Masa örtüsü dolapta.The tablecloth is in the cabinet.
Maalesef masa örtüsüne kahve döktüm.I'm afraid I spilled coffee on the tablecloth.
Tom satın aldığı yeni masa örtüsünü masaya koydu.Tom put the new tablecloth he had just bought on the table.
Tom yeni aldığı masa örtüsüyle masayı örttü.Tom covered the table with the new tablecloth he'd just bought.
Dört tane yeni masa örtüsü satın aldım.I bought four new tablecloths.
Bir dizi masa örtüsü ve peçete aldım.I bought a set of table linen.
Tom otururken, masaya çarptı ve kahvesi masa örtüsüne döküldü.As Tom sat down, he bumped the table and his coffee spilled onto the tablecloth.
Garson masaya beyaz bir masa örtüsü koydu.The waitress put a white tablecloth on the table.
Masaya yeni aldığı masa örtüsünü serdi.He put the new tablecloth he had just bought on the table.
Yuvarlak masanın üstünde kareli bir masa örtüsü seriliydi.The round table was covered by a checkered tablecloth.
Masa örtüsünü eline alır ve hızlıca masadan çeker, ve bütün yemekler havada uçuşurdu.He'd pick up the tablecloth and just pull it off the table, and all the food would go flying.
"Öyle olsun," Mrs. Hall, masa örtüsü ve başından yayılmış dedi. tablosu."So be it," said Mrs. Hall, taking up the table-cloth and beginning to spread it over the table.
"Masa örtüsü hakkında atma gibi geliyor," dedi Hall."Sounds like throwing the table-cloth about," said Hall.
Hall, masa örtüsü ve başından yayılmış dedi. tablosu.Hall, amely felveszi a terítő, és elkezdi terjeszteni át az asztalra.
"Masa örtüsü hakkında atma gibi geliyor," dedi Hall.Âm thanh như ném bảng vải về ", ông Hall.
"Masa örtüsü hakkında atma gibi geliyor," dedi Hall."Brzmi jak rzucanie obrus o", powiedział Hall.
"Masa örtüsü hakkında atma gibi geliyor," dedi Hall."Kedengarannya seperti melempar meja-kain sekitar," kata Hall.
"Masa örtüsü hakkında atma gibi geliyor," dedi Hall."Klingt wie das Werfen das Tischtuch zu", sagte Hall.
"Masa örtüsü hakkında atma gibi geliyor," dedi Hall."Klinkt als het gooien van het tafellaken over", zegt Hall.
"Masa örtüsü hakkında atma gibi geliyor," dedi Hall."에 대한 테이블 천으로를 던지는 것 같은데,"홀 고 말했다.
"Masa örtüsü hakkında atma gibi geliyor," dedi Hall."Kuulostaa heittää pöytäliinan noin", sanoi Hall.
"Masa örtüsü hakkında atma gibi geliyor," dedi Hall."Låter som att kasta duken om", sade Hall.
"Masa örtüsü hakkında atma gibi geliyor," dedi Hall."On dirait jeter la nappe," a dit Hall.
"Masa örtüsü hakkında atma gibi geliyor," dedi Hall."Parece que jogar a toalha de mesa sobre", disse Hall.
"Masa örtüsü hakkında atma gibi geliyor," dedi Hall."Podoben metanje namizni prt o tem," je povedal Hall.
"Masa örtüsü hakkında atma gibi geliyor," dedi Hall."Suena como tirar el mantel sobre", dijo Hall.
"Masa örtüsü hakkında atma gibi geliyor," dedi Hall."Suna ca aruncarea tabelul de-cârpă despre", a spus Hall.
"Masa örtüsü hakkında atma gibi geliyor," dedi Hall."Suona come buttare la tovaglia su", ha detto Hall.
"Masa örtüsü hakkında atma gibi geliyor," dedi Hall."Úgy hangzik, mint vetve a terítő szó," mondta terem.
"Masa örtüsü hakkında atma gibi geliyor," dedi Hall."Znie to ako hádzať na obrus," povedal Hall.
"Masa örtüsü hakkında atma gibi geliyor," dedi Hall."Zní to jako házet na ubrus," řekl Hall.
"Masa örtüsü hakkında atma gibi geliyor," dedi Hall."Ακούγεται σαν ρίχνουν στο τραπέζι-πανί περίπου", είπε ο Χολ.
"Masa örtüsü hakkında atma gibi geliyor," dedi Hall."Звучи като хвърляне на масата кърпа за", каза Хол.
"Masa örtüsü hakkında atma gibi geliyor," dedi Hall."Похоже, бросая скатерти о", сказал Холл.
"Masa örtüsü hakkında atma gibi geliyor," dedi Hall."Схоже, кидаючи скатертини о", сказав Хол.
"Masa örtüsü hakkında atma gibi geliyor," dedi Hall."يبدو وكأنه رمي قطعة قماش حول الطاولة" ، وقال هول.
"Masa örtüsü hakkında atma gibi geliyor," dedi Hall.ミセスホールは、バーの後ろに現れた。
"Öyle olsun," Mrs. Hall, masa örtüsü ve başından yayılmış dedi. tablosu."فليكن" ، قالت السيدة هول ، تناول الجدول القماش وبداية لنشره وتعميمه على
"Öyle olsun," Mrs. Hall, masa örtüsü ve başından yayılmış dedi. tablosu.テーブル。 "問題がなければ、当然の - "
"Öyle olsun," Mrs. Hall, masa örtüsü ve başından yayılmış dedi. tablosu."Ainsi soit-il", a déclaré Mme Hall, prenant la nappe et le début de l'étaler sur
"Öyle olsun," Mrs. Hall, masa örtüsü ve başından yayılmış dedi. tablosu."Aşa să fie", a spus doamna Hall, preluarea tabelul de-pânză şi încep să-l întinde pe tabelul.
"Öyle olsun," Mrs. Hall, masa örtüsü ve başından yayılmış dedi. tablosu."Así sea", dijo la señora Hall, tomando el mantel y comenzando a difundir más
"Öyle olsun," Mrs. Hall, masa örtüsü ve başından yayılmış dedi. tablosu."Assim seja", disse a Sra. Hall, ocupando a toalha de mesa e começam a espalhar-lo sobre a mesa.
"Öyle olsun," Mrs. Hall, masa örtüsü ve başından yayılmış dedi. tablosu."Così sia", disse la signora Hall, riprendendo la tovaglia e cominciando a diffondersi sopra il tavolo.
"Öyle olsun," Mrs. Hall, masa örtüsü ve başından yayılmış dedi. tablosu. "Eğer memnunsanız, tabii ki""Budiž," řekla paní Hall, začínat s ubrusem a začal ji šířit po v tabulce.
"Öyle olsun," Mrs. Hall, masa örtüsü ve başından yayılmış dedi. tablosu. "Eğer memnunsanız, tabii ki""Buď," povedala pani Hall, začínať s obrusom a začal ju šíriť po v tabuľke.
"Öyle olsun," Mrs. Hall, masa örtüsü ve başından yayılmış dedi. tablosu. "Eğer memnunsanız, tabii ki""Olkoon niin", sanoi rouva Hall, tarttuen pöytäliinan ja alkanut levitä sen yli taulukossa.
"Öyle olsun," Mrs. Hall, masa örtüsü ve başından yayılmış dedi. tablosu."Het zij zo," zei mevrouw Hall, toegang tot het tafellaken en begin te spreiden over de tafel.
"Öyle olsun," Mrs. Hall, masa örtüsü ve başından yayılmış dedi. tablosu."Jadi baik itu," kata Mrs Hall, mengambil meja-kain dan mulai menyebarkannya di meja.
"Öyle olsun," Mrs. Hall, masa örtüsü ve başından yayılmış dedi. tablosu."그럼 그렇게하지"부인 홀 테이블 천으로을 찍고 그것을 넘어 확산하기 시작했다
"Öyle olsun," Mrs. Hall, masa örtüsü ve başından yayılmış dedi. tablosu."Niech tak będzie," powiedziała pani Hall, podejmując obrus i zaczyna się szerzyć ją na tabeli.
"Öyle olsun," Mrs. Hall, masa örtüsü ve başından yayılmış dedi. tablosu."Så var det," sade fru Hall och tar upp duken och börjar sprida det över bordet.
"Öyle olsun," Mrs. Hall, masa örtüsü ve başından yayılmış dedi. tablosu."So sei es", sagte Mrs. Hall, die Aufnahme der Tischdecke und Anfang bis breitete sie sich über den Tisch.
"Öyle olsun," Mrs. Hall, masa örtüsü ve başından yayılmış dedi. tablosu."Tako je to," je rekla gospa Hall, ob nastopu mizo-krpo in že se je razširil preko tabeli.
"Öyle olsun," Mrs. Hall, masa örtüsü ve başından yayılmış dedi. tablosu."Vì vậy, có thể là," ông bà Hội trường, bảng vải và bắt đầu lây lan bảng.
"Öyle olsun," Mrs. Hall, masa örtüsü ve başından yayılmış dedi. tablosu."Ας είναι", είπε η κ. Hall, την ανάληψη του πίνακα-πανί και αρχίζει να εκτείνεται το τραπέζι.
"Öyle olsun," Mrs. Hall, masa örtüsü ve başından yayılmış dedi. tablosu."Да будет так", сказала миссис Холл, принимая на себя скатерть и начинает его постепенно в течение таблице.
"Öyle olsun," Mrs. Hall, masa örtüsü ve başından yayılmış dedi. tablosu.- Така да бъде, ", каза г-жа Hall, като таблицата кърпа и започва да го разпространява над таблицата.
"Öyle olsun," Mrs. Hall, masa örtüsü ve başından yayılmış dedi. tablosu."Хай буде так", сказала місіс Гол, приймаючи на себе скатертину і починає його поступово протягом таблиці.
"Sadece lütfen; üzgünüm cant bir yatak siz bir masa örtüsü yedek ve seferlik"그냥 원하는대로, 내가 미안 해요 어차피 매트리스 너희에게 식탁보를 보조하고, 카나