoidea.
Aegyptopithecus eski ve yeni maymunlar arasında bir kırılma noktasıydı.Aegyptopithecus marcou uma divergência de macacos do Velho Mundo, e os macacos.
Aegyptopithecus eski ve yeni maymunlar arasında bir kırılma noktasıydı.Aegyptopithecus markeerde een afwijking van oude wereld apen, en mensapen.
Aegyptopithecus eski ve yeni maymunlar arasında bir kırılma noktasıydı.Aegyptopithecus markierte ein Auseinandergehen zwischen den Altweltaffen und den Menschenaffen.
Aegyptopithecus eski ve yeni maymunlar arasında bir kırılma noktasıydı.Aegyptopithecus menandai keragaman perbedaan monyet dunia lama, dan kera.
Aegyptopithecus eski ve yeni maymunlar arasında bir kırılma noktasıydı.Aegyptopithecus segnò una divergenza tra le scimmie del vecchio mondo e le altre
Aegyptopithecus eski ve yeni maymunlar arasında bir kırılma noktasıydı.Aegyptopithecus vytyčil hranici mezi opicemi a lidoopy.
Aegyptopithecus eski ve yeni maymunlar arasında bir kırılma noktasıydı.Egiptopitek je pomenil odmik od starodavnih opic in človečnjakov.
Aegyptopithecus eski ve yeni maymunlar arasında bir kırılma noktasıydı.Egiptopitek zaznaczył rozbieżność między Stary Świat małp i małpy człekokształtne.
Aegyptopithecus eski ve yeni maymunlar arasında bir kırılma noktasıydı.L'Aegyptophitecus marqua la divergence entre les primates de l'ancien monde et les singes.
Aegyptopithecus eski ve yeni maymunlar arasında bir kırılma noktasıydı.Los Aegyptopithecus marcaron una divergencia de los monos del viejo mundo, y los primates.
Aegyptopithecus eski ve yeni maymunlar arasında bir kırılma noktasıydı.Οι Aegyptopithecus σηματοδότησαν μια απόκλιση των πιθήκων του Παλαιού Κόσμου, και των σύγχρονων πιθήκων.
Aegyptopithecus eski ve yeni maymunlar arasında bir kırılma noktasıydı.Египтопитек отметил расхождение мартышек и обезьян старого мира.
Aegyptopithecus eski ve yeni maymunlar arasında bir kırılma noktasıydı.Египтопитекът се отклонил в развитието си от маймуните и човекоподобните от древния свят.
Aegyptopithecus eski ve yeni maymunlar arasında bir kırılma noktasıydı.הקוף המצרי התחיל את ההתפלגות בין הקופים, והקופים הקדמונים.
Aegyptopithecus eski ve yeni maymunlar arasında bir kırılma noktasıydı.テナガザルと人間の共通の祖先が種分化した。 [ 1500万年前 ]
Afrika'dan ayrılan maymunlar Güneydoğu Asya ulaştı evrimleşerek jibon ve orangutan oldular.De apen die toen vertrokken, eindigden in Zuidoost-Azië en werden gibbons en orang-oetans.
Afrika'dan ayrılan maymunlar Güneydoğu Asya ulaştı evrimleşerek jibon ve orangutan oldular.Die Menschenaffen aus Afrika wurden in Südostasien zu Gibbons und Orang-Utans.
Afrika'dan ayrılan maymunlar Güneydoğu Asya ulaştı evrimleşerek jibon ve orangutan oldular.Kera yang pergi saat itu sampai di Asia Tenggara, menjadi siamang dan orangutan.
Afrika'dan ayrılan maymunlar Güneydoğu Asya ulaştı evrimleşerek jibon ve orangutan oldular.원숭이들은 동남아시아로 떠나, 긴팔원숭이와 오랑우탄이 되었습니다.
Afrika'dan ayrılan maymunlar Güneydoğu Asya ulaştı evrimleşerek jibon ve orangutan oldular.Le scimmie che se ne andarono finirono in Asia sudorientale, diventarono gibboni e orangotanghi.
Afrika'dan ayrılan maymunlar Güneydoğu Asya ulaştı evrimleşerek jibon ve orangutan oldular.Maimuţele care au plecat atunci au ajuns în Asia de Sud-Est şi au devenit ghibonii şi urangutanii.
Afrika'dan ayrılan maymunlar Güneydoğu Asya ulaştı evrimleşerek jibon ve orangutan oldular.Małpy, które opuściły wtedy Afrykę trafiły do Południowej Azji i stały się gibonami i orangutanami.
Afrika'dan ayrılan maymunlar Güneydoğu Asya ulaştı evrimleşerek jibon ve orangutan oldular.Маймуните напуснали по това време, които се озовават в Югоизточна Азия се превръщат в гибоните и орангутаните.
Afrika'dan ayrılan maymunlar Güneydoğu Asya ulaştı evrimleşerek jibon ve orangutan oldular.קופי אדם שעזבו והגיעו לדרום מזרח אסיה, והפכו להיות גיבונים ואורנגוטאנים.
Afrika'dan ayrılan maymunlar Güneydoğu Asya ulaştı evrimleşerek jibon ve orangutan oldular.القرود التي غادرت أفريقيا استقر بها المقام في جنوب شرق آسيا واصبحت قرود (القابون) و (الاورانقتون)
Afrika'dan ayrılan maymunlar Güneydoğu Asya ulaştı evrimleşerek jibon ve orangutan oldular.テナガザルとオランウータンになりました アフリカに残ったものは
Alın bakalım, sizi uyuz Briggs dağ maymunları!Bem feita, horrorosos macacos da montanha de Briggs!
Alın bakalım, sizi uyuz Briggs dağ maymunları!Där fick ni, usla Briggs-soldater!
Alın bakalım, sizi uyuz Briggs dağ maymunları!Der fik I, usle Briggs-soldater!
Alın bakalım, sizi uyuz Briggs dağ maymunları!Niech was pokręci, górskie małpy z Briggs!
Alın bakalım, sizi uyuz Briggs dağ maymunları!Peggio per voi, brutti scimmioni montanari di Briggs!
Alın bakalım, sizi uyuz Briggs dağ maymunları!¡Se lo tienen bien merecido esos tontos de Briggs!
Alın bakalım, sizi uyuz Briggs dağ maymunları!Siitä saivat, Briggsin vuoristoapinat!
Alın bakalım, sizi uyuz Briggs dağ maymunları!Καλά να πάθετε, άχρηστες μαϊμούδες του Μπριγκς!
Alın bakalım, sizi uyuz Briggs dağ maymunları!Вот вам, горные обезьяны Бриггса!
Ama belki de inanç maymun ve cüce olarak biz.Dar poate că este o convingere, cum suntem ca maimuţele sau ca homunculus.
Ama belki de inanç maymun ve cüce olarak biz.하지만 이건 우리가 실제로 원숭이나 호문쿨루스라는 확신일 수 있습니다.
Ama belki de inanç maymun ve cüce olarak biz.Ma è forse la convinzione di come siamo sia scimmia che omuncolo.
Ama belki de inanç maymun ve cüce olarak biz.Mais c'est peut-être la conviction du singe et de l'homoncule que nous sommes.
Ama belki de inanç maymun ve cüce olarak biz.Może to być też przekonanie o naszym podobieństwie do małpy i homonkulusa.
Ama belki de inanç maymun ve cüce olarak biz.Pero puede ser la convicción de mono y homúnculo que somos.
Ama belki de inanç maymun ve cüce olarak biz.Ίσως όμως να είναι η καταδίκη σαν πίθηκοι και ανθρωπάρια που είμαστε.
Ama belki de inanç maymun ve cüce olarak biz.А може и да е убеждението ни като маймуни и хомункулуси, каквито сме.
Ama belki de inanç maymun ve cüce olarak biz.אבל אולי זו האמונה שכמה שאנחנו קופים והומונקולוסים

İlgili Sayfalar