Tamam, Steve, buraya, masanın arkasına oturmanı istiyorum.Ok, Steve, voglio che tu ti sieda qua dietro.
Tamam, Steve, buraya, masanın arkasına oturmanı istiyorum.Стийв, седни тук отзад. Отлично.
Tamam, Steve, buraya, masanın arkasına oturmanı istiyorum.Так, Стив, присядьте здесь. Отлично.
Tüm bu gıdaların marketlere ve masanıza nasıl ulaştığı bu gecenin araştırma konusu.אבל איך כל האוכל הזה מגיע למרכולים וארוחת הערב שלך הם הנושא לתחקיר הערב.
Utanma. O seni şansın yardımıyla, masanın üzerinde ayakta tutar.Ha szerencséje van, akkor az asztalon állva is megdugja.
Utanma. O seni şansın yardımıyla, masanın üzerinde ayakta tutar.No sea tímida, con suerte se Io hará de pie sobre una mesa... a la portuguesa.
Utanma. O seni şansın yardımıyla, masanın üzerinde ayakta tutar.Μην ντρέπεσαι, με λίγη τύχη θα σε πάρει στα όρθια σε κάποιο τραπέζι.
Üzerinde güzel bir halı bulunan masanın yanında duruyor, elini de şarap kabının üzerine koymuş.Er steht neben einem mit einer schönen Decke geschmückten Tisch, und seine Hand ruht auf einem Weinkrug.
Üzerinde güzel bir halı bulunan masanın yanında duruyor, elini de şarap kabının üzerine koymuş.Stoi za stołem, który jest przykryty przepięknym kobiercem, a w ręku dzierży karafkę.
Üzerinde güzel bir halı bulunan masanın yanında duruyor, elini de şarap kabının üzerine koymuş.Stojí vedľa stola s nádherným kobercom a v ruke drží džbán vína.
Üzerinde güzel bir halı bulunan masanın yanında duruyor, elini de şarap kabının üzerine koymuş.Stojí vedle stolu, na kterém je krásný koberec a ruku má na džbánku s vínem.
Üzerinde güzel bir halı bulunan masanın yanında duruyor, elini de şarap kabının üzerine koymuş.Він стоїть коло столу з чудовою скатертиною і тримає кувшин з вином.
Ve benim gibi balıkçılar sayesinde masanda yemeğin oluyor.E é por causa de pescadores como eu que tens comida na mesa.
Ve bu kadar tanıtım, ve masanın üzerine fırlattı egemenlerin bir çift, o han onun dörtte aldı.A s tím hodně úvodu, že i několik panovníků hodil na stůl, vzal do svého bytu v hospodě.
Ve bu kadar tanıtım, ve masanın üzerine fırlattı egemenlerin bir çift, o han onun dörtte aldı.A s tým veľa úvode, že aj niekoľko panovníkov hodil na stôl, vzal do svojho bytu v krčme.
Ve bu kadar tanıtım, ve masanın üzerine fırlattı egemenlerin bir çift, o han onun dörtte aldı.A z tym wiele wprowadzenie, że i kilku władców rzucił na stół wziął swoje czwarte w karczmie.
Ve bu kadar tanıtım, ve masanın üzerine fırlattı egemenlerin bir çift, o han onun dörtte aldı.En met zoveel inleiding, dat en een paar van vorsten geworpen op de tafel, nam hij zijn kamer in de herberg.
Ve bu kadar tanıtım, ve masanın üzerine fırlattı egemenlerin bir çift, o han onun dörtte aldı.És ennyi bevezető, ezt és néhány uralkodó dobta az asztalra, ő vette fel a szállására a fogadóban.
Ve bu kadar tanıtım, ve masanın üzerine fırlattı egemenlerin bir çift, o han onun dörtte aldı.In s tem veliko uvod, to in nekaj suvereni vrgel na mizo, je vzel četrtine v gostilni.
Ve bu kadar tanıtım, ve masanın üzerine fırlattı egemenlerin bir çift, o han onun dörtte aldı.Ja että paljon käyttöönotto, että sekä pari hallitsijat heitti pöydälle, Hän otti neljäsosaa majatalossa.
Ve bu kadar tanıtım, ve masanın üzerine fırlattı egemenlerin bir çift, o han onun dörtte aldı.Och med så mycket introduktion, det och ett par härskare slängde på bordet, han tog sitt kvarter i härbärget.
Ve bu kadar tanıtım, ve masanın üzerine fırlattı egemenlerin bir çift, o han onun dörtte aldı.그리고 그 많은 소개와 함께, 그와 테이블 위에 떨어져 sovereigns의 커플 그는 여관에서 자신의 숙소를했다.
Ve bu kadar tanıtım, ve masanın üzerine fırlattı egemenlerin bir çift, o han onun dörtte aldı.Và với điều đó giới thiệu nhiều, và một vài sovereigns xôi trên bảng, ông quý của mình trong quán trọ.
Ve bu kadar tanıtım, ve masanın üzerine fırlattı egemenlerin bir çift, o han onun dörtte aldı.Y con esa introducción mucho, eso y un par de soberanos arrojó sobre la mesa, se alojó en la posada.
Ve bu kadar tanıtım, ve masanın üzerine fırlattı egemenlerin bir çift, o han onun dörtte aldı.И с толкова много въвеждане, че и няколко на владетелите, хвърли на масата, той пое четвърти в гостилницата.
Ve bu kadar tanıtım, ve masanın üzerine fırlattı egemenlerin bir çift, o han onun dörtte aldı.И с этим гораздо введении, что и пару государей бросил на стол, Он поселился в гостинице.
Ve bu kadar tanıtım, ve masanın üzerine fırlattı egemenlerin bir çift, o han onun dörtte aldı.І з цим набагато введенні, що і пару государів кинув на стіл, Він оселився в готелі.
Ve bu kadar tanıtım, ve masanın üzerine fırlattı egemenlerin bir çift, o han onun dörtte aldı.ومع هذا التقديم من ذلك بكثير ، أن وزوجين من الملوك النائية على الطاولة ، تولى مقر إقامته في فندق.
Ve bu kadar tanıtım, ve masanın üzerine fırlattı egemenlerin bir çift, o han onun dörtte aldı.彼は、宿屋で彼の四分の一を取り上げた。 彼女は彼と食事を準備するために行く間夫人ホールは、火をつけた、そこに彼を残し
Ve bunun nedeni masanin sizin uzerinizde uyguladigi esit ve ters yonlu kuvvet.A to proto, že deska stolu na vás působí stejně velkou silou opačného směru.
Ve bunun nedeni masanin sizin uzerinizde uyguladigi esit ve ters yonlu kuvvet.Jest tak, ponieważ biurko działa na Twoją rękę siłą równą co do wartości i kierunku, ale przeciwnie zwróconą.
Ve bunun nedeni masanin sizin uzerinizde uyguladigi esit ve ters yonlu kuvvet.책상이 당신이 가한 힘과 같은 크기의 힘을 당신에게 가하고 있기 때문입니다
Ve bunun nedeni masanin sizin uzerinizde uyguladigi esit ve ters yonlu kuvvet.Κι αυτό συμβαίνει γιατί το γραφείο ασκεί μια ίση σε μέτρο και αντίθετη σε φορά δύναμη πάνω σας.
Ve bunun nedeni masanin sizin uzerinizde uyguladigi esit ve ters yonlu kuvvet.І це тому, що стіл прикладає рівну та протилежну силу до вашої.
Ve bunun nedeni masanin sizin uzerinizde uyguladigi esit ve ters yonlu kuvvet.Това е защото бюрото упражнява равнодействуваща и противодействаща сила спрямо вас.
Ve bunun nedeni masanin sizin uzerinizde uyguladigi esit ve ters yonlu kuvvet.כלפי מטה. זה בגלל השולחן מפעיל עליכם כוח שווה ומנוגד.
Ve bunun nedeni masanin sizin uzerinizde uyguladigi esit ve ters yonlu kuvvet.وهذا لأن الطاولة تؤثر عليك بقوة مساوية ومعاكسة لقوتك
Ve bunun nedeni masanin sizin uzerinizde uyguladigi esit ve ters yonlu kuvvet.「同じ大きさで、押し返す力」ってことなんだ。 もし、何も感じなかったら
Ve bu ofiste, artık masanda alışmana gerek yok, politikacılar gibi.Aşa că, în acest birou, nu mai lucrezi la birou, ca un politician.
Ve bu ofiste, artık masanda alışmana gerek yok, politikacılar gibi.Así es que, en esta oficina no se trabaja en un escritorio como un político.
Ve bu ofiste, artık masanda alışmana gerek yok, politikacılar gibi.Donc, dans ce bureau, on ne travaille plus à son bureau, comme un homme politique.
Ve bu ofiste, artık masanda alışmana gerek yok, politikacılar gibi.In diesem Büro arbeitet man nicht mehr an seinem Schreibtisch, wie ein Politiker.
Ve bu ofiste, artık masanda alışmana gerek yok, politikacılar gibi.그래서 이 공간에서는 정치인처럼 책상에 앉아 일하지 않아도 됩니다.
Ve bu ofiste, artık masanda alışmana gerek yok, politikacılar gibi.Quindi, in questo ufficio, non lavorate più alla scrivania, come un politico.
Ve bu ofiste, artık masanda alışmana gerek yok, politikacılar gibi.Tak więc w tym biurze nie pracujecie już przy biurku, jak politycy.
Ve bu ofiste, artık masanda alışmana gerek yok, politikacılar gibi.Έτσι, σε αυτό το γραφείο δεν θα δουλεύεις πια σε ένα έπιπλο, σαν ένας πολιτικός.
Ve bu ofiste, artık masanda alışmana gerek yok, politikacılar gibi.В този офис вече не работиш на бюрото си като политик.
Ve bu ofiste, artık masanda alışmana gerek yok, politikacılar gibi.В этом офисе, вы больше не сидите за столом, как бюрократ.
Ve bu ofiste, artık masanda alışmana gerek yok, politikacılar gibi.לכן, במשרד הזה, אתה לא עובד יותר ליד השולחן, כמו פוליטיקאי.
Ve bu ofiste, artık masanda alışmana gerek yok, politikacılar gibi.إذن، في هذا المكتب، لم تعد تعمل في مكتبك ، مثل السياسيين.
Ve bu ofiste, artık masanda alışmana gerek yok, politikacılar gibi.政治家のように机に向かって働く必要はありません 座ったり 寝たり 遊んだり
Ve hala kendi masanızdaki raflar gibi eğlenceli şeyler yapabilirsinizAnda dapat bersenang-senang seperti membuat rak di desktop anda.
Ve hala kendi masanızdaki raflar gibi eğlenceli şeyler yapabilirsinizE ainda podemos fazer coisas divertidas como fazer prateleiras no desktop. (Risos)
Ve hala kendi masanızdaki raflar gibi eğlenceli şeyler yapabilirsinizEn je kunt er nog steeds geinige dingen mee doen, zoals stapelen op planken naast je bureaublad.
Ve hala kendi masanızdaki raflar gibi eğlenceli şeyler yapabilirsinizE puoi ancora fare cose divertenti come creare una mensola.
Ve hala kendi masanızdaki raflar gibi eğlenceli şeyler yapabilirsinizÉs még csinálhatsz vicces dolgokat, mint például polcokat az asztalodon.
Ve hala kendi masanızdaki raflar gibi eğlenceli şeyler yapabilirsinizEt vous pouvez toujours faire des choses amusantes comme construire une étagère sur votre espace de travail.
Ve hala kendi masanızdaki raflar gibi eğlenceli şeyler yapabilirsiniz여전히 여러분의 책상 위에서 처럼 재밌게 할 수 있죠.
Ve hala kendi masanızdaki raflar gibi eğlenceli şeyler yapabilirsinizMan kan fortfarande göra roliga saker som till exempel hyllor på skrivbordet.
Ve hala kendi masanızdaki raflar gibi eğlenceli şeyler yapabilirsinizNadal można się pobawić, np. ustawiając na pulpicie półki.