Mary ona ne söyleyeceğini bilmiyor.Mary doesn't know what to say to him.
Mary'nin ona ne söylemesi gerektiği hakkında bir ipucu yoktur.Mary doesn't have a clue about what she should say to him.
Mary'nin sınavı geçeceğini umuyorum.I hope that Mary passes the examination.
Mary içeri geldi.Mary came in.
Öğretmenin söylediği Mary'yi daha çok çalıştırdı.What the teacher said got Mary to study harder.
Öğretmenin söylediği Mary'yi daha çok çalışmaya teşvik etti.What the teacher said encouraged Mary to study harder.
Mary'nin bu kadar çabuk geleceğini beklemiyordum.I didn't expect that Mary would come so soon.
Abbott Mary'yi öldürdü.Abbott killed Mary.
Aaron Mary tarafından soğukanlılıkla öldürüldü.Aaron was coldly killed by Mary.
Mary annesinin yemek pişirmesine yardımcı oldu.Mary helped her mother cook.
Mary Abbott'u öldürdü.Mary killed Abbott.
Mary'yi de davet etmek istedin mi?Did you want to invite Mary, as well?
Yarım saat sonra gidersek Mary onu yapabilir.Mary might be able to make it if we go half an hour later.
O, Mary ile aynı yaşta değildir.She's not the same age as Mary.
Mary neden onunla pikniğe gidiyor?Why is Mary going with him to the picnic?
Git ve Mary'yi uyandır.Go and wake Mary up.
Mary pişirmede annesine yardım etti.Mary helped her mother with the cooking.
Mary odaya girdiğinde Jack aniden konuşmayı kesti.When Mary entered the room, Jack suddenly stopped talking.
Mary bütün lise boyunca John'un kız arkadaşıydı.Mary was John's girlfriend all through high school.
Mary çoktan yola çıktı.Mary has already set off.
Mary Hat bu hafta New Orleans'ta idi.Mary Hat was in New Orleans this week.
Mary 500 aday arasından seçildi.Mary was chosen amongst 500 applicants.
Mary'nin postu kar gibi beyaz olan küçük bir kuzusu vardı.Mary had a little lamb whose fleece was white as snow.
Mary'nin kocası onu suistimal etti.Mary's husband abused her.
Mary'nin doktoru ona egzersiz yapmasını tavsiye etti.Mary's doctor advised her to exercise.
Mary'nin babası tüm parasını ona bıraktı.Mary's father left her all of his money.
Mary tüm vaktini çalışarak geçirdi.Mary spent all her time working.
Mary başarılı olmasına yardım etmek için bir dost istiyor.Mary wants an ally to help her succeed.
Mary uyuşturucu kullanıyordu, bu yüzden polis onu tutukladı.Mary was using drugs, so the police arrested her.
Mary Tom kadar uzundur.Mary is as tall as Tom is.
Mary tenis oynarken sırtını yaraladı.Mary injured her back playing tennis.
Mary sırtını bize döner.Mary has her back to us.
Önce Mary yürüdü, ve Tom arkada geldi.Mary walked first, and Tom came behind.
Mary'nin kocası kendi sorunları için onu suçlamıyor.Mary's husband doesn't blame her for his problems.
Mary sınıfın alt seviyesindeydi. Şimdi üst seviyesinde.Mary was at the bottom of the class. Now she's at the top.
Mary'nin bikini altı siyahtır.Mary's bikini bottom is black.
Mary'nin patronu onun doğum günü için ona bir kutu şekerleme verdi.Mary's boss gave her a box of candy for her birthday.
Mary Yılbaşını ailesiyle kutlar.Mary celebrates New Year's Day with her family.
Mary bir elbise satın almak istiyor.Mary wants to buy a dress.
Mary bebeğine dikkat ediyor.Mary is being careful with her baby.
Mary beş yaşından beri dans etmektedir.Mary has danced since she was five.
Mary'nin güzel koyu saçı vardır.Mary has beautiful dark hair.
Mary her gün yüzerek bel ölçüsünü azalttı.Mary decreased her waist size by swimming every day.
Mary diplomasını haziranda alacak.Mary will get her degree in June.
Mary parasını geri istedi.Mary demanded her money back.
Mary elbiseleri tasarlıyor.Mary designs dresses.
Tom Mary'nin onun en iyi arkadaşıyla flört ettiğini keşfetti.Tom discovered that Mary had dated his best friend.
Tom Mary'nin söylediğini açığa çıkardı.Tom dismissed what Mary was saying.
Mary piyango kazandığına dair bir rüya gördü.Mary had a dream that she won the lottery.
Mary kuru gözleri için göz damlaları kullanır.Mary uses eyedrops for her dry eyes.
Mary'nin bir düzine yumurtaya ihtiyacı vardır.Mary needs a dozen eggs.
Mary'yi acil servise götürüyorlar.They're taking Mary to the emergency room.
Kızının mezuniyetinde Mary mutluluğunu dile getirdi.Mary expressed her happiness when her daughter graduated.
Mary bambu çitini seviyor.Mary loves her bamboo fence.
Mary akşam yemeğini bitiremedi.Mary could not finish her dinner.
Mary'nin köpeği onu her yerde izler.Mary's dog follows her everywhere.
Mary erkek arkadaşından gelen bir hediyeyi açacak.Mary is going to open a gift from her boyfriend.
Mary bebek kız kardeşine karşı çok kibardır.Mary is very gentle with her baby sister.
Mary doğum günü için bir sürü hediye aldı.Mary received many gifts for her birthday.
Mary doğum günü için bir çok hediye aldı.Mary received many gifts for her birthday.