Ana içeriğe geç
Sözlük

masadan ile cümle

masadan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Masadan bir çatal düştü.A fork fell off the table.
Bu masa o masadan daha iyidir.This desk is better than that one.
Hizmetçi bulaşıkları hemen masadan temizledi.The maid immediately cleaned the dishes from the table.
O kanepe bu masadan daha az pahalı.That sofa is less expensive than this table.
Lütfen kitabınızı bu masadan alın.Please take your book off this table.
Kendimi masadan muaf tuttum.I excused myself from the table.
Masadan tabakları temizledim.I cleared the table of the dishes.
Kabulde masadan masaya dolaştı.He circulated from table to table at the reception.
Kağıtları masadan kaldırdı.She removed the papers from the desk.
Bulaşıkları masadan kaldırdı.She cleared away the dishes from the table.
O, akşam yemeğinden sonra masadan ayrıldı.She left the table after dinner.
Kedi masadan atlar.The cat jumps off the table.
O, yemekten sonra masadan yemekleri temizlendi.She cleared the dishes from the table after dinner.
O kedinin masadan inmek için yardıma ihtiyacı var.That cat needs help to climb off a table.
Tom ben masadan uzaktayken pilavımın birazını yedi.Tom ate some of my rice while I was away from the table.
Tom masadan bir şey aldı.Tom picked up something off the table.
Tom masadan kalktı ve mutfağa gitti.Tom got up from the table and went into the kitchen.
Tom parayı masadan aldı.Tom took the money off the table.
Tom masadan kalktı.Tom got up from the table.
Kitapları masadan alın, lütfen.Take the books away from the table, please.
Dirseklerinizi masadan kaldırın.Take your elbows off the table.
Tom masadan vazoyu düşürdü.Tom knocked the vase off the table.
Sen cep telefonunu masadan aldın.You took the cellphone from the table.
Fincan masadan düştüğünde kırıldı.The cup broke when it fell off the table.
Tom gazetelerin birini masadan aldı ve onun adı okununcaya kadar bekledi.Tom took one of the newspapers from the table and waited until his name was called.
Hiç kimse masadan kalkmak istemedi.Nobody wanted to get up from the table.
O, telefon görüşmesi yapmak için birkaç kez masadan ayrıldı.She left the table several times to make phone calls.
Bilinmeyen bir nedenle, masadan kalktı ve şarkı söylemeye başladı.For some unknown reason, he got up on the table and started singing.
Tom izin istedi ve masadan ayrıldı.Tom excused himself and left the table.
Tom bazen köpeğine masadan artanları veriyor.Tom sometimes feeds his dog table scraps.
Tom yemeğini bitirmeden masadan ayrıldı.Tom left the table without finishing his meal.
Masa örtüsünü eline alır ve hızlıca masadan çeker, ve bütün yemekler havada uçuşurdu.He'd pick up the tablecloth and just pull it off the table, and all the food would go flying.
Beckmann masadan bir şişe şarap ve biraz ekmek alıp çıkar.Beckmann steals a bottle of rum and some bread from the dinner table, then leaves.
Yemek odası genellikle sandalyeler ve masadan oluşur.Beds usually built by moving seats and tables.
Odadaki eşyalar temelde, bir yatak, iki sandalye ve bir masadan oluşuyor.The furniture in the room consisted of one bed and two chairs.
Haklı onun masadan düştüm!He would've fallen right off his desk!
Masadan 10 milyon dolar kalkmýţ Ezel'le beraber.That was a big game.
Öyle deđil mi Selma Haným? Ezel Bey masadan ne zaman kalkacađýný bilir.Ms. Selma brought you here, I wouldn't like to upset her
Ve o adam masadan kendini geriye çekti. Ayakları yok.And that guy pushed himself back from the table ... he has no legs.
Geri kalan zaman 'dirseklerini masadan indir' veya 'ketçapı verir misin' şeklinde geçiyor.The rest of it's taken up with "take your elbows off the table" and "pass the ketchup."
Neredeyse beklerdim masadan kalkıp onun kıçını öpmeni.I half expected you to get up from the table and kiss his arse.
Annesine kızan Lumir gözyaşları içinde masadan ayrılır.Upset at her mother, Lumir leaves the table in tears.
Odadaki eşyalar temelde, bir yatak, iki sandalye ve bir masadan oluşuyor.Das Zimmer ist sehr einfach eingerichtet, ein Bett, zwei Stühle und ein Tisch.
Bu masa o masadan daha iyidir.Esta mesa es mejor que esa.
Vazo masadan düştü ve paramparça oldu.El florero se cayó de la mesa y se hizo añicos.
Lütfen kitabınızı bu masadan alın.Por favor, quite su libro de esta mesa.
Odadaki eşyalar temelde, bir yatak, iki sandalye ve bir masadan oluşuyor.En la cámara había dos sillas, un dosel, una cama y una silla de manos.
Masadan bir çatal düştü.Со стола упала вилка.
Odadaki eşyalar temelde, bir yatak, iki sandalye ve bir masadan oluşuyor.Всю обстановку его маленькой комнаты составляли кровать, два стола и несколько стульев.
Yemek odası genellikle sandalyeler ve masadan oluşur.Geralmente feito de uma escada ou mesa.
Yemek odası genellikle sandalyeler ve masadan oluşur.Dikwijls door een ruimte in te richten met stoelen en tafeltjes.
Yemek odası genellikle sandalyeler ve masadan oluşur.Fabryka produkowała przede wszystkim stoły i krzesła.
Çok kısa bir süre sonra Lavigne masadan kalkar.Gmina już niedługo zniknie z map.
Beckmann masadan bir şişe şarap ve biraz ekmek alıp çıkar.Kleinman bea un pahar de sherry și pleacă.
Garfield Odie'yi masadan atmayı çok seviyor.Lui Garfield și Odie nu le place de ele.
Odadaki eşyalar temelde, bir yatak, iki sandalye ve bir masadan oluşuyor.Bútorzatuk egy asztal, két lóca, egy szék s egy ágy volt.
Beckmann masadan bir şişe şarap ve biraz ekmek alıp çıkar.Joffrey syö palan piirasta ja juo viiniä.
Yemek odası genellikle sandalyeler ve masadan oluşur.Το βασικό είδος τραπεζιού είναι τυπικά συνδυασμένο με καρέκλες.
Odadaki eşyalar temelde, bir yatak, iki sandalye ve bir masadan oluşuyor.Værelset havde en divan, et bord og to stole.
Odadaki eşyalar temelde, bir yatak, iki sandalye ve bir masadan oluşuyor.Umumnya ia ditemukan di tempat tidur, kursi, atau sofa.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod