Ana içeriğe geç
Sözlük

mary ile cümle

mary kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Tom Mary'nin e-posta adresini bilmiyormuş gibi davrandı.Tom pretended not to know Mary's email address.
Tom Mary hakkında bir şey bilmiyormuş gibi davrandı.Tom pretended not to know anything about Mary.
Tom Mary'yi duymamış gibi davrandı.Tom pretended not to hear Mary.
Tom Mary'ye bırakması için baskı yaptı.Tom pressured Mary to quit.
Tom kötü haber için Mary'yi hazırladı.Tom prepared Mary for the bad news.
Tom, Mary için öğle yemeği hazırladı.Tom prepared lunch for Mary.
Tom Mary'nin yarışı kazanacağını önceden tahmin etti.Tom predicted Mary would win the race.
Tom Mary'nin sağ salim dönmesi için dua etti.Tom prayed for Mary's safe return.
Tom Mary'nin iyileşmesi için dua etti.Tom prayed for Mary to get well.
Her zaman zamanında geldiği için Tom Mary'yi övdü.Tom praised Mary for always being on time.
Tom Mary'ye bir fincan kahve doldurdu.Tom poured Mary a cup of coffee.
Tom Mary için bir bardak çay doldurdu.Tom poured a cup of tea for Mary.
Tom Mary hastaneden çıkıncaya kadar partisini erteledi.Tom postponed his party until Mary got out of the hospital.
Tom Mary'nin yaptığı hataları gösterdi.Tom pointed out the mistakes that Mary had made.
Tom Mary'ye hatalarını gösterdi.Tom pointed out Mary's mistakes.
Tom Mary'yi gösterdi.Tom pointed at Mary.
Tom Mary'den daha iyi ksilofon çalar.Tom plays the xylophone better than Mary does.
Tom bariton saksafon çalar ve Mary alto saksafon çalar.Tom plays the baritone saxophone and Mary plays the alto saxophone.
Tom ayda üç ya da dört kez Mary ile çıkar.Tom goes out with Mary three or four times a month.
Tom obua çaldı ve Mary piyanoda ona eşlik etti.Tom played the oboe and Mary accompanied him on the piano.
Mary dans ederken Tom akerdeon çaldı.Tom played the accordion while Mary danced.
Tom Mary ile kart oynadı.Tom played cards with Mary.
Tom pazartesi günü Mary'yi görmeyi planlıyor.Tom plans to see Mary on Monday.
Tom bugünlerde Boston'da Mary'yi ziyaret etmeyi planlıyor.Tom plans to go visit Mary in Boston one of these days.
Tom Mary ile kayağa gitmeyi planlıyor.Tom plans to go skiing with Mary.
Tom Mary ile dansa gitmeyi planlıyor, değil mi?Tom plans to go out dancing with Mary, doesn't he?
Mary ateş yakarken Tom çadırı kurdu.Tom pitched the tent while Mary started the fire.
Tom bir taş aldı ve Mary'ye fırlattı.Tom picked up a stone and threw it at Mary.
Tom Mary için bazı pembe çiçekler topladı.Tom picked some pink flowers for Mary.
Tom Mary'nin okuması için ilginç bir kitap çıkardı.Tom picked out an interesting book for Mary to read.
Tom İstasyondan Mary'yi aldı.Tom picked Mary up at the station.
Tom Mary ile kavga çıkardı.Tom picked a fight with Mary.
Tom Mary'yi yeni arabasını kendisine ödünç vermesi için ikna etti.Tom persuaded Mary to lend him her new car.
Tom Mary'yi partiye gitmesi için ikna etti.Tom persuaded Mary to go to the party.
Tom kendisiyle çıkması için Mary'yi ikna etti.Tom persuaded Mary to go on a date with him.
Tom Mary'yi fikrini değiştirmesi için ikna etti.Tom persuaded Mary to change her mind.
Tom tekrar denemesi gerektiği konusunda Mary'yi ikna etti.Tom persuaded Mary that she should try again.
Tom gitmemesi için Mary'yi ikna etti.Tom persuaded Mary not to go.
Tom Mary'yi tek başına yüzmeye gitmemesi konusunda ikna etti.Tom persuaded Mary not to go swimming by herself.
Tom pencereden baktı ve Mary'nin hâlâ uyuduğunu gördü.Tom peeped in the window and saw that Mary was still sleeping.
Tom önceki gün Mary'nin evinin yanından geçti.Tom passed by Mary's house the day before yesterday.
Tom arabasını Mary'nin evinin arkasına park etti.Tom parked his car behind Mary's house.
Tom Mary'nin köpeğinin bir resmini yaptı.Tom painted a picture of Mary's dog.
Tom Mary için bir resim yaptı.Tom painted a picture for Mary.
Tom Mary'nin söylediğine dikkat etmedi.Tom paid no attention to what Mary said.
Tom Mary'nin tavsiyesine dikkat etmedi.Tom paid no attention to Mary's advice.
Tom tüm öğleden sonra Mary'ye hiç dikkat etmedi.Tom paid no attention to Mary all afternoon.
Tom bin doların biraz üstünde Mary'ye borçlu.Tom owes Mary slightly over a thousand dollars.
Tom Mary'ye gerçeği söylemeliydi.Tom ought to have told Mary the truth.
Tom biraz turta ısmarladı ve Mary de.Tom ordered some pie and so did Mary.
Tom kendisi için bira, Mary için kırmızı şarap ısmarladı.Tom ordered beer for himself and red wine for Mary.
Tom, Mary için cin tonik, kendisi içinse bira sipariş etti.Tom ordered a beer for himself and a gin tonic for Mary.
Tom Mary için kapıyı açtı.Tom opened the door for Mary.
Tom Mary'yi sadece bir kez gördü.Tom only saw Mary once.
Mary'nin neye benzediği hakkında Tom'un sadece loş bir hatırlaması vardı.Tom only had a dim recollection of what Mary looked like.
Tom sadece Mary'nin söylediklerinin ana fikrini anladı.Tom only got the gist of what Mary was saying.
Tom Mary'ye sadece haftada üç saat TV izlemesine izin verdi.Tom only allowed Mary to watch three hours of television a week.
Tom yaylı sazlar dörtlüsü duyduğunda sık sık Mary'yi düşünür.Tom often thinks of Mary when he hears a string quartet.
Tom sık sık Mary ile konuşur.Tom often talks with Mary.
Tom super markette sık sık Mary ile karşılaşır.Tom often runs into Mary at the supermarket.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod