Tom'un bisikleti o onu kırmızıya boyamadan önce maviydi.Tom's bicycle was blue before he painted it red.
Tom'un mavi gözleri var.Tom has blue eyes.
Ben mavi renkten hoşlanırım.I like the color blue.
Franco'nun mavi bir kot pantolonu var.Franco has blue jeans.
Tom mavi bir gömlek ve mavi kot pantolon giyiyordu.Tom was wearing a blue shirt and blue jeans.
Tom Mary'nin maviler içerisinde muhteşem göründüğünü düşünüyor.Tom thinks Mary looks great in blue.
O mavi bir ev.That's a blue house.
Bir gökkuşağı kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, mavi, çivit ve mordan oluşur.A rainbow consists of red, orange, yellow, green, blue, indigo and violet.
Gömleğim kırmızı ve ayakkabım koyu mavidir.My shirt is red and my shoes are dark blue.
Karım mavi bir elbise giyiyor.My wife is wearing a blue dress.
Turkuaz rengi, berrak su rengini çağrıştırıyor, açık ve soluk bir mavi.The turquoise colour evokes the colour of clear water, it's a light and pale blue.
Ben sarışın, mavi gözlü bir Avrupalı kadın bulmak istiyorum.I want to find a blonde, blue-eyed European woman.
Bu mavi perdelerle yeşil bir halı güzel gitmez.A green carpet won't go well with these blue curtains.
Haritayı maviye boyadı.He painted the map blue.
O kırmızı araba mavi kamyonete çarptı.That red car hit the blue van.
Dün Mary bana mavi kaplı bir kitap verdi.Yesterday, Mary gave me a book with a blue cover.
Mavi gözleri var.He has blue eyes.
Araba mavi.The car is blue.
Gökyüzü niçin mavidir?Why is the sky blue?
Gökyüzü neden mavidir?Why is the sky blue?
Eğer mavi ve kırmızıyı karıştırırsanız, menekşe alırsınız.If you mix blue and red, you get violet.
Arabalarından biri mavi, diğerleri ise kırmızı.One of her cars is blue and the others are red.
Mavi paltolu kız benim kızım.The girl in the blue coat is my daughter.
Gökyüzü mavidir, deniz de mavidir. Gökyüzü ve deniz mavidir.The sky is blue, the sea is also blue. The sky and the sea are blue.
Mavi sana yakışıyor.Blue looks good on you.
Mavi senin üzerinde iyi görünüyor.Blue looks good on you.
Mary soluk mavi bir elbise giydi.Mary wore a pale blue dress.
Mavi bir tükenmez kalem, kırmızı ve siyah bir tükenmez kalem istiyorum.I want a blue pen, a red one and a black one.
Dünya, portakal gibi mavidir.The Earth is blue like an orange.
Bu sırt çantası mavimsidir.This backpack is blue-ish.
Kaikai, anaokuluna gitmek için mavi kıyafetler giyiyor.Kaikai is wearing blue clothes to go to the kindergarten.
Dışarı çıkıp mavi göklere bak.Go out and look at the blue skies.
Onun kıyafeti mavi ile beyaz benekli.Her dress is blue with white spots.
Kız açık mavi bir kimono giydi.The girl wore a light blue kimono.
Merhaba, mavi gökyüzü!Hi, the blue sky!
Tom kafasına mavi bir bandana takıyor.Tom is wearing a blue bandana on his head.
Bizim yeşil, mavi ve sarı renkli çizmelerimiz var.We have the boots in green, blue and yellow.
Tom'un büyük mavi gözleri var.Tom has big, blue eyes.
Ben mavi gözleri istiyorum!I want blue eyes!
O mavi gözlü, uzun boylu, heykel gibi sarışın.She's a tall, statuesque blonde with blue eyes.
Maviyi seviyorum.I like blue.
Mavi mi?Is it blue?
Biri mavi.One is blue.
O açık mavi bir takım elbise giyiyor.She's wearing a light blue suit.
Tom mavileşiyor.Tom is turning blue.
O mavi butona dokunma.Don't touch that blue button.
Haritadaki mavi çizgiler nehirleri gösteriyor.The blue lines on the map designate rivers.
Mavi ayakkabısı o etekle iyi gider.Her blue shoes go well with that skirt.
Sarı saç ve mavi gözleri var.He has blond hair and blue eyes.
İsveç'teki herkesin sarı saçları ve mavi gözleri mi var?Does everyone in Sweden have blonde hair and blue eyes?
Almanların çoğu sarışın ve mavi gözlüdür.Many Germans have blonde hair and blue eyes.
Gökyüzü maviydi.The sky was blue.
Mavi ceket giyen kız benim kızım.The girl wearing the blue coat is my daughter.
Mavi gözlerim var.I have blue eyes.
Mavi ve kırmızıyı karıştırırsan mor elde edersin.If you mix blue and red, you'll get purple.
Deniz mavidir.The sea is blue.
Bina mavidir.The building is blue.
Dudakların mavi. Sudan çıkmalısın.Your lips are blue. You should get out of the water.
Onun açık mavi gözleri var.He has clear blue eyes.
Su maviydi.The water was blue.