Tom, köpeğini öldürdüğü için Mary'yi bağışladı.Tom forgave Mary for killing his dog.
Tom Mary'yi oturması için zorladı.Tom forced Mary to sit down.
Tom Mary'yi onu yapması için zorladı.Tom forced Mary to do it.
Tom Mary'yi aptal yerine koydu.Tom fooled Mary.
Tom süpermarket civarında Mary'yi izledi.Tom followed Mary around the supermarket.
Tom Mary ile flört etti.Tom flirted with Mary.
Onlar lisedeyken Tom önce Mary ile tanıştı.Tom first met Mary when they were in high school.
Tom Mary ile ilk kez üç yıl önce karşılaştı.Tom first met Mary three years ago.
Tom Boston'da öncelikle Mary ile buluştu.Tom first met Mary in Boston.
Tom Mary'yi çekici buluyor.Tom finds Mary attractive.
Tom sonunda Mary'yi akordeonunu ona ödünç vermesi için ikna etti.Tom finally talked Mary into lending him her accordion.
Tom en sonunda Mary'yi yeni bir bilgisayar alması için ikna etti.Tom finally talked Mary into buying a new computer.
Tom, onu alması için sonunda Mary'yi ikna etti.Tom finally persuaded Mary to buy it.
Tom sonunda utangaçlığının üstesinden geldi ve Mary'nin onunla çıkmasını istedi.Tom finally overcame his shyness and asked Mary to go out with him.
Tom nihayet Mary ile bağlantı kurabildi.Tom finally managed to get a hold of Mary.
Tom sonunda Mary'den ayrılmaya karar verdi.Tom finally made up his mind to leave Mary.
Tom sonunda Mary'ye çıkma teklif etmeye karar verdi.Tom finally made up his mind to ask Mary out.
Tom sonunda Mary'ye evlenme teklifi etmeye karar verdi.Tom finally decided to propose to Mary.
Tom nihayet Mary'den ayrılmaya karar verdi.Tom finally decided to break up with Mary.
Tom nihayet Mary ile ilişkiyi bitirmeye karar verdi.Tom finally decided to break up with Mary.
Tom sonunda Mary ile telefonla temas kurdu.Tom finally contacted Mary by phone.
Tom Mary için sempati hissetti.Tom felt sympathy for Mary.
Tom Mary için üzgün hissetti.Tom felt sorry for Mary.
Tom Mary'yi öldürmek için bir zorlama hissetti.Tom felt an urge to kill Mary.
Tom, Mary'yi ikna edemedi.Tom failed to persuade Mary.
Tom Mary'ye kuralları açıkladı.Tom explained the rules to Mary.
Tom oyunun kurallarını Mary'ye açıkladı.Tom explained the rules of the game to Mary.
Tom planını Mary'ye açıkladı.Tom explained his plan to Mary.
Tom Mary'nin bize yardım edeceğini umuyor.Tom expects that Mary will help us.
Tom Mary'nin tıkanmış boruyu temizlemesine yardım etmemi bekliyor.Tom expects me to help Mary clean out the clogged pipe.
Tom Mary'nin kısa zamanda geri gelmesini umuyor.Tom expects Mary to come back soon.
Tom Mary'nin öğle yemeğinden önce gelmesini umuyor.Tom expects Mary to come back before lunch.
Tom her an Mary'nin gelmesini bekliyor.Tom expects Mary to come at any moment.
Tom Mary'nin 2.30'a kadar geri dönmesini bekliyor.Tom expects Mary back by 2:30.
Tom Mary'nin cumartesi öğleden sonra gelmesini bekliyordu.Tom expected Mary to show up on Saturday afternoon.
Tom Mary'nin sınavı geçmesini umuyordu.Tom expected Mary to pass the exam.
Tom Mary'nin gelmesini umuyordu.Tom expected Mary to come.
Tom Mary'den sonra odaya girdi.Tom entered the room after Mary.
Tom Mary için çalışmaktan hoşlandı.Tom enjoyed working for Mary.
Tom Mary ile konuşurken keyif aldı.Tom enjoyed talking with Mary.
Tom Mary'nin şirketinden hoşlandı.Tom enjoyed Mary's company.
Tom Mary'yi bir roman yazması için teşvik etti.Tom encouraged Mary to write a novel.
Tom, tekrar denemesi için Mary'yi cesaretlendirdi.Tom encouraged Mary to try again.
Tom Mary'yi ukelele dersleri alması için teşvik etti.Tom encouraged Mary to take ukulele lessons.
Tom Mary'yi Fransızca konuşmayı öğrenmesi için teşvik etti.Tom encouraged Mary to learn how to speak French.
Tom Mary'ye asistanı olarak iş verdi.Tom employed Mary to be his assistant.
Tom Mary'nin şifresini kolayca tahmin etti.Tom easily guessed Mary's password.
Tom kendisinin masum olduğu konusunda Mary'yi kolayca ikna etti.Tom easily convinced Mary that he was innocent.
Tom Mary'nin iki katı kadar çok kazanır.Tom earns twice as much as Mary.
Tom, Mary'nin kazandığının iki katı kadar çok kazanır.Tom earns twice as much as Mary.
Tom Mary'yi önceden kazdığı çukura indirdi.Tom dumped Mary's body into the hole he had dug previously.
Tom başka bir kadın için Mary'yi terk etti.Tom dumped Mary for another woman.
Tom Mary'nin arabasını Boston'a sürdü.Tom drove Mary's car to Boston.
Tom Mary'nin arabasını Boston'a götürdü.Tom drove Mary's car to Boston.
Tom Mary'yi istasyona götürdü.Tom drove Mary to the station.
Tom Mary hakkında rüya gördü.Tom dreamed about Mary.
Tom, Mary ile bir hafta sonu daha geçirmek zorunda kalmaktan ödü patladı.Tom dreaded having to spend another weekend with Mary.
Tom Mary'nin dürüst olup olmadığından emin değil.Tom doubts whether Mary is honest.
Tom Mary'nin seni sevdiğinden emin değil.Tom doubts that Mary loves you.
Tom Mary'nin samimiyetinden emin değil.Tom doubts Mary's sincerity.