Ana içeriğe geç
Sözlük

mary ile cümle

mary kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Mary'nin elinde bir çiçek var.Mary has a flower in her hand.
Bob, Mary ile bir yılı aşkın bir süredir nişanlıdır.Bob has been engaged to Mary for over a year.
Bob ve Mary teyp çalarlar.Bob and Mary play the recorder.
Paul Mary'nin cüzdanı çalındığında onunla birlikte değildi.Paul wasn't with Mary when her purse was stolen.
Bir Bloody Mary istiyorum.I'd like a Bloody Mary.
Bill Mary'ye aşık gibi görünüyor.Bill seems to be stuck on Mary.
Tom okula giderken Mary'ye rastladı.Tom met Mary on his way to school.
Tom Mary ile bir partide tanıştı, ve o ilk görüşte aşktı.Tom met Mary at a party, and it was love at first sight.
Tom Mary ile amacına ulaşamadı; ondan buluşma talep ettiğinde o onu reddetti.Tom couldn't make the grade with Mary; she refused him when he asked her for a date.
Tom Mary'yi seviyordu, ki o onu hiç sevmiyordu.Tom loved Mary, who didn't love him at all.
Bu arada, Mary'nin işinden ayrıldığını duydun mu?By the way, did you hear that Mary quit her job?
Mary TV izlemeyi seviyor.Mary likes watching TV.
Mary TV izlemeyi sever.Mary likes watching TV.
O seçmenin, Mary Johnson'ın, Demokrat olduğu ortaya çıktı.That voter, Mary Johnson, turned out to be a Democrat.
Mary el çantasının kocasından bir hediye olduğunu iddia etti.Mary claimed that the handbag had been a present from her husband.
John Mary'den çok daha uzun.John is much taller than Mary.
John Mary'ye alışverişe gitmek isteyip istemediğini sordu.John asked Mary whether she would like to go shopping.
John Mary'ye biraz para verdi.John gave Mary some money.
John Mary'ye öğleden sonra alışverişe gitmek isteyip istemediğini sordu.John asked Mary whether she would like to go shopping in the afternoon.
John konsere kadar Mary'ye eşlik etti.John accompanied Mary to the concert.
John platformda Mary'yi bekliyor.John is waiting for Mary on the platform.
John Scotch ve Mary bourbon içecer.John drinks Scotch and Mary bourbon.
John ve Mary geçen hafta ayrıldılar.John and Mary broke up last week.
John ve Mary birbirini seviyordu.John and Mary loved each other.
John ve Mary, her zaman el ele yürürler.John and Mary always walk hand in hand.
John ve Mary 1976 yılından beri birbirlerini tanımaktadırlar.John and Mary have known each other since 1976.
Sanırım Jack Mary'nin ikinci kuzeni.Jack is Mary's second cousin, I believe.
Partide Jack ve Mary'nin yanındaki kimdi?Who was at the party beside Jack and Mary?
Jim dışarı gitti, ama Mary evde kaldıJim went out, but Mary stayed home.
Jim onunla tanışır tanışmaz Mary'ye âşık oldu.Jim fell in love with Mary the moment he met her.
Jim ile konuşan kız Mary'dir.The girl talking with Jim is Mary.
Mary hediye için bana teşekkür etti.Jenny thanked me for the gift.
Jane ve Mary her zaman dikkat çekmek için yarışıyor.Jane and Mary are always competing for attention.
Mary o zaman sizi arıyordu.Mary was looking for you at that time.
Bu Mary'nin yaptığı resim.This is the picture that Mary painted.
Bu Mary'nin köpeği.This is Mary's dog.
Geçen Pazar, Mary ve ben birlikte kütüphaneye gittik.Last Sunday, Mary and I went to the library together.
Bu mektup Mary tarafından mı yazıldı?Was this letter written by Mary?
Kate'i beklerken, Bob ve Mary'yi gördüm.Waiting for Kate, I saw Bob and Mary.
Mary daima yiyebileceğinden daha fazla yemek getirdi.Mary invariably brought more food than she could eat.
Mary gelmeden önce on dakika beklememiştim.I had not waited ten minutes before Mary came.
Mary "Gizli aşk" adlı kompozisyonu için bir ödül aldı.Mary received an award for her composition called "Secret love".
Mary finallerine hazırlanmak için bu hafta geç saatlere kadar oturuyor.Mary is sitting up late this week to prepare for her finals.
Bu eteği dün alan kişi Mary'ydi.It was Mary that bought this skirt yesterday.
Mary'nin dün satın aldığı bu etekti.It was this skirt that Mary bought yesterday.
Mary'nin dün satın aldığı neydi?What was it that Mary bought yesterday?
Dün Mary bütün gün evde kaldı.Yesterday Mary stayed home all day.
Dün Mary bana kapağı mavi olan bir kitap verdi.Yesterday Mary gave me a book the cover of which was blue.
Polis dün Mary'yi ziyaret etti.The police called on Mary yesterday.
Dün caddede Mary'ye rastladım.Yesterday I met Mary on the street.
Kedi yavrusunun kuyruğunu çekmek Mary'nin yaramazlığıydı.It was naughty of Mary to pull the kitten's tail.
Mary hakkındaki sevdiğim şey onun güçlü karakterdir.What I like about Mary is her strong character.
Mary'ye iyi bir doğum günü hediyesi seçtik.We chose Mary a good birthday present.
Paul'ün dışarıda olduğunu ancak Mary'nin evde olduğunu söyledim.I said Paul was out, but that Mary was at home.
Jim ve Mary'nin parkta el ele yürüdüklerini gördüm.I saw Jim and Mary taking a walk hand in hand in the park.
John ve Mary'nin el ele yürüyüşünü izledim.I watched John and Mary walking hand in hand.
Mary'nin söylediği kadar iyi şarkı söyleyemem.I can't sing as well as Mary did.
Mary'nin ciddi olarak hasta olduğundan kesinlikle eminim.I know for certain that Mary is seriously ill.
Mary'nin bir vitrine baktığını gördüm.I saw Mary looking into a show window.
Ben haberleri Tom'a anlattım, Mary'ye değil.I told the news to Tom, not to Mary.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
mary ile cümle - Sayfa 4 - mary kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App