Tom sık sık Mary'nin ayak işlerini yapar.Tom often runs errands for Mary.
Tom okuldan sonra çoğunlukla Mary ile tenis oynar.Tom often plays tennis with Mary after school.
Tom çoğunlukla Mary'ye yardım eder.Tom often helps Mary.
Tom genellikle Mary'ye ödevini yapmada yardım eder.Tom often helps Mary do her homework.
Tom Mary ile çoğunlukla hafta sonlarında takılır.Tom often hangs out with Mary on weekends.
Tom sık sık Mary ile sinemaya gider.Tom often goes to the movies with Mary.
Tom sık sık Mary ile yürüyüşe çıkar.Tom often goes for walks with Mary.
Tom Mary'ye yardım etmeyi önerdi.Tom offered to help Mary.
Tom Mary'ye bakıcıya ödeme yapmasına yardım etmeyi önerdi.Tom offered to help Mary pay for a babysitter.
Tom Mary'ye köpek yavrusunu bulması için yardım etmeyi önerdi.Tom offered to help Mary find her lost puppy.
Tom Mary'ye bir iş teklif etti ve o kabul etti.Tom offered Mary a job and she accepted.
Tom zaman zaman Mary'yi anne babasının evinde ziyaret eder.Tom occasionally visited Mary at her parents' house.
Tom artık Mary'den ödünç para almaması gerektiğini biliyor.Tom now knows that he shouldn't have borrowed money from Mary.
Tom Mary'nin yeni bir bilezik taktığını fark etti.Tom noticed that Mary was wearing a new bracelet.
Tom Mary'nin kendisini izlediğini fark etti.Tom noticed that Mary was following him.
Tom Mary'nin ellerinin titrediğini fark etti.Tom noticed Mary's hands shaking.
Mary odaya girdiği anda Tom onu fark etti.Tom noticed Mary the moment she entered the room.
Tom odaya girdiği anda Mary'yi fark etti.Tom noticed Mary the moment he entered the room.
Tom Mary'de bir değişiklik fark etti.Tom noticed a change in Mary.
Tom artık Mary'yi sevmiyor.Tom no longer loves Mary.
Tom Mary'yi hastanede hiç ziyaret etmedi.Tom never visited Mary in the hospital.
Tom o uzaktayken Mary hakkında hiç düşünmedi.Tom never thought about Mary while she was away.
Tom Mary ne yaparsa yapsın o asla üzgün görünmez.Tom never seems to get upset no matter what Mary does.
Tom Mary'nin ona gönderdiği parayı asla almadı.Tom never received the money Mary sent him.
Tom, Mary'nin ona verdiği kitabı asla okumadı.Tom never read the book that Mary gave him.
Tom asla Mary ile tanışmadı.Tom never got to meet Mary.
Mary etrafta olduğunda Tom asla bira içmez.Tom never drinks beer when Mary is around.
Tom Mary'nin onu terk edeceğini asla hayal bile etmedi.Tom never dreamed that Mary would ever leave him.
Tom asla Mary ile anlaşmaz.Tom never agrees with Mary.
Tom'un Mary ile konuşmaya ihtiyacı var.Tom needs to talk to Mary.
Tom'un kötü haberleri doğrudan Mary'den duymaya ihtiyacı var.Tom needs to hear the bad news directly from Mary.
Tom'un Mary'nin yardımına ihtiyacı var.Tom needs Mary's help.
Tom'un Mary'ye bir şey almak için biraz paraya ihtiyacı vardı.Tom needed some money to buy something for Mary.
Er ya da geç Mary'ye bildirmelisiniz.Tom must let Mary know sooner or later.
Tom Boston'u ziyaret ettiğinde Mary'yi görmüş olmalı.Tom must have seen Mary when he visited Boston.
Tom bu öğleden sonra Mary'yi görmüş olmalı.Tom must have seen Mary this afternoon.
Tom Mary'nin babası olmalı.Tom must be Mary's father.
Tom Mary'nin erkek kardeşi olmalı.Tom must be Mary's brother.
Tom Mary'nin erkek arkadaşı olmalı.Tom must be Mary's boyfriend.
Tom Mary'ye kızgın olmalı.Tom must be furious with Mary.
Tom söylediğinden dolayı Mary'ye kızgın olmalı.Tom must be angry with Mary for what she did.
Tom Mary'yi çok özlüyor.Tom misses Mary a lot.
Tom Mary ile Boston'a gitme fırsatını kaçırdı.Tom missed the opportunity to go to Boston with Mary.
Tom geçen hafta Boston'da Mary'yi ziyaret etmiş olabilir. Emin değilim.Tom might have visited Mary in Boston last week. I'm not sure.
Tom şemsiyesini Mary'nin arabasında bırakmış olabilir.Tom might have left his umbrella in Mary's car.
Tom araba anahtarını Mary'nin odasında bırakmış olabilir.Tom might have left his car key in Mary's room.
Bu önümüzdeki cumartesi Tom Mary ile hayvanat bahçesine gidebilir.Tom might go to the zoo with Mary this coming Saturday.
Tom Mary ile üç yıl önce tanıştı.Tom met Mary three years ago.
Tom bu sabah okula giderken Mary ile karşılaştı.Tom met Mary this morning on his way to school.
Tom okuldan eve giderken tesadüfen Mary ile karşılaştı.Tom met Mary by chance on his way home from school.
Tom havaalanında Mary'nin bir arkadaşı ile karşılaştı.Tom met a friend of Mary's at the airport.
Tom Mary'ye olaydan bahsetti.Tom mentioned the incident to Mary.
Tom Boston'da iken Mary'yi ziyaret etmek için zaman ayırmış olabilir.Tom managed to make time to visit Mary while he was in Boston.
Tom Mary'nin evini bulabildi.Tom managed to find Mary's house.
Tom Mary için biraz çay yaptı.Tom made some tea for Mary.
Tom Mary'yi uzun süre bekletti.Tom made Mary wait for a long time.
Tom Mary'yi yüzdürdü.Tom made Mary swim.
Tom Mary'yi mutlu etti.Tom made Mary happy.
Tom ilk olarak Mary'yi gönderdi.Tom made Mary go first.
Tom Mary'yi ağlattı.Tom made Mary cry.