Ana içeriğe geç
Sözlük

masada ile cümle

masada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bırak da en azından sana masada yardımcı olayım.Măcar lasă-mă să te ajut cu masa.
Tom bitişik masadaki şekere uzandı.Tom s-a întins la masa alăturată după zahăr.
13 Ağustos'ta Brod'lara geldiğimde masada oturuyordu.Mikor augusztus 13-án megérkeztem Brodhoz, az asztalnál ült.
Tur: masada yeterli oyuncu bulunduğu sürece oynanır.Amíg ez sikerül, addig van joga a játékosnak az asztalnál maradni.
Onbaşı, kendi erleriyle bir masada yemek yer.A rokonság együtt evett egy asztalnál.
Masada genellikle 8 çubuk kullanılmaktadır.Általában 8 sornyi bábu található.
Odadaki eşyalar temelde, bir yatak, iki sandalye ve bir masadan oluşuyor.Bútorzatuk egy asztal, két lóca, egy szék s egy ágy volt.
Beckmann masadan bir şişe şarap ve biraz ekmek alıp çıkar.Joffrey syö palan piirasta ja juo viiniä.
Nakarattan sonra ropörtajcılar resimlerini çekiyor ve o da masadayken pembe lateks bir kıyafet giyiyo.Syntymäpäivänään Ruusunen pistää sormensa värttinään, mutta vaipuukin vain uneen.
Yemek odası genellikle sandalyeler ve masadan oluşur.Το βασικό είδος τραπεζιού είναι τυπικά συνδυασμένο με καρέκλες.
Masada bir vantilatör var.Υπάρχει ένας ανεμιστήρας πάνω στο τραπέζι.
Uzun ve büyük bir masada bütün yemekler servis edilir.Gæsterne spiste ved et stort, langt bord i spisestuen.
Odadaki eşyalar temelde, bir yatak, iki sandalye ve bir masadan oluşuyor.Værelset havde en divan, et bord og to stole.
Nakarattan sonra ropörtajcılar resimlerini çekiyor ve o da masadayken pembe lateks bir kıyafet giyiyo.Wartawan mengelilinginya dan mengambil foto, sementara dia berbaring di meja di sebuah gaun merah muda lateks.
Masadakiler sorar: "Peki sen ne olacaksın?"Kedengaran suara bertanya lagi, 'Siapakah kamu? '
Uzun ve büyük bir masada bütün yemekler servis edilir.Hidangan prasmanan disajikan di atas meja panjang.
Odadaki eşyalar temelde, bir yatak, iki sandalye ve bir masadan oluşuyor.Umumnya ia ditemukan di tempat tidur, kursi, atau sofa.
13 Ağustos'ta Brod'lara geldiğimde masada oturuyordu.Khi tôi tới nhà Brod vào 13 tháng Tám, cô ấy đang ngồi ở bàn.
Beckmann masadan bir şişe şarap ve biraz ekmek alıp çıkar.Dawn rót vào cốc một ít rượu và đưa cho Beth.
Masada genellikle bıçak bulunmaz.通常盤には封入されない。
Masada genellikle 8 çubuk kullanılmaktadır.通常盤では8pブックレットのみとなる。
Yemek odası genellikle sandalyeler ve masadan oluşur.オフィスワークにおいては通常、個人ごとに机と椅子とが割り当てられる。
13 Ağustos'ta Brod'lara geldiğimde masada oturuyordu.8月13日那天我来到布洛德家,她正坐在桌旁。
Yemek odası genellikle sandalyeler ve masadan oluşur.桌通常與椅一起出現。
Masada : İlk üretilen,yarı otomatik sivil modelidir.FS2000—最早的半自動民用型。
Masadaki mumlar yere düşünce ev yanmaya başlar.벽이 불에 탄 자국과 바닥의 재로 보아 집이 불에 타 무너진 것으로 보인다.
Orada KISS üyelerinin bir başka masada oturduğunu görürler.한번은 표결을 부칠 때 캔디 데스크에 모여있던 의원들을 다른쪽 줄의 자기 책상 앞으로 불러모았다.
Onbaşı, kendi erleriyle bir masada yemek yer.가족은 함께 식탁에 모여 식사를 했다.
Masadakiler sorar: "Peki sen ne olacaksın?"שאל המגיד: ומה את אומרת על כך?
Kontratın 17.8 milyon dolarlık kısmını masada bıraktı.הבעלים איבדו כ-16,000 ליש"ט על המיזם.
Garfield Odie'yi masadan atmayı çok seviyor.Гарфилд не обича Оди и го рита от масата.
Deney mermer yerine tahta bir masada daha iyi yapılıyordu.Експериментът сякаш работи по-добре на дървена маса, отколкото на мраморна плоча.
Masadakiler sorar: "Peki sen ne olacaksın?"На всекиго казвах: Че какъв си ти?
Odadaki eşyalar temelde, bir yatak, iki sandalye ve bir masadan oluşuyor.Скромната му стая е обзаведена само с маса, стол и креват.
13 Ağustos'ta Brod'lara geldiğimde masada oturuyordu.Kod Broda sam stigao 13. kolovoza, ona je sjedila za stolom.
Bu iki oyun da aynı masada ve aynı toplarla oynanır.Pri všetkých stoloch sa hrá s tými istými kartami.
Yemek odası genellikle sandalyeler ve masadan oluşur.Kapiteljska dvorana se pogosto pojavlja ob samostanski cerkvi ali stolnici.
Masadakiler sorar: "Peki sen ne olacaksın?"Kokoške so se zgražale: "Kakšni možje pa ste?"
Birçok masada kalecilerin oyun alanındaki hareket uzunluğu sınırlıdır.Tam tikruose žaidimo serveriuose klasių pasirinkimas yra ribotas.
Masadaki kitaba bak.Žiūrėk į knygą ant stalo.
Daha dün buradaydı ve şu masada kahvesini içiyordu.Kujutage ette, ta istus laua taga ja sõi.
9 Numaralı masadaki müşteri fasülye çorbası istedi.Clientul de la masa 9 a comandat ciorba de fasole.
9 Numaralı masadaki müşteri fasülye çorbası istedi.Der Kunde bei Tisch 9 hat einen Bohnenpaste Suppe bestellt.
9 Numaralı masadaki müşteri fasülye çorbası istedi.Een klant bij tafel 9 heeft een bonensaus soep besteld.
9 Numaralı masadaki müşteri fasülye çorbası istedi.Il cliente al tavolo 9 ha ordinato una zuppa di pasta di fagioli.
9 Numaralı masadaki müşteri fasülye çorbası istedi.Khách ở bàn 9 gọi súp đậu đấy.
9 Numaralı masadaki müşteri fasülye çorbası istedi.Klient przy 9 stole zamówił zupę z pasty fasolowej.
9 Numaralı masadaki müşteri fasülye çorbası istedi.Kunden vid bord 9 har beställt bön soppa.
9 Numaralı masadaki müşteri fasülye çorbası istedi.Le client à la table 6 a commandé une soupe à la pâte d'haricot.
9 Numaralı masadaki müşteri fasülye çorbası istedi.Pelanggan nomer 9 memesan sup tauge.
9 Numaralı masadaki müşteri fasülye çorbası istedi.Stranka za mizo 9 je naročila fižolovko.
9 Numaralı masadaki müşteri fasülye çorbası istedi.Ο πελάτης στο τραπέζι 9 παρήγγειλε σούπα με φασόλια.
9 Numaralı masadaki müşteri fasülye çorbası istedi.Клиент за 9 столом заказал суп с соевой пастой.
A.B.D.'ye karşı sanal saldırılar gerçekleşmesi durumunda, tüm seçeneklerin masada olduğunu belirtti.Il ne fait que se rajouter au dispositif de la terreur déjà existante.
A.B.D.'ye karşı sanal saldırılar gerçekleşmesi durumunda, tüm seçeneklerin masada olduğunu belirtti.미국에 대한 사이버 공격이 있을 때 어떤 공격도 감행할 수 있다는 발언을 했습니다.
A.B.D.'ye karşı sanal saldırılar gerçekleşmesi durumunda, tüm seçeneklerin masada olduğunu belirtti.הצהיר שבמקרה של מתקפת סייבר על ארה"ב, כל האופציות נמצאות על השולחן.
A.B.D.'ye karşı sanal saldırılar gerçekleşmesi durumunda, tüm seçeneklerin masada olduğunu belirtti.وذكر أنه في حال وقوع هجمات الكترونية على الولايات المتحدة ، سوف تكون جميع الخيارات مطروحة على الطاولة.
A.B.D.'ye karşı sanal saldırılar gerçekleşmesi durumunda, tüm seçeneklerin masada olduğunu belirtti.明らかにしました サイバー兵器は実世界の
Aferin sana. 9 Numaralı masadaki müşteri fasülye çorbası istedi.수고했어, 9번 태이블에 된장 찌개 하나,
Aferin sana. 9 Numaralı masadaki müşteri fasülye çorbası istedi.اه عمل ممتاز.. الزبون في الطاوله رقم 9 , طلب حساء الفاصوليا
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod