mas ile cümle

mas kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Beni en çok etkileyen masmavi gökyüzüydü.What impressed me most was the blue sky.
Bir kedi masaya oturdu.A cat sat on the table.
Tom'un işletme mastırı var.Tom has an MBA.
Tom geceleri uyku maskesi takar.Tom wears a sleep mask at night.
Tom tabağı masaya getirdi.Tom brought the dish over to the table.
Sami masasından çok hızlı kalktı.Sami got up from his table so fast.
Sami masum.Sami is innocent.
Sami masum insanları öldürdü.Sami killed innocent people.
Onlar masum olduklarını iddia ettiler.They claimed they were innocent.
Masum olduklarını söylediler.They said they were innocent.
Tom tabakları masaya dizdi.Tom set the plates down on the table.
Tom masada Mary'nin karşısında oturdu.Tom sat opposite Mary at the table.
Tom, Mary'ye masaj yapıyordu.Tom has been massaging Mary.
Ejderha bir masal canavarıdır.Dragons are fictional creatures.
Akşam yemeğinde masa altından ayaklarınızla oynaşıyor muydunuz?Were you playing footsie with each other at dinner?
Tom'un masasını taşımasına yardımcı oldum.I helped Tom move his desk.
Tom'un, kendi masasını taşımasına yardım ettim.I helped Tom move his desk.
Tom'un masasını taşımasına yardım ettim.I helped Tom carry his desk.
Tom masayı nemli bir bezle sildi.Tom wiped off the table with a damp rag.
Masanın üstünde yarısı yenmiş bir pizza vardı.There was a half-eaten pizza on the table.
Tom masayı devirdi.Tom took his ball and went home.
Masa tahtadan yapılmış.The table is made of wood.
Masa ahşap.The table is made of wood.
Tom'un masabaşı bir işi var.Tom has a white-collar job.
Bu masa sallanıyor.This table is wobbling.
Bu masa dengede durmuyor.This table is wobbling.
Masako, Japon bir kadındır.Masako is a Japanese woman.
Masako bir Japon kadınıdır.Masako is a Japanese woman.
Maalesef masa boşalana kadar beklemeniz gerekecek.Unfortunately you'll have to wait until the table is available.
NATO üyeliği çok masraflıdır.NATO membership is very costly.
Kalemi masanın altında değildi.His pen was not under the table.
Kalemin masanın altındaydı.Your pen was under the table.
Onlar masum Müslümanları öldürdüler.They killed innocent Muslims.
Masanın altında hiçbir şey yoktu.There was nothing under the table.
Genellikle masada birlikte yeriz.We usually eat together at the table.
Masanın altına saklandı.He hid under the table.
Bu masayı o kullanıyor.This desk is used by him.
Masanın altında saklanıyor.She's hiding under the table.
Birkaç dakika içinde masada ne varsa silip süpürdü.Within a few minutes, he had eaten up all the food on the table.
Masanın kenarına oturmuş gitarını çalıyordu.He was sitting on the edge of the desk playing his guitar.
Bana boşanma masraflarını karşılayamayacağını söyledi.He told me that he couldn't afford a divorce.
Masaya yeni aldığı masa örtüsünü serdi.He put the new tablecloth he had just bought on the table.
Yemeği masaya koyup herkese yemeğe buyurmalarını söyledi.He put the new tablecloth he had just bought on the table.
İzole edilmiş kişinin odasına maskesiz girmeyin.Don't enter the room of anyone in isolation without wearing a mask.
Sen de istifa mektubunu akşama kadar masama getireceksin.As for you, you will bring me your letter of resignation by this evening.
Sen istifa mektubunu akşama kadar masama getireceksin.You will bring me your letter of resignation by this evening.
Masada çatal bıçak var mı?Are there forks and knives on the table?
Tom evden çıkmadan maskesini, eldivenini ve siperliğini taktı.Tom put on his mask, gloves and face shield before leaving the house.
Lütfen maske takın.Please wear a mask.
Ofisine girdiğimde Tom masasında oturmuyordu.Tom wasn't sitting at his desk when I entered his office.
Şehirde dolaşmak için maske takmamız gerekecek.We'll have to wear a mask to walk around the city.
Bu masaya rezervasyon yapıldı mı?Is that table reserved?
Masaya bir tabak daha koyun. Misafirimiz var.Put another plate on the table. We have a guest.
Fransızca ders kitabım masamın üzerinde.My French textbook is on my desk.
Onun masum olduğundan hepimiz eminiz.We're all convinced of his innocence.
Tom sandalyelerle masayı aynı renge boyadı.Tom painted the chairs and the table the same color.
Tom'un annesi ona bir uyku masalı anlattı.Tom's mother read him a bedtime story.
Maskeli bir grup adam Tom'a saldırdı.A group of men wearing masks attacked Tom.
Maske takmış bir grup adam Tom'a saldırdı.A group of men wearing masks attacked Tom.
Tom bazen köpeğine masadan artanları veriyor.Tom sometimes feeds his dog table scraps.

İlgili Sayfalar