Tom Mary'nin samimiyetinden şüphe duyuyor.Tom doubts Mary's sincerity.
Tom, Mary'nin verdiği sözü tutup tutmayacağından emin değil.Tom doubts if Mary will keep her promise.
Tom Mary'nin bugün okula gelip gelmeyeceğinden emin değil.Tom doubts if Mary will come to school today.
Tom, Mary'nin doğum günü partisine gelip gelmeyeceğinden emin değil.Tom doubts if Mary will come to his birthday party.
Tom Mary'nin zamanında gelip gelmeyeceğinden şüphe ediyor.Tom doubts if Mary will come on time.
Tom Mary ile asla konuşmak istemiyor.Tom doesn't want to talk to Mary ever again.
Tom Mary'nin yüzünü asla görmek istemiyor.Tom doesn't want to see Mary's face ever again.
Tom Mary'yi asla görmek istemiyor.Tom doesn't want to see Mary at all.
Tom Mary'yi tekrar görmek istemiyor.Tom doesn't want to see Mary again.
Tom Mary'yi kızdırmak istemiyor.Tom doesn't want to make Mary angry.
Tom Mary'nin duygularını incitmek istemiyor.Tom doesn't want to hurt Mary's feelings.
Tom Mary'yi incitmek istemiyor.Tom doesn't want to hurt Mary.
Tom Mary hakkında daha fazla bir şey duymak istemiyor.Tom doesn't want to hear anything more about Mary.
Tom Mary ile gitmek istemiyor.Tom doesn't want to go with Mary.
Tom Mary'nin doğum günü için bir şey almak istemiyor.Tom doesn't want to buy anything for Mary's birthday.
Tom Mary için pahalı bir nişan yüzüğü almak istemiyor.Tom doesn't want to buy an expensive engagement ring for Mary.
Tom Mary ile görülmek istemiyor.Tom doesn't want to be seen with Mary.
Tom Mary'nin mesajını cevaplamak istemiyor.Tom doesn't want to answer Mary's message.
Tom Mary'nin merhametini istemez.Tom doesn't want Mary's pity.
Tom Mary'nin ona dokunmasını istemiyor.Tom doesn't want Mary to touch him.
Tom Mary'nin Boston'a gitmesini istemiyor.Tom doesn't want Mary to go to Boston.
Tom, Mary'nin parasını istemiyor.Tom doesn't want any of Mary's money.
Tom Mary'nin niçin çok popüler olduğunu anlamıyor.Tom doesn't understand why Mary is so popular.
Tom Mary'nin neden ona kızdığını anlamıyor.Tom doesn't understand why Mary got angry with him.
Tom Mary'nin onun yaptığı yoldan neden davrandığını anlamaz.Tom doesn't understand why Mary behaves the way she does.
Tom Mary'nin ne söylemeye çalıştığını anlamıyor.Tom doesn't understand what Mary is trying to say.
Tom onun erkek kardeşiyle çıkması için Mary'nin isteksizliğini anlamıyor.Tom doesn't understand Mary's reluctance to go out with his brother.
Tom Mary'yi anlamıyor.Tom doesn't understand Mary.
Tom bazen Mary'yi anlamıyor.Tom doesn't understand Mary sometimes.
Tom artık Mary'ye güvenmiyor.Tom doesn't trust Mary anymore.
Tom Mary'ye artık güvenmiyor.Tom doesn't trust Mary any longer.
Tom mitinge katılmak için Mary'ye ihtiyaç olduğunu düşünmez.Tom doesn't think there is any need for Mary to attend the meeting.
Tom, Mary'nin performansının çok iyi olduğunu düşünmüyor.Tom doesn't think that Mary's performance was very good.
Tom Mary'nin geleceğini düşünmüyor.Tom doesn't think that Mary will come.
Tom Mary'nin akıllı bir karar verdiğini düşünmüyor.Tom doesn't think that Mary made a wise decision.
Tom Mary'nin annesine benzediğini düşünmüyor.Tom doesn't think that Mary looks like her mother.
Tom Mary'nin haklı olduğunu düşünmüyor.Tom doesn't think that Mary is right.
Tom Mary'nin evde olduğunu düşünmüyor.Tom doesn't think that Mary is at home.
Tom Mary'nin bütün ev ödevini kendi başına yaptığını düşünmüyor.Tom doesn't think that Mary did all her homework by herself.
Tom Mary'nin ona gitarını vermek için gönüllü olacağını düşünmüyor.Tom doesn't think Mary would be willing to lend him her guitar.
Tom Mary'nin evet diyeceğini düşünmüyor.Tom doesn't think Mary will say yes.
Tom Mary'nin işi iyi yapacağını düşünmüyor.Tom doesn't think Mary will do the job well.
Tom Mary'nin gitmek istediğini düşünmüyor.Tom doesn't think Mary wants to go.
Tom Mary'nin o kadar çok üzülmesi gerektiğini düşünmüyor.Tom doesn't think Mary should worry so much.
Tom Mary'nin onu yapması gerektiğini düşünmüyor.Tom doesn't think Mary should do that.
Tom Mary'nin gerçekten düşündüğünü söylediğini düşünmüyor.Tom doesn't think Mary is saying what she really thinks.
Tom Mary'nin mutlu olduğunu düşünmüyor.Tom doesn't think Mary is happy.
Tom Mary'nin iş için uygun olduğunu düşünmüyor.Tom doesn't think Mary is fit for the job.
Tom Mary'nin Fransızca konuşabileceğini sanmıyor.Tom doesn't think Mary can speak French.
Tom Mary ile her zaman karşılaşacağını düşünmüyor.Tom doesn't think he'll ever meet Mary.
Tom Mary ile geçinebileceğini düşünmüyor.Tom doesn't think he can get along with Mary.
Tom Mary kadar çok çalışmıyor.Tom doesn't study as hard as Mary does.
Tom Mary ile konuşmuyor.Tom doesn't speak to Mary.
Tom Mary'nin Boston'a ne zaman hareket edeceğini bilmiyor.Tom doesn't know when Mary will leave for Boston.
Tom Mary'nin konuştuğu kadar akıcı şekilde Fransızca konuşamıyor.Tom doesn't speak French as fluently as Mary does.
Tom Mary'yi çok görmez.Tom doesn't see much of Mary.
Tom Mary ile ilk kez ne zaman tanıştığını hatırlamıyor.Tom doesn't remember the first time he met Mary.
Mary'ye yardım etmeyi kabul ettiğini hatırlamıyor.Tom doesn't remember agreeing to help Mary.
Tom Mary ile tamamen aynı fikirde değil.Tom doesn't quite agree with Mary.
Tom Mary'nin konserine gitmek için plan yapmıyor.Tom doesn't plan to go to Mary's concert.