Matzo, mayasız ekmek, hamursuz bayramı sırasında yenir.Matzo, an unleavened bread, is eaten during Passover.
Altı gün mayasız ekmek yiyeceksiniz...For seven days you must eat unleavened bread.
Mayalı bir şey yemeyeceksiniz. Yaşadığınız her yerde mayasız ekmek yiyeceksiniz.››You shall eat nothing leavened. In all your habitations you shall eat unleavened bread.'"
Yedi gün mayasız ekmek yiyecek, yedinci gün RABbe bayram yapacaksınız.Seven days you shall eat unleavened bread, and in the seventh day shall be a feast to Yahweh.
On beşinci gün bayram olacaktır; yedi gün mayasız ekmek yiyeceksiniz.On the fifteenth day of this month shall be a feast: seven days shall unleavened bread be eaten.
Fısıh denilen Mayasız Ekmek Bayramı yaklaşmıştı.Now the feast of unleavened bread, which is called the Passover, drew near.
Fısıh kurbanının kesilmesi gereken Mayasız Ekmek Günü geldi.The day of unleavened bread came, on which the Passover must be sacrificed.
Hamuru mayasız olmalıdır.The dough should be unleavened.
Hikâye Fısıh Bayramı'nı ve yedi günlük mayasız orucunu birebir takip eder.The story follows the Passover and the seven days of unleavened bread exactly.
Altı gün mayasız ekmek yiyeceksiniz...Hét napig egyetek kovásztalan kenyeret.
İsrail’de Pesah (mayasız ekmek festivali) yedi gün kutlanır.할라(히브리어: חלה)는 명절에 주로 먹는 이스라엘의 빵이다.
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.A doua zi de Paşte au mîncat din grîul ţării, azimi şi boabe prăjite; chiar în ziua aceea au mîncat.
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.A jedli z úrody zeme nasledujúceho dňa po Veľkej noci, nekvasené chleby a pražené zrno, práve toho istého dňa.
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.I jedli z úrod té země na zejtří po velikonoci chleby nekvašené, a pražmu téhož dne.
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.I jedli z urodzajów onej ziemi nazajutrz po święcie przejścia chleby przaśne, i kłosy prażone onegoż dnia.
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.In jedli so od starega žita te dežele drugi dan po pashi, opresne kruhe in opraženo zrnje v isti dan.
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.유월절 이튿날에 그 땅 소산을 먹되 그 날에 무교병과 볶은 곡식을 먹었더니
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.Ngày sau lễ Vượt qua, chánh này đó, dân sự ăn thổ sản của xứ, bánh không men, và hột rang.
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.Ngày_sau lễ Vượt qua , chánh này đó , dân_sự ăn thổ_sản của xứ , bánh không men , và hột rang .
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.Och dagen efter påskhögtiden åto de osyrat bröd och rostade ax av landets säd, just på den dagen.
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.Og dagen efter påsken åt de av landets grøde; usyret brød og ristet korn åt de den dag.
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.og Dagen efter Påsken spiste de af Landets Afgrøde, usyrede Brød og ristet Korn;
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.Και τη επαυριον του πασχα εφαγον αζυμα απο του σιτου της γης, και σιτον πεφρυγμενον την αυτην εκεινην ημεραν.
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.и на другой день Пасхи стали есть из произведений земли сей, опресноки и сушеные зерна в самыйтот день;
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.И на сутринта на пасхата, в същия ден, ядоха безквасни хлябове от житото на земята и изпържено жито .
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.ויאכלו מעבור הארץ ממחרת הפסח מצות וקלוי בעצם היום הזה׃
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.وأكلوا من غلة الارض في الغد بعد الفصح فطيرا وفريكا في نفس ذلك اليوم.
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.逾 越 節 的 次 日 、 他 們 就 喫 了 那 地 的 出 產 . 正 當 那 日 喫 無 酵 餅 、 和 烘 的 穀
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.逾越節 的 次日 、 他們 就 喫 了 那 地 的 出產.正當那日 喫無 酵餅 、 和烘 的 穀
‹‹ ‹Birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını yedi gün kutlayacak, mayasız ekmek yiyeceksiniz."El día 14 del mes primero tendréis la Pascua, fiesta de siete días, y se comerá panes sin levadura
‹‹ ‹Birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını yedi gün kutlayacak, mayasız ekmek yiyeceksiniz.Il quattordici del primo mese sarà per voi la pasqua, festa d'una settimana di giorni: mangeranno pane azzimo
‹‹ ‹Birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını yedi gün kutlayacak, mayasız ekmek yiyeceksiniz.정월 십 사일에는 유월절 곧 칠일 절기를 지키며 누룩 없는 떡을 먹을 것이라
‹‹ ‹Birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını yedi gün kutlayacak, mayasız ekmek yiyeceksiniz.Ngày mười bốn tháng giêng, các ngươi khá giữ lễ Vượt-qua trong bảy ngày; phải ăn bánh không men.
‹‹ ‹Birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını yedi gün kutlayacak, mayasız ekmek yiyeceksiniz.Ngày mười_bốn tháng_giêng , các ngươi khá giữ lễ Vượt-qua trong bảy ngày ; phải ăn bánh không men .
‹‹ ‹Birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını yedi gün kutlayacak, mayasız ekmek yiyeceksiniz.No primeiro mês, no dia catorze de mês, tereis a páscoa, uma festa de sete dias; pão ázimo se comerá.
‹‹ ‹Birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını yedi gün kutlayacak, mayasız ekmek yiyeceksiniz.På den fjortende Dag i den første Måned skal I fejre Påskefesten: syv Dage skal I spise usyret Brød;
‹‹ ‹Birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını yedi gün kutlayacak, mayasız ekmek yiyeceksiniz.Prvního měsíce, čtrnáctého dne, budete míti Fáze, svátek sedmi dnů, chlebové přesní jísti se budou.
‹‹ ‹Birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını yedi gün kutlayacak, mayasız ekmek yiyeceksiniz.Štirinajsti dan prvega meseca praznujte pasho, sedemdnevni praznik; opresnike jejte.
‹‹ ‹Birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını yedi gün kutlayacak, mayasız ekmek yiyeceksiniz.בראשון בארבעה עשר יום לחדש יהיה לכם הפסח חג שבעות ימים מצות יאכל׃
‹‹ ‹Birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını yedi gün kutlayacak, mayasız ekmek yiyeceksiniz.في الشهر الاول في اليوم الرابع عشر من الشهر يكون لكم الفصح عيدا. سبعة ايام يؤكل الفطير.
‹‹ ‹Birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını yedi gün kutlayacak, mayasız ekmek yiyeceksiniz.正 月 十 四 日 、 你 們 要 守 逾 越 節 、 守 節 七 日 . 要 喫 無 酵 餅
‹‹ ‹Birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını yedi gün kutlayacak, mayasız ekmek yiyeceksiniz.正月 十四日 、 你 們 要 守 逾越節 、 守節 七日 . 要 喫無 酵餅
Birinci ayın on dördüncü gününün akşamından yirmi birinci gününün akşamına kadar mayasız ekmek yiyeceksiniz.정월에 그 달 십사일 저녁부터 이십일일 저녁까지 너희는 무교병을 먹을 것이요
Birinci ayın on dördüncü gününün akşamından yirmi birinci gününün akşamına kadar mayasız ekmek yiyeceksiniz.Ngày mười bốn tháng giêng, chiều lại, các ngươi sẽ ăn bánh không men cho đến chiều ngày hai mươi mốt tháng đó.
Birinci ayın on dördüncü gününün akşamından yirmi birinci gününün akşamına kadar mayasız ekmek yiyeceksiniz.No primeiro mês, aos catorze dias do mês, � tarde, comereis pães ázimos até vinte e um do mês � tarde.
Birinci ayın on dördüncü gününün akşamından yirmi birinci gününün akşamına kadar mayasız ekmek yiyeceksiniz.Štirinajsti dan prvega meseca zvečer boste jedli opresnike do edenindvajsetega dne istega meseca zvečer.
Birinci ayın on dördüncü gününün akşamından yirmi birinci gününün akşamına kadar mayasız ekmek yiyeceksiniz.בראשן בארבעה עשר יום לחדש בערב תאכלו מצת עד יום האחד ועשרים לחדש בערב׃
Birinci ayın on dördüncü gününün akşamından yirmi birinci gününün akşamına kadar mayasız ekmek yiyeceksiniz.في الشهر الاول في اليوم الرابع عشر من الشهر مساء تاكلون فطيرا الى اليوم الحادي والعشرين من الشهر مساء.
Birinci ayın on dördüncü gününün akşamından yirmi birinci gününün akşamına kadar mayasız ekmek yiyeceksiniz.從 正 月 十 四 日 晚 上 、 直 到 二 十 一 日 晚 上 、 你 們 要 喫 無 酵 餅
Birinci ayın on dördüncü gününün akşamından yirmi birinci gününün akşamına kadar mayasız ekmek yiyeceksiniz.從 正月 十四日 晚上 、 直到 二十一日 晚上 、 你們 要 喫無 酵餅
Eğer sunu sacda pişirilmiş tahıl sunusu ise, zeytinyağıyla yoğrulmuş mayasız ince undan yapılmalı.Ako je pa darilo tvoje jedilna žrtev, pečena v ponvi, naj bode iz bele moke, zamešena z oljem, brez kvasu.
Eğer sunu sacda pişirilmiş tahıl sunusu ise, zeytinyağıyla yoğrulmuş mayasız ince undan yapılmalı.Als het offer een produkt van de bakplaat is, moet het van meelbloem zijn, aangemaakt met olie en ongezuurd.
Eğer sunu sacda pişirilmiş tahıl sunusu ise, zeytinyağıyla yoğrulmuş mayasız ince undan yapılmalı.Ha pedig a te áldozatod serpenyõben sült ételáldozat, olajjal elegyített kovásztalan lisztlángból legyen.
Eğer sunu sacda pişirilmiş tahıl sunusu ise, zeytinyağıyla yoğrulmuş mayasız ince undan yapılmalı.번철에 부친 것으로 소제의 예물을 드리려거든 고운 가루에 누룩을 넣지 말고 기름을 섞어
Eğer sunu sacda pişirilmiş tahıl sunusu ise, zeytinyağıyla yoğrulmuş mayasız ince undan yapılmalı.Nếu ngươi dùng vật chiên trong chảo đặng làm của lễ chay, thì phải bằng bột mịn không pha men, nhồi với dầu,
Eğer sunu sacda pişirilmiş tahıl sunusu ise, zeytinyağıyla yoğrulmuş mayasız ince undan yapılmalı.Se la tua offerta sarà un'oblazione cotta sulla teglia, sarà di fior di farina, azzima e impastata con olio
Eğer sunu sacda pişirilmiş tahıl sunusu ise, zeytinyağıyla yoğrulmuş mayasız ince undan yapılmalı.Si presentas una ofrenda cocida en sartén, será de harina fina sin levadura y amasada con aceite
Eğer sunu sacda pişirilmiş tahıl sunusu ise, zeytinyağıyla yoğrulmuş mayasız ince undan yapılmalı.Si ton offrande est un gâteau cuit à la poêle, il sera de fleur de farine pétrie à l`huile, sans levain.
Eğer sunu sacda pişirilmiş tahıl sunusu ise, zeytinyağıyla yoğrulmuş mayasız ince undan yapılmalı.Ако пък приносът ти е хлебен принос на тава, то нека бъде безквасен, от чисто брашно омесено с дървено масло.
Eğer sunu sacda pişirilmiş tahıl sunusu ise, zeytinyağıyla yoğrulmuş mayasız ince undan yapılmalı.ואם מנחה על המחבת קרבנך סלת בלולה בשמן מצה תהיה׃