IŞİD Temmuz 2014'te Musul Üniversitesi'ne ait nükleer materyalleri ele geçirdi.L'ISIS si è anche impossessata di materiale nucleare dall'università di Mosul nel luglio del 2014.
Materyalin herhangi bir kopyasının, değiştirilmiş dahi olsa, aynı lisansı taşımasını şart koşar.Stabilisce che ogni copia del materiale, anche se modificata, deve essere distribuita con la stessa licenza.
Bu cisimler, çekirdeklerinden dışarıya doğru materyal çıkartan galaksilerdir.Queste galassie sembrano espellere materiale dai loro nuclei.
Emin Minaresi yerel sanatkarlar tarafından yerel materyallar kullanılarak yapılmıştır.Il minareto di Emin fu costruito da artigiani locali usando materiali del luogo.
Genetik materyali DNA'dan oluşur.Il materiale genetico doveva allora essere necessariamente il DNA.
ARPES elektronun materyaldeki yönü, hızı ve dağılımı belirlemek için kullanılır.ARPES può essere usato per determinare la direzione, la velocità e la diffusione di elettroni nel materiale.
Diğer bir deyişle ana materyal, oluşacak olan toprağın özelliklerini oldukça önemli bir şekilde etkiler."Grande importanza avrebbe, prima di tutto, stabilire quale capacità ha la terra.
Bir Sih her zaman bu materyali yanında taşımalıdır.Ha sempre con sé un dispositivo cercamine.
Bu üniversitedeki faaliyeti sırasında Politzer Diyalektik-Materyalizm derslerini üstlendi.Durante la sua permanenza in quell'università, gli fu dato il corso sul Materialismo dialettico.
Ana madde: Mutasyon Virüsler birçok mekanizma ile genetik materyal değişikliğine uğrayabilirler.I virus subiscono mutazioni genetiche attraverso diversi meccanismi.
Bu yıldızlar yaklaşık olarak aynı zamanda, aynı materyalden oluşmuştur.In un ammasso stellare le stelle si sono formate di solito approssimativamente nello stesso periodo di tempo.
Monokristalin silikon, silikon çağının en önemli materyallerindendir.Il silicio monocristallino è il materiale di base dell'industria elettronica.
Arkeolojik materyal Para koleksiyonlari Seyyar koleksiyon ^Ampia collezione di materiale circa il Col.
Hurda birçok materyali içinde barındırabilir.Quest'ultimo riesce a incastrarli in alcuni container.
Materyallerin mikroyapısı bu kusurları açığa çıkarır ki üzerinde çalışılabilsin.Riuscire ad identificare queste microespressioni ci permette di capire cosa stia provando la persona.
Farklı materyal türleri için bağimsiz veri tabanları kullanılmaldır.Evitare accoppiamenti tra elementi di materiale diverso.
Bu bütün materyal sistemleri için doğrudur ve bu gözlem termodinamiğin üçüncü yasası olarak bilinir.Это факт подтверждается для всех материальных систем и составляет третий закон термодинамики.
Eğitim, 19. yüzyılın başlarında Sankt-Peterburg ve Moskova'da kabul edilen materyal temelinde uygulandı.Обучение осуществлялось на том же материале, которые были приняты в начале XIX века в Петербурге и в Москве.
Ve şirket hala 200 uçak çıkartacak materyale ve 4.7 milyon reichmarka sahipti.Кроме того, она всё ещё имела заготовки на строительство около 200 самолётов на общую сумму в 4,7 млн марок.
Pokémon ayrıca materyalizmi destekleyen olguları sebebiyle de eleştirilmektedir.Кроме того, «Покемон» также обвиняли в пропаганде материализма.
1994'te materyallerini Noculan Record'ın Chemo ve Coolman alt başlığı ile kaydetmeye başladı.В 1994 году впервые начал выпускать релизы на лейблах Noculan Records, CoolMan и Chemo.
Bu verimliliğin sürdürülmesi ayrıca bazı toksik materyallerden torakların korunmasını da gerekli kılabilir.Этот же способ предлагается использовать и для консервации некоторых токсичных веществ.
Helly Luv, o zamandan beri filmlerde, müzik videolarında rol aldı ve kendi materyalini çıkardı.С тех пор Хелли Лав снималась в кино и музыкальных клипах и начала выпускать свои собственные.
Bu taşınma ile müze materyalleri epey zarara uğramıştır.Значительно выросли посещаемость и доходы этих музеев.
Fiziksel aşınma bir materyalin zaman içinde fiziksel koşullar altında uğradığı aşınmadır.Также она может мгновенно заморозить живую материю при физическом контакте.
Yine de bu materyaller oldukça yeni ve elde etmesi oldukça zordur.Такому существу ничего не будет ново и интересно.
Militan bir materyalistti.Представитель механистического материализма.
Karl Marx tarihsel materyalizm kavramını tarihsel gelişim çalışmalarına soktu.Пьер Вилар пытался наполнить понятие структуры конкретным историческим содержанием.
Materyalizm ve İslâm kültürü bu hususta örnek olarak gösterilebilir.Культурный империализм может быть примером этому.
Dolmenlerin büyüklükleri bölgeye ve varolan materyalin durumuna göre değişir.Как и в Doom, дизайн уровней меняется по мере развития сюжета.
Bu yüzden kurbağalar diğer deneylerde de kullanılabilecek iyi bir materyaldi.وقد كانت الضفادع مادة ملائمة لاستخدامها في تجارب أخرى.
Çok düşük ısılarda ise birçok LK materyali geleneksel kristal oluşturacaktır .في درجة حرارة منخفضة جدا معظم المواد تشكيل الكريستال التقليدية.
Kaynaksız materyal itiraz edilebilir ve kaldırılabilir.المصادر الغير منسوبه يمكن أن تعترض وتزال.
Materyalizm ve İslâm kültürü bu hususta örnek olarak gösterilebilir.الإمبريالية الثقافية قد تكون مثالاً على ذلك.
İnce üretim ve özel kalitede materyaller gerektirir.العنفات غالية الثمن في صنعها، وتتطلب دقة تصنيع ومواد ذات نوعية خاصة.
Müzede yalnız ulusal filmlere ait materyallar değil, ayrıca yabancı film materyalleri de sergilenmektedir.الأهم من ذلك ليس فقط محتوى الأفلام الفردية السياسية بل أيضا دور السينما نفسها.
Irving bu materyalleri 1837'deki kitabı The Adventures of Captain Bonneville için kaynak olarak kullandı.Irving usou esses materiais como base para seu livro The Adventures of Captain Bonneville em 1837.
Pokémon ayrıca materyalizmi destekleyen olguları sebebiyle de eleştirilmektedir.Pokémon também foi acusado de promover o materialismo.
Bu cisimler, çekirdeklerinden dışarıya doğru materyal çıkartan galaksilerdir.Estas são galáxias que parecem estar ejetando material para fora de seus núcleos.
LinguaLeo hızlı öğrenme için geliştirilmiş eğitim materyalleri sağlamaktadır.O LinguaLeo oferece materiais de treinamento projetados para o progresso de aprendizagem rápida.
Militan bir materyalistti.O Materialismo Militante .
ARPES elektronun materyaldeki yönü, hızı ve dağılımı belirlemek için kullanılır.A ARPES pode ser usada para determinar a direção, velocidade e dispersão do elétron dentro do material.
Karl Marx Marksizm Tarihsel materyalizm Louis Bonaparte'in 18 Brumaire'iKarl Marx O 18 de brumário de Luís Bonaparte.
Birinci ve çoğunlukla en güç adım incelenecek materyalin yeterli bir kristalini elde etmektir.O primeiro e, muitas vezes mais difícil passo é obter um cristal adequado do material em estudo.
Ancak geride bıraktığı materyal, bu denli büyük bir proje için yeterli değildi.No entanto, não havia material suficiente para terminar de montar um projeto tão grande.
Korsancılık: Telif hakkı saklı materyalleri kanunsuz olarak kopyalama ve dağıtma işi.Pirataria é o ato de fazer e negociar cópias ilegais de material oficialmente disponível.
Genetik materyal üzerine olan etkisinden dolayı, potansiyel karsinojenik etkisi vardır.A OMS considera que a substância tem um potencial cancerígeno.
Ferroelektrik materyaller bunlara örnektir.Estes materiais dizem-se ferroelétricos.
Bu da eğitim materyalinin öğrenciye ulaşmasını zorlaştırmaktadır.Isto por sua vez dificulta o processo de aprendizagem.
Genetik materyalinin aynısını taşıyan başka hücreler üretmesi.Permite renovar as células com o mesmo material genético.
Ona göre bu sadece "The Open Door için daha fazla materyal" demekti.Ela passou a afirmar que foi apenas para um "material maior ".
Japonya dışında, Super Sentai serisi Power Rangers serisinin kaynak materyali olarak bilinir.Para a série original, veja Mighty Morphin Power Rangers.
Özdirenç materyalin elektrik akımına karşı koyabilme yeteneğinin ölçülmesidir.Resistividade é a medida do quão forte um material se opõe ao fluxo de corrente elétrica.
Dolmenlerin büyüklükleri bölgeye ve varolan materyalin durumuna göre değişir.A hida difere em tamanho de acordo com o valor e os recursos da terra.
Born Again, Biggie'nin orijinal materyal içeren son albümüdür.Dit is het laatste album van Biggie dat vooral origineel materiaal bevat.
Militan bir materyalistti.Militaristisch ingesteld zijn.
Almeida, üzerine resim çalışmaları eklediği panjur gibi materyalleri sıklıkla eserlerinde kullandı.Heda gebruikte vaak dezelfde voorwerpen in zijn schilderijen.
Materyalizm, aynı zamanda bir Epikürcü doktrinidir.Het empirisme is overigens op zichzelf ook een doctrine.
Kredi kartı gibi materyaller üzerine kurulmuştur.De kaart is opgebouwd zoals een portolaankaart.
Avrupa Dijital Kütüphanesi Europeana'da şu an yaklaşık 13 milyon dijital materyal bulunmaktadır.Inmiddels zijn er via Europeana 30 miljoen objecten te vinden.