masayı ile cümle
masayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Somon çiftlikleri ile ilgili bir yuvarlak masayı neredeyse altı yıl önce başlattık.In salmon aquaculture, we kicked off a roundtable almost six years ago.
Masayı çekin!Move the table!
Ailenizle yediğiniz yemekten sonra, masayı temizleyip bulaşıkları yıkadınız.After eating dinner with your family, you clear the table and wash the dishes.
İkizler sessiz olacak ya da masayı terk edecekler.The twins will be quiet or leave the table.
Masayı saf altınla kapla. Çevresine altın pervaz yap.You shall overlay it with pure gold, and make a gold molding around it.
Masayı saf altınla kapladı. Çevresine altın pervaz yaptı.He overlaid it with pure gold, and made a gold molding around it.
Masayı hazırlamama yardım eder misin?Hilfst du beim Tischdecken?
Cellât masayı itti.Ich griff nach dem Tisch.
Bu masayı herhangi bir çocuğun boyuna göre ayarlayabilirsiniz.Vous pouvez ajuster ce bureau à la taille de n'importe quel enfant.
Mary pişirirken, Tom akşam yemeği için masayı hazırladı.Tom puso la mesa para cenar mientras Mary cocinaba.
Kahvaltı için masayı hazırlar.Está poniendo la mesa para el desayuno.
Masayı hazırlayacağım.Voy a poner la mesa.
Onun masayı temizlemesine yardım ettim.Le ayudé a limpiar la mesa.
Lütfen yemeğinden sonra masayı temizle.Por favor, limpia la mesa después de comer.
Masayı hazırlamama yardım eder misin?¿Me ayudas a poner la mesa?
Cellât masayı itti.Golpeen la mesa...
O, masayı sağa doğru kaydırdı.Он передвинул стол вправо.
Tom masayı siliyor.Том вытирает стол.
Masayı duvara itmeme yardım et.Помоги мне придвинуть стол к стене.
Yunanlar ve Romalılar masayı özellikle yemek yemek için kullanmışlardır.Греки и римляне использовали растение для борьбы с различными заболеваниями.
Shulchan oreich שולחן עורך – “masayı hazırlama” – bayram yemeğinin servis edilmesi.Shulchan Orech (שולחן עורך)- É realizada a refeição festiva.
Cellât masayı itti.Virando a própria mesa.
Yunanlar ve Romalılar masayı özellikle yemek yemek için kullanmışlardır.De Grieken en Romeinen maakten al meer gebruik van tafels om van te eten.
Ağır masayı kaldırdım ve şimdi belim ağrıyor.Ik tilde de zware tafel op en nu heb ik rugpijn.
Herhangi bir topun masayı terk etmesi halinde faul olur.Zaprzecza, aby z biurka cokolwiek zaginęło.
Cellât masayı itti.Żarty na stół.
Bir masayı yatay olarak hareket ettirmeye çalıştığımızı düşünelim.Chodź pokażę ci, czym dla mnie stołek jest.
Yunanlar ve Romalılar masayı özellikle yemek yemek için kullanmışlardır.Греки і римляни використовували рослину для боротьби з різними захворюваннями.
(Ahmet masayı taşıdı.) passivum: Edilgen çatı.Лепкого); Привокзальний сквер (пл. Привокзальна).
Bu masayı taşımama yardımcı olur musun?Можеш допомогти мені з цим столом?
Bir masayı yatay olarak hareket ettirmeye çalıştığımızı düşünelim.Jako opatření je doporučeno zvednutí mláticího stolu.
Cellât masayı itti.Stačí se dotknout stolu. .
Yunanlar ve Romalılar masayı özellikle yemek yemek için kullanmışlardır.A görögök és a rómaiak elsősorban versenyzésre használták.
Annem akşam yemeği için masayı hazırladı.Äitini kattoi pöydän illallista varten.
(Ahmet masayı taşıdı.) passivum: Edilgen çatı.Κατσιγιάννη) - Ρόλος: Λιποτάχτης.
Yunanlar ve Romalılar masayı özellikle yemek yemek için kullanmışlardır.Romere og grekere brukte planten til medisin.
Bir masayı yatay olarak hareket ettirmeye çalıştığımızı düşünelim.Dijadikan sebagai tempat untuk menyusun strategi perang.
Bir masayı yatay olarak hareket ettirmeye çalıştığımızı düşünelim.Lập trình mệnh lệnh tập trung vào miêu tả cách một chương trình hoạt động.
Yunanlar ve Romalılar masayı özellikle yemek yemek için kullanmışlardır.ドイツ人とスラブ人は月のためにローマ数字を使った。
Herhangi bir topun masayı terk etmesi halinde faul olur.経卓がある場合は置いてもよい。
Masa maçında kazanmanın tek yolu rakibinle masayı kırmaktır.相手をTバック状態にしてテーブルクラッシュさせた方の勝ち。
Masayı kıran maçı kaybedecekti.勝敗をテーブルの破壊において競うデスマッチ。
Masa maçında kazanmanın tek yolu rakibinle masayı kırmaktır.在桌子戰當中,獲勝的唯一途徑是將你的對手爆桌。
Masa maçında kazanmanın tek yolu rakibinle masayı kırmaktır.В мача с маси, единственият начин да спечелиш е да счупиш маса с опонента.
Herhangi bir topun masayı terk etmesi halinde faul olur.Едно от тях трябва да изхвърли натрупаната маса.
Yunanlar ve Romalılar masayı özellikle yemek yemek için kullanmışlardır.Stari Grci i Rimljani dodatno su usavršili stolove i proširili njihovu upotrebu.
Yunanlar ve Romalılar masayı özellikle yemek yemek için kullanmışlardır.Grki in Rimljani so jeklo uporabljali predvsem za meče.
(Ahmet masayı taşıdı.) passivum: Edilgen çatı.Tegevtoimetaja (peatoimetaja: Juhan Kahk).
Ailenizle yediğiniz yemekten sonra, masayı temizleyip bulaşıkları yıkadınız.Después de cenar con tu familia, limpias la mesa y lavas la vajilla.
Ailenizle yediğiniz yemekten sonra, masayı temizleyip bulaşıkları yıkadınız.Dopo aver cenato con la vostra famiglia, pulite la tavola e lavate i piatti.
Ailenizle yediğiniz yemekten sonra, masayı temizleyip bulaşıkları yıkadınız.당신의 가족과 저녁을 먹은후에, 당신은 식탁을 닦고 설거지를 합니다.
Ailenizle yediğiniz yemekten sonra, masayı temizleyip bulaşıkları yıkadınız.Nach dem Abendessen machst du Tisch und Geschirr sauber.
Ailenizle yediğiniz yemekten sonra, masayı temizleyip bulaşıkları yıkadınız.Αφού φάγατε δείπνο με την οικογένειά σας, καθαρίζετε το τραπέζι και πλένετε τα πιάτα.
Ailenizle yediğiniz yemekten sonra, masayı temizleyip bulaşıkları yıkadınız.После семейного ужина вы убираете со стола и моете посуду.
Ailenizle yediğiniz yemekten sonra, masayı temizleyip bulaşıkları yıkadınız.אחרי שאכלתם ארוחת ערב עם המשפחה, אתם מפנים את השולחן ורוחצים כלים.
Ailenizle yediğiniz yemekten sonra, masayı temizleyip bulaşıkları yıkadınız.بعد تناول العشاء مع العائلة، قمت بتنظف الطاولة وغسل الأطباق.
İkizler sessiz olacak ya da masayı terk edecekler.Gemenele sã tacã din gurã sau sã plece de la masã.
İkizler sessiz olacak ya da masayı terk edecekler.- Ihr beide seid still oder geht raus.
İkizler sessiz olacak ya da masayı terk edecekler.- Ihr beide seid still oder geht raus.
İkizler sessiz olacak ya da masayı terk edecekler. Konuşma özgürlüğü yok mu?Har man inte yttrandefrihet, va?
İlgili Sayfalar