masası ile cümle
masası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Babamın çalışma masasında aynından var ve sürekli değişen bir şekilde torunlarını her gün görebiliyor.Moj oče ima ta okvir na mizi in vsak dan vidi slike svojih vnukov, ki se spreminjajo.
Babamın çalışma masasında aynından var ve sürekli değişen bir şekilde torunlarını her gün görebiliyor.Mój ojciec ma taki na swoim biurku i ogląda codziennie zmieniające się zdjęcia swoich wnucząt
Babamın çalışma masasında aynından var ve sürekli değişen bir şekilde torunlarını her gün görebiliyor.Mon père a cela sur son bureau, et il voit ses petits-enfants changer chaque jour.
Babamın çalışma masasında aynından var ve sürekli değişen bir şekilde torunlarını her gün görebiliyor.Můj otec ho má na stole, a vidí vnoučata každý den, nepřetržitě se měnící.
Babamın çalışma masasında aynından var ve sürekli değişen bir şekilde torunlarını her gün görebiliyor.O meu Pai tem uma destas na secretária, e vê os seus netos diariamente a mudar constantemente.
Babamın çalışma masasında aynından var ve sürekli değişen bir şekilde torunlarını her gün görebiliyor.Tatal meu are asa ceva pe biroul lui, si isi vede nepotii in fiecare zi, schimbandu-se permanent.
Babamın çalışma masasında aynından var ve sürekli değişen bir şekilde torunlarını her gün görebiliyor.Ο πατέρας μου έχει ένα στο γραφείο του, και βλέπει τα εγγόνια του κάθε μέρα, να αλλάζουν διαρκώς.
Babamın çalışma masasında aynından var ve sürekli değişen bir şekilde torunlarını her gün görebiliyor.Моят баща държи това на бюрото си, и той вижда своите правнуци всеки ден, тяхната непрестанна промяна.
Babamın çalışma masasında aynından var ve sürekli değişen bir şekilde torunlarını her gün görebiliyor.У моего отца такая на столе, и он видит своих внуков каждый день меняющимися постоянно.
Babamın çalışma masasında aynından var ve sürekli değişen bir şekilde torunlarını her gün görebiliyor.לאבא שלי יש אחת כזו על השולחן, והוא רואה את הנכדים שלו כל יום, והתמונה משתנה כל הזמן.
Babamın çalışma masasında aynından var ve sürekli değişen bir şekilde torunlarını her gün görebiliyor.لدى والدي هذا على درج مكتبه، وهو يرى أحفاده كل يوم، يتغيرون باستمرار.
Babamın çalışma masasında aynından var ve sürekli değişen bir şekilde torunlarını her gün görebiliyor.そこには毎日、孫の写真が入れ替わり映しだされます。 彼のオフィスに足を踏み入れる人は誰であれ、
Bay Chick Chapel, barbut masasındadır. Caesar Oteli, Las Vegas, Nevada.Chick Chapel, ở bàn xúc xắc, sòng Bài Caesar, Las Vegas, Nevada.
Bay Chick Chapel, barbut masasındadır. Caesar Oteli, Las Vegas, Nevada. Evet!Au craps,</i> <i>César Palace, Las Vegas.</i>
Bay Chick Chapel, barbut masasındadır. Caesar Oteli, Las Vegas, Nevada.."אתה הגיבור שלי .התרשמתי מאוד מהעבודה שלך"
Bay Chick Chapel, barbut masasındadır.Chick Chapple.
Bay Chick Chapel, barbut masasındadır.Chick Chapple.
Bay Chick Chapel, barbut masasındadır.Chick Chapple.
Bay Chick Chapel, barbut masasındadır.C.hick C.happle...
Bay Chick Chapel, barbut masasındadır.DI Chick Chapel, la masa de zaruri.
Bay Chick Chapel, barbut masasındadır.El Sr. Chick Chapple.
Bay Chick Chapel, barbut masasındadır.G. Chick Chapple.
Bay Chick Chapel, barbut masasındadır.Mr. Chick Chapple.
Bay Chick Chapel, barbut masasındadır.Mr Chick Chapple.
Bay Chick Chapel, barbut masasındadır.Mr Chick Chapple.
Bay Chick Chapel, barbut masasındadır.Tuan Chick Chapel, di meja judi.
Bay Chick Chapel, barbut masasındadır.Ο κ. Τσικ Τσάπελ.
Bay Chick Chapel, barbut masasındadır.Г- н Чик Чапъл.
Bay Chick Chapel, barbut masasındadır.Г-н Чик Чапъл.
Bay Chick Chapel, barbut masasındadır.سيد شيك شابل على مناضد القمار
"Bay Simon masasında oturuyor ve başına su akıyor.""Domnul Simon stă la biroul dumnealui şi-i curge apă în cap."
"Bay Simon masasında oturuyor ve başına su akıyor."'Hell on Wheels', belde me op en zei: "Mr. Simon zit aan zijn bureau en er druipt water op zijn hoofd."
"Bay Simon masasında oturuyor ve başına su akıyor.""사이먼 씨가 책상에 앉으니 머리에 물이 떨어진다고 하시던데요."
"Bay Simon masasında oturuyor ve başına su akıyor.""Mr. Simon è seduto alla sua scrivania, e l'acqua gli sta cadendo sulla testa."
"Bay Simon masasında oturuyor ve başına su akıyor.""Mr. Simon está sentado en su escritorio, y le está cayendo agua en la cabeza."
"Bay Simon masasında oturuyor ve başına su akıyor.""Mr. Simon sedang duduk di mejanya dan ada air menetes di kepalanya."
"Bay Simon masasında oturuyor ve başına su akıyor.""Mr. Simon sitzt an seinem Schreibtisch und Wasser tropft auf seinen Kopf."
"Bay Simon masasında oturuyor ve başına su akıyor.""M. Simon est assis à son bureau et de l'eau lui tombe sur la tête"
"Bay Simon masasında oturuyor ve başına su akıyor.""Ngày Simon đang ngồi tại bàn và nước thì đang nhỏ xuống đầu ông ấy."
"Bay Simon masasında oturuyor ve başına su akıyor.""O Sr. Simon está sentado na sua secretária e a água está a cair na cabeça dele".
"Bay Simon masasında oturuyor ve başına su akıyor.""Pan Simon siedzi przy biurku i mu na głowę kapie woda."
"Bay Simon masasında oturuyor ve başına su akıyor.""Г-н Саймън седи на бюрото си, а водата тече по главата му."
"Bay Simon masasında oturuyor ve başına su akıyor.""Мистер Саймон сидит за своим столом, и вода льётся ему на голову".
"Bay Simon masasında oturuyor ve başına su akıyor.""מר סימון יושב מול השולחן שלו והמים מטפטפים לו על הראש."
"Bay Simon masasında oturuyor ve başına su akıyor.""السيد سايمون جالس على مكتبه وهناك ماء ينهمر على رأسه"
"Bay Simon masasında oturuyor ve başına su akıyor."「サイモン氏がデスクに座ってて 頭に水が垂れて来てます」って で 彼女にフランク・ロイド・ライトの話をした
Ben de onu bilgelik masası olarak adlandırmaya başladım.A když nás děda opustil, vzala jsem si ten stůl s sebou do mé kanceláře a teď mi ho připomíná.
Ben de onu bilgelik masası olarak adlandırmaya başladım.전 이걸 지혜의 테이블이라고 부른답니다.
Ben de onu bilgelik masası olarak adlandırmaya başladım.Nazwałam go stołem mądrości.
Ben de onu bilgelik masası olarak adlandırmaya başladım."que comecei a chamar-lhe a mesa da sabedoria.
Ben de onu bilgelik masası olarak adlandırmaya başladım.Saya menyebutnya meja kebijaksanaan.
Ben de onu bilgelik masası olarak adlandırmaya başladım.Tôi đã bắt đầu gọi nó là chiếc bàn uyên bác
Ben de onu bilgelik masası olarak adlandırmaya başladım.שהתחלתי לקרוא לו שולחן החכמה.
Ben de onu bilgelik masası olarak adlandırmaya başladım.و قد بدأت أسميها طاولة الحكمة.
Ben de onu bilgelik masası olarak adlandırmaya başladım.そして祖父が亡くなって、このテーブルは私が研究室用にと引き取ったの
Ben Steve Beckow. Kanada Göçmenlik ve Mülteci Masası eski üyesiyim.Я бывший сотрудник иммиграционной службы Канады.
Beyaz Saray'da, oturduğu bir masası var.A Fehérházban, van egy asztal aminél ülni szokott.
Beyaz Saray'da, oturduğu bir masası var.A la Maison Blanche, il y a ce bureau, celui qu'il utilise.
Beyaz Saray'da, oturduğu bir masası var.En la Casa Blanca, hay un escritorio donde él se sienta.
Beyaz Saray'da, oturduğu bir masası var.Han sitter vid ett skrivbord i Vita Huset.
İlgili Sayfalar