Ana içeriğe geç
Sözlük

maruz ile cümle

maruz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tablolar, doğrudan güneş ışığına maruz bırakılmamalıdır.Paintings should not be exposed to direct sunlight.
Bazen bedenlerimizi güneş ışığına maruz bırakmalıyız.We should sometimes expose our bodies to the sun.
Her zaman birtakım tehlikeye maruz kalırız.We are always exposed to some kind of danger.
Patty plajda sırtını güneşe maruz bıraktı.Patty exposed her back to the sun on the beach.
Kasetleri güneşe maruz bırakma.Don't expose the tapes to the sun.
Yağmura maruz bırakmayın.Don't expose it to the rain.
Bebek, radyoaktif ışınlara maruz kalmıştır.The infant has been exposed to radioactive rays.
Askerler düşman ateşine maruz kaldı.The soldiers were exposed to the enemy's fire.
Bu madde, asite maruz kalmış olmalı.The substance must be treated with acid.
Bitkiyi doğrudan güneş ışığına maruz bırakmayın.Don't expose the plant to direct sunlight.
Kimyasal maddeyi doğrudan güneş ışığına maruz bırakma.Don't expose this chemical to direct sunlight.
Cildinizi çok uzun süre güneşe maruz bırakmayın.Don't expose your skin to the sun for too long.
Komutan adamlarını silah atışına maruz bıraktı.The commander exposed his men to gunfire.
Bu kitabı Maruzen kitabevinden aldım.I bought this book at Maruzen Bookstore.
Aslında, yerleşik halk radyoaktif ışınlara maruz kalmaktadır.In fact, the inhabitants have been exposed to radioactive rays.
Fotoğrafları güneşe maruz bırakmayın.Don't expose photos to the sun.
İnsanlar patlamalarda ağır kayıplara maruz kaldılar.People suffered heavy losses in the eruptions.
Bebekleri güçlü güneş ışığına maruz bırakmak tehlikelidir.It's dangerous to expose babies to strong sunlight.
O, tehlikeye maruz kaldı.He was exposed to danger.
Kendini sınıf arkadaşlarının alayına maruz bıraktı.He exposed himself to the ridicule of his classmates.
Ağır eleştiriye maruz kaldı.He was subjected to severe criticism.
Bilerek onu tehlikeye maruz bıraktı.He deliberately exposed her to danger.
Birçok tehlikelere maruz kaldı.He was exposed to many dangers.
Onlar kitapları güneşe maruz bıraktılar.They exposed the books to the sun.
Düşmanın ateşine maruz bırakıldılar.They were exposed to the enemy's gunfire.
Onun güzelliği onu birçok tehlikeye maruz bıraktı.Her beauty exposed her to many dangers.
Cildini güneşe maruz bırakmadı.She didn't expose her skin to the sun.
Ben gece sisine maruz kaldığımdan soğuk aldım.I caught cold from exposure to the night fog.
Mevsimsel allerjilere maruz kalır mısınız?Do you suffer from seasonal allergies?
Aydınlanma, insanın kendi kendine maruz kaldığı olgunlaşmamışlıktan ortaya çıkmasıdır.Enlightenment is man's emergence from his self-incurred immaturity.
Otobüs sürücüsü hafif yaralara maruz kaldı.The bus driver suffered minor injuries.
Çimin üzerindeki siyah köpek güneşe maruz kaldı.The black dog on the grass was exposed to the sun.
O, bilinçli olarak onu tehlikeye maruz bıraktı.She deliberately exposed him to danger.
Kampa son gittiğinde Tom bir sürü sivrisinek ısırıklarına maruz kaldı.Tom got a lot of mosquito bites the last time he went camping.
Tom kendini tehlikeye maruz bıraktı.Tom exposed himself to danger.
İnsan embesil olmaya maruz kalan tek hayvandır.Man is the only animal subject to becoming an imbecile.
Onu yağmura maruz bırakmayın!Don't expose him to the rain!
Tom maruz bırakılacak.Tom will be exposed.
Karışıklığı maruz görün.Excuse the mess.
Bu, güneşe maruz bırakılmamalıdır.This mustn't be exposed to the sun.
Kendini bir sürü eleştiriye maruz bırakıyorsun.You're exposing yourself to a lot of criticism.
Köpekbalığı tarafından saldırıya maruz kalma olasılığı çok düşüktür.The likelihood of being attacked by a shark is very low.
F1 şampiyonu Michael Schumacher ciddi bir kafa yarasına maruz kaldı.The F1 champion Michael Schumacher sustained a serious head injury.
O bir beyin ameliyatına maruz kaldı.He underwent brain surgery.
Biz oldukça büyük bir kayba maruz kaldık.We suffered a pretty big loss.
Elli santigrad derecenin üzerindeki sıcaklıklara maruz kalma.Do not expose to temperatures above fifty centigrade.
Isıya ya da güneş ışığına maruz kalma.Do not expose to heat or direct sunlight.
Deri çok uzun süre boyunca güneş ışığına maruz bırakılmamalı.Skin shouldn't be exposed to sunlight for too long.
Tom, tam bir vücut aramasına maruz bırakıldı.Tom was subjected to a full body search.
Düşman şaşırtıcı kayıplara maruz kaldı.The enemy suffered staggering casualities.
Tom fiziksel ve duygusal istismara maruz kalmıştı.Tom was subject to physical and emotional abuse.
Tom şoka maruz kaldı.Tom is in a state of shock.
Ressamlar tarihsel olarak kurşun boya gibi zehirli maddelere maruz kalmışlardır.Artists historically have been exposed to toxic substances such as lead paint.
Hiç kimse böyle bir aşağılanmaya maruz bırakılmamalıdır.No one should be subjected to such humiliation.
Kimse böyle bir cezaya maruz bırakılmamalıdır.No one should be subjected to such a punishment.
Tom lisede zorbalığa maruz kaldı.Tom was bullied in high school.
Herhangi birimiz bunun farkında olmadan yetersiz beslenmeye maruz kalabilir!Any one of us could suffer from malnutrition without being aware of it!
Herhangi birimiz bunu bilmeden yetersiz beslenmeye maruz kalabilir!Any one of us could suffer from malnutrition without knowing it!
Herhangi birimiz yetersiz beslenmeye maruz kalabilir ve bunu bilmeyebilir.Any of us could suffer from malnutrition and not know it!
Leyla hızlı dehidrasyona maruz kaldı.Layla faced rapid dehydration.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod