"Sal, süslü sayılar ve harflerden oluşan masan güzelmiş. Ancak ne bu masa ne işe yarıyor."Sal, Yah, itu bagus,sebuah tabel angka yang menarik kata-kata dan notasi yang menarik Tapi, apa gunanya?"
"Sal, süslü sayılar ve harflerden oluşan masan güzelmiş.Sal, bem, isso é legal, uma tabela de números com palavras fantásticas e notação fantásticas.
"Sal, süslü sayılar ve harflerden oluşan masan güzelmiş."Sal, nun, das ist schön, eine Tabelle mit Zahlen mit Phantasie
"Sal, süslü sayılar ve harflerden oluşan masan güzelmiş."Sal, Tja, det är trevligt, en tabell av tal med fancy ord och snygga beteckningar.
"Sal, süslü sayılar ve harflerden oluşan masan güzelmiş."סאל זה יפה מאוד והכל, טבלה של מספרים עם מילים
"Sal, süslü sayılar ve harflerden oluşan masan güzelmiş."حسناً، هذا جميل، جدول اعداد يحتوي على
Sanırım masan burda değil.책상이 없나봐 책상이 없나보네~
Sanırım masan burda değil.Kurasa mejamu bukan di sini.
Sanırım masan burda değil.Ik denk dat je tafel niet hier is.
Sanırım masan burda değil.Jag antar att din bänk inte är här.
Sanırım masan burda değil.J'ai l'impression que ta table n'est pas là.
Sanırım masan burda değil.Azt hiszem, hogy az asztalod nincs itt
Sanırım masan burda değil.Hádám, že tvůj stůl tu není.
Sanırım masan burda değil.Ich glaube, dein Tisch ist nicht hier.
Sanırım masan burda değil.Mi sembra che il tuo banco non sia qui ...
Sanırım masan burda değil.Mi se pare ca banca ta nu este aici.
Sanırım masan burda değil.Mislim da tvoje mize ni tukaj.
Sanırım masan burda değil.Najwidoczniej twojej ławki tu nie ma.
Sanırım masan burda değil.Pulpettisi ei taida olla täällä.
Sanırım masan burda değil.Tak si myslím, že tvoj stôl tu nie je.
Sanırım masan burda değil.Tao đoán bàn của mày không có ở đây.
Sanırım masan burda değil.Απ'ότι φαίνεται το θρανίο σου λείπει.
Sanırım masan burda değil.Похоже, твоей парты здесь нет. Ведь здесь ей не место.
Sanırım masan burda değil.אני מניחה שהשולחן לא כאן.
Sanırım masan burda değil.أعتقد أن طاولتك ليست هنا.
Sanırım masan burda değil.庶民が私たちとどうやって勉強するのかしら?
Siz pinpon oynarken, top ne zaman masanın bir yerine degse, dalgalar yayılıyor ve balıklar kaçışıyor.Cand jucai ping-pong, oricand bila lovea o parte a mesei undele se raspandeau iar pestele fugea.
Siz pinpon oynarken, top ne zaman masanın bir yerine degse, dalgalar yayılıyor ve balıklar kaçışıyor.Enquanto se joga ping-pong, sempre que a bola bate na mesa as ondas espalham-se e os peixes fogem.
Siz pinpon oynarken, top ne zaman masanın bir yerine degse, dalgalar yayılıyor ve balıklar kaçışıyor.I podczas gry, gdy tylko piłeczka uderzy w jakąś część stołu fale się rozbryzgują a ryby uciekają.
Siz pinpon oynarken, top ne zaman masanın bir yerine degse, dalgalar yayılıyor ve balıklar kaçışıyor.탁구공이 탁구대를 부딪힐때마다 물결이 퍼져나가고, 물고기들은 도망치게 됩니다.
Siz pinpon oynarken, top ne zaman masanın bir yerine degse, dalgalar yayılıyor ve balıklar kaçışıyor.Mentre si gioca, quando la palla colpisce una parte del tavolo si diffondono le onde e i pesci si allontanano.
Siz pinpon oynarken, top ne zaman masanın bir yerine degse, dalgalar yayılıyor ve balıklar kaçışıyor.Pokaždé, když se míček dotknul povrchu, způsobil kruhy kolem místa dopadu a rybičky vyplašil.
Siz pinpon oynarken, top ne zaman masanın bir yerine degse, dalgalar yayılıyor ve balıklar kaçışıyor.Saat kita bermain tenis meja, ketika bola menyentuh meja air akan beriak dan ikannya lari.
Siz pinpon oynarken, top ne zaman masanın bir yerine degse, dalgalar yayılıyor ve balıklar kaçışıyor.Tijdens het pingpongen verschijnen er, telkens als de bal de tafel raakt golven en vluchten de vissen weg.
Siz pinpon oynarken, top ne zaman masanın bir yerine degse, dalgalar yayılıyor ve balıklar kaçışıyor.Wenn man spielt und der Ball auf dem Tisch aufkommt, breiten sich Wellen aus und die Fische schwimmen davon.
Siz pinpon oynarken, top ne zaman masanın bir yerine degse, dalgalar yayılıyor ve balıklar kaçışıyor.И во время игры, каждый раз когда шарик ударяется о поверхность стола по воде идут круги и рыба уплывает.
Siz pinpon oynarken, top ne zaman masanın bir yerine degse, dalgalar yayılıyor ve balıklar kaçışıyor.І кожного разу, як м'ячик торкався однієї половини стола, на воді з'являлись брижі, і риба тікала.
Siz pinpon oynarken, top ne zaman masanın bir yerine degse, dalgalar yayılıyor ve balıklar kaçışıyor.וכשאתם משחקים פינג פונג, כשהכדור פוגע בנקודה בשולחן הגלים מתפשטים והדגים בורחים.
Siz pinpon oynarken, top ne zaman masanın bir yerine degse, dalgalar yayılıyor ve balıklar kaçışıyor.وأثناء اللعب كلما اصطدمت الكرة بجزء من الطاولة تموجت المياه وابتعد السمك عنها
Siz pinpon oynarken, top ne zaman masanın bir yerine degse, dalgalar yayılıyor ve balıklar kaçışıyor.そこに水紋が広がって魚が逃げます しかしボールはテーブルの反対側に当たって
Şu resimdeki siz olabilirsiniz ya da masanızın altındaki bir şey.Apakah Anda di dalam gambaran itu atau sesuatu di bawah meja Anda.
Şu resimdeki siz olabilirsiniz ya da masanızın altındaki bir şey.Attól, hogy te vagy az azon a képen, vagy valami az asztalod alatt.
Şu resimdeki siz olabilirsiniz ya da masanızın altındaki bir şey.Ben jij dat daar in beeld of is het iets onder je bureau.
Şu resimdeki siz olabilirsiniz ya da masanızın altındaki bir şey.Che siate voi nell'immagine o qualcosa sotto la vostra scrivania.
Şu resimdeki siz olabilirsiniz ya da masanızın altındaki bir şey.Dù đó là các bạn trong một bức tranh hay cái gì đó dưới bàn của bạn.
Şu resimdeki siz olabilirsiniz ya da masanızın altındaki bir şey.Nie ważne, czy na obrazku jesteście wy, czy coś pod waszym biurkiem.
Şu resimdeki siz olabilirsiniz ya da masanızın altındaki bir şey.Ob das im Bild nun Sie sind oder die Situation unter Ihrem Schreibtisch.
Şu resimdeki siz olabilirsiniz ya da masanızın altındaki bir şey.Ya sea usted en esa foto o algo debajo de su escritorio,
Şu resimdeki siz olabilirsiniz ya da masanızın altındaki bir şey.Είτε είστε εσείς σε αυτήν την εικόνα είναι κάτι κάτω από το γραφείο σας.
Şu resimdeki siz olabilirsiniz ya da masanızın altındaki bir şey.Дали това на онази снимка сте вие, или нещо под бюрото ви.
Şu resimdeki siz olabilirsiniz ya da masanızın altındaki bir şey.Не вы ли на этой картинке? Или это что-то под вашим столом?
Tamam, Steve, buraya, masanın arkasına oturmanı istiyorum.Bien, Steve, quiero que tomes asiento justo aquí atrás.
Tamam, Steve, buraya, masanın arkasına oturmanı istiyorum.Bine. Steve, vreau sa iei loc, chiar aici.
Tamam, Steve, buraya, masanın arkasına oturmanı istiyorum. Harika.Ok, Steve, ich will dass du dich hinsetzt, hier hinten, ausgezeichnet.
Tamam, Steve, buraya, masanın arkasına oturmanı istiyorum. Harika.Εντάξει, Steve, θέλω να καθίσεις ,πίσω από εδώ.
Tamam, Steve, buraya, masanın arkasına oturmanı istiyorum.Oké Steve, je kan daar gaan zitten, precies hierachter.
Tamam, Steve, buraya, masanın arkasına oturmanı istiyorum.OK, Steve, foglaljon helyet az asztalnál.
Tamam, Steve, buraya, masanın arkasına oturmanı istiyorum.OK, Steve, je veux que tu prennes un siège, juste là derrière.
Tamam, Steve, buraya, masanın arkasına oturmanı istiyorum.OK, Steve, tôi muốn anh ngồi ở đây, ngay sau đây.
Tamam, Steve, buraya, masanın arkasına oturmanı istiyorum.OK Steve, usiądź tutaj, za stolikiem.