masasında ile cümle
masasında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Kabul masasında güzel çiçekler vardı.There were beautiful flowers on the reception desk.
Lütfen bilgi masasında sor.Please ask at the information desk.
Dedem masasında sık sık okur ve çalışırdı.My grandfather would often read and study at this desk.
Kardeşim masasındadır.My brother is at his desk.
Onun masasındadır.He is at his desk.
Erken sabah karşılama masasında ilk kimin gideceğine karar vermek için kura çektik.We drew lots to decide who would go first at the early morning reception desk.
O, masasında çalışıyor.He is studying at his desk.
Tom masasında.Tom is at his desk.
Tom ve Mary öğle yemeklerini yerken boyanmamış bir piknik masasında oturdular.Tom and Mary sat at an unpainted picnic table eating their lunch.
Tom masasında oturdu.Tom sat at his desk.
Bay Tanaka şu anda masasında değil.Mr. Tanaka is not at his desk right now.
Kedi sandalyede oturuyor ve mutfak masasında duran ete bakıyor.The cat is sitting on the chair and looking at the meat that's lying on the kitchen table.
Tom, Mary'nin yemek odası masasında bıraktığı elmayı yedi.Tom ate the apple that Mary had left on the dining room table.
Tom masasında bir sandviç yiyor.Tom is at his desk eating a sandwich.
Tom genellikle mutfak masasında oturur ve sabah gazetesini okurken hububat yer.Tom usually sits at the kitchen table and eats cereal while reading the morning paper.
Tom'a, masasında öğle yemeği yemesi için izin verilmedi.Tom wasn't allowed to eat lunch at his desk.
Tom masasında oturuyor.Tom is sitting at his desk.
Tom masasından bir mektup açacağı çıkardı.Tom grabbed a letter opener off his desk.
Tom masasında bir şey yazmakla meşgul.Tom is busy writing something at his desk.
Tom bir köşe masasında tek başına oturdu.Tom sat alone at a corner table.
Tom mutfak masasında tek başına oturdu.Tom sat alone at the kitchen table.
Mary içeri girdiğinde Tom mutfak masasında yalnız oturuyordu.Tom was sitting alone at the kitchen table when Mary walked in.
Tom ve Mary birbirine bakarak yemek odası masasında oturdu.Tom and Mary sat at the dining room table facing each other.
Tom masasında yokken Mary onun defterine bir şey yazdı.Mary wrote something in Tom's notebook while he was away from his desk.
Tom yemek yerken mutfak masasında oturdu.Tom sat at the kitchen table eating dinner.
Tom bazı evrak işlerini yaparken masasında oturdu.Tom sat at his desk doing some paperwork.
Tom bütün sabah masasında çalışıyordu.Tom was working at his desk all morning.
Tom masasındaki takvime baktı.Tom looked at the calendar on his desk.
Tom mutfak masasında oturdu.Tom sat down at the kitchen table.
Tom bütün sabah masasında oturdu.Tom sat at his desk all morning.
Başı kesilmiş bir ceset adli tabibin masasındaydı.A decapitated body was on the coroner's table.
Tom masasında gözleri kapalı oturdu.Tom sat at his desk with his eyes closed.
Tom masasında Fransızca çalışıyor.Tom is at his desk, studying French.
Tom ofisinde masasında.Tom is in his office at his desk.
Tom masasından kalktı.Tom got up from his desk.
Bu Tom'un masasındaydı.This was on Tom's desk.
Tom, derin düşüncelere dalmış, masasında oturuyordu.Tom sat at his desk, deep in thought.
Tom kağıtları derecelendirirken masasında oturdu.Tom sat at his desk grading papers.
O, masasında bir insan kafatası tutuyor.She keeps a human skull on her desk.
"Benim gözlüğüm nerede?" - "Onları mutfak masasında bıraktın.""Where are my glasses?" "You've left them on the kitchen table."
Tom mutfak masasındaki tabaktan bir şekerli kurabiye aldı.Tom grabbed a sugar cookie from the dish on the kitchen table.
Tom bir fincan kahve içerken mutfak masasında yalnız oturuyordu.Tom sat alone at the kitchen table, drinking a cup of coffee.
Tom çalışıyormuş gibi yaparak masasında oturdu.Tom sat at his desk, pretending to study.
Tom pencereden dışarı bakarken masasında oturdu.Tom sat at his desk, staring out the window.
Tom bıçağı bilerken mutfak masasında oturdu.Tom sat at the kitchen table, sharpening a knife.
Tom ameliyat masasında öldü.Tom died on the operating table.
Tom ameliyat masasında, baygın hâlde yatıyordu.Tom was lying unconscious on the operating table.
Tom bir rapor okurken masasında oturdu.Tom sat at his desk reading a report.
Tom masasında öğle yemeği yiyor.Tom eats lunch at his desk.
Yemek odası masasındaki örtü beyazdır.The tablecloth on our dining room table is white.
Tom kırtasiyecilik yaparak masasında oturdu.Tom sat at his desk doing paperwork.
Onu son gördüğümde Tom masasında oturuyordu.Tom was sitting at his desk the last time I saw him.
Tom masasında bir şey yazıyor.Tom is at his desk writing something.
Tom masasında ailesinin bir resmine sahip.Tom has a picture of his family on his desk.
Tom'un masasında ailesinin bir resmi var.Tom has a picture of his family on his desk.
Tom masasında oturuyordu ve eski bir foto albümüne göz atıyordu.Tom was sitting at his desk, flipping through an old photo album.
Sanırım anahtarlarımı mutfak masasında bıraktım.I think I left my keys on the kitchen table.
Tom'un masasında bir yığın çizgi roman var.There's a stack of comic books on Tom's desk.
Tom hâlâ masasında.Tom is still at his desk.
Tom masasında yazı yazıyor.Tom is writing at his desk.