Ana içeriğe geç
Sözlük

mas ile cümle

mas kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Masayı temizleyeyim.Let me clear the table.
Ben bir gaz maskesi taktım.I put on a gas mask.
Tom Mary'ye kalp masajı yaptı ve onun hayatını kurtardı.Tom gave Mary CPR and saved her life.
Tom, Mary'nin elini masanın altında tuttu.Tom held Mary's hand under the table.
Masada renkli çiçeklerle duran beyaz bir vazo var.There's a white vase, with colourful flowers, standing on the table.
Çocuklarım masada oturuyor.My children are sitting at the table.
Tom yemek odası masasına üç tane mum koydu.Tom put three candles on the dining room table.
Tom masanın üzerine Mary'nin ismini çizdi.Tom scratched Mary's name on the table.
Tom sadece birkaç masa uzakta oturuyor.Tom is sitting just a few tables away.
Garson masadaki kameraya baktı.The waiter looked at the camera on the table.
Köyde masaları dışarıda olan bir kafe vardı.There was a cafe in the village, with tables outside.
Garson onun masasına geldi.The waiter came up to his table.
Köpek masanın altında.The dog is under the table.
Masanın üstünde duran bir kitap var mıydı?Was there a book lying on the desk?
Saldırgan bir maske takıyordu.The assailant was wearing a mask.
Saat çoktan 2.30 oldu ama Maria hala masasında oturup ödev düzeltiyordu.It was already 2:30 AM, but Maria was still sitting at her desk and correcting homework.
Tom ev ödevi için modern bir peri masalı yazmak zorunda.For homework, Tom has to write a modern fairy tale.
Tom masayı ıslak bir bezle sildi.Tom wiped the table with a wet cloth.
Leyla kendisinin masum olduğunu iddia etti.Layla claimed she was innocent.
Leyla hâlâ masumiyetini sürdürdü.Layla still maintained her innocence.
Masada boş bira kutularından bir piramit vardı.There was a pyramid of empty beer cans on the table.
Masanın üstündeki o şey ne?What's that on the desk?
Bu Mary'nin masum olduğunun reddedilemez kanıtıdır.This is irrefutable proof that Mary is innocent.
Kedi masaya atladı.The cat jumped on the table.
Onun sert kaslarına masaj yapıyordu.She massaged his stiff muscles.
O onun sert kaslarına masaj yaptı.She massaged his stiff muscles.
Tom, Mary'nin sert omuzlarına masaj yaptı.Tom massaged Mary's stiff shoulders.
Tom Mary'nin sert omuzlarını masaj yaptı.Tom massaged Mary's stiff shoulders.
Tom anahtarlarını masaya, güneş gözlüklerinin yanına koydu.Tom put his keys on the table next to his sunglasses.
İş yerinde dağınık bir masanız var mı?Do you have a messy desk at work?
Leyla'nın masum görünümü onun gerçek doğasını maskeliyordu.Layla's innocent looks masked her true nature.
Leyla'nın masum görünümü onun gerçek doğasını gizliyordu.Layla's innocent looks masked her true nature.
Tom, Mary'nin masum olduğunu düşünüyor.Tom thinks that Mary is innocent.
Leyla, Sami ile bir masal hayatı yaşamak istiyordu.Layla wanted to live a fairy tale life with Sami.
Masadaki kitap kimin?Whose is the book on the table?
Sami tamamen masum bir insanı bıçakladı.Sami stabbed a completely innocent person.
Benim masamı kullanabilirsin.You can use my desk.
Masamı kullanabilirsin.You can use my desk.
Masanın üstünde küçük bir kutu var.There's a small box on the table.
Tom torbanın içindekileri masanın üstüne boşalttı.Tom emptied the contents of the sack onto the table.
Tom masasına geri döndü.Tom went back to his desk.
Tom'un güneş gözlüğü hâlâ masada.Tom's sunglasses are still on the table.
Tom, Mary'yi masasında çalışırken gördü.Tom saw Mary studying at her desk.
Masayı taşımama yardım eder misin?Could you help me move the table?
Sami yaptığını söylediği şeyden dolayı masumdur.Sami is innocent of what he said he did.
Sami porno izlemeden mastürbasyon yapamaz.Sami can't masturbate without watching porn.
Sami porno ile mastürbasyon yapıyor.Sami masturbates with porn.
Sami porno olmadan mastürbasyon yapamaz.Sami can't masturbate without porn.
Sami pornoya mastürbasyon yapıyor.Sami masturbates to porn.
Çocukluğumda peri masallarını okumayı severdim.When I was a kid, I liked to read fairy tales.
Masaüstü yayıncılık programları özellikle bu amaç için oluşturulmuştur.Desktop publishing programs are created especially for this purpose.
Kitap masanın önünde.The book is in front of the table.
Masanın üstünde bir lamba var.Above the table is a lamp.
Masada mavi bir defter vardı.There was a blue notebook on the table.
Hayır, sandalyeler masanın yanında.No, the chairs are next to the table.
Masanın üstünde yeşil bir kitap var.On the table is a green book.
Yemek masasına doğru yol alın! Akşam yemeği sunuldu.Make your way to the dining table! Dinner is served.
Bu büyük bir masa.That's a large table.
Küçük masanın üzerinde ne vardı?What was there above the little table?
Masanın yanında iki sandalye var.There are two chairs next to the table.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod