maya ile cümle

maya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ne demek peki bu, hamurun mayalanması?מה זה אומר, בצק שמחמיץ?
Ne demek peki bu, hamurun mayalanması?ولكن ماذا يعني هذا ؟ ان تصبح العجينة خميرة ؟
Ne demek peki bu, hamurun mayalanması?それは生地が熱い空気で膨らむことです
‹‹O, bir kadının üç ölçek una karıştırdığı mayaya benzer. Sonunda bütün hamur kabarır.››Podobno jest kvasu, kterýžto vzavši žena, zadělala ve třech měřicích mouky, až zkysalo všecko.
‹‹O, bir kadının üç ölçek una karıştırdığı mayaya benzer. Sonunda bütün hamur kabarır.››Se on hapatuksen kaltainen, jonka nainen otti ja sekoitti kolmeen vakalliseen jauhoja, kunnes kaikki happani."
‹‹O, bir kadının üç ölçek una karıştırdığı mayaya benzer. Sonunda bütün hamur kabarır.››Det er likt en surdeig som en kvinne tok og skjulte i tre skjepper mel, til det blev syret alt sammen.
‹‹O, bir kadının üç ölçek una karıştırdığı mayaya benzer. Sonunda bütün hamur kabarır.››Det ligner en Surdejg, som en Kvinde tog og lagde ned i tre Mål Mel, indtil det blev syret alt sammen."
‹‹O, bir kadının üç ölçek una karıştırdığı mayaya benzer. Sonunda bütün hamur kabarır.››E' simile al lievito che una donna ha preso e nascosto in tre staia di farina, finché sia tutta fermentata»
‹‹O, bir kadının üç ölçek una karıştırdığı mayaya benzer. Sonunda bütün hamur kabarır.››Hasonló a kovászhoz, melyet az asszony vévén, három mércze lisztbe elegyíte, mígnem az egész megkele.
‹‹O, bir kadının üç ölçek una karıştırdığı mayaya benzer. Sonunda bütün hamur kabarır.››마치 여자가 가루 서 말 속에 갖다 넣어 전부 부풀게 한 누룩과 같으니라 하셨더라
‹‹O, bir kadının üç ölçek una karıştırdığı mayaya benzer. Sonunda bütün hamur kabarır.››Nước ấy giống như men , người đờn bà kia lấy trộn vào ba đấu bột , cho_đến chừng bột dậy cả lên .
‹‹O, bir kadının üç ölçek una karıştırdığı mayaya benzer. Sonunda bütün hamur kabarır.››Nước ấy giống như men, người đờn bà kia lấy trộn vào ba đấu bột, cho đến chừng bột dậy cả lên.
‹‹O, bir kadının üç ölçek una karıştırdığı mayaya benzer. Sonunda bütün hamur kabarır.››Podobné je kvasu, ktorý vzala žena a zarobila ho do troch mierok múky, až všetko skyslo.
‹‹O, bir kadının üç ölçek una karıştırdığı mayaya benzer. Sonunda bütün hamur kabarır.››Podobne jest kwasowi, który wziąwszy niewiasta, zakryła go we trzy miary mąki, ażby wszystko skwaśniało.
‹‹O, bir kadının üç ölçek una karıştırdığı mayaya benzer. Sonunda bütün hamur kabarır.››Podobno je kvasu, ki ga vzame žena in ga vmesi v tri merice moke, dokler se vse ne skvasi.
‹‹O, bir kadının üç ölçek una karıştırdığı mayaya benzer. Sonunda bütün hamur kabarır.››Ειναι ομοια με προζυμιον, το οποιον λαβουσα γυνη ενεκρυψεν εις τρια μετρα αλευρου, εωσου ανεβη ολον το φυραμα.
‹‹O, bir kadının üç ölçek una karıştırdığı mayaya benzer. Sonunda bütün hamur kabarır.››Оно подобно закваске, которую женщина, взяв, положила в три меры муки, доколе не вскисло все.
‹‹O, bir kadının üç ölçek una karıştırdığı mayaya benzer. Sonunda bütün hamur kabarır.››Подобне воно квасу, що взявши жінка, розчинила у трох мірках борошна, поки вкисне все.
‹‹O, bir kadının üç ölçek una karıştırdığı mayaya benzer. Sonunda bütün hamur kabarır.››Прилича на квас, който една жена взе и замеси в три мери брашно, докле вкисна всичкото.
‹‹O, bir kadının üç ölçek una karıştırdığı mayaya benzer. Sonunda bütün hamur kabarır.››דומה היא לשאר אשר לקחתו אשה ותטמנהו בשלש סאים קמח עד כי יחמץ כלו׃
‹‹O, bir kadının üç ölçek una karıştırdığı mayaya benzer. Sonunda bütün hamur kabarır.››يشبه خميرة اخذتها امرأة وخبأتها في ثلاثة اكيال دقيق حتى اختمر الجميع
‹‹O, bir kadının üç ölçek una karıştırdığı mayaya benzer. Sonunda bütün hamur kabarır.››好 比 麵 酵 、 有 婦 人 拿 來 藏 在 三 斗 麵 裡 、 直 等 全 糰 都 發 起 來
‹‹O, bir kadının üç ölçek una karıştırdığı mayaya benzer. Sonunda bütün hamur kabarır.››好比 麵酵 、 有 婦人 拿來 藏 在 三 斗 麵裡 、 直 等 全 糰都發 起來
Ofis çalışanı: Tamam.Ekşi maya üstüne pastırma?BM: Hayır.[Diverse ore dopo pranzo] (Sirene)
Ofis çalışanı: Tamam.Ekşi maya üstüne pastırma?BM: Hayır.עובד משרד: אוקיי. כריך פסטרמה? בוב: לא.
Ofis çalışanı: Tamam.Ekşi maya üstüne pastırma?BM: Hayır.موظف التوصيل: باسطرمي على عجين مخمر؟ بي أم: لا
Ofis çalışanı: Tamam.Ekşi maya üstüne pastırma?BM: Hayır.同僚「スモークターキーとベーコンサンド?」 ボブ「いいや」
Ofis çalışanı: Tamam.Ekşi maya üstüne pastırma?BM:판매원: 사워 도우 빵에 파스트라미요?
O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.A húst pedig egyék meg azon éjjel, tûzön sütve, kovásztalan kenyérrel és keserû fûvekkel egyék meg azt.
O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.Aquella misma noche comerán la carne, asada al fuego. La comerán con panes sin levadura y con hierbas amargas
O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.Carnea s'o mănînce chiar în noaptea aceea, friptă la foc; şi anume s'o mănînce cu azimi şi cu verdeţuri amare.
O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.Ðêm ấy họ sẽ ăn thịt chiên quay với bánh không men và rau đắng .
O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.Ðêm ấy họ sẽ ăn thịt chiên quay với bánh không men và rau đắng.
O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.Die nacht moet iedereen geroosterd vlees eten, met ongezuurd brood en bittere kruiden.
O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.E naquela noite comerão a carne assada ao fogo, com pães ázimos; com ervas amargosas a comerao.
O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.I będą jeść mięso onej nocy pieczone przy ogniu, i przaśniki, z zioły gorzkiemi będą go jeść.
O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.I budou jísti noci té maso pečené ohněm, s chleby přesnými; s bylinami hořkými jísti jej budou.
O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.In jedli bodo meso njegovo tisto noč, pečeno na ognju, in opresne kruhe; z grenkimi zelišči naj ga jedo.
O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.In quella notte ne mangeranno la carne arrostita al fuoco; la mangeranno con azzimi e con erbe amare
O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.I skal spise Kødet samme Nat, stegt over Ilden, og I skal spise usyret Brød og bitre Urter dertil.
O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.Jeho mäso budú jesť tej noci pečené na ohni, aj nekvasené chleby; s horkými zelinami ho budú jesť.
O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.그 밤에 그 고기를 불에 구워 무교병과 쓴 나물과 아울러 먹되
O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.Malam itu juga dagingnya harus dipanggang dan dimakan dengan sayur pahit dan roti tak beragi
O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.Og de skal ete kjøttet samme natt; stekt ved ild og med usyret brød og bitre urter skal de ete det.
O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.Και θελουσι φαγει το κρεας την νυκτα εκεινην, οπτον εν πυρι με αζυμα, και με χορτα πικρα θελουσι φαγει αυτο
O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.През същата нощ нека ядат месото, печено на огън; с безквасен хляб и с горчиви треви да го ядат.
O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.ואכלו את הבשר בלילה הזה צלי אש ומצות על מררים יאכלהו׃
O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.ويأكلون اللحم تلك الليلة مشويا بالنار مع فطير. على اعشاب مرّة ياكلونه.
O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.當 夜 要 喫 羊 羔 的 肉 、 用 火 烤 了 、 與 無 酵 餅 和 苦 菜 同 喫
O gece ateşte kızartılmış et mayasız ekmek ve acı otlarla yenmelidir.當夜 要 喫 羊羔 的 肉 、 用 火 烤 了 、 與無 酵餅 和 苦 菜 同喫
On beşinci gün bayram olacaktır; yedi gün mayasız ekmek yiyeceksiniz.A pätnásteho dňa toho mesiaca bude slávnosť; sedem dní sa budú jesť nekvasené chleby.
On beşinci gün bayram olacaktır; yedi gün mayasız ekmek yiyeceksiniz.A v patnáctý den téhož měsíce slavnost; za sedm dní chleby nekvašené jísti budete.
On beşinci gün bayram olacaktır; yedi gün mayasız ekmek yiyeceksiniz.A w piętnasty dzień tegoż miesiąca uroczyste święto będzie; przez siedem dni chleby przaśne jeść będziecie.
On beşinci gün bayram olacaktır; yedi gün mayasız ekmek yiyeceksiniz.Den femtende Dag i den Måned er det Højtid; i syv Dage skal der spises usyrede Brød.
On beşinci gün bayram olacaktır; yedi gün mayasız ekmek yiyeceksiniz.E aos quinze dias do mesmo mês haverá festa; por sete dias se comerão pães ázimos.
On beşinci gün bayram olacaktır; yedi gün mayasız ekmek yiyeceksiniz.El día 15 de este mes será fiesta; durante siete días comerán panes sin levadura
On beşinci gün bayram olacaktır; yedi gün mayasız ekmek yiyeceksiniz.És e hónapnak tizenötödik napján is ünnep van; hét napon át kovásztalan kenyeret egyetek.
On beşinci gün bayram olacaktır; yedi gün mayasız ekmek yiyeceksiniz.Il quindici di quel mese sarà giorno di festa. Per sette giorni si mangerà pane azzimo
On beşinci gün bayram olacaktır; yedi gün mayasız ekmek yiyeceksiniz.Ja saman kuukauden viidentenätoista päivänä on juhla; seitsemän päivää syötäköön happamatonta leipää.
On beşinci gün bayram olacaktır; yedi gün mayasız ekmek yiyeceksiniz.또 그 달 십 오 일부터는 절일이니 칠 일 동안 무교병을 먹을 것이며

İlgili Sayfalar