marmelat ile cümle

marmelat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
44
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Reçel ve marmelat arasındaki fark nedir?What's the difference between jam and marmalade?
Ekmeğime marmelat sürüyorum.I spread marmalade on my bread.
Mary, Tom'un kendisine verdiği elmaları elma marmelatı yapmak için kullandı.Mary used the apples that Tom gave her to make apple butter.
Şeker, marmelat veya şurupla kaplanarak servis edilmektedir.They are served covered with sugar, jam or syrup.
Mary biraz çay içti ve biraz kızarmış ekmek ve biraz marmelat yedik.Mary drank some tea and ate a little toast and some marmalade.
Marmelat, karamel, melas ve şeker gibi pek çok kelime Portekizce kökenlidir.Many words like marmalade, caramel, molasses and sugar have Portuguese origins.
Meyveler jöle, reçel, sos ve marmelat yapmakta kullanılabilir.It ranges from southern Europe to western Asia.
Reçeli (marmelatı da) geleneksel olarak meyvelerinin şekerle karıştırılıp kaynatılması suretiyle olur.Seiyū: Eri Kitamura] es el espíritu de los dulces de Mari. se especializa en dulces hechos con miel.
Şeker, marmelat veya şurupla kaplanarak servis edilmektedir.Attualmente invece lo si mangia addolcito con zucchero o accompagnato da marmellate.
En sevdiği tatlar ise, Böğürtlen ve Marmelat'tır.Le esche favorite sono molluschi e crostacei.
Reçeli (marmelatı da) geleneksel olarak meyvelerinin şekerle karıştırılıp kaynatılması suretiyle olur.Плоды зизифуса мавританского употребляют в пищу в свежем и засахаренном виде, маринуют, готовят из них чатни.
Marmelat, meyvelerden yapılan tatlı yiyecek.Мармела́д (от фр. marmelade) — кулинарный продукт, приготовленный из фруктов, варёных с сахаром.
En sevdiği tatlar ise, Böğürtlen ve Marmelat'tır.Его любимый напиток — яблочный мартини.
Dışkı yedirme sahnelerinde kullanılan materyal çikolata ve portakal marmelatından yapılmışır.Екскременти для сцен копрофагії робилися з шоколаду і апельсинового мармеладу.
En sevdiği tatlar ise, Böğürtlen ve Marmelat'tır.De foretrukne frugter er figner og jackfrugter.
Reçeli (marmelatı da) geleneksel olarak meyvelerinin şekerle karıştırılıp kaynatılması suretiyle olur.對花總是露出本性,常用傲慢的命令口氣。
Marmelat, meyvelerden yapılan tatlı yiyecek.מרמלדה (קרוי גם: בצק פירות) הוא מוצר קולינרי עשוי פירות מבושלים עם סוכר.
En sevdiği tatlar ise, Böğürtlen ve Marmelat'tır.Jej obľúbené jedlo bol morčací sendvič bez majonézy.
Meyveleri C vitamini yönünden son derece zengin olup reçel, marmelat, jöle vs. yapımında da kullanılır.Plod je znan po visoki vsebnosti vitamina C in se uporablja za pripravo čaja in marmelade.
Mary biraz çay içti ve biraz kızarmış ekmek ve biraz marmelat yedik.마리아는 어떤 차를 마신 약간의 토스트 및 일부 마말레이드를 먹었어요.
Mary biraz çay içti ve biraz kızarmış ekmek ve biraz marmelat yedik.Maria baut un ceai si a mancat un toast pic şi unele marmeladă.
Mary biraz çay içti ve biraz kızarmış ekmek ve biraz marmelat yedik.Maria bebeu um chá e comeu uma torrada e algum marmelada.
Mary biraz çay içti ve biraz kızarmış ekmek ve biraz marmelat yedik.María bebió un poco de té y se comió un pequeño brindis y mermelada de algunos.
Mary biraz çay içti ve biraz kızarmış ekmek ve biraz marmelat yedik.Maria bevuto tè e mangiato un po 'di pane tostato e marmellata.
Mary biraz çay içti ve biraz kızarmış ekmek ve biraz marmelat yedik.Maria minum teh dan makan roti sedikit dan beberapa selai.
Mary biraz çay içti ve biraz kızarmış ekmek ve biraz marmelat yedik.Mary a bu un thé et mangé un toast et quelques petits marmelade.
Mary biraz çay içti ve biraz kızarmış ekmek ve biraz marmelat yedik.Mary drack lite te och åt lite rostat bröd och lite marmelad.
Mary biraz çay içti ve biraz kızarmış ekmek ve biraz marmelat yedik.Mary drak te og spiste lidt toast og noget marmelade.
Mary biraz çay içti ve biraz kızarmış ekmek ve biraz marmelat yedik.Mary dronk thee en at een beetje toast en wat jam.
Mary biraz çay içti ve biraz kızarmış ekmek ve biraz marmelat yedik.Mary ivott egy kis teát, és ettem egy kis pirítóst és néhány lekvárral.
Mary biraz çay içti ve biraz kızarmış ekmek ve biraz marmelat yedik.Mary joivat teetä ja söivät vähän paahtoleipää ja jotkut marmeladia.
Mary biraz çay içti ve biraz kızarmış ekmek ve biraz marmelat yedik.Mary napił się herbaty i zjadł trochę toast i niektórych marmolady.
Mary biraz çay içti ve biraz kızarmış ekmek ve biraz marmelat yedik.Mary pili čaj a jedli trochu toast a nějaké marmelády.
Mary biraz çay içti ve biraz kızarmış ekmek ve biraz marmelat yedik.Mary pili čaj a jedli trochu toast a nejaké marmelády.
Mary biraz çay içti ve biraz kızarmış ekmek ve biraz marmelat yedik.Mary pili čaj in jedli malo toast in nekaj marmelade.
Mary biraz çay içti ve biraz kızarmış ekmek ve biraz marmelat yedik.Mary trank Tee und aß ein wenig Toast und einige Marmelade.
Mary biraz çay içti ve biraz kızarmış ekmek ve biraz marmelat yedik.Mary uống một ít trà và ăn một chút bánh mì nướng và một số mứt.
Mary biraz çay içti ve biraz kızarmış ekmek ve biraz marmelat yedik.Mary έπιναν τσάι και έφαγε λίγο τοστ και κάποια μαρμελάδα.
Mary biraz çay içti ve biraz kızarmış ekmek ve biraz marmelat yedik.Мария выпил чаю и съел немного тосты и некоторые мармелад.
Mary biraz çay içti ve biraz kızarmış ekmek ve biraz marmelat yedik.Мария пиех чай и яде малко препечен хляб и някои мармалад.
Mary biraz çay içti ve biraz kızarmış ekmek ve biraz marmelat yedik.Марія випив чаю і з'їв трохи тости і деякі мармелад.
Mary biraz çay içti ve biraz kızarmış ekmek ve biraz marmelat yedik.מרי שתו תה ואכלו טוסט וקצת ריבה.
Mary biraz çay içti ve biraz kızarmış ekmek ve biraz marmelat yedik.شربوا الشاي وبعض ماري يأكلون الخبز المحمص قليلا وبعض البرتقال.
Mary biraz çay içti ve biraz kızarmış ekmek ve biraz marmelat yedik."あなたはあなたを再生する"不足"ウォームアップラップ、"マーサは言った。
İlgili Sayfalar