mavi ile cümle
mavi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Klibin başında Avril mavi bir pantolon giymektedir.No início do filme, Cinderela veste uma camisola azul até o chão.
Mavi: Gökyüzü.Cor: azul.
Otomobil Jeep ve Bugatti gibi birçok otomobil üreticisi bir boya seçeneği olarak kobalt mavisine sahiptir.Somente alguns fabricantes de automóveis, incluindo Porsche e Subaru, atualmente produzem motores boxer.
Mavi halkalı ahtapotlar yaklaşık iki yıllık bir yaşam süresine sahiptir.As duas Filarmónicas de Rabo de Peixe têm mais de um século de extistência.
SkyActiv modellerde, ön farlardaki projektörlerin etrafında mavi bir halka bulunur.Os pereiópodes apresentam um anel azul escuro em torno de cada segmento.
Beyaz ışık, kırmızı, yeşil ve mavi ışıkların karıştırılması ile oluşturulabilir.Uma fonte de luz branca é criada pela combinação da luz vermelha, luz azul e luz verde.
Mavi Bayraklıdır.Tem bandeira azul.
Aynı yıl, mavi çorap siyah çorap ile değiştirilmiştir.Durante esse mesmo ano, também foi introduzida uma camisa alternativa vermelha com acabamento preto.
Peru pelikanının boğaz kesesi ise mavi renge bürünür.O significado do Laço Cor-de-Rosa mudou.
Şehir, Beyaz Nil ile Mavi Nil'in birleştiği yerde kuruludur.O vale do Nilo, resulta da união entre o Nilo Branco e o Nilo Azul.
Niçin gökyüzü bu kadar mavi?Por que eu não tenho a pele azul ?
Tam heterokromiye sahip bir Sibirya Kurdu: bir mavi göz ve bir kahverengi göz.Tem heterocromia: o seu olho esquerdo é azul e o direito é verde.
Mavi gözlüdür.Olhos de Cão Azul.
Mavitramvay - mavi renkte) olmak üzere iki farklı şirket vardı.A exibição alfanumérica possuía dois conjuntos de cores (colorset).
Saint-Pierre ve Miquelon bayrağı, mavi zemin üzerinde sarı renkli bir gemi resmi barındıran bayrak.O brasão de armas de Saint-Pierre e Miquelon é semelhante à bandeira oficial do território.
Güçleri ve hızları nedeniyle, mavi balinaları yakalamak, alıkoymak ya da öldürmek kolay bir iş değildir.As baleias-azuis não são fáceis de capturar, matar e estocar.
O mavi bir maske takar ve onun silahları olarak iki Japon katana taşır.Câncer tem aparência de cabeleireiro e carrega duas tesouras que a usa como arma.
Uzun sarı saçları ve mavi gözleri vardır.Ela tem longos cabelos loiros e olhos azuis.
Mavi renk gökyüzünün ve geniş ufukların, denizin simgesidir.Em azul é a combinação de água e brilho do céu como seus maiores homens.
Mavi-kırmızı Paris'in kullandığı kendi renkleridir.Azul e vermelho são as cores tradicionais de Paris, utilizadas no brasão da cidade.
Küçük mavi kuşlar(Jay,Jake,Jim grup adları the blues): Dokunulduğunda üçe bölünür.Azuis ou Jay, Jake e Jim - Multiplicação em três (melhor com vidro).
Onun mavi gözleri var.Ela tem olhos azuis.
Araba mavi.O carro é azul.
Halı mavi mi, yeșil mi?O tapete é azul ou verde?
Er ya da geç hayatı mavi-yeşil topun ötesine genişletmek zorunda kalacağız – ya da soyumuz tükenecek.”Vroeg of laat zullen we ons ras uitbreiden naar meer planeten dan alleen de aarde, of uitsterven."
Mavi Bayraklıdır.Blauwe vlag.
Mavi, 3 ana renkten biri.Blauw: een van de drie primaire kleuren.
15. Norveçli, mavi evin yanındaki evde oturuyor.De Noor woont naast het blauwe huis.
Latin kelimesi venetus ile bir bağ, anlamı mavi-deniz olasıdır.Mogelijk is er een verband met het Latijnse woord venetus, dat "zeeblauw" betekent.
Mavi saat Geceyarısı güneşi Kerahat vakti ^ a bSchemering Middernachtzon Poolnacht Grijze nacht / schemernacht
Bu nedenle gündüzleri gökyüzü mavi görünür.De hemel ziet er overdag (licht)blauw uit.
En sevdiği renkler mavi kırmızı.Zijn lievelingskleur is blauw.
Yoksa, o noktaya mavi nokta diyelim.Dit noemt men de blue note.
"Faint 1" in albüm kapağı mavi, "Faint 2" nin albüm kapağı yeşildir."Faint 1" is blauw van kleur, en "Faint 2" bruinachtig groen.
VV Cephei B, anakol üzerinde bulunan B-tipi mavi bir yıldızdır.VV Cephei B is een blauwe protoster.
"Mavi ve Kara ".Zwarter dan zwart."
Gözleri mavidir.De ogen zijn blauw.
Mavi bir kıyafet giyer.Hij draagt een blauw uniform.
İçkiler koyulduktan sonra az miktarda sprite ve mavi kokteyl renklendiricisi koyulur.Om het glas de kleur blauw te geven wordt een kleine hoeveelheid koper en kobalt toegevoegd.
Kar kazının mavi versiyonunun aksine beyaz renk boynunun önüne kadar uzanmaz.In tegenstelling tot de blauwachtige sneeuwgans is het wit niet doorgetrokken tot het begin van de nek.
Mavi Ladin fidanları da yetiştirilir.Ook blauwe bosbes komt voor.
Dağın altında bulunan iki mavi çizgi, ülkedeki nehirler ve denizi temsil eder.Onderaan staan twee golvende blauwe lijnen die de Adriatische Zee en lokale rivieren vertegenwoordigen.
Kısa mavi renkli bir alevle yanar.In een vlam brandt het met een groenblauwe kleur.
Ses düzeni kambur balina ve mavi balinaya benzememektedir.De blauwstuitpitta lijkt er op de roestkappitta en de blauwnekpitta.
Rio filmi, Blu adında bir mavi papağanın hayatını anlatmaktadır.Rio in de rol van de papegaai Blu.
Mavi gözlüdür.Géén blauwe ogen.
Niçin gökyüzü bu kadar mavi?Hoe ziet een blauwe hemel eruit?
Bu nedenle onlara, "Ithryn Luin" yani "Mavi Büyücüler" denmiştir.Twee anderen gingen gekleed in blauw, en werden de Ithryn Luin, of Blauwe Tovenaars genoemd.
Mavi Trenin Esrarı Agatha Christie'nin yazmış olduğu polisiye romanlarından biridir.Het geheim van de blauwe trein is een misdaadboek geschreven door Agatha Christie.
Gobi kahverengi ayısı, bazen Tibet mavi ayısı ile aynı alt türe ait olarak sınıflandırılır.Soms wordt de Gobibeer geclassificieerd als behorend tot dezelfde subsoort als de Tibetaanse blauwe beer.
Asadan mavi ve beyaz şeritler çıkartarak efsunlu bir bariyer yaratır.Dat ze blauwe plekken en kneuzingen veroorzaken wordt als aanvaardbaar beschouwd.
Şu an da BAL'da mücadele etmekte olan kulüp, il içersinde Mavi Şimşekler olarak da bilinmektedir.Later verschijnt het Beest tijdens het diner ook in het blauw.
Penny her zaman mavi bir elbise giyer.Maria heeft dan ook vaak een blauwe jurk aan.
Mavi Ev, 1955'te Rivera tarafından devlete bağışlanmıştır.De deelstaat is in 1975 opgegaan in de staat Rio de Janeiro.
Ayrıca, deri oksijen yetersizliğinden dolayı mavi renk (morarma) alabilir.De huid kan ook blauw kleuren (cyanose) door een gebrek aan zuurstof.
Tek üzüntüsünün (elbise hakkında) ise elbisenin mavi yerine yeşil olmamasi idi.Niet vermeld wordt dat zij haar haar in een knot heeft en gekleed is.
Jack gelince yine mavi olur.Wanneer ze terugkomen doet Ross raar.
Genelde mavimsi bir ışık olur bu.Meestal betekent dat dat deze lichter wordt.
Mavi: Gökyüzü.Zie: blauw.
Mavi renklidir.Rood-blauwe stoel.