Bir kalp krizi çoğunlukla mavi gökyüzünden gelen bir şimşek gibi gelir.A heart attack often comes like lightning from a blue sky.
Mavi kan olduğumu zaten biliyordum.I already knew I am a blue blood.
Mavi balina bütün zamanların en büyük hayvanıdır.The blue whale is the largest animal of all time.
O her zaman mavi bir gömlek giyer.He always wears a blue shirt.
Atkım mavi.My scarf is blue.
Şalım mavi.My scarf is blue.
Eşarbım mavi.My scarf is blue.
Güneş mavi gökyüzünden parlıyor.The sun is shining from a blue sky.
Mavi renk gibi, kakımlar da temel düzeyde bana hitap eden şeylerden biridir.Like the colour blue, stoats are one of the things that appeal to me on a primal level.
Balık temiz mavi gökyüzünden ortaya çıkıyordu!Fish were falling out of the clear blue sky!
Mavi balina en büyük deniz memelisi olup, dünyadaki de en büyük memelidir.The blue whale is the largest marine mammal, and the largest mammal on earth.
Favori rengim mavidir.My favorite color is blue.
En sevdiğim renk mavidir.My favorite color is blue.
Tom Mary'nin mavi elbise giymesini istedi.Tom asked Mary to wear a blue dress.
Tom'un mavi gözleri var mı?Does Tom have blue eyes?
Tom'un üzerinde mavi kotu var.Tom has blue jeans on.
Duvarları açık maviye boyamaya karar verdik.We've decided to paint the walls light blue.
Andoryalıların mavi deri, beyaz saç ve antenleri vardır.The Andorians have blue skin, white hair, and antennae.
Tom'u son gördüğümde mavi bir beyzbol şapkası giyiyordu.The last time I saw Tom he was wearing a blue baseball cap.
Tom her zaman mavi gömlek giyer.Tom always wears a blue shirt.
Tom bugün mavi renkli bir kazak giyiyor.Tom is wearing a blue sweater today.
Toprak mavidir. Bir portakal gibi.The earth is blue. Like an orange.
Dünya bir portakal kadar mavidir.The World is Blue as an Orange.
O sarı saçlı ve mavi gözlü güzel bir kızdır.She is a beautiful girl with blonde hair and blue eyes.
Barbie'nin sarı saçı ve mavi gözleri var.Barbie has blond hair and blue eyes.
Büyük çiçek mavi.The big flower is blue.
Mavi battaniyeyi nasıl yıkıyorsun?How are you washing the blue blanket?
Tom'un arabası mavi.Tom's car is blue.
Mary gökyüzünde garip bir mavi ışık gördü.Mary saw a strange blue light in the sky.
Mary gökyüzünde tuhaf mavi bir ışık gördü.Mary saw a strange blue light in the sky.
Kedi büyük, yuvarlak, mavi gözleriyle yoğun olarak ona baktı.The cat looked intensively at him with her big, round, blue eyes.
Tom saçını maviye boyadı.Tom dyed his hair blue.
Bu kızın gözleri mavidir.This girl's eyes are blue.
Kitap mavidir.The book is blue.
Ben sık sık mavi giyerim.I often wear blue.
Gökyüzü mavi olacaktır.The sky will be blue.
Çiçek mavidir.The flower is blue.
Hangi çiçek mavidir?Which flower is blue?
Bu çiçek mavi.This flower is blue.
O neden mavi ve beyaz?Why is it blue and white?
Mavi gökyüzü sonsuza kadar uzanıyor gibi görünüyordu.The blue sky seemed to stretch forever.
Neden senin başın mavi?Why is your head blue?
Araba koyu mavi.The car is dark blue.
Halı mavi mi, yeșil mi?Is the carpet blue or green?
Tom'un güzel mavi gözleri var.Tom has beautiful blue eyes.
Tom'un keskin mavi gözleri var.Tom has piercing blue eyes.
Kırmızı ve mavi ışıklar dikiz aynasında yanıp sönmeye başladı.Red and blue lights started flashing in the rearview mirror.
Birdenbire, kırmızı ve mavi ışıklar arkamızda yanıp sönmeye başlar.Suddenly, red and blue lights start flashing behind us.
Evimi maviye boyamak istemiyorum.I don't really want to paint my house blue.
Tom mavi takımda ve Mary kırmızı takımda.Tom is on the blue team and Mary is on the red team.
Mavi kotlar da kabul edilebilir.Blue jeans are also acceptable.
Sanırım o maviydi.I think it was blue.
Mavi bir elbise giyin.Wear a blue dress.
O yalnızca mavi-yeşil gözlü Polonya kızlarını sever.He only likes Polish girls with blue-green eyes.
Adam, gümüş solüsyonu içtikten sonra sürekli olarak mavileşti.The man turned permanently blue after he drank the silver solution.
Tom bisikletini maviye boyadı.Tom painted his bicycle blue.
Mary'nin mavi gözleri var.Mary has blue eyes.
Mavi-beyaz buz kristalleri pencere camlarında parlıyordu.Blue-white frost crystals were shining on the windowpanes.
Mavi gözlü oğlan Tom'dur.The boy with blue eyes is Tom.
Ben hep mavi bir gömlek giyerim.I always wear a blue shirt.