masasının ile cümle
masasının kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ama onlar odadan çıkarken masasının üzerinde duran radyoyu açmış doktor.그런데, 방을 나가면서 의사는 책상 위에 있던 라디오를 켜고 나갔습니다.
Ama onlar odadan çıkarken masasının üzerinde duran radyoyu açmış doktor.Lähtiessään lääkäri laittoi radion päälle.
Ama onlar odadan çıkarken masasının üzerinde duran radyoyu açmış doktor.Maar voordat ze de kamer verlieten, zette hij de radio aan die op zijn bureau stond.
Ama onlar odadan çıkarken masasının üzerinde duran radyoyu açmış doktor.Mais quand ils quittèrent la pièce, il alluma la radio posée sur son bureau. Et quand ils quittèrent
Ama onlar odadan çıkarken masasının üzerinde duran radyoyu açmış doktor.Ma quando lasciarono la stanza egli accese la radio appoggiata sulla scrivania.
Ama onlar odadan çıkarken masasının üzerinde duran radyoyu açmış doktor.Mas, antes de saírem, ele ligou o rádio que tinha na secretária.
Ama onlar odadan çıkarken masasının üzerinde duran radyoyu açmış doktor.Men på vej ud af rummet, tændte han for en radio der stod på hans skrivebord.
Ama onlar odadan çıkarken masasının üzerinde duran radyoyu açmış doktor.Men så fort dom hade lämnat rummet satte han på radion som stod på hans skrivbord.
Ama onlar odadan çıkarken masasının üzerinde duran radyoyu açmış doktor.Nhưng khi họ bước ra, ông bác sĩ bật chiếc đài đặt trên bàn của ông ấy.
Ama onlar odadan çıkarken masasının üzerinde duran radyoyu açmış doktor.Pero al salir de la sala, él encendió la radio que estaba sobre su escritorio.
Ama onlar odadan çıkarken masasının üzerinde duran radyoyu açmış doktor.Αλλά βγαίνοντας από το δωμάτιο, άνοιξε το ραδιόφωνο που ήταν πάνω στο γραφείο του.
Ama onlar odadan çıkarken masasının üzerinde duran radyoyu açmış doktor.Але, виходячи з кімнати, він увімкнув радіо, яке стояло на столі.
Ama onlar odadan çıkarken masasının üzerinde duran radyoyu açmış doktor.Но на излизане, той пуснал радиото, което било на бюрото му.
Ama onlar odadan çıkarken masasının üzerinde duran radyoyu açmış doktor.Перед тем как выйти, он включил стоя́щее на столе радио.
Ama onlar odadan çıkarken masasının üzerinde duran radyoyu açmış doktor.אך בדרך החוצה הוא הפעיל את הרדיו שעמד על שולחנו,
Ama onlar odadan çıkarken masasının üzerinde duran radyoyu açmış doktor.إلا أنه مع خروجه من الغرفة، أدار المذياع الذي كان على مكتبه. وحين
Ama onlar odadan çıkarken masasının üzerinde duran radyoyu açmış doktor.その際に医者はラジオのスイッチを入れました そして部屋の外で母親に
Ayağa kalktı, masasının arkasından çıktı.Dia berdiri, dan bergerak dari mejanya.
Ayağa kalktı, masasının arkasından çıktı.Egli si alzò, e si spostò da dietro la sua scrivania.
Ayağa kalktı, masasının arkasından çıktı.Er erhob sich und kam hinter seinem Tisch hervor.
Ayağa kalktı, masasının arkasından çıktı.Felállt, és kilépett íróasztala mögül.
Ayağa kalktı, masasının arkasından çıktı.Hän nousi ylös ja kiersi työpöytänsä ympäri.
Ayağa kalktı, masasının arkasından çıktı.Han rejste sig, og stillede sig ud fra sit skrivebord
Ayağa kalktı, masasının arkasından çıktı.Han reste sig upp och klev ut från bakom skrivbordet.
Ayağa kalktı, masasının arkasından çıktı.Hij stond op en kwam achter zijn bureel vandaan.
Ayağa kalktı, masasının arkasından çıktı.Il se leva, et contourna son bureau.
Ayağa kalktı, masasının arkasından çıktı.일어서서 책상 뒤로 물러났습니다.
Ayağa kalktı, masasının arkasından çıktı.Levantou-se e saiu de trás da secretária.
Ayağa kalktı, masasının arkasından çıktı.Ông ta đứng dây, và di chuyển từ phía sau bàn làm việc.
Ayağa kalktı, masasının arkasından çıktı.Postavil sa a vyšiel spoza stola.
Ayağa kalktı, masasının arkasından çıktı.S-a ridicat, şi s-a deplasat din spatele biroului.
Ayağa kalktı, masasının arkasından çıktı.Se levantó, y se alejó de su escritorio.
Ayağa kalktı, masasının arkasından çıktı.Vstal, a obešel svůj stůl.
Ayağa kalktı, masasının arkasından çıktı.Wyprostował się, wyszedł zza biurka.
Ayağa kalktı, masasının arkasından çıktı.Σηκώθηκε, και απομακρύνθηκε από το γραφείο του.
Ayağa kalktı, masasının arkasından çıktı.Он встал и вышел из-за стола.
Ayağa kalktı, masasının arkasından çıktı.Той се изправи и се премести встрани от бюрото си.
Ayağa kalktı, masasının arkasından çıktı.הוא נעמד, ויצא מאחורי שולחנו.
Ayağa kalktı, masasının arkasından çıktı.لقد نهض، وتحرك من وراء مكتبه.
Ayağa kalktı, masasının arkasından çıktı.彼は考えました「原子はほとんどが空っぽの空間でできている」
Bir filmmiş gibi, mahkeme emri haber masasının üstüne konuldu ve haber spikeri de şaşkınAls in een film, het bevel landde op het bureau van de nieuwslezer, en de nieuwslezer had zoiets van,
Bir filmmiş gibi, mahkeme emri haber masasının üstüne konuldu ve haber spikeri de şaşkınComo num filme, aquilo aterrou na mesa da redação e o locutor ficou:
Bir filmmiş gibi, mahkeme emri haber masasının üstüne konuldu ve haber spikeri de şaşkınComo si fuera una película, la orden aterrizó sobre la redacción, y el presentador estaba como,
Bir filmmiş gibi, mahkeme emri haber masasının üstüne konuldu ve haber spikeri de şaşkınGiống như một bộ phim, lệnh hoãn đặt ngay trên bàn đưa tin và người dẫn chương trình như thể,
Bir filmmiş gibi, mahkeme emri haber masasının üstüne konuldu ve haber spikeri de şaşkınJadi tahu-tahu, perintah pencekalan sampai ke meja redaksi dan wartawannya kebingungan
Bir filmmiş gibi, mahkeme emri haber masasının üstüne konuldu ve haber spikeri de şaşkın마치 영화처럼, 금지 통보가 뉴스 데스크로 날아들었죠. 뉴스 진행자는 이런 반응이었습니다.
Bir filmmiş gibi, mahkeme emri haber masasının üstüne konuldu ve haber spikeri de şaşkınKot v filmu je sodna prepoved pristala na novinarski mizi in voditelj poročil je rekel,
Bir filmmiş gibi, mahkeme emri haber masasının üstüne konuldu ve haber spikeri de şaşkınKuin elokuvissa, kielto tuli uutispöydälle, ja uutistenlukija oli:
Bir filmmiş gibi, mahkeme emri haber masasının üstüne konuldu ve haber spikeri de şaşkınLigesom i en film, ændringen landede på nyhedsskrivebordet og nyhedsoplæreren var sådan:
Bir filmmiş gibi, mahkeme emri haber masasının üstüne konuldu ve haber spikeri de şaşkınMint valami filmben, a tiltás a bemondó asztalán landolt, és a bemondó csak csodálkozott,
Bir filmmiş gibi, mahkeme emri haber masasının üstüne konuldu ve haber spikeri de şaşkınSo wie in einem Film, die Verfügung landet auf dem Schreibtisch und der Nachrichtensprecher sagte sich:
Bir filmmiş gibi, mahkeme emri haber masasının üstüne konuldu ve haber spikeri de şaşkınTak, jak w filmie, zakaz wylądował na biurku w wiadomościach, a prezenter wygądał, jakby chciał powiedzieć:
Bir filmmiş gibi, mahkeme emri haber masasının üstüne konuldu ve haber spikeri de şaşkınZákaz sa, ako vo filme, objavil na stole a moderátor správ povedal:
Bir filmmiş gibi, mahkeme emri haber masasının üstüne konuldu ve haber spikeri de şaşkınZákaz se jako ve filmu objevil na stole a moderátor zpráv řekl:
Bir filmmiş gibi, mahkeme emri haber masasının üstüne konuldu ve haber spikeri de şaşkınΌπως στις ταινίες, η απόφαση της διαταγής έφτασε στον επιμελητή ειδήσεων και ο εκφωνητής είπε:
Bir filmmiş gibi, mahkeme emri haber masasının üstüne konuldu ve haber spikeri de şaşkınКак будто в каком-то фильме, бумага легла на стол и телеведущий сказал что-то вроде:"
Bir filmmiş gibi, mahkeme emri haber masasının üstüne konuldu ve haber spikeri de şaşkınКато във филмите се приземи на новинарското бюро и говорителят просто беше,
Bir filmmiş gibi, mahkeme emri haber masasının üstüne konuldu ve haber spikeri de şaşkınכמו מתוך סרט, צו איסור פרסום נחת על שולחן החדשות, והקריין היה כמו,
Bir filmmiş gibi, mahkeme emri haber masasının üstüne konuldu ve haber spikeri de şaşkınمثلما يحدث في الأفلام , جاء الإنذار القضائي إلى غرفة الأخبار، وقارئ الأخبار كان مثل ,
Bir filmmiş gibi, mahkeme emri haber masasının üstüne konuldu ve haber spikeri de şaşkınニュースデスクに届き キャスターは "こんなの初めてです どうしましょう?" と