Ana içeriğe geç
Sözlük

mas ile cümle

mas kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom masanın üzerine oturdu.Tom sat on the table.
Boston'da bekleme masaları çok kazançlı olabilir.Waiting tables in Boston can be very lucrative.
Tom'un masası son derece temizdi.Tom's desk was perfectly clean.
Tom'un masası son derece temiz.Tom's desk is perfectly clean.
Tom arkadaşlarıyla bir masa oyunu oynadı.Tom played a board game with his friends.
Bir masal ve bir perimasalı arasındaki fark nedir?What's the difference between a fable and a fairytale?
Ayağa kalktım ve masayı temizlemeye başladım.I got up and began clearing the table.
Şuradaki masaya oturalım.Let's sit at that table over there.
Tom'un odasında bir masa ve bir kitaplık var.Tom has a desk and a bookcase in his room.
Tom dizini masaya vurdu.Tom banged his knee on the table.
Tom dizini masaya çarptı.Tom banged his knee on the table.
Tom kesinlikle masumdur.Tom is definitely innocent.
Tom köşede bir masada kendi başına oturuyordu ve bir kitap okuyordu.Tom was sitting by himself at a table in the corner and was reading a book.
Tom'un masum olduğuna hepimiz inanıyoruz.We're all convinced that Tom is innocent.
Masamda bir takvimim var.I have a calendar on my desk.
Eski bir maun masam var.I have an old mahogany desk.
Tom masanın üzerindeki mumu yaktı.Tom lit the candle that was on the table.
Tom pencerenin yakınındaki bir masada Mary ile oturuyordu.Tom was sitting at a table near the window with Mary.
Sami hala kendini masum bir kurban olarak resmetmekten hoşlanır.Sami still likes to portray himself as an innocent victim.
Tom sırt çantasını masaya attı.Tom tossed his backpack on the table.
Sami, cinayet konusunda masum olduğunda ısrar etti.Sami insisted that he was innocent of murder.
Masada kaç fincan var?How many cups are on the table?
Thomas'ın, masasının üzerinde ailesinin bir fotoğrafı var.Thomas has a picture of his family on his desk.
Sami masa oyunlarını seviyordu.Sami liked board games.
Sami masaüstü oyunlardan hoşlanıyordu.Sami liked board games.
Masanın altında bir sandık var.There is a crate under the table.
Sami maskeyi çıkardı.Sami removed the mask.
Tavan arasında yuvarlak bir masa vardı.In the attic, there was a round table.
Sami tüm masrafları ödüyordu.Sami paid all the expenses.
Marie omuzlarıma masaj yaptı.Marie massaged my shoulders.
Sami masaları ve sandalyeleri hazırladı.Sami set up the tables and chairs.
Tom sırt çantasını masaya koydu.Tom put his backpack on the table.
Sami masumiyetini iddia etmeyi hiç bırakmadı.Sami has never stopped claiming his innocence.
Tom bir masondur.Tom is a mason.
Mary bir masondur.Mary is a mason.
Tom masa tenisini oldukça iyi oynuyor.Tom plays table tennis fairly well.
Sami, Leyla'nın masasını vandalize etti.Sami vandalized Layla's desk.
Sami bir grup maskeli adam tarafından saldırıya uğradı.Sami was attacked by a group of masked men.
Sami bir maske takıyordu.Sami was wearing a mask.
Sami masum bir adamı öldürdü.Sami murdered an innocent man.
Sami gerçek doğasını saklayan bir maske takıyordu.Sami wore a mask that hid his true nature.
Tom masayı kurmamı istedi.Tom asked me to set the table.
Masada size gönderilmiş bir mektup var.There's a letter on the table addressed to you.
Masada senin için bir mektup var.There's a letter on the table for you.
Sami masaları çevirdi.Sami turned the tables.
Sami'nin gülümsemesi trajik bir geçmişi maskeliyor.Sami's smile masks a tragic past.
Sami masum bir genç adamın canını aldı.Sami took the life of an innocent young man.
Sami masum bir adamın canını aldı.Sami took the life of an innocent man.
Sami'nin savunması onun masumiyetini beyan etti.Sami's defense proclaimed his innocence.
Sami masumiyetini iddia etmeyi asla bırakmadı.Sami never stopped claiming his innocence.
Sami birçok insanı masum olduğuna ikna etti.Sami persuaded lots of people that he was innocent.
Sami'nin masumiyeti şüphe içinde kaldı.Sami's innocence remained in doubt.
Sami kendisinin masum olduğunu iddia ediyor.Sami maintains he's innocent.
Sami bir masum insanı daha öldürdü.Sami killed another innocent person.
Sami başka bir masum insanı öldürdü.Sami killed another innocent person.
Sami'nin maskesi kaydı.Sami's mask slipped.
Neden yemek masasında değilsin?Why aren't you at the dinner table?
Sami bir maske taktı.Sami wore a mask.
Sami çantasını masaya attı.Sami threw his bag on the table.
Sami masumiyetini öldüğü güne kadar sürdürecek.Sami will maintain his innocence until the day he dies.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
mas ile cümle - Sayfa 32 - mas kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App