mas ile cümle
mas kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Kır evinin arkasında güzel bir ağacın altında bir masa kurdum.I've set out a table under a beautiful tree behind the cottage.
İşletme mastırımı bitirme üzerinde çalışıyorum.I'm working on finishing my MBA.
Mary duygularını maskelemede iyi değildir.Mary is not good at masking her emotions.
Yemek yediğim masa pencereye yakındı.The table at which I dined was close to the window.
Pastayı masaya koyun.Set the cake out on the table.
Tom, Mary'nin masum olduğunu biliyordu.Tom knew that Mary was innocent.
Bu nedir? Bu bir masa.What is this? This is a table.
Bakım masrafları çok fazladır.Their maintenance costs are enormous.
Denizde sondaj masrafları artıyor.Offshore drilling costs are rising.
Bazen masallara inanırım.Sometimes I believe in fairytales.
Bazen peri masallarına inanırım.Sometimes I believe in fairytales.
Müzakere masasına ne getirebilirsin?What can you bring to the negotiating table?
Masraflar düştü.The charges have been dropped.
Her şey masanın altında.Everything is under the table.
Masraflar tam olarak nedir?What exactly are the charges?
Tom'un masum olduğu ortaya çıktı.Tom turned out to be innocent.
Onlar ön çalışma masasına yaklaşıyorlar.They approach the front desk.
İzinsiz giren kişi bir kayak maskesi takmış.The intruder wore a ski mask.
Masa toz içinde kalmıştı.The desk was covered in dust.
Bu masraf kaçınılmazdır.This expense is unavoidable.
Tom masaya baktı.Tom looked down at the table.
Tom o suçta masumdur.Tom is innocent of the crime.
Tom'un kendisine ait masası vardı.Tom had the table to himself.
Tom masrafları hesapladı.Tom calculated the expenses.
Tom sevimli ve masum.Tom is sweet and innocent.
Onlar peri masalları değil.They're not fairy tales.
Tom maske takmıyor.Tom isn't wearing a mask.
Tom masasını temizledi.Tom cleared out his desk.
Masanın başında oturun.Sit at the head of the table.
Masraflar vardı.There were costs.
Kirletenler başkalarına yükledikleri masrafları ödemeliler.Polluters should pay the costs that they impose on others.
En son ne zaman bir masaj yaptırdın?When is the last time you had a massage?
Senin omuzlarına masaj yapmamı ister misin?Would you like me to massage your shoulders?
Sana bir masaj yapayım.Let me give you a massage.
Konrad küçük bir masal yazmak istiyor.Konrad wants to write a little tale.
Sonuçta, o bir bilim adamıydı, ama çoğunlukla masum hayvanları parçalamayı severdi.After all, he was a scientist, but mostly he liked dissecting innocent animals.
Küçük mutfaktaki masada birlikte yemek yedik.We ate together at the table in the small kitchen.
Tom her gece Mary'nin ayaklarına masaj yapar.Tom massages Mary's feet every night.
Tom vazoyu masaya koydu.Tom put the vase on the table.
Tom bir ampul değiştirmek için masanın üzerinde duruyor.Tom is standing on the table to change a lightbulb.
Tom masasını düzenledi.Tom straightened up his desk.
Tom akşam yemeği için masayı hazırladı.Tom set the table for supper.
Özgür irade bir masaldır.Free will is a fairy tale.
Sansasyonel masajlar yapıyorum.I give sensational massages.
Masajlarıma tamamen bağımlı olacaksın.You'll become totally addicted to my massages.
O masada daha önce söylediğin şey beni gerçekten harekete geçirdi.What you said earlier at that table really moved me.
Tom'un masası Mary'ninkinin yanındadır.Tom's desk is next to Mary's.
Tom'un masası Mary'ninkinin yanında.Tom's desk is next to Mary's.
Masayı hazırladın mı?Have you set the table?
Bebekler masumdur.Babies are innocent.
Onu masamın üstüne koyun.Put that on my desk.
Hayat bir peri masalı gibi değildir.Life isn't like a fairy tale.
Tom gerçekten Mary'nin masum olduğuna inanmak istiyordu.Tom really wanted to believe that Mary was innocent.
Kimin masum ve kimin suçlu olduğunu nasıl söyleyebilirsin?How can you tell who's innocent and who's guilty?
Masayı hazırladım.I set the table.
Masayı şimdiden kurdum.I've already set the table.
Bu masanın odama taşınması için yardıma ihtiyacım var.I need help moving this table into my room.
Bu masayı odama taşırken yardıma ihtiyacım var.I need help moving this table into my room.
Bir maske taktım.I wore a mask.
Neden bir maske takıyorsun?Why are you wearing a mask?