Masters ve Johnson olarak bu işin aslını bulmaya karar verdiler.Og de besluttede, værende Masters og Johnson, at de ville nå til bunds i det.
Masters ve Johnson olarak bu işin aslını bulmaya karar verdiler.Și au decis, fiind Masters și Johnson, că o vor studia până îi vor da de capăt.
Masters ve Johnson olarak bu işin aslını bulmaya karar verdiler.Und sie beschlossen, weil sie Masters und Johnson waren, der Sache auf den Grund zu gehen.
Masters ve Johnson olarak bu işin aslını bulmaya karar verdiler.Và họ đã quyết định rằng họ sẽ đào đến tận gốc.
Masters ve Johnson olarak bu işin aslını bulmaya karar verdiler.Και αποφάσισαν, όντας οι Μάστερς και Τζόνσον, ότι θα έφταναν στη λύση του προβλήματος.
Masters ve Johnson olarak bu işin aslını bulmaya karar verdiler.И они решили, что не будь они Мастерс и Джонсон, если они в этом не разберутся.
Masters ve Johnson olarak bu işin aslını bulmaya karar verdiler.И решили, тъй като били Мастърс и Джонсън, че ще стигнат до дъното на тази история.
Masters ve Johnson olarak bu işin aslını bulmaya karar verdiler.והם החליטו, בתור מסטר וג'ונסון, שהם יבררו את הנושא לעומק.
Masters ve Johnson olarak bu işin aslını bulmaya karar verdiler.وقرر ماسترز وجونسون أنهم سوف يفهمون الامر بأنفسهم
Masters ve Johnson olarak bu işin aslını bulmaya karar verdiler.徹底的に調べる事にしたわけです 彼らは女性を研究室に連れてきます 確か5人だったかと思います
Masters ve Johnson:Мастерс и Джонсон.
Mastır derecemi aldım ve sonra sanat okuluna gittim.Ho preso i miei master e sono andato in una scuola d'arte.
Mastır derecemi aldım ve sonra sanat okuluna gittim.Ich machte meinen Master und danach ging ich an die Kunstschule.
Mastır derecemi aldım ve sonra sanat okuluna gittim.Ik haalde mijn master, en ging toen naar de kunstacademie.
Mastır derecemi aldım ve sonra sanat okuluna gittim.J'ai eu mon master, et suis allé dans une école d'art après ça.
Mastır derecemi aldım ve sonra sanat okuluna gittim.저는 석사를 마치고 아트 스쿨에 들어갔습니다.
Mastır derecemi aldım ve sonra sanat okuluna gittim.Mi-am luat diploma de master, și apoi am plecat la Scoala de Arte.
Mastır derecemi aldım ve sonra sanat okuluna gittim.Obtuve mi maestría y luego fui a la escuela de arte.
Mastır derecemi aldım ve sonra sanat okuluna gittim.Otrzymałem magisterium i poszedłem do szkoły plastycznej.
Mastır derecemi aldım ve sonra sanat okuluna gittim.Получил магистра и поступил в школу искусств.
Mastır derecemi aldım ve sonra sanat okuluna gittim.Получих магистърската си степен, а после отидох в школа по изкуствата.
Mastır derecemi aldım ve sonra sanat okuluna gittim.השגתי תואר, ואז הלכתי לבית ספר לאומנות אחר כך.
Mastır derecemi aldım ve sonra sanat okuluna gittim.حصلت على درجة الماجستير، ثم التحقت بمدرسة الفنون بعد ذلك
Mastır derecemi aldım ve sonra sanat okuluna gittim.デザインを始め 箸の包装紙やナプキン
Mastodonu yiyen insanlar, avcılara ve onların ailelerine birşey borçlular mıydı?Azok, akik megették a masztodon húsát, vajon tartoztak a vadászoknak és azok családjának?
Mastodonu yiyen insanlar, avcılara ve onların ailelerine birşey borçlular mıydı?Có phải những người ăn thịt voi răng mấu mang nợ những thợ săn và gia đình họ cái gì đó?
Mastodonu yiyen insanlar, avcılara ve onların ailelerine birşey borçlular mıydı?Czy ludzie którzy jedli mięso tego mastodonta, zawdzięczają coś myśliwym i ich rodzinom?
Mastodonu yiyen insanlar, avcılara ve onların ailelerine birşey borçlular mıydı?Datorau ceva oamenii care mâncaseră din mastodont vânătorilor şi familiilor acestora?
Mastodonu yiyen insanlar, avcılara ve onların ailelerine birşey borçlular mıydı?Forse chi si cibava dei mastodonti doveva qualcosa ai cacciatori e alle loro famiglie?
Mastodonu yiyen insanlar, avcılara ve onların ailelerine birşey borçlular mıydı?Hebben de mensen die dat mastodontenvlees aten iets te danken... aan de jagers en hun families?
Mastodonu yiyen insanlar, avcılara ve onların ailelerine birşey borçlular mıydı?마스토돈 고기를 먹은 누군가가 사냥꾼들과 그 가족들에게 뭔가 빚을 지고 있었다면
Mastodonu yiyen insanlar, avcılara ve onların ailelerine birşey borçlular mıydı?¿La gente que comía la carne del mastodonte le debía algo a los cazadores y a sus familias?
Mastodonu yiyen insanlar, avcılara ve onların ailelerine birşey borçlular mıydı?Les personnes qui mangeaient ce mastodonte devaient-elles quelque chose aux chasseurs et à leurs familles ?
Mastodonu yiyen insanlar, avcılara ve onların ailelerine birşey borçlular mıydı?lovcům a jejich rodinám? A pokud ano, jak se spolu dohodli?
Mastodonu yiyen insanlar, avcılara ve onların ailelerine birşey borçlular mıydı?Schuldeten die Menschen, die das Mammutfleisch aßen, in irgendeiner Weise etwas den Jägern und ihren Familien?
Mastodonu yiyen insanlar, avcılara ve onların ailelerine birşey borçlular mıydı?Οι άνθρωποι που έτρωγαν το κρέας των μαστόδοντων χρωστούσαν κάτι στους κυνηγούς και τις οικογένειές τους;
Mastodonu yiyen insanlar, avcılara ve onların ailelerine birşey borçlular mıydı?Дали хората, които изяждали мастодонтското месо, дължали нещо на ловците и техните семейства?
Mastodonu yiyen insanlar, avcılara ve onların ailelerine birşey borçlular mıydı?Должны ли люди, съевшие мастодонта, что-либо охотникам и их семьям?
Mastodonu yiyen insanlar, avcılara ve onların ailelerine birşey borçlular mıydı?האם האנשים שאכלו את בשר הממותה היו חייבים משהו לציידים ומשפחותיהם?
Mastodonu yiyen insanlar, avcılara ve onların ailelerine birşey borçlular mıydı?هل يدين الأشخاص الذين أكلوا ذلك المستادون بشيء للصيادين وأسرهم؟
Mastodonu yiyen insanlar, avcılara ve onların ailelerine birşey borçlular mıydı?その家族に何か負債があったのか? そうなら 彼らはどうやって取引をしたのか?
Mesela bu kurallardan en meşhuruna bakalım: mastarlıkları ikiye bölmeme kuralı.말도 안된다는 겁니다. 규범 문법들 중 유명한 한가지를 말하자면,
Mesela bu kurallardan en meşhuruna bakalım: mastarlıkları ikiye bölmeme kuralı.Prenez l'une des plus célèbres règles, la règle ne pas séparer l'infinitif.
MIT'den master öğrencisi Ethan Myers var.그와 함께 실험했죠.
MIT'den master öğrencisi Ethan Myers var.llevando a cabo un experimento con él.
MIT'den master öğrencisi Ethan Myers var.Tehnološkega inštituta v Massachusettsu, ki izvaja test.
MIT'den master öğrencisi Ethan Myers var.Widać również Ethana Myersa, absolwenta MIT, który przeprowadza eksperyment.
MIT'den master öğrencisi Ethan Myers var.Технологического Института, проводит с ним эксперимент.
MIT'den master öğrencisi Ethan Myers var.Технологічного Інституту, проводить з ним експеримент.
MIT'den master öğrencisi Ethan Myers var.מריץ עמו את הניסוי.
MIT'den master öğrencisi Ethan Myers var.يجري معه تجربه.
MIT'den master öğrencisi Ethan Myers var.彼の視覚と運動の協応には大きな問題がありました
MIT'ye gittim, bitirdim. Mastır derecemi aldım ve sonra sanat okuluna gittim.Tôi đến MIT, tốt nghiệp, nhận bằng Thạc sĩ, sau đó đến học trường Nghệ thuật.
Mümkünse her zaman yabancı mastarı gösterMostrar sempre o infinitivo estrangeiro, se possível
Mümkünse her zaman yabancı mastarı gösterMostrar siempre el infinitivo extranjero si es posible
Mümkünse her zaman yabancı mastarı gösterPokazuj zawsze obcy bezokolicznik jeśli jest to możliwe
Mümkünse her zaman yabancı mastarı gösterToujours afficher l'infinitif étranger si disponible
Mümkünse her zaman yabancı mastarı gösterVisa alltid främmande infinitiv om möjligt
Mümkünse her zaman yabancı mastarı gösterΕμφάνιση πάντα του ξένου απαρέμφατου αν είναι δυνατό
Mümkünse her zaman yabancı mastarı gösterЗавжди показувати іншомовний інфінітив, якщо це можливо