Gök mavidir.The sky is blue.
Gökyüzü mavidir.The sky is blue.
Gökyüzünün mavi görünmesinin nedenini biliyor musun?Do you know the reason why the sky looks blue?
Bilim adamları gökyüzünün mavi olmasıyla ilgili birçok açıklama ileri sürmüştür.Scientists have come up with many explanations for why the sky is blue.
Yazlık okul elbisem mavi ve beyaz kareli.My summer school dress is blue and white checkered.
Bir uzay gemisinden bakıldığında dünya mavi görünür.Seen from a spacecraft, the earth looks blue.
Yerinde olsam, onu maviye boyarım.If I were you, I would paint it blue.
Mavi bir ceket giyen kız benim kızım.The girl in a blue coat is my daughter.
Mavi elbise içerisinde çok iyi görünüyorsunYou look very good in blue.
Fransız bayrağı mavi, beyaz ve kırmızı.The French flag is blue, white and red.
Biz pembe ısmarladık fakat mavi aldık.We ordered pink, but we received blue.
36 beden, mavi donanma yağmurluğu arıyorum.I'm looking for a navy blue raincoat, size 36.
New York City polisleri koyu mavi üniforma giyer.New York City policemen wear dark blue uniforms.
Gökyüzünün niçin mavi olduğunu biliyor musun?Do you know why the sky is blue?
Kapıyı maviye boyadı.He painted the door blue.
Heriki kızın mavi gözleri var.Both girls have blue eyes.
Kule mavi gökyüzüne doğru yükseldi.The tower rose up against the blue sky.
O mavi elbise size çok iyi uyuyor.That blue dress suits you very well.
Mavi gömleği denemek için hevesliydi.He was eager to try on the blue shirt.
Bu mavi kazak çok güzel.This blue sweater is very pretty.
O mavi-beyaz parlayan yıldız Sirius'tur.That blue-white shining star is Sirius.
Lütfen mavi elbise giymiş şu kıza bak.Please look at the girl who wore the blue clothes.
O mavi olanda benimdir.That blue one is also mine.
Şu kızın gözleri mavi.That girl's eyes are blue.
Mavi içinde çok çekicisin.You are very attractive in blue.
Mavi kalemini yanlış yere koydum.I misplaced your blue pen.
İlk mavi kotlar1853'te piyasaya çıktı.In 1853, the first blue jeans came out.
Ben mavi çizgili eteği denemek istiyorum.I would like to try the blue striped skirt.
Polis memurları mavi üniforma giyer.Police officers wear blue uniforms.
Çatıda garip mavi bir kuş görebiliyorum.I can see a strange blue bird on the roof.
Dün Mary bana kapağı mavi olan bir kitap verdi.Yesterday Mary gave me a book the cover of which was blue.
Onun yeni gömleğinin mavi kot pantolonu ile gideceğini bilmiyorum.I don't know if her new shirt will go with her blue jeans.
Beni etkileyen şey mavi gökyüzüdür.What impressed me was the blue sky.
Babamın mavi gri bir kravatı var.My father has a blue and gray tie.
Bu mavi elbiseyi seviyorum.I like this blue dress.
Ben çatıyı açık maviye boyadım.I painted the roof light blue.
Mavi takım, beyaz gömlek ve kırmızı kravat tüm erkek işçiler için gereklidir.A blue suit, white shirt and red tie are essential for all male workers.
Mavi spor araba durma noktasına geldi.The blue sports car came to a screeching halt.
Mavi boyayı sarı boyayla karıştır.Blend the blue paint with the yellow paint.
Mavi kuş gökyüzünü sırtında taşır.The bluebird carries the sky on his back.
Mavi gözlü kız, Jane'dir.The girl with blue eyes is Jane.
Mavi gözleri olan kız Jane'dir.The girl with blue eyes is Jane.
Mavi gökyüzünü görmek istediğimde çatı katına çıkarım.I go up to the rooftop when I want to see the blue sky.
Mavilisinden var mı?Do you have any in blue?
Mavili yok mu?Do you have any in blue?
Mavi boya ile kırmızı boyayı karıştırın.Blend the red paint with the blue paint.
Haritada mavi çizgiler nehirleri temsil ediyor.The blue lines on the map represent rivers.
Haritadaki mavi çizgiler nehirlere karşılık gelir.The blue lines on the map correspond to rivers.
Harita üzerindeki mavi çizgiler nehirleri gösterir.Blue lines on the map designate rivers.
Beyaz bir bulut mavi yaz gökyüzünde yüzüyordu.A white cloud is floating in the blue summer sky.
Yeşili maviden ayıramadı.He couldn't tell green from blue.
Onun gözleri mavidir.His eyes are blue.
O her zaman mavi gömlek giyer.He always wears blue shirts.
O her zaman mavi gömlekler giyer.He always wears blue shirts.
O, açık mavi kravat takmıştı.He wore a light blue tie.
O her nedense mavi görünüyor.He looks blue for some reason.
O mavi bir ceket giymişti.He has a blue coat on.
O, mavi giyinmişti.He was dressed in blue.
Mavinin en güzel renk olduğunu düşünüyor.He thinks that blue is the most beautiful color.
O, tavanı maviye boyadı.He painted the ceiling blue.