Bob maskeli olmasına karşın, ben onu bir bakışta tanıdım.Although Bob was in disguise, I recognized him at a glance.
Bob maskeli olsa bile onu görür görmez tanıdım.Even though Bob was in disguise, I recognized him as soon as I saw him.
Maskeli adam kim?Who's the guy in the mask?
O maskeli bir kahraman; ona güvenebiliriz.He is a masked hero; we can trust him.
Leyla'nın masum görünümü onun gerçek doğasını maskeliyordu.Layla's innocent looks masked her true nature.
Sami bir grup maskeli adam tarafından saldırıya uğradı.Sami was attacked by a group of masked men.
Sami'nin gülümsemesi trajik bir geçmişi maskeliyor.Sami's smile masks a tragic past.
Maskeli bir grup adam Tom'a saldırdı.A group of men wearing masks attacked Tom.
Fiorilla bu baloya gitmeye kararlıdır ve orada maskeli olan Selim'le buluşacaktır.Fiorilla will be there to meet Selim, who will be masked.
Telsizi bulur fakat pin-up maskeli kadın telsizi paramparça eder.She finds the radio, but Pin-Up Girl smashes it with an ax.
23 Nisan 1962'de evine giren yüzü maskeli bir grup kişi karısının yanında onu öldürdü.On 23 April 1962, masked men broke into his home and shot him in the presence of his wife.
Ancak maskeli güreşçi aslında Jericho'dan rüşvet alan Lenny Lane'di.However, the masked wrestler was actually Lenny Lane, who Jericho bribed to appear in the match.
Kısa bir süre sonra Fireblaze adında maskeli bir gimmic ile şirkete return yaptı.Shortly afterwards, he made his return to the company under a masked gimmick named "Fireblaze".
İkisi maskeli matador olmuşlardı.All three are masked dancers.
Maskeli baloya Riccardo'nun hangi kıyafetle geleceğini Renato Oscar'dan sorup öğrenir.At the ball, Renato tries to learn from Oscar what costume Riccardo is wearing.
Sanırım Ormanda bize saldıran maskeli kişi o olmalı !I suspect she was the masked person I saw at the thorn woods!
Şu maskeli çocuk var ya, dediklerine göre eskiden çok yakışıklıymış.That guy in the mask, they say he used to be really handsome.
Yer hizmetlerinde çalışanlar maskeliydiler ama yolcuların çoğu değil.The ground service crew was working in "maskara", but most of the passengers weren't wearing masks.
Her iki olayda da, maskeli gençler şiddet olaylarını kışkırtmıştı.In both cases, young men wearing hoods instigated violence.
Maskeli şahısların kullandığı araçlar daha sonra zanlıyı Rotterdam'a giden bir uçağa götürdüler.The vehicles, driven by masked men, then delivered him to a Rotterdam-bound plane.
Kültür ve Spor: Bulgaristan Maskeli Oyunlar festivaline ev sahipliği yaptıCulture and Sports: Bulgaria hosts Masquerade Games festival
Bir diğer şenlik de, bir çok yerde maskeli baloların düzenlendiği 14 Ocak'ta yaşanıyor.Another festivity follows on January 14th, when masked balls occur in many places.
Etkinliğe binden fazla maskeli insanın katılması bekleniyor.More than 1,000 masked people are expected to participate.
Guy Fawkes ve koleksiyoncular, maskeli, 1903, John Benjamin Stone.Guy Fawkes effigies and collectors, all masked, 1903, by John Benjamin Stone.
Bir maskeli Adam teşhir ediliyor Guy Fawkes Gecesi, 1868.A masked Guy being paraded on Guy Fawkes Night, 1868.
Maskeli ALman Futbol Holiganları 1990'lar.German football hooligans with masked faces in a 1990s match.
Telsizi bulur fakat pin-up maskeli kadın telsizi paramparça eder.She finds the radio, but the pin-up girl smashes it.
Kristen eve geri döner ve evdeyken maskeli adam tarafından etkisiz hâle getirilir.Kristen rushes back to the house, where she is incapacitated by the masked man.
Bebek maskeli, bir broşür ister.Dollface asks for a tract.
Minyon vücudu, yerli elbiseleri ve ile maskeli yüzü üle tanındı.Ramona was famous for her petite body frame masked and clothed in indigenous dresses.
Otobüsteki çoğu insan maskeli, Hubei eyaleti, 23 Ocak 2020.Most people on a bus wearing a mask, Hubei province, 23 January 2020.
Safsatanın bir adının maskeli adam safsatası olmasının nedeni şu örnektir:The name of the fallacy comes from the example:
Maskeli törenlerde imunu kişileştirilir.Imunu is personified in the masked ceremonies.
Adı nedeniyle, bir zamanlar Demir Maskeli Adam olduğundan şüphelenildi.Because of this and his name, he was once suspected of being the Man in the Iron Mask.
Onu serbest bırakır ve kaçmaya çalışırlar, ancak maskeli adamlar tarafından takip edilirler.He releases her and they try to escape, but are pursued by masked men.
Saray danslarına, maskeli oyunlara, gölge oyunlarına ve dini törenlere eşlik eder.It accompanies court dances, masked plays, shadow plays, and religious ceremonies.
2007'de maskeli bir trot şarkıcısını oynadığı Highway Star orta düzeyde bir başarıydı. [3]2007's Highway Star, in which he played a masked trot singer, was a moderate success.[13]
Uwe Naumann (Yayıncı.): Maskeli Şaka.Uwe Naumann (Hrsg.): Maskenscherz.
Fakat o akşam için bir maskeli balo hazırlanmıştır.Danach findet ein Maskenball statt.
Maskeli baloya Riccardo'nun hangi kıyafetle geleceğini Renato Oscar'dan sorup öğrenir.Renato versucht vom Pagen Oscar zu erfahren, hinter welcher Maske sich Riccardo verbirgt.
Riccardo'nun genç hizmetlisi Oscar maskeli baloya davetler ile gelir.Oscar reicht ihm die Liste der zum bevorstehenden Maskenball eingeladenen Gäste.
Tatbikat sahnesinde opera olarak gösterilen Giuseppe Verdi'nin Maskeli Balo'sunda oynadı.Das Ereignis liegt Giuseppe Verdis Oper Un ballo in maschera zugrunde.
Fakat o akşam için bir maskeli balo hazırlanmıştır.Au début c'est donc un bal masqué.
İkisi maskeli matador olmuşlardı.Il retombe sur des mascarons.
O maskeli bir kahraman; ona güvenebiliriz.Es un héroe enmascarado; podemos confiar en él.
The Blue Blazer, maskeli bir süper kahraman karakteriydi.Master Blaster era un personaje enmascarado.
Fiorilla bu baloya gitmeye kararlıdır ve orada maskeli olan Selim'le buluşacaktır.Fiorilla estará allí, enmascarada, para encontrarse con Selim.
Üç yabancı yolda ilerlemeye devam ederken pin-up maskeli kadın "Gelecek sefer daha kolay olacak." der.A continuación, vuelve a la camioneta y se dirige a Pin-Up Girl, que dice: "Será más fácil la próxima vez."
Maskeli beş saldırgan, üç polisi ve şoförü öldürdü ve Schleyer'i rehin aldı.Cinco activistas enmascarados dispararon inmediatamente a los policías y al chófer y capturaron al empresario.
Fakat o akşam için bir maskeli balo hazırlanmıştır.Más tarde se realiza un baile de disfraces.
Bir gün katıldığı bir maskeli baloda İsveçli Kont Fersen'le tanışır.Durante una festa in maschera conosce il conte Hans Axel von Fersen, capitano delle guardie svedesi.
Maskeli baloya Riccardo'nun hangi kıyafetle geleceğini Renato Oscar'dan sorup öğrenir.Renato tenta di capire quale sia il travestimento di Riccardo.
The Blue Blazer, maskeli bir süper kahraman karakteriydi.Il suo personaggio "The Blue Blazer" stava assumendo le caratteristiche comiche di un supereroe fallito.
Sair Geronio'ya bir maskeli balo yapılacağı haberini verir.Per questo la Venable organizza un ballo mascherato.
Fakat o akşam için bir maskeli balo hazırlanmıştır.Вечером начинается бал — маскарад.
O günlerde Capulet ailesinin evinin bahçesinde bir maskeli balo düzenlenir.В доме Капулетти готовится весёлый праздник.
Atabasklar içinde maskeli dans geleneği yalnızca Değinaklarda görülür.У самок похожий танец токования, когда они одни.
Maskeli baloya Riccardo'nun hangi kıyafetle geleceğini Renato Oscar'dan sorup öğrenir.Op het bal probeert Renato er bij Oscar achter te komen wat het kostuum is dat Riccardo draagt.
İkisi maskeli matador olmuşlardı.Beiden met gasmasker.
İkisi maskeli matador olmuşlardı.Obydwu odnalazł Metal Masked Assasin.