kızlar da mastürbasyon yapar mı?Do girls also masturbate?
Tom masayı Mary'nin yatak odasına taşıdı.Tom moved the desk to Mary's bedroom.
Tom masayı Mary'nin yatak odasına taşıttı.Tom had the desk moved to Mary's bedroom.
Masada bir portakal yok.There isn't an orange on the table.
Diğerlerine yardım etmeden önce kendi maskeni sağlamlaştır.Secure your own mask before helping others.
Masa oyunları oynamayı severim.I like to play board games.
Tom masum olduğunu söylüyor.Tom says he's innocent.
Karga ve tilki La Fontaine'in en ünlü masallarından biridir."The Crow and the Fox" is one of the most famous of La Fontaine's fables.
Odada masa yok.There's no table in the room.
O kesinlikle masum.She is definitely innocent.
Tom masasında öğle yemeğini yedi.Tom ate his lunch at his desk.
Ben ahşap bir masa yaptım.I made a wood table.
Kedi masanın üzerine atladı.The cat jumped onto the table.
Barış yemek masasında başlar.Peace begins at the dinner table.
MasterCard kullanabilir miyim?Can I use Mastercard?
Tom masum olduğuna yemin etti.Tom swore he was innocent.
Tom masum olduğuna yemin ediyor.Tom swears he's innocent.
Mary'nin masum olduğunu düşünüyor musun?Do you think Mary is innocent?
Onun masum olduğunu düşünüyor musunuz?Do you think she's innocent?
Onun masum olduğunu düşünüyor musun?Do you think he's innocent?
Portakal masanın üstünde.The orange is on the table.
Mary Tom'un masum olduğunu söylüyor.Mary says that Tom is innocent.
Tom Mary'nin masum olduğunu söylüyor.Tom says that Mary is innocent.
Mary masum.Mary is innocent.
O bir mastürbasyoncudur.He's a wanker.
Tom mutfak masasında ödevini yaptı.Tom did his schoolwork at the kitchen table.
Onlar masada yalan söylüyorlar.They're lying on the table.
Mary onun masum olduğunu söylüyor.Mary says she's innocent.
Onların hepsi masum olduğunu söylüyor.They all say they're innocent.
Bu masanın bir bacağı eksiktir.This table is missing a leg.
Gazete masanın altında.The paper is under the table.
Sen Masensen misin, yoksa Mohand mısın?Are you Masensen or Mohand?
Tom masumiyetini koruyor.Tom maintains his innocence.
Maskaralık etmeyi bırak.Stop playing the fool.
Masayı tamir etmek için bir çekice ihtiyacım var.I need a hammer to repair the table.
Tom'un bıçağı masanın üstünde.Tom's knife is on the table.
Kitap masanın üstünde mi?Is the book on the table?
Masa odadadır.The table is in the room.
Masa nerede?Where's the table?
O, gazeteyi masaya koydu.She put the newspaper on the table.
Ekstra masraf var mı?Is there any extra charge?
Bu masa kurtarılmış ahşaptan yapılır.This table is made out of salvaged wood.
Bu masa geri dönüşümlü ahşaptan yapılır.This table is made out of recycled wood.
Tuzluk masada.The salt cellar is on the table.
Tuzluk masada olacak.The salt cellar will be on the table.
Tuzluk masadaydı.The salt cellar was on the table.
Masanız hazır.Your table is ready.
Tom'un masum olduğuna inanıyor musun?Do you believe Tom is innocent?
Ödevin pazartesiye kadar masamda olsun.Have your paper on my desk by Monday.
Çarşamba gününe kadar kağıdını masama koy.Have your paper on my desk by Wednesday.
Biz hepimiz onun masum olduğuna ikna olduk.We're all convinced that he's innocent.
Masum bir bisikletçi, kibirli bir asker tarafından o sokakta vuruldu.An innocent biker was shot by an arrogant soldier on that street.
Kahvaltı masasında gözardı edilmeye alışkınım.I'm used to being ignored at the breakfast table.
Ben kitabı oturma odasındaki masanın üstüne koydum.I put the book on the table in the living room.
Ben bacağımı kahve masasına çarptım.I banged my leg on the coffee table.
Ne tuhaf bir masal!What a bizarre tale!
"Tali hasar "sermayeyi korumak için masum insanları öldürmek için bir örtmecedir."Collateral damage" is a euphemism for killing innocent people to protect capital.
Tom'un masası kağıtlar ile darmadağın.Tom's desk is cluttered with papers.
Ben iyi bir masaj istiyorum.I'd love a good massage.
Mary çantasını çarparak masaya koydu.Mary slammed her purse on the table.